6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alıcının temerrüdünde özel üretim mal için satıcının satım bedelini isteme hakkı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/539 E. 2024/1648 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Tacirler arası ticari satımda, satılan mal alıcı için özel üretilmiş ve piyasada misliyle bulunabilir nitelikte değilse; alıcının malı teslim alma ve bedel ödeme yükümlülüğünde temerrüde düşmesi halinde satıcı, TTK 23/1-b'ye göre malın satışı için mahkemeden izin istemek ve TBK 236/2'ye göre fark zararını talep etmek durumunda değildir; bu imkanların fiilen kullanılamayacağı (piyasada alıcı bulunamayacağı) hallerde satıcı, uğradığı zarar olarak doğrudan sözleşme bedelini mütemerrit alıcıdan isteyebilir.

Ele alınan sorunlar

Davalının malları teslim alma ve bedel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi (temerrüt) → ret

İddia: Davalı vekili, malların teslim edilmediğini, faturadan ancak ihtarname ile haberdar olduklarını, malların hazırlanması ve teslimin davacının sorumluluğunda olduğunu, davacının edimini yerine getirmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: TBK 232 uyarınca alıcı, satım bedelini ödemek ve satılanı devralmakla yükümlüdür; aksine anlaşma olmadıkça satılanın hemen devralınması gerekir. Taraflar arasında satılanın davacı tarafından davalıya götürülüp teslim edileceğine dair bir anlaşma bulunmadığından davalının bu yöndeki savunması kabul edilmemiştir. Davacının 09/04/2019 tarihli e-postası ve 20/06/2019 tarihli ihtarnamesiyle malların hazır olduğunu bildirmesine rağmen davalı teslim almamış ve bedeli ödememiştir; bu suretle davalı hem malı teslim alma hem de bedel ödeme taahhüdüne uymamış, temerrüde düşmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Özel üretim (misliyle bulunamayan) malda alıcının temerrüdü halinde satıcının hangi hakka dayanabileceği → kabul

Gerekçe: TTK 23/1-b uyarınca alıcı mütemerrit olduğunda satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir ve TBK 236/2 uyarınca satış bedeli ile malın dürüstlük kurallarına uygun satışından elde edilen bedel arasındaki farkın giderilmesini talep edebilir. Ancak satıma konu mallar davalı için özel üretilmiş olup piyasada misliyle bulunabilen emtia değildir; özel üretim malların piyasada alıcı bulamayacağı aşikardır. Bu nedenle satıcının TTK 23/1-b'ye göre malların satışı için izin istemek ve TBK 236/2'ye göre fark zararını isteme durumunda olmadığı kabul edilmelidir. Bunun sonucu olarak davacı, uğradığı zarar olarak takipte talep ettiği asıl alacak miktarı olan satım bedelini mütemerrit davalıdan isteyebilecektir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Temerrüt tarihi ile faiz ve ihtarname ücreti hesabının doğruluğu → kabul

Gerekçe: Davacının 20/06/2019 tarihli ihtarının 24/06/2019'da tebliği ve verilen üç günlük sürenin dolmasıyla davalı 28/06/2019 tarihinde temerrüde düşürülmüştür. İcra takibinde 28/06/2019 ile takip tarihi olan 10/07/2019 arasındaki 12 gün için %19,5 avans faizi üzerinden hesaplanan 204,93-TL işlemiş faiz ve 286,05-TL ihtarname ücreti talep edilmiştir. Yapılan incelemede faiz hesabının doğru olduğu ve bu miktarların talep edilebilir olduğu anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmamasına rağmen hükme esas alınması → ret

İddia: Davalı vekili, davacının usulüne uygun tutulmamış ticari defterlerinin hükme esas alındığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.

Gerekçe: Uyuşmazlığın çözümünde tarafların ticari defterleri bağlayıcı olmayıp, davacının haklılığı TTK ve TBK'daki satım sözleşmesi hükümlerine göre tespit edilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin ticari defterlere ilişkin istinaf nedeni benimsenmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Özel üretim, piyasada misliyle bulunamayan mallarda alıcının temerrüdü halinde satıcının TTK 23/1-b ve TBK 236/2'deki satış izni/fark zararı yollarına başvuramayacağı, bunun yerine doğrudan satım bedelini talep edebileceği yönündeki değerlendirme, benzer nitelikte özel üretim mal satışlarına ilişkin uyuşmazlıklarda bölgesel ve ikna edici bir emsal oluşturabilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alıcının temerrüdü ticari satım itirazın iptali icra inkar tazminatı özel üretim mal fark zararı ticari defterlerin ispat gücü

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 232/1TBK 236TBK 236/2 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 23TTK 23/1,(b)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/539

KARAR NO 2024/1648

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/11/2021

NUMARASI 2020/722 Esas - 2021/896 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/11/2024

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı mallardan dolayı faturalara dayalı cari hesap alacağı bulunduğunu, davalı borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine 31.528,40-Tl asıl alacak, 286,05-TL ihtarname ücreti ve 204,93-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.109,38-TL'nin tahsili için Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının iddiaların gerçeği yansıtmadığını, takibe dayanak gösterilen fatura içeriğindeki malların teslim edilmediğini, faturanın dahi usulüne uygun tesliminin söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davalının çalışanı ... tarafından fatura içeriği malların davacıya sipariş edildiği, davacının 07/03/2019 tarihli faturayla malları teslime hazır hale getirdiği, dosya kapsamına göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 31.528,40-TL (asıl) alacaklı olduğu, TBK 232/1'e göre bedeli ödenen ürünlerin alıcı tarafından teslim alınması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının 31.528,40-TL asıl alacak, 286,05-TL ihtarname ücreti ve 204,93-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.019,38-TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takipteki diğer koşullarla devamına, alacağın %20'si oranındaki 6.403,87-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve henüz teslim edilmeyen emtiaların davalı tarafa teslimine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde, 07/03/2019 tarihli fatura ile içeriği malların teslim edilmediğini, faturadan 20/06/2019 tarihli ihtarname ile bilgi sahibi olduklarını, 26/06/2019 tarihli ihtarnameyle fatura ve içeriğini kabul etmediklerini davacıya bildirdiklerini, malların hazırlanması ve teslim edilmesinin davacının sorumluluğunda olduğunu, davacının edimini yerine getirmediğini, fatura düzenlenmesinin alacak hakkı vermediğini, davacının delil vasfı taşımayan ticari defterlerine itibar edildiğini ve teslimin ispatlanamadığını belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satılan mal bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta matbaacılık ve etiket işiyle iştigal eden davacının, tekstil işi yapan davalıya, icra takibine konu 07/03/2019 tarihli faturanın muhteviyatı olan ve giysilerde kullanıldığı anlaşılan etiket, sticker, dokuma, beden pulu, yıkama talimatı ve polo kart etiketi sattığı, fatura bedelinin 31.528,40-TL olduğu görülmüştür. Taraflar arasında yazılı bir satım sözleşmesi bulunmamakta olup, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarıyla teyitleşildiği ve davalının söz konusu malların siparişlerini verdiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 03/03/2021 tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu ve davalıya gönderdiği 09/04/2019 tarihli e-postada malların hazır olduğunun muhasebe bölümüyle paylaşıldığı ve faturalandırıldığı, buna rağmen bir cevap alınmadığı, bu nedenle zarara uğranıldığı ve yasal yollara başvurulacağı bildirilmiştir.

Ayrıca davacı, davalıya noterden gönderdiği 20/06/2019 tarihli ihtarla üretilen malların depoda olduğu, teslime hazır hale getirilmesine rağmen teslim alınmadığı, 07/03/2019 tarihli faturanın ekte gönderildiği ve 31.528,40-TL'nin tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesi ve depodaki malların teslim alınması hususu bildirilmiştir. Davalı da davacıya gönderdiği 26/06/2019 tarihli cevabi ihtarıyla, faturadan ihtarın tebliğ edildiği 24/06/2019 günü haberdar olunduğunu, faturaya itiraz edildiğini ve malların teslim edilmediğini beyan etmiştir.TBK'nın 232. maddesine göre malların alıcısı olan davalı-alıcı, satım bedelini ödemek ve satılanı devralmakla yükümlüdür. Aksine anlaşma olmadığı gözetildiğinde, satılanın hemen devralınması gerekmektedir.

Taraflar arasında satılanın davacı tarafından, davalıya götürülerek teslim edileceği yönünde bir anlaşma olmadığından, davalının bu savunması kabul edilmemiştir. Bu nedenle davalı, malları teslim alma ve bedel ödeme taahhüdüne uymamıştır. Davacının iddiasının değerlendirilmesinde, davalının malı teslim almada ve bedeli ödemede temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır.Eldeki davada davacının talebi "alıcının temerrütü" hükümlerine dayalı tazminat istemidir. Bu halde, alıcının temerrütü halinde satıcının haklarının ne olduğuna ilişkin yasal düzenlemelere bakılmalıdır. Alıcının temerrütü halinde satıcının hakları TTK'nın 23 ve TBK'nın 236. maddelerinde özel olarak düzenlenmiştir. TTK'nın "Ticari satış ve mal değişimi" başlıklı 23.

maddesi "Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. ... b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir.

..." hükmünü havidir.TBK'nın satım sözleşmesinde alıcının temerrüdüne ilişkin "Zararın hesaplanması ve giderimi başlıklı" 236. maddesi "(1. fıkra) Borcunu ifa etmeyen alıcı, satıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. (2. fıkra) Satıcı, satış bedelini ödemede temerrüde düşmüş olan alıcıdan, bu bedel ile satılanın başkasına dürüstlük kurallarına uygun olarak satışından elde ettiği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir. (3. fıkra) Satılan, borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise satıcı, böyle bir satışa gerek kalmaksızın alıcıdan, satış bedeli ile malın belirlenmiş ödeme günündeki fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir." şeklinde düzenlenmiştir.

Doktrinde TTK'nın 23. maddesiyle ilgili olarak "Hüküm sadece, alıcı tacirin satılanı teslim almada temerrüdü haline yönelik düzenlenmiştir. Bu bakımdan doktrinde satıcının satış bedelini ödemede temerrüdü halinde de, bu hükmün TBK hükümleriyle (235-236. madde) seçimlik bir hak sağladığı yolunda bir görüş vardır. Alıcı hem satılanı teslim almada hemde satış bedelini ödemede temerrüt halindeyse, bu durumda satıcının bu iki temerrüt halinden herhangi birine dayanarak ona göre davranmak hakkı olabilecektir." görüşü ifade edilmiştir (Bkz. Adıgüzel, Burak: Tacirler Arası Ticari Satış, Ankara 2020, s.237). Satıma konu mallar davalı için özel üretilmiş olup, piyasada misliyle bulunabilen emtia değildir.

Bu nedenle hem sattığı mal bedelini alamamış hem de malı mütemerrit davalıya teslim edememiş olan davacının, TTK 23/1,(b)'ye göre, malların satışı için mahkemeden izin istemek ve TBK 236/2 uyarınca satım bedeli ile satılanın başkasına dürüstlük kurallarına uygun olarak satışından elde ettiği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararını isteme durumunda olmadığı kabul edilmelidir. Zira özel üretim malların piyasada alıcı bulamayacağı aşikardır. Bunun sonucu olarak da, davacı, uğradığı zarar olarak takipte asıl alacak miktarı olan 31.528,40-TL satım bedelini mütemerrit davalıdan isteyebilecektir. Davacı, davalıya gönderdiği 20/06/2019 tarihli ihtarın 24/06/2019'da tebliği ve verilen üç günün hitamıyla davalıyı 28/06/2019'da temerrüde düşürmüştür.

İcra takibinde, 28/06/2019 ile takip tarihi olan 10/07/2019 arasındaki 12 gün için %19,5 avans faizi üzerinden 204,93-TL işlemiş faiz ve 286,05-TL ihtarname ücreti istemiştir. İncelemede faiz hesabının doğru olduğu ve söz konusu miktarların talep edebileceği anlaşılmıştır. Buna göre, mahkemece davanın kabulüne ve faturaya dayalı likit alacak için icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması yerinde bulunmuştur. Öte yandan davalı vekili istinaf sebebi olarak, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmamış olmasına rağmen, hükme esas alındığını belirtmiştir. Ancak yukarıdaki açıklamalardan da görüleceği üzere, uyuşmazlığın çözümünde tarafların ticari defterleri bağlayıcı olmayıp, TTK ve TBK'daki satım sözleşmesi hükümlerine göre davacının haklılığı tespit edildiğinden, davalı vekilinin söz konusu istinaf nedeni benimsenmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.187,24-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 546,81‬-TL harcın mahsubu ile kalan 1.640,43‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 23-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76624 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.