Tacir alıcının araçta muayene ve ihbar yükümlülüğüne uymaması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/781 E. 2024/1763 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Tacir sıfatını haiz alıcı, ticari satım sözleşmesiyle satın aldığı ikinci el bir malda teslimden sonra 8 gün içinde muayene ve bu inceleme sonucunda ortaya çıkan ayıbı satıcıya ihbar etme yükümlülüğünü yerine getirmemişse, aylarca sonra yapılan ayıp ihbarına dayanarak ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamaz; ayrıca satım sözleşmesinde malın halihazır durumuyla görülüp beğenilerek satın alındığının ve satıcının garanti taahhüdünde bulunmadığının yazılı olması, alıcının sonradan ayıp iddiasını zayıflatan bir unsurdur.
Ele alınan sorunlar
Ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı (TTK 23/1-c muayene ve ihbar yükümlülüğü) → ret
İddia: Davacı vekili, aracın bilirkişi raporuyla tespit edilen ayıbının gizli ayıp olduğunu, gizli ayıplarda 8 günlük inceleme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilinin ayıbı öğrenir öğrenmez davalıya bildirdiğini ileri sürerek eksik inceleme yapıldığını belirtmiştir.
Gerekçe: TTK 23/1-c gereğince malın ayıbı teslimde açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda ortaya çıkan ayıbı satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Davacı, aracın satın alınmasından yaklaşık 9 ay sonra ayıplı olduğunun öğrenildiğini iddia etmiş ise de, davacı araç kiralama işiyle iştigal eden bir tacirdir ve bu sıfatla muayene yükümlülüğü çerçevesinde aracı satın aldığı tarihten sonra muayene ettirerek Tramer kayıtlarından basit bir araştırmayla aracın durumunu öğrenebilecek durumdaydı. Dolayısıyla davacı, TTK 23/1-c'ye uygun olarak aracı teslim almasından itibaren 8 gün içinde muayene ettirme yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Satım sözleşmesindeki halihazır durumla satın alma beyanının ve satıcının garanti taahhüdü bulunmamasının etkisi → ret
İddia: Davacı vekili, aracın ayıpsız fiyatıyla alındığını, davalının satışta ağır kusurlu olduğunu ve davanın kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Noterlikçe düzenlenen araç satım sözleşmesinde, satıcının aracı halihazır durumu ile satarak bedelini aldığı ve teslim ettiği, alıcının da aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini ödeyerek teslim aldığı yazılıdır. Davacı satım sözleşmesinde aracı beğenerek halihazır durumuyla satın aldığını ifade etmiş olup, davalı-satıcı bu hususta davacıya garanti taahhüt etmemiştir. Aracın mevcut haliyle ikinci el değerinin ödenerek satın alındığının kabulü gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tacir sıfatına sahip alıcının araç alım satımında TTK 23/1-c kapsamındaki 8 günlük muayene ve ihbar yükümlülüğüne uyup uymadığının değerlendirilmesi ve bu yükümlülüğün ihlalinin ayıp iddiasının reddine yol açması açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıba karşı tekeffül↗ gizli ayıp↗ TTK 23 muayene ve ihbar yükümlülüğü↗ tacir sıfatı↗ ticari satım sözleşmesi↗ değer kaybı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/781
KARAR NO 2024/1763
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/12/2021
NUMARASI 2020/440 Esas - 2021/806 Karar
DAVA
Tazminat (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davaya konu ... plakalı aracı 05/11/2018 tarihinde satın aldığını, satıştan önce davalının aracın hatasız ve kusursuz olduğunu söylediğini, müvekkilinin 15/03/2020 tarihinde araç için aldığı ekspertiz raporunda aracın sadece 3 parçasının değişmediğinin ortaya çıktığını, ayrıca aracın mekanik aksamında sıkıntılar olduğunu, yani aracın ayıplı olarak satıldığını; müvekkilinin davalıya noterden ayıp ihbarını gönderdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 70.000-TL maddi zararın ihtarname tarihi itibariyle ticari faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 14/01/2021 tarihli duruşmadaki beyanında taleplerinin satım bedelinden ayıp oranında indirim yapılmasından ibaret olduğunu beyan etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin aracın hatasız olduğunu söylemediğini, aksine araçtaki değişen ve boyalı parçaların tümümün davacıya söylendiğini, sundukları Tramer mesajından da anlaşılacağı üzere aracın 65.000-TL tutarında 4 adet kazaya karıştığının belli olduğunu, davacının araç kiralama sektöründe faaliyet gösterdiğini,araçlar konusunda tecrübeli bir tacir olduğunu, satıştan sonra aracın bir adet kazaya karıştığını ve müvekkilinin satış tarihindeki fiyattan faiziyle birlikte ancak davacının kiralama bedeli ödemesi koşuluyla aracı almaya hazır olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, aracın davacı tarafından görülüp beğenilerek alınmış ikinci el bir araç olduğu, davacının aracı başka bir yerde muayene ettirip satın alma imkanı varken bunu yapmadan satın aldığı, aracı teslim aldıktan sonra süresinde herhangi bir inceleme yapmadan kullanmaya devam ettiği ve davacının iddialarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, bilirkişi raporuyla araçta gizli ayıp olduğu tespit edildiğinden 8 günlük sürede inceleme yükümlüğü bulunmadığını, müvekkilinin ayıbı öğrenir öğrenmez davalıya bildirdiğini, davalının süresinde cevap dilekçesi vermediği gibi ayıp ihbarı bakımından bir itirazı olmadığını, hatta ayıpları kabul ederek aracı geri almaya hazır olduğunu beyan ettiğini; aracın ayıpsız fiyatıyla alındığını; davalının satışta ağır kusurlu olduğunu;tanıkların dinlenmediğini ve bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari araç satım sözleşmesi kapsamında davalı satıcının davacı alıcıya ayıplı araç sattığından bahisle araçtaki ayıptan dolayı değer kaybı istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Davacı tarafından İncirliova ... Noterliği'nin 05/11/2018 tarihli araç satım sözleşmesiyle 2013 model ... marka aracın 300.000-TL bedelle satıldığı,satıcı tarafından, aracı alıcıya halihazır durumu ile satarak bedelini aldığı ve aracı teslim ettiği;
alıcı nın aracı halihazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini ödeyerek teslim aldığını beyan ettiği yazılıdır. Davacı vekili,aracın 370.000-TL'ye alındığını söylemiştir. 15/03/2020 tarihli ekspertiz raporunda aracın sadece 3 parçasının orijinal olduğu,191.830 km'de olan aracın tavanında soğuk düzeltme bulunduğu, sol çerçeve üst kısımlarının boyalı ve sol arka kapısında hasar olduğu yazılıdır. Davacı, noterden davalıya gönderdiği 29/07/2020 tarihli ihtarla durumu bildirerek 70.000-TL maddi zararın ödenmesini istemiştir.Alınan bilirkişi raporunda, davacının sunduğu ekspertiz raporuna göre araçtaki bulguların gizli ayıp teşkil ettiği, aracın ayıpsız piyasa değerinin 370.000-390.000-TL arasında olduğu ve gizli ayıplı haliyle değerinin 325.000-TL olacağı belirtilmiştir.
Aracın satın alınmasından yaklaşık 9 ay sonra ayıplı olduğunun öğrenildiği iddia edilmiş ise de, davacı araç kiralama işiyle iştigal eden tacir olup muayene yükümlülüğü çerçevesinde aracı satın aldığı tarihten sonra muayene ettirerek Tramer kayıtlarından basit bir araştırma sonucu aracın durumu öğrenilebilecektir. Dolayısıyla davacı, TTK'nın 23/1-c maddesine uygun olarak aracı teslim almasından 8 gün içinde muayene ettirme yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Davacı satım sözleşmesinde aracı beğenerek hali hazır durumuyla satın aldığını ifade etmiş olup, davalı-satıcı bu hususta davalıya garanti taahhüt etmemiştir. Aracın mevcut haliyle ikinci el değerinin ödenerek satın alındığının kabulü gerektiğinden eksik inceleme yapıldığına ilişkin istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,90-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76996 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi