Bilirkişi raporunun denetime elverişliliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/529 E. 2022/2863 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporunun denetime elverişliliği↗ temsil kayyımı↗ kayyım↗ denetime elverişlilik↗ kâr kaybı↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ eksik inceleme↗ temsil↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, bu markaların tescili ve kullanımları halinde ortalama tüketicinin mal ve hizmet seçimi sırasında bir karışıklığa uğramayacağı, bir vakit kaybı yaşamayacağı ve tescillerin hukuka uygun olduğu, tanınmışlıktan kaynaklanan güçlü koruma ve güçlü itiraz şartlarının da olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili ile davacı kayyım tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı şirket adına tescillenmiş olan 2015/20287 nolu "Keskin Dede", 2015/03792 nolu "bykeskin" ve 2015/20294 nolu "Keskin'in Zeytinleri" ibareli markaların benzerlik ve kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıların mesnet markaların ve bu markalarda yer alan mal ve hizmetlerin çokluğu nedeniyle detaylıca açıklanmadığı ancak sıralandığı belirtilmiş, daha sonra da davacıların öncelik istemlerine dayanak yaptığı markaların "Keskinoğlu" kök unsurunu taşımakta olduğu, bu markalarda esas unsurun kendine özgü karakteristiği olan "Keskinoğlu" ibaresi olduğu değerlendirilmiş, dava konusu markalarında ise "Keskin" esas unsurunun ortak olduğu, bunun bir ilçe adı olan ibareye gönderme yaptığı, anlam veya ses benzerliği bulunmadığı gibi, genel izlenimleri tamamen farklı olduğundan, karıştırma riski söz konusu olmadığı mütalaa edilmiştir. Davacı şirketlerin temsil kayyımı ise bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazında, davacı şirket yetkilileri arasında davacı şirketlerin markalarının korunması yönünde ihtilaf bulunduğu,“Keskin” ibaresinin bir ilçeden değil esasen şirket yetkililerinin isim ve soyadından geldiğinin belirtildiği ve davacıların "KESKİN'S FARM+şekil" ibareli markaları bakımından dava konusu markaların aynı işletmenin markası veya idari-ekonomik anlamda bağlantılı bir işletmenin markası olarak algılanabileceği itirazında bulunulmuştur. Mahkemece, rapora yönelik ciddi nitelikteki bu itirazlar değerlendirilmediği gibi, bilirkişi raporunda da denetime elverişli olarak taraf markaları mal ve hizmet dökümleri yapılarak karşılaştırılmamış, mal ve hizmetlerin neden benzer olmadığı hususunda izahat yapılmamıştır. Bu itibarla mahkemece, Dairemizin 2020/1010 esas ve 2020/5399 karar sayılı ilamı, 2020/1406 esas ve 2021/1065karar sayılı ilamı, 2020/6143 esas ve 2021/514 karar sayılı ilamı, 2019/995 esas ve 2019/7953 karar sayılı ilamları ile davacıların belirtilen itirazları doğrultusunda inceleme yapılarak, itirazda somut olarak belirtilen mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve iltibas ve tanınmışlık iddiaları bakımından bu incelemenin sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekili ve temsil kayyımının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1406 E. 2021/1065 K.
Ortak:ortalama tüketici · kötüniyet · temsil · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, bu markaların tescili ve kullanımları halinde «ortalama tüketicinin» mal ve hizmet seçimi sırasında bir karışıklığa uğramayacağı, bir vakit «kaybı» yaşamayacağı ve tescillerin hukuka uygun olduğu, tanınmışlıktan kaynaklanan güçlü koruma ve güçlü itiraz şartlarının da olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili ile davacı «kayyım» tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı şirket adına tescillenmiş olan 2015/20287 nolu "Keskin Dede", 2015/03792 nolu "bykeskin" ve 2015/20294 nolu "Keskin'in Zeytinleri" ibareli markaların benzerlik ve «kötüniyetli» tescil nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkindir.
Davacı şirketlerin «temsil kayyımı» ise bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazında, davacı şirket yetkilileri arasında davacı şirketlerin markalarının korunması yönünde ihtilaf bulunduğu,“Keskin” ib …
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi'nce; halen davacı şirketin yetkili «temsilcilerinden» biri olan davalı ...'in, "KESKİN AGRO" ibareli marka tescil başvurusuyla davacı şirketin "KESKİNOĞLU" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunduğu ve taraf markaları arasında hem ibareler hem de mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibasın olduğu, hem davalının dava konusu başvurusunun hem de davacı şirket adına başvuruya itirazın, yine davacı şirket adına «yönetim kurulu» başkanı olan davalının babası ... tarafından geri çekilmesi işleminin davacı «şirketi zarara» uğratmak amacıyla ve «kötüniyetle» yapıldığı, ayrıca davacı şirket adına YİDK'e yapılan itirazın geri çekilmesi işleminin TTK.'nın 393/1. maddesi kapsamında geçerli bir işlem olmadığı, davalı ...'in …
… KHK’nın 8/1-b bendi anlamında benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davacı şirketin "KESKİNOĞLU" ibareli markasının tanınmış marka olduğu ve tanınmışlığın «iltibası» arttırdığı, davacının "KESKİN AGRO" ibareli marka başvurusu karşısında ticaret unvanından kaynaklı üstün ve öncelikli bir hakkının bulunduğu, dava konusu başvurunun «kötüniyetle» yapıldığı gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacı şirket yönünden davanın kabulü ile TPMK YİDK'in 08.02.2016 tarih 2016-M-1396 sayılı kararı …
İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafça yapılan marka başvurusunun davacı şirketin markalarına «iltibasa» neden olacak derecede benzer olduğu, davalının davacı şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan ...’nun oğlu olduğu ve davalının da münferiden imza ile davacı şirketi «temsil» ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi olduğu, davalının marka başvurusuna davacı şirketin yönetim kurulu başkan yardımcısı ... tarafından itiraz edildiği, bu itirazın davalının babası olan davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ... tarafından geri çekildiği, bu şekilde davacı şirket adına birçok defa itiraz edilip itirazın geri çekilmesi için dilekçeler verildiği, davalı TPMK tarafından yöneticilerin görevlerini «ifa» ederken özenli ve şirket menfaatlerini gözeterek ifa etmesi gerektiğinden bahisle şirket adına itirazın bulunduğunun kabulü ile başvuru ile itiraza gerekçe markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği, 6102 sayılı TTK’nın 369. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle «görevli» üçüncü kişilerin görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini «dürüstlük kurallarına» uyarak gözetmek yükümlülüğü altında olduğu, iltibas gerekçeli itirazın şirketin menfaatleri doğrultusunda yapıldığı, şirket adına geçerli şekilde itiraz edildiğini …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfaat çatışması · kayyum atanması · kabul beyanı · malvarlığına ilişkin dava · davadan feragat · münhasırlık · şirket zararı · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaMahkemece, davalının, davacı şirketin «yönetim kurulu» başkanının oğlu olduğu ve her iki müdür arasında bu dava nedeniyle görüş ayrılığı bulunduğu ayrıca davalının da davacı şirketi münferiden imza ile «temsile» yetkili yönetim kurulu üyesi olduğu ve bu nedenle taraflar arasında «menfaat çatışması» olduğu nazara alınarak davacı şirketi «münhasıran» bu davada temsil etmek üzere bir temsil «kayyumu atanması» ve kayyumun «davadan feragata» dair verilen dilekçeye karşı beyanına göre bir değerlendirme ile karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; halen davacı şirketin yetkili «temsilcilerinden» biri olan davalı ...'in, "KESKİN AGRO" ibareli marka tescil başvurusuyla davacı şirketin "KESKİNOĞLU" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunduğu ve taraf markaları arasında hem ibareler hem de mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibasın olduğu, hem davalının dava konusu başvurusunun hem de davacı şirket adına başvuruya itirazın, yine davacı şirket adına «yönetim kurulu» başkanı olan davalının babası ... tarafından geri çekilmesi işleminin davacı «şirketi zarara» uğratmak amacıyla ve «kötüniyetle» yapıldığı, ayrıca davacı şirket adına YİDK'e yapılan itirazın geri çekilmesi işleminin TTK.'nın 393/1. maddesi kapsamında geçerli bir işlem olmadığı, davalı ...'in …
Hukuk Dairesi'nin davacı şirket adına (anılan davada davalı) «yönetim kurulu» başkanı ... tarafından temyiz aşamasında verilen davayı «kabul beyanını» sonuca etkili görmeyen 09.12.2019 tarih ve 2019/995 E.- 7953 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafça yapılan marka başvurusunun davacı şirketin markalarına «iltibasa» neden olacak derecede benzer olduğu, davalının davacı şirketin «yönetim kurulu» başkanı olan ...’nun oğlu olduğu ve davalının da münferiden imza ile davacı şirketi «temsil» ve ilzama yetkili yönetim kurulu üyesi olduğu, davalının marka başvurusuna davacı şirketin yönetim kurulu başkan yardımcısı ... tarafından itiraz edildiği, bu itirazın davalının babası olan davacı şirketin yönetim kurulu başkanı ... tarafından geri çekildiği, bu şekilde davacı şirket adına birçok defa itiraz edilip itirazın geri çekilmesi için dilekçeler verildiği, davalı TPMK tarafından yöneticilerin görevlerini «ifa» ederken özenli ve şirket menfaatlerini gözeterek ifa etmesi gerektiğinden bahisle şirket adına itirazın bulunduğunun kabulü ile başvuru ile itiraza gerekçe markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği, 6102 sayılı TTK’nın 369. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle «görevli» üçüncü kişilerin görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini «dürüstlük kurallarına» uyarak gözetmek yükümlülüğü altında olduğu, iltibas gerekçeli itirazın şirketin menfaatleri doğrultusunda yapıldığı, şirket adına geçerli şekilde itiraz edildiğini …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1162 E. 2023/7768 K.
Ortak:kayyım · ortalama tüketici · kötüniyet · temsil · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, bu markaların tescili ve kullanımları halinde «ortalama tüketicinin» mal ve hizmet seçimi sırasında bir karışıklığa uğramayacağı, bir vakit «kaybı» yaşamayacağı ve tescillerin hukuka uygun olduğu, tanınmışlıktan kaynaklanan güçlü koruma ve güçlü itiraz şartlarının da olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili ile davacı «kayyım» tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şirketlerin «temsil kayyımı» ise bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazında, davacı şirket yetkilileri arasında davacı şirketlerin markalarının korunması yönünde ihtilaf bulunduğu,“Keskin” ib …
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekili ve «temsil kayyımının» sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer bu kararda… reli marka tescil başvurusuyla davacı şirketin "KESKİNOĞLU" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunduğu ve taraf markaları arasında hem ibareler hem de mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasın olduğu, hem davalının dava konusu başvurusunun hem de davacı şirket adına başvuruya itirazın, yine davacı şirket adına «yönetim kurulu» başkanı olan davalının babası ... tarafından geri çekilmesi işleminin davacı «şirketi zarara» uğratmak amacıyla ve kötü niyetle yapıldığı, ayrıca davacı şirket adına YİDK'na yapılan itirazın geri çekilmesi işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 …
AGRO" ibareli davalı marka başvurusu ile "KESKİNOĞLU" ibareli davacı şirket markaları arasında 29. sınıfta yer ... tüm mallar yönünden 556 sayılı KHK’nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davacı şirketin "KESKİNOĞLU" ibareli markasının tanınmış marka olduğu ve tanınmışlığın «iltibası» arttırdığı, davacının "...
AGRO" ibareli marka başvurusu karşısında ticaret unvanından kaynaklı ... ve öncelikli bir hakkının bulunduğu, dava konusu başvurunun «kötüniyetle» yapıldığı gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacı şirket yönünden davanın kabulü ile TürkPatent YİDK'nın 08.02.2016 tarih 2016/M-1396 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2014/80453 sayılı "...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sulh sözleşmesi · menfaat çatışması · kayyum atanması · kabul beyanı · hükmün kesinleşmesi · davadan feragat · münhasırlık · şirket zararı
Benzer bu karardaKeskinoğlu tarafından davadan, istinaf ve temyiz taleplerinden «feragata» dair dilekçe verildiği, bu durumda davacı şirketi ... başına «temsile» yetkili müdürler arasında davanın sürdürülüp sürdürülmemesi konusunda görüş ayrılığının oluştuğu, ayrıca davalının da davacı şirketi münferiden imza ile temsile yetkili «yönetim kurulu» üyesi olduğu ve bu nedenle taraflar arasında «menfaat çatışmasının» da doğduğu nazara alınarak davacı şirketi «münhasıran» bu davada temsil etmek üzere bir temsil «kayyumu atanması» ve kayyumun «davadan feragata» dair verilen dilekçeye karşı beyanına göre bir değerlendirme ile karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş …
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamak suretiyle davanın reddine dair «hükmün kesinleştiğini», bu nedenle temyiz isteminin yalnız davacı şirketin açtığı dava bakımından yapıldığını, davacı şirketi münferiden «temsile» yetkili kişilerinden birisi dava konusu başvuruya itiraz ederken diğer yetkilisinin ise hukuksuzluğu görerek itirazı geri çektiğini, bu nedenle YİDK kararının iptalinin istenemeyeceğini, davacı şirket temsilcisinin «davadan feragat» etmesine rağmen yargılamaya devam edilerek hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğunu, feragat beyanının kuruma ulaştığı anda sonuç doğuracağını, marka başvurusuna karşı şirket temsilcisinin itirazı geri çekmesi karşısında işbu davanın açılmasının hukuka aykırı olduğunu, bütünsel olarak bakıldığında markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal açılardan benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, "..." ibaresinin bilinen bir ilçenin adı olduğunu ve «ayırt ediciliğinin» bulunmadığını, davacı markalarının tanınmışlığına dayalı bir geniş koruma sözkonusu olamayacağını, davacının ticaret ünvanı tesciline dayanamayacağını, müvekkilinin tescilde iyi niyetli olduğunu, davacı şirket ile müvekkili arasında 18.12.2020 tarihli «sulh sözleşmesi» imzalandığını, dolayısıyla davacı şirketin feragatinin bu kapsamda bir zorunluluk olduğunu, sonuç olarak davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını i …
… reli marka tescil başvurusuyla davacı şirketin "KESKİNOĞLU" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunduğu ve taraf markaları arasında hem ibareler hem de mallar yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasın olduğu, hem davalının dava konusu başvurusunun hem de davacı şirket adına başvuruya itirazın, yine davacı şirket adına «yönetim kurulu» başkanı olan davalının babası ... tarafından geri çekilmesi işleminin davacı «şirketi zarara» uğratmak amacıyla ve kötü niyetle yapıldığı, ayrıca davacı şirket adına YİDK'na yapılan itirazın geri çekilmesi işleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 …
Hukuk Dairesi'nin davacı şirket adına (anılan davada davalı) «yönetim kurulu» başkanı ... tarafından temyiz aşamasında verilen davayı «kabul beyanını» sonuca etkili görmeyen 09.12.2019 tarih ve 2019/995 E.- 7953 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/529 E. , 2022/2863 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.12.2019 tarih ve 2019/12 E. - 2019/210 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davacı kayyım tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kötü niyete dayalı olarak 29. sınıfta davalı şirket adına tescillenmiş olan 2015/20287 nolu "Keskin Dede", 2015/03792 nolu "bykeskin", 2015/20294 nolu "Keskin'in Zeytinleri" ibareli markaların hükümsüzlüğünü, sicilden terkin edilmesini, markaların tescilinden doğan hakların devir, satış, lisans, rehin, teminat işlemlerine konu edilmesinin ve sicile tescilin tedbiren önlenmesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığını, markaların farklı olduğunu, aynı sınıftaki farklı kişiler adına onlarca markanın itiraz edilmeden tescil edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, bu markaların tescili ve kullanımları halinde ortalama tüketicinin mal ve hizmet seçimi sırasında bir karışıklığa uğramayacağı, bir vakit kaybı yaşamayacağı ve tescillerin hukuka uygun olduğu, tanınmışlıktan kaynaklanan güçlü koruma ve güçlü itiraz şartlarının da olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili ile davacı kayyım tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı şirket adına tescillenmiş olan 2015/20287 nolu "Keskin Dede", 2015/03792 nolu "bykeskin" ve 2015/20294 nolu "Keskin'in Zeytinleri" ibareli markaların benzerlik ve kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkindir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıların mesnet markaların ve bu markalarda yer alan mal ve hizmetlerin çokluğu nedeniyle detaylıca açıklanmadığı ancak sıralandığı belirtilmiş, daha sonra da davacıların öncelik istemlerine dayanak yaptığı markaların "Keskinoğlu" kök unsurunu taşımakta olduğu, bu markalarda esas unsurun kendine özgü karakteristiği olan "Keskinoğlu" ibaresi olduğu değerlendirilmiş, dava konusu markalarında ise "Keskin" esas unsurunun ortak olduğu, bunun bir ilçe adı olan ibareye gönderme yaptığı, anlam veya ses benzerliği bulunmadığı gibi, genel izlenimleri tamamen farklı olduğundan, karıştırma riski söz konusu olmadığı mütalaa edilmiştir.
Davacı şirketlerin temsil kayyımı ise bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazında, davacı şirket yetkilileri arasında davacı şirketlerin markalarının korunması yönünde ihtilaf bulunduğu,“Keskin” ibaresinin bir ilçeden değil esasen şirket yetkililerinin isim ve soyadından geldiğinin belirtildiği ve davacıların "KESKİN'S FARM+şekil" ibareli markaları bakımından dava konusu markaların aynı işletmenin markası veya idari-ekonomik anlamda bağlantılı bir işletmenin markası olarak algılanabileceği itirazında bulunulmuştur. Mahkemece, rapora yönelik ciddi nitelikteki bu itirazlar değerlendirilmediği gibi, bilirkişi raporunda da denetime elverişli olarak taraf markaları mal ve hizmet dökümleri yapılarak karşılaştırılmamış, mal ve hizmetlerin neden benzer olmadığı hususunda izahat yapılmamıştır.
Bu itibarla mahkemece, Dairemizin 2020/1010 esas ve 2020/5399 karar sayılı ilamı, 2020/1406 esas ve 2021/1065karar sayılı ilamı, 2020/6143 esas ve 2021/514 karar sayılı ilamı, 2019/995 esas ve 2019/7953 karar sayılı ilamları ile davacıların belirtilen itirazları doğrultusunda inceleme yapılarak, itirazda somut olarak belirtilen mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve iltibas ve tanınmışlık iddiaları bakımından bu incelemenin sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekili ve temsil kayyımının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve temsil kayyımın temyiz isteminin kabulü ile yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve temsil kayyımının tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılar ve davacı kayyıma iadesine, 06/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/769357000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz