6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR taşımasında aktif husumet, harç eksikliği ve müterafik kusur nedeniyle kaldırma

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/232 E. 2024/1656 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

CMR Konvansiyonu kapsamındaki taşımalarda, FCA teslim şekli nedeniyle taşıma sırasındaki hasardan doğan zarar riski alıcıya geçtiğinden, satıcının dava açabilmesi için mal bedelinin alıcı tarafından kendisine ödenmediğini (aktif husumetini) ispat etmesi gerekir; bu husus resen araştırılmalıdır. Yükün ambalajsız, kifayetsiz ambalajlı veya hatalı istiflenmiş/sabitlenmiş olması nedeniyle CMR 17/4 uyarınca taşıyıcı esasen sorumlu tutulamasa da, taşıyıcının basiretli bir tacir olarak istif ve sabitlemeye nezaret etme ve gerekirse taşıma senedine çekince koyma yükümlülüğü bulunduğundan, bu yükümlülüğü yerine getirmeyen taşıyıcı hasardan müterafik kusuru oranında sorumlu tutulur; sözleşmedeki yükleme/boşaltmadan sorumsuzluk kaydı bu nezaret sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Zarar miktarı CMR 23. madde uyarınca hesaplanmalı, nispi harca tabi davalarda eksik harç tamamlatılmadan yargılamaya devam edilmemelidir.

Ele alınan sorunlar

Davacının aktif husumetinin (dava açma yetkisinin) bulunup bulunmadığı → tartışılmadı

Gerekçe: Mal faturası ve gümrük beyannamesinde teslim şekli FCA olarak kayıtlıdır; bu teslim şekline göre satıcının ihracat gümrük işlemlerini yapıp malı alıcının belirlediği taşıyana teslim etmesiyle emtia üzerindeki hasar ve yarar alıcıya geçer, taşıma da alıcı tarafından organize edilmiş sayılır; bu nedenle taşıma sırasındaki hasardan doğan zarar satıcı üzerinde değil alıcı üzerinde gerçekleşir. Davacı, alıcı firma tarafından kendisine yansıtılan 16.350,34-Euro bedelin ödendiğini iddia etmiş ise de bu hususta dekont, makbuz gibi ödeme belgesi ibraz etmemiş, yansıtma faturasının cari hesaptan mahsup edilip edilmediği de belirlenmemiştir. Davacının alıcıya düzenlediği mal faturasında bedelin mal mukabili ödeneceği belirtildiğinden, fatura bedeli ödenmediği ya da eksik ödendiği sürece davacının mal üzerinde menfaati devam edeceğinden aktif husumeti bulunacaktır. Bu nedenle mahkemece davacı vekiline süre verilerek yansıtma faturasının ödendiğine ilişkin delillerin ibrazının sağlanması, ödeme belgesi ibraz edilemezse alıcı tarafından düzenlenen yansıtma faturasının davacının kayıtlarına işlenip işlenmediğinin, cari hesapta mahsup yapılıp yapılmadığının, mal bedelinin ödenip ödenmediği ya da eksik ödenip ödenmediğinin davacının defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi ve bu inceleme sonucunda aktif husumetin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Taşıyıcının CMR'ye göre hasardan sorumluluğunun kapsamı (ambalaj/istif hatası ve nezaret görevi) → kabul

İddia: Davacı vekili, sigorta şirketi tarafından tek taraflı düzenlenen ekspertiz raporunun hükme esas alınamayacağını, zararın taşıma sırasında meydana geldiğinin fotoğraflarla sabit olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: CMR'nin 30/1 maddesi gereği, ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında bildirilmemesi halinde eşyanın sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına dair taşıyan lehine karine oluşur; varma yerinde CMR taşıma senedine ihtirazi kayıt konulmamış olduğundan bu karine gerçekleşmiştir. Ancak karinenin aksi ispatlanabilir; dosyaya sunulan fotoğraflar ve araç üzerindeki hasar görüntülerinden hasarın taşıma sırasında meydana geldiği anlaşılmaktadır. CMR'nin 17/4 maddesi uyarınca kayıp veya hasarın ambalajsızlık veya hatalı ambalajdan doğması halinde taşıyıcı sorumlu değildir; ancak ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici veya alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi nezaret görevi ve sorumluluğu bulunduğu yerleşik yargı uygulamasıdır. Emtianın ambalajsız veya kifayetsiz ambalajlı ya da uygunsuz sabitlenmiş olması halinde taşıyıcı göndereni uyarmadan ve CMR 8-9. maddelerine uygun çekince koymadan yükü teslim alır ve bu sebepten hasar meydana gelirse, öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu esnasında fark edip edemeyeceği tespit edilmeli, fark edebileceği durumlarda zararın taşıyan ve gönderen arasında paylaştırılması ve taşıyıcıya müterafik kusur atfedilmesi gerekir; yükleme ve istif hatasının açıkça göründüğü hallerde kusurun ağırlıklı bölümü gönderenin üzerinde bırakılır. Taşıyıcı ihtirazi kayıt koymamışsa emtia sağlam teslim alınmış sayılsa da ambalaj ve istifleme yönünden müterafik kusuru oluşur. Somut olayda hasarın sebebi ekspertiz ve bilirkişi raporlarıyla ambalajlama yetersizliği, sabitleme ve istifleme hatası olarak tespit edilmiştir; davalı taşıyıcı CMR 17/4 gereği istifleme ve ambalajlama hatasından sorumlu tutulamaz ise de, basiretli bir tacir olarak istif ve sabitlemeye nezaret görevini yerine getirmediği ve taşıma senedine çekince koymadığı anlaşıldığından, nezaret görevinden kaynaklanan müterafik kusuru oranında hasardan sorumludur. Davalının taşıma senedindeki yükleme/boşaltmada meydana gelebilecek hasardan sorumlu olmadığına dair kaydı, taşıyıcının yüke nezaret sorumluluğunu ortadan kaldırmaz (Yargıtay 11. HD'nin 13/02/2018 tarih, 2016/6659 E. 2018/1013 K. içtihadına atfen). Bu nedenle davalı taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Zarar miktarının CMR 23. madde uyarınca hesaplanması gerekliliği → tartışılmadı

Gerekçe: CMR'nin 23. maddesi, taşıyıcının yükün kısmen veya tamamen kaybından sorumlu tutulması halinde tazminatın yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre, ticaret borsası fiyatı yoksa geçerli piyasa fiyatına, o da yoksa aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre hesaplanacağını, ancak tazminatın eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşamayacağını düzenlemektedir. Dosyadaki bilirkişi raporlarında zararın miktarına ilişkin bir inceleme yapılmadığından, davacının talep edebileceği zarar hesabının bu madde nazara alınarak yapılması gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Nispi harca tabi davada eksik harcın tamamlatılmadan yargılamaya devam edilmesi → kabul

Gerekçe: Nispi harca tabi olan eldeki davada, maktu harç yatırılmasına rağmen eksik harç tamamlatılmadan yargılamaya devamla hüküm tesisi doğru değildir; mahkemece davacıya eksik harcın tamamlatılması gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, CMR Konvansiyonu kapsamındaki taşımalarda taşıyıcının ambalaj/istif hatasından doğan hasarlarda dahi basiretli tacir olarak nezaret sorumluluğu bulunduğu ve bu sorumluluğun ihlali halinde müterafik kusur esasına göre sorumluluğunun devam ettiği yönünde açık bir norm yorumu yapılmıştır; ayrıca FCA teslim şeklinde satıcının aktif husumetinin resen araştırılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu tespitler benzer CMR taşıma uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
aktif husumet (dava açma yetkisi)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu aktif husumet FCA teslim şekli müterafik kusur taşıyıcının nezaret sorumluluğu ihtirazi kayıt hasara uğrayan malın karinesi nispi harç

Atıf yapılan mevzuat: CMR — CMR 30/1CMR 17/4CMR 8CMR 9CMR 23 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 862TTK 863 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/232

KARAR NO 2024/1656

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/10/2021

NUMARASI 2020/268 Esas 2021/948 Karar

DAVA

İtirazın İptali

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı alıcı firma ... firması için ürettiği ürünlerin nakliyesi için davalı şirketle anlaşıldığını, yüklemenin taraflarınca ve düzgün şekilde yapılmasına rağmen ürünlerin alıcıya ciddi derecede hasarlı şekilde ve geç teslim edildiğini,alıcı şirket tarafından hasarlı ve geç kalan ürünler sebebi ile 16.350,34-Euro borç tahakkuk ettirildiğini, hasarın öğrenilmesi üzerine Ankara ... Noterliği'nin 02.09.2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya ihbarda bulunulduğunu, davalının cevabi ihtarnamesi ile kusuru kabul etmediğini, Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile davalı hakkında takibe geçildiğini, sigorta şirketine gönderilen ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının özensiz iş görmesi sebebi ile hem gecikmeden hem de ürünlerde oluşan hasar nedeniyle müvekkilinin zarar görmesine neden olduğunu,taşınan emtia ağır çelikten imal edilmesine rağmen tır içinde hasar gördüğünü, bu nitelikteki ürünlerin bu kadar ciddi hasarlar almasının tamamen davalının özensiz ifasından kaynaklandığını belirterek davalının itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı tarafından dava dışı alıcıya düzenlenen faturada FCA kaydının bulunduğunu, taşıyıcıya teslimden itibaren malla ilgili tüm masraf ve risklerin alıcıya geçtiğini, navlun ücretinin de diğer tüm giderler gibi alıcı tarafından ödendiğini, hasarın varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının, taşıma konusu emtiayı taşıyıcıya teslim ettiği andan itibaren emtianın malikinin dava dışı alıcı ... adlı firma olduğunu, bu durumda davacının ancak mal bedelini tahsil etmemesi halinde dava hakkı bulunacağını, ancak davacının bu durumu kanıtlayacak delil sunamadığını, davacının aktif husumeti bulunmadığını,araç içine yükleme ve istifin davacı tarafından gerçekleştirildiğini, davacının her ne kadar yüklemenin düzgün bir şekilde yapıldığını iddia etse de dosyaya sundukları ekspertiz raporunda boruların sağlam bir temel üzerine yerleştirilmediği, forklift çatallarının doğrudan boruya gelecek şekilde istiflenmesi sebebiyle boruların hasar gördüğünün belirtildiğini, hatalı istiflemeden dolayı meydana gelen herhangi bir hasardan davacının sorumlu olacağını, emtianın 21.08.2019 tarihinde varış noktasına geldiğinde alıcı tarafından teslim alındığını, CMR Belgesine hasar notu düşülmediğini, davacı tarafından ambalajlamanın usulüne uygun olarak yapılmadığı için davacının iddia ettiği hasarın oluştuğunu, emtianın müvekkili şirkete konteyner içinde teslim edildiğini, müvekkili şirketin istif ve yüklemeye nezaret etme gibi bir imkanı bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin CMR Özel Hamule Senedi’nin üzerine “aracın yüklemedeki istifleme ve ambalajdan meydana gelebilecek hasarlardan ...

Ltd. Şti. sorumlu değildir.” şeklinde şerh düştüğünü, alacağın likit olmadığını, davacının dava dilekçesinde emtianın alıcısına geç teslim edildiğini belirtmişse de bunu ispatlayacak delili dosyaya sunmadığını belirterek davanın reddine,davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; bilirkişi raporu ve dava dışı sigorta şirketi tarafından düzenlenen sigorta ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere yüklemede forklift çatalının darbeleri, forklifte kullanılan emtianın ambalajsız olması, ambalajların yükü yeterli korumaya almaması nedeniyle zararın meydana geldiği, CMR taşıma senedinde açıkça bu durumlarda taşıyıcının sorumlu olmayacağının belirtildiği gibi TTK m. 862. ve 863. hükümleri uyarınca da davalının sorumluluğunda olmayan ve davacının kendisi tarafından usulüne uygun yapıldığı iddia olunan ambalaj ve yüklemeden kaynaklı hasardan davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkili tarafından süresinde hasar ihbarı yapıldığını, sigorta şirketinin tek taraflı olarak herhangi bir inceleme yapmadan düzenlediği raporun hükme esas alınamayacağını, alıcı firma tarafından tahakkuk ettirilen cezanın dahi bilirkişi tarafından yanlış yorumlandığını, zararın taşıma sırasında gerçekleştiğinin ispat edilemediğine dair bilirkişi tespitinin kabul edilemeyeceğini, dosyaya sunulan fotoğraflar ve akabinde boşaltma esnasında çekilmiş fotoğrafların karşılaştırılmasında hasarın taşıma sırasında gerçekleştiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taşıma sırasında hasar gören emtia nedeniyle maddi zararın tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma Türkiye-Almanya arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Davacı tarafından Almanya'da yerleşik dava dışı ... firmasına satılan proses karbon çelik boruları ve bağlantı malzemeleri emtiasının Türkiye'den Almanya'ya taşımasının, davalı taşıyan tarafından üstlenildiği, 4.280 kg 13 palet emtianın ..., 4.380 kg 13 palet emtianın ise ... plaka sayılı araçlar ile taşındığı, 21.08.2019 ve 28.08.2019 tarihlerinde emtiaların alıcıya teslim edildiği, emtialarda sonradan hasar bulunduğunun tespit edilmesi üzerine alıcı firma tarafından davacı adına emtialardaki hasar nedeniyle 16.350,34-Euro ceza faturası düzenlendiği, davacının bu bedeli davalı taşıyıcıdan talep ettiği anlaşılmaktadır.

Öncelikle; bir davada aktif husumet ehliyetinin varlığının resen gözetilmesi gerekmekte olup, davacının iş bu davayı açabilmesi için aktif husumeti bulunduğunu ispat etmesi gerekir. Eldeki davada emtiaya ilişkin mal faturası ve gümrük beyannamesinde teslim şekli FCA olarak kayıtlıdır. Bu teslim şekline göre, satıcı tarafından ihracata bağlı gümrük işlemlerinin yapılması ve alıcının belirlediği taşıyana veya başka bir kişiye malların teslim edilmesi ile emtia üzerindeki hasar ve yarar alıcıya geçmektedir. Yine FCA teslim şekli nedeniyle taşımanın alıcı tarafından organize edildiğinin, emtianın taşıyıcıya teslim edilmesi ile taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle oluşacak zararın da satıcı üzerinde değil alıcı üzerinde gerçekleşeceğinin kabulü gerekir.

Somut olayda davacı, dava dışı alıcı firma tarafından 18/10/2019 tarihli 16.350,34-Euro bedelli ceza faturası düzenlendiğini iddia etmektedir. Davacı şirket, alıcı firma tarafından kendisine yansıtılan bedelin ödendiğini iddia etmiş ise de bu hususta dekont, makbuz gibi ödeme belgesi ibraz etmediği gibi bahsi geçen yansıtma faturasının alıcı firma ile aralarında cari hesapdan mahsup edilereek ödenip ödenmediği hususu da belirlenmemiştir. Bunun dışında davacının dava dışı alıcı firmaya düzenlediği mal faturasında bedelin mal mukabili ödeneceği belirtilmiştir. Fatura bedeli ödenmediği ya da eksik ödeme yapıldığı sürece davacının mal üzerinde menfaati devam edeceğinden bu davayı açmak için aktif husumete sahip olacaktır.

Bu halde öncelikle davacı vekiline süre verilerek, alıcı firma tarafından düzenlenen 16.350,34-Euro bedelli yansıtma faturasının ödendiğine ilişkin delillerin ibrazının sağlanması, ödemeye işaret eden delil ibraz edilememesi halinde alıcı firma tarafından düzenlenen yansıtma faturasının davacının kayıtlarına işlenip işlenmediği, cari hesapta mahsup yapılmadığının, mal bedelinin ödenip ödenmediğinin ya da eksik ödenip ödenmediğinin davacının defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılmak suretiyle belirlenmesi, bu şekilde yapılacak inceleme sonucunda davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekir. CMR'nin 30/1 maddesinde ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında bildirilmemesi halinde eşyanın sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına dair taşıyan lehine karine gerçekleşeceği düzenlenmiştir.

Varma yerinde CMR taşıma senedinde bir not ya da ihtirazi kayıt konulmamıştır.Taşıyan lehine karine gerçekleşmiş ise de bu karinenin aksinin ispatı mümkün olup , hasarın taşıma sırasında meydana geldiği, dosyaya sunulan fotoğraflar ve araç üzerinde hasar görüntülerinden anlaşılmaktadır. CMR'nin 17/4 maddesinde, kayıp veya hasarın, hasara uğrayan malların ambalajlanmaması ya da hatalı ambalajlanmış olmasından doğmuş olması halinde, taşıyıcının zarardan sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Ancak yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcı sorumlu tutulamayacağı öngörülmüş olmakla birlikte ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici ve alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi ve sorumluluğunun bulunduğu yerleşik yargı uygulamasıdır.

Taşınacak emtianın ambalajsız veya ambalajının kifayetsiz olması ya da araca ve güzergaha uygun olmayan şekilde sabitlenmesi halinde, taşıyıcı göndereni uyarmadan ve CMR'nin 8 ve 9. maddelerine uygun olarak taşıma senedine çekince koymadan yükü teslim alır ve yükte bu sebepten hasar meydana gelirse, öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu esnasında kendi bilgisiyle fark edip edemeyeceğinin tespiti gerekecek, fark edebileceği durumlarda ise hasar kifayetsiz ambalaj veya istif hatasından ya da yükün usulüne uygun bir şekilde sabitlenmemesinden kaynaklansa da, zararın taşıyan ve gönderen arasında paylaştırılması ve taşıyıcıya müterafik kusur atfı gerekmektedir. Yükleme ve istif hatasının açıkça göründüğü hallerde, kusurun ağırlıklı bölümü gönderenin üzerinde bırakılır.

İstiflemenin her türlü yol koşulu öngörülerek, doğru yeterli güven verici bir şekilde yapılması gerekir. Taşıma boyunca pek çok virajdan dönen aracın virajdan dönerken yükün bağlantılarından kurtulması, sürücü kusurundan çok, baştan beri var olan ve seyahat boyunca artan yükleme kusuru teşkil eder. Taşıyıcının sadece müterafik kusur hali dışında sorumluluğu bulunmadığının kabulü gerekir. Bu sebeple doğacak zarardan sorumluluğunun kalkması için taşıyıcının taşıma sözleşmesine ihtirazı kayıt koyması gerekir. Taşıyıcı ihtirazi kayıt koymamış ise emtianın sağlam teslim alındığı kabul edilse de, ambalaj ve istifleme yönünden müterafik kusuru teşkil eder. Somut olayda hasarın sebebi, ekspertiz raporu ve bilirkişi raporları ile ambalajlama yetersizliği, sabitleme ve istifleme hatası olarak tespit edilmiştir.

Bu durumda davalı taşıyıcı CMR'nin 17/4 maddesi gereği istifleme ve ambalajlama hatasından sorumlu tutulamaz ise de, basiretli bir tacir olarak istif ve sabitlemeye nezaret görevini yerine getirmediği, bu hususta taşıma senedine çekince de koymadığı anlaşılmakla, nezaret görevinden kaynaklanan müterafık kusuru oranında hasardan sorumludur. Her ne kadar davalı, taşıma senedinde yer alan, yükleme ve boşaltmada meydana gelebilecek hasardan kendisinin sorumlu olmadığına dair kayda dayanmakta ise de bahsi geçen kayıt taşıyıcının yüke nezaret sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. (Yargıtay 11. HD'nin 13/02/2018 tarih, 2016/6659 E. 2018/1013 K.) Bu nedenle davalı taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

CMR'nin 23. maddesinde, "...(1).Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. (2) .... Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır. (3) Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır. (4) Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir.

Kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır. Bunlar dışında başka tazminat ödenmez..." şeklindeki tazminat miktarının hesaplanmasına ilişkin düzenleme nazara alınarak davacının talep edebileceği zarar hesabının yapılması gerekmektedir. Dosyadaki bilirkişi raporlarında zararın miktarına ilişkin bir inceleme yapılmamıştır. Diğer taraftan nispi harca tabi olan eldeki davanın, maktu harç yatırılmasına rağmen eksik harç tamamlatılmadan yargılamaya devamla hüküm tesisi de doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacıya eksik harcın tamamlatılması, davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı hususu araştırılıp, aktif husumetin bulunması halinde zarar miktarı da tespit edilerek, müterafik kusura göre davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2021 Tarih 2020/268 Esas 2021/948 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76622 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.