6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ayıplı araçta seçimlik hak yerine değer kaybı bedeline hükmedilmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/210 E. 2024/1644 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

bayilik (acente-kıyas)

Gerekçe özeti

Tacirler arası satıma konu malda ortaya çıkan gizli ayıp, kullanım sürecinde tekrarlayan arızalarla kendini göstermişse ve alıcı arıza ortaya çıktıkça hemen servise başvurmuşsa, bu başvuru ayıp ihbarı olarak değerlendirilir ve ihbar süresinde yapılmış sayılır. Alıcının sözleşmeden dönme niteliğindeki taleplerinde (satış bedelinin iadesi veya ayıpsız benzeriyle değişim), ayıp onarımla giderilmiş ve mal onarımdan sonra uzunca bir süre sorunsuz kullanılmışsa, hakim TBK 227/4 uyarınca takdir hakkını kullanarak talebi değiştirip bedelden indirime (değer kaybı) hükmedebilir; bu, tarafların hak ve menfaat dengesine uygundur. Hakimin bu şekilde talebi değiştirerek hüküm kurması, davanın kısmen kabulü sayılarak davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini haklı kılmaz; ayrıca talep edilmeyen faize taleple bağlılık ilkesi gereği hükmedilemez.

Ele alınan sorunlar

Ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı → ret

İddia: Davalı ... vekili, davacının yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, bu nedenle seçimlik haklarını kullanamayacağını ve davanın usulden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 23/1-c gereği ayıp teslim sırasında açıkça belli değilse alıcı incelemeden sonra ortaya çıkan ayıbı satıcıya ihbarla yükümlüdür; diğer durumlarda TBK 223/2 uygulanır. Olağan gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ayıplarda bu hükümler uygulanmaz, ayıp sonradan anlaşılırsa hemen bildirilmesi gerekir. Somut olayda araç 07.07.2017'de teslim edilmiş, arıza ilk olarak 18.07.2017'de ortaya çıkmış ve araç hemen servise götürülmüştür; aynı arıza tekrarlayarak iki kez daha servise götürülmüştür. Araçtaki ayıbın kullanımla birlikte zaman içinde ortaya çıkan üretim kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu tespit edildiğinden, ayıbın süresinde ihbar edildiğinin kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Distribütör/garanti veren sıfatıyla husumet itirazı → ret

İddia: Davalı ... vekili, müvekkilinin sadece distribütör olduğunu, üretim veya satış sürecinde rolü bulunmadığını, bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde aracın 3 yıl süreyle ücretsiz garanti kapsamında bulunduğu belirtilmiş olup, dava konusu aracın davalı ... garantisi altında satıldığı dikkate alındığında, davalının garanti veren sıfatıyla ayıptan sorumluluğu bulunmaktadır; husumet itirazı yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bilirkişi raporları arasında çelişki bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı ... vekili, ilk bilirkişi raporunda araçta ayıp bulunmadığı belirtilmişken sonraki raporda gizli ayıp ve değer kaybı tespit edildiğini, bu çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İlk bilirkişi raporunda, aracın problemlerinin çözümü için ücretsiz onarım yapıldığı, onarımlardan bu yana uzun süre geçtiği ve aracın belirli kilometrede sorunsuz test sürüşü yapıldığı belirtilmiştir; bu tespit aracın onarımdan sonraki dönemde sorunsuz olduğuna ilişkindir ve gizli ayıbın varlığına dair sonraki rapor tespitiyle çelişmemektedir. Dolayısıyla raporlar arasında çelişki bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Seçimlik hak olarak talep edilen misli ile değişim yerine bedelden indirime hükmedilmesi → kabul

İddia: Davacı vekili, aracın gizli ayıplı olması ve kısa sürede birden fazla tamirat geçirmesi nedeniyle ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi gerektiğini; davalılar vekilleri ise talebin misli ile değişim olmasına rağmen bedelden indirime hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK 227. maddede alıcının seçimlik hakları (sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım, ayıpsız benzeriyle değişim) sayılmış, 4. fıkrada alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde durum bunu haklı göstermiyorsa hakimin satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği düzenlenmiştir. Sözleşmeden dönme niteliğinde kabul edilen satış bedelinin iadesi veya ayıpsız benzeriyle değişim talebi halinde hakim, somut olayın koşullarına ve hak-menfaat dengesine göre onarım veya bedelden indirime karar verebilir. Her iki bilirkişi raporunda aracın gizli ayıplı olduğu tespit edilmekle birlikte, ayıbın onarımla giderildiği ve onarımlardan bu yana uzun süredir sorunsuz kullanıldığı da tespit edildiğinden, ayıpsız benzeriyle değişim yerine değer kaybı kadar bedelden indirim yapılması tarafların hak ve menfaat dengesine uygundur. Sıfır aracın satıştan çok kısa süre sonra oluşan arızalar nedeniyle önemli parçalarının (rulman, debriyaj, segman vb.) değiştirilmesi neticesinde değer kaybettiği sabit olup, tespit edilen değer kaybı bedeli somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygundur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kısmi kabul nedeniyle davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi → kabul

İddia: Davacı vekili, davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdiğini ve aracın gizli ayıplı olması nedeniyle müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK 227/4 hükmüne uygun olarak hakimin takdiri ile davacının ayıpsız benzeri ile değişim talebinin hakkaniyet gereği bedelden indirime dönüştürülmesi, davanın kısmen kabulü şeklinde hüküm kurulmasını ve buna bağlı olarak davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesini haklı kılmaz. Bu nedenle mahkemenin davacı aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmetmesi doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Talep edilmeyen faize hükmedilmesi → kabul

İddia: Davalı ... vekili, davacının avans faizi talebi olmamasına rağmen dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının bedelden indirim mahiyetindeki değer kaybı yönünden faiz talebi bulunmamaktadır; taleple bağlılık ilkesi ihlal edilerek hükmedilen değer kaybı bedeline faiz işletilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Ayıplı malda alıcının misli ile değişim/sözleşmeden dönme talebine karşı, ayıbın onarımla giderilip malın uzun süre sorunsuz kullanılmış olması halinde hakimin TBK 227/4 uyarınca takdir hakkını kullanarak bedelden indirime hükmedebileceği ve bunun kısmi kabul sayılarak davacı aleyhine gider/ücret ve talep edilmeyen faize hükmedilmesini gerektirmediği yönündeki tespitler bakımından bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ayıp ayıp ihbarı seçimlik haklar sözleşmeden dönme bedelden indirim değer kaybı garanti veren sıfatı husumet taleple bağlılık ilkesi

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 23/1-c · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 223/2TBK 227TBK 227/4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/210

KARAR NO 2024/1644

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/09/2021

NUMARASI 2018/481 Esas - 2021/891 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/11/2024

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan ...plakalı ... marka aracı satın aldığını, aracı aldıktan sonra değişik tarihlerde vites kutusu, debriyaj ve sair bir çok eksiklik ve ayıbın yetkili servis tarafından tespit edildiğini, söz konusu ayıplar davalılarca garanti kapsamında değiştirilmiş olsa da müvekkilinin araçtan beklenen menfaati sağlayamadığını, araçta alındığı tarihten bu güne kadar 1 yıl içerisinde çok esaslı bakım ve onarım yapıldığını, aracın satım değerine yakın bakım ve onarımlar yapılmasına rağmen söz konusu ayıpların giderilemediğini, aracın aylarca serviste kaldığını, bu nedenle çok yüksek değer kaybettiğini, bu hususta davalılara gönderilen Üsküdar.... Noterliği'nin 25/12/2017 tarihli ihtarnamesi ile aracın yenisi ile değiştirilmesinin talep edildiğini, ancak ihtarnameye olumlu cevap alınamadığını belirterek, dava konusu aracın ayıplı olmayan yenisi ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı...vekili; müvekkilinin aracın yetkili bayisi olması nedeniyle üretimden kaynaklı ayıplara karşı sorumluluğu bulunmadığını,müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının aracı 30/06/2017 tarihli fatura ile satın alını 07/07/2017 tarihinde sağlam olarak teslim edildiğini, dava öncesinde davacının müvekkiline bir başvurusu olmadığını, aracın garanti kapsamında olduğunu, aracın servise girişi olmadığını, davacının onarım hakkını kullanmak yönünde talepte bulunmadan dava açmasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili; müvekkilinin dava konusu aracın, üreticisi veya satıcısı olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının seçimlik haklarını kullanamayacağını, dolayısıyla ayıp ihbar süresine uyulmamış olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının seçimlik haklarından onarım hakkını kullandığını, onarım hakkından cayarak diğer haklarını kullanmasının mümkün olmadığını, davacının aracı teslim alırken muayene ederek hasarsız olarak teslim aldığını, halihazırda aracın sorunsuz olarak kullanıldığını,varlığını iddia ettiği arızaların kullanıcı hatasından kaynaklandığını, varlığı iddia edilen sorunların servis sürecinde ücretsiz giderildiğini,08.07.2017 tarihli servis girişli arızanın sürekli debriyaja basılarak kullanılmasından kaynaklandığını, 17.04.2018 tarihli servis bakımında hiç bir şikayette bulunmadığını, davacının aracını uzun süre kullanamadığı ve araçtan umduğu faydayı sağlayamadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, aracın değişimini gerektirecek koşulların oluşmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalı ...'ın aracın satıcısı, davalı ...'in ise ithalatçısı olduğu, davalıların üretimden kaynaklı ayıplar nedeniyle sorumlu olduğu,husumet itirazlarının yerinde olmadığı,aracın davacı tarafından 30/06/2017 tarihinde KDV dahil 145.397,19-TL'ye satın alınarak 07/07/2017 tarihinde teslim edildiği, 26/07/2017 tarihinde yolda durmaya yakın titreme yapıyor şikayeti ile yetkili servise getirildiği, bir takım müdahalelerde bulunulduğu, 27/09/2017 tarihinde servis ziyareti ve ilk kalkışta vuruntu yapıyor şikayeti ile servise geldiği, vites kutusunun değiştirildiği, 20/12/2017 tarihinde kalkışlarda silkeleme yapıyor şikayeti ile servise getirildiği, tekrar debriyaj ve motor volanının değiştirildiği, hükme esas alınan üç kişilik bilirkişi raporunda, dava konusu araçta normalde yeni bir araçta olmaması gereken parça bozuklukları bulunduğu, garanti kapsamında değişimler yapıldığı, satış sırasında gizli ayıplı olduğu, arıza nedeniyle yetkili servise başvurmanın dahi ayıp ihbarı olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının ihbar külfetini yerine getirdiği, aracın 3 yıl süre ile garanti kapsamında olduğu, 6098 Sayılı TBK'nın 227.

maddesinde satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının sayılan seçimlik haklardan birini kullanabileceğinin düzenlendiği, maddenin dördüncü fıkrasında alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde durum bunu haklı göstermiyorsa, hakimin satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceğinin düzenlendiği, satıma konu aracın onarımının gerçekleştiği, aracın davacının kullanımında olduğu, onarım nedeniyle araçtan faydalanmasına engel olmadığı, bu nedenle davada TBK'nın 227/4. maddesinin uygulanması ile davalıların sorumlu olduğu üretim hatasından kaynaklanan ayıbın giderilmesi nedeniyle davacı aracında ortaya çıkan değer kaybının satış bedelinden indirilmesinin gerektiği, bilirkişi raporu ile meydana gelen değer kaybının 25.000-TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 25.000-TL'nin dava tarihi olan 24/04/2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; dava konusu araç alındıktan hemen sonra 4 defa servise girdiğini, 2 defa debriyaj takımı,1 defa motor volanı ve 1 defa da vites kutusunun tamamen değiştirildiğini, müvekkilinin seçimlik haklardan aracın misli ile değişim yönünde seçim hakkını kullanması nedeniyle, aracın misli ile değiştirilmesi gerektiğini, aracın tamir edilmek ile ayıpların giderildiği düşünülse dahi, araçta meydana gelen değer kaybı için belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, aracın alış bedelinin yaklaşık %50'si kadar tamirat görmesi nedeniyle çok büyük değer kaybı oluştuğunu, bilirkişi raporunda somut bir şekilde ortaya konulmadan salt bir yorumla araçtaki değer kaybının çok düşük tespit edildiğini, dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu ve aracın 6 aylık süreçte birden fazla tamirat geçirmesi nedeniyle aracın yenisi ile değiştirilmesi gerektiğini, aksi düşünce ile aracın yenisi ile değiştirilmesinin gerekmediği düşünülse dahi, davanın açılmasına davalıların sebebiyet vermesi ve aracın gizli ayıplı olması nedeniyle müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ...vekili;

müvekkilinin .. markalı araçların Türkiye’de yalnızca satış ve satış sonrası hizmetlerini üstlenen distribütör firma olduğunu, imalat süreci ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, aracın üreticisi, satıcısı veya servis hizmeti veren firması olmadığından, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini, ihbar yükümlülüğünü süresinde yerine getirmeyen davacının kanundan doğan seçimlik haklarını kullanamayacağını, davacının faturaya süresi içinde itiraz etmediğini, araç faturasını ihtirazi kayıtsız ödediğini, fatura ödendikten sonra dava açılmasının samimi olmadığını, bilirkişinin mekanik onarımın araca değer kaybettireceği iddiasının hiç bir bilimsel veriye dayanmadığını, bu iddianın 2.

el araç piyasasının gerçeklerine de uymadığını, aracın mekanik kısmındaki onarımların araçta değer kaybı yaratmayacağını, fahiş değer kaybının nasıl hesaplandığının bilinmediğini, davacının avans faizi talebi olmamasına rağmen, dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili; müvekkili şirketin yetkili satıcı olup, üretimden kaynaklanan ayıba karşı sorumlu olmadığını, dava konusu aracın servis işlemlerinin de müvekkili tarafından yapılmadığını, bu nedenle davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının talebi misli ile değişim olmasına rağmen, değer kaybına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm verildiğini, 17.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda, araçta herhangi bir ayıp bulunmadığı ve araç değişimini gerektirecek koşulların oluşmadığının belirtildiğini, buna karşılık 02.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda, aracın gizli ayıplı olduğu, ayıbın davacının araçtan beklediği faydayı engeller nitelikte olduğu 25.000-TL değer kaybı bulunduğunun belirtildiğini, mahkemece çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak ayıpsız benzeriyle değişim istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre ise; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.

Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Somut olayda; davalı ... tarafından 30.06.2017 tarihinde davacıya satışı yapılan aracın 641 kilometredeyken aracın kalkışta motor lambası yanması ve durmaya yakın titreme yapması, aktif frenin devreye girmemesi şikayetiyle 18.07.2017 tarihinde yetkili servise başvurulduğu, servisçe rulman, debriyaj, segman, klima akışkan devresi gibi parçaların değiştirildiği, 14.09.2017 tarihinde araç 6.131 kilometrede iken kalkışta ve ışıkta durduğunda vuruntu yaptığı şikayetiyle tekrar aracın yetkili servise götürüldüğü, komple vites kutusu değişimi yapıldığı, aracın kalkışta silkeleme yapma şikayetiyle 11.11.2017 tarihinde tekrar yetkili servise götürüldüğü, tekrar debriyaj ve volan değişimi yapıldığı, tüm değişim ve onarımların garanti kapsamında ücretsiz olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.

Araç davacıya 07.07.2017 tarihinde satılarak teslim edilmiş olup, araçtaki arıza ilk olarak 18.07.2017 tarihinde ortaya çıkmış ve araç hemen servise götürülmüştür. Sonrasında ise aynı arıza tekrarlayarak devam etmiş ve araç benzer şikayetlerle iki kez daha servise götürülmüştür. Araçtaki ayıbın kullanımla birlikte zaman içerisinde ortaya çıkan üretim kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu da tespit edilmiş olmakla, ayıbın süresinde ihbar edildiğinin kabulü gerekir.Davalı ... vekilince müvekkilinin distribütör olması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceği ileri sürülmüşse de, cevap dilekçesinde aracın 3 yıl süresince ücretsiz garanti kapsamında bulunduğunun belirtildiği, dolayısıyla dava konusu aracın davalı ...

garantisi altında satışının yapıldığı dikkate alındığında, davalının garanti veren sıfatıyla ayıptan sorumluluğu bulunmakta olup, husumet itirazı yerinde değildir.Mahkemece araç üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporunda; dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu, ayıbın davacının araçtan beklediği faydayı engeller nitelikte bulunduğu, araçtaki arızaların tamamen giderilmiş olması ve aracın toplam sorunsuz kullanıldığı süre dikkate alındığında, aracın misli ile değiştirilmesinin gerekmediği, araçtaki toplam 65.056-TL tutarlı onarım bedeli dikkate alındığında araçta 25.000-TL değer kaybı meydana geldiği kanaati bildirilmiştir. Mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda ise aracın problemlerinin çözümü için ücretsiz onarım yapıldığı, onarımlardan bu güne kadar uzun süre geçtiği ve aracın 46.880 km kullanıldığı, yapılan test sürüşünde herhangi bir probleme rastlanmadığı belirtilmiş olup, ilk rapordaki bu tespit aracın onarımdan sonraki zamanda sorunsuz olduğunun tesbitine ilişkin olup, raporlar arasında herhangi bir çelişki bulunmamaktadır.TBK'nın 227.

maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiş, maddenin 4. fıkrasında ise alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakimin satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla alıcının sözleşmeden dönme niteliğinde olduğu yargı kararları ile kabul edilen satış bedelinin iadesi veya ayıpsız benzeriyle değişim talep etmesi halinde, hakim somut olayın koşullarına, hak ve menfaat dengesine göre satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilecektir.

Somut olayda alınan her iki bilirkişi raporunda, aracın gizli ayıplı olduğu tespit edilmekle birlikte, ayıbın onarımla giderildiği ve onarımlardan bu yana uzun süredir sorunsuz kullanıldığı tespit edilmesine göre, mahkemece ayıpsız benzeri ile değişim yerine değer kaybı kadar bedelden indirim yapılmasına karar verilmesi tarafların hak ve menfaat dengesine uygun bulunmuştur.Yine sıfır aracın satıştan çok kısa bir süre sonra oluşan arızalar nedeniyle, araç için önemli nitelikte bulunan rulman, debriyaj, segman gibi parçaların değiştirilmesi neticesinde değer kaybettiği sabit olup, ayıba neden arızaların niteliği de dikkate alındığında, tespit edilen değer kaybı bedeli somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygundur.

Bu nedenle mahkemece ayıpsız benzeriyle değişim yerine bedelden indirime hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup, taraf vekillerinin bu hususa ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.TBK'nın 227/4 maddesi hükmüne uygun olarak hakimin takdiri ile davacının ayıpsız benzeri ile değişim talebi hakkaniyet gereği değiştirilmek suretiyle bedelden indirim kabul edilmiş olmakla, davanın kısmen kabulü şeklinde hüküm kurulması ve buna bağlı olarak davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi mümkün değildir. Ayrıca davacının bedelden indirim mahiyetindeki değer kaybı yönünden faiz talebi bulunmamakta olup, taleple bağlılık ilkesi ihlal edilerek hükmedilen değer kaybı bedeline faiz işletilmesine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; TBK'nın 227/4 maddesi hükmüne uygun olarak hakimin takdiri ile davacının talebi hakkaniyet gereği değiştirilerek karar verilmesine rağmen davacı aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesi ve ayrıca davacının değer kaybı yönünden faiz talebi bulunmamasına rağmen faize hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekili ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın kabulüne" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2021 Tarih 2018/481 Esas 2021/891 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kabulüne, 25.000-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ;Alınması gereken 1.707,75‬-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 2.483,03-TL'nin mahsubu ile 775,28‬-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafça yatırılan 1.743,65‬-TL peşin harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 4.850-TL bilirkişi ücreti, 415,70‬-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 5.265,70-TL yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 25.000-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,TBK'nın 227/4 maddesi gereğince hakimin takdiri ile ayıpsız benzeri ile değişim yerine bedelden indirime hükmedilmesi nedeniyle davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"Davacı tarafından yatırılan 427-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davalı ...

AŞ tarafından yatırılan 427-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davalı ... A.Ş tarafından yatırılan 426,77-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından sarf edilen 106,70-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76613 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.