6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kambiyo senedinden borçlu olmadığının tespitinde ispat yükü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/425 E. 2024/1694 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Kambiyo Senedi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında, senedin şirketin rızası hilafına ele geçirildiği ve anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasıyla dava açılmışsa ispat külfeti davacı borçluya aittir; hamilin çeki elinde bulundurma nedenini açıklama ve ispat yükümlülüğü yoktur. Bununla birlikte, hayatın olağan akışına aykırı bir durumu iddia eden veya savunan taraf bunu ispatlamak zorundadır; davalının çeki elinde bulundurma nedenine ilişkin beyanları çelişkili, makul olmayan ve hayatın olağan akışına aykırı ise, bu husus menfi tespit talebinin kabulünü destekleyen bir unsur olarak değerlendirilebilir.

Ele alınan sorunlar

Menfi tespit davasında ispat yükünün dağılımı → tartışılmadı

İddia: Davalı, dava konusu çekin davacı şirketten olan ücret ve işçilik alacakları nedeniyle verildiğini, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, açığa imza iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse borçlu olmadığını iddia ediyorsa bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Çekin şirketin rızası hilafına davalının eline geçtiği ve aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer. Hamilin çeki elinde bulundurma nedenini açıklama ve bu hususu ispatlama yükümlülüğü bulunmamaktadır; aksi düşüncenin kabulü çekin 'mücerretlik' vasfını ortadan kaldırır. Bununla birlikte, gerek doktrinde gerek yargı uygulamasında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer; ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK md.190).

Gerekçe kaynağı: özgün

Çekin elde bulundurma nedeninin hayatın olağan akışına aykırılığı ve menfi tespit talebinin kabulü → ret

İddia: Davalı ..., dava konusu çekin davacı şirketten olan ücret ve işçilik alacakları nedeniyle verildiğini; istinaf aşamasında ise alacağının bir kısmının arkadaşının davacı şirkete verdiği borcun kendisine temlikinden kaynaklandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı ... tarafından davacı şirkete ait bir kısım işlerin görülmesi hususunda taraflar arasında ilişki bulunduğu ihtilaf dışıdır; ancak taraflar arasında ticari ilişki bulunmamaktadır. Davalı ..., davacı şirkette 4.500-TL aylık ücretle çalıştığını iddia etmekte olup, dava konusu çekin tutarı kendi beyanına göre maaşının 60 katına tekabül etmektedir. Davacı ile davalı ... arasındaki ilişkinin niteliği ve çek tutarı dikkate alındığında, çekin elinde bulunma nedeni ile ilgili hayatın olağan akışına aykırı, makul olmayan ve çelişkili beyanlar karşısında, davalı ...'ın kayınpederi olan diğer davalıya ciro ettiği dava konusu çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında ispat yükünün davacı borçluya ait olduğu, hamilin çeki elinde bulundurma nedenini ispatla yükümlü olmadığı, ancak davalının bu konudaki beyanlarının hayatın olağan akışına aykırılığının menfi tespit talebinin kabulünü destekleyebileceği yönündeki değerlendirme açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Kambiyo senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit kambiyo senedi ispat yükü mücerretlik ciro hayatın olağan akışı def'i

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4TTK 5 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 190

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/425

KARAR NO 2024/1694

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/06/2021

NUMARASI 2019/684 Esas - 2021/612 Karar

DAVA

Menfi Tespit

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı ...'ın 2016 yılından beri müvekkili şirketin bankacılık, finans, muhasebe ve diğer ara işlerini yapan elemanı olduğunu, davalı ...'ın dava dışı eşi ...'ı müvekkili şirketten habersiz olarak şirkette sigortalı gösterdiğini, şirket hesabına gelen paraları muhasebe elemanları ile birlikte eşinin hesabına aktardığını, şirket adına nakliye işlemleri için yazılan çeklerin 1.100-TL ile 1.600-TL arasında olduğunu, davalı ...'ın lehtar ve bedel kısmını kendisinin doldurduğu davaya konu 08.10.2019 keşide tarihli 270.000-TL tutarlı çekin davalı ... tarafından çalındığını, ...'ın kayın pederi olan davalı ... tarafından bankaya ibraz edildiğini, konu ile ilgili İstanbul CBS'nin 2019/171330 sor.

sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, müvekkili şirketin davalı ...'a çek keşide etmesi ve borcunun mümkün olmadığını, diğer davalının davalı ...'ın kayın pederi olduğunu belirterek müvekkilinin davalılara ... bank 08/10/2019 tarihli ... seri no'lu 270.000-TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili; müvekkilinin, eşi ...'ı şirket yetkililerinin işe aldığını, davacı şirketin yüksek miktarlarda çek ödemesi yaptığını, davacı şirketin bir dönem borç altına girdiğini, müvekkili sayesinde işlerinin düzeldiğini, davacı şirketin ödeyemediği maaşlara istinaden davacı şirket yetkililerinin takibe konu çeki müvekkiline teslim ettiğini, çekin davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; müvekkili ... ve eşi ...'nın 2014 yılında diğer davalının eşi Muradiye ...'a Antalya İli, Merkez İlçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel kain ... Kat ... numaralı bağımsız bölümü sattığını, kendi eşinin dairesini satmasından kaynaklı alacaklarını alamayan müvekkillerinin damadı olması hasebiyle bir müddet bu borçları tehir ettiğini, damadına işinin yoluna gitmediği zamanlarda nakdi yardımlarda bulunduğunu, neticeten müvekkillerinin iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; dava konusu çekin davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı ...'ın 2016 yılından beri davacı şirketin bankacılık, finans ve muhasebe işleriyle ilgilenmekte olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, davalının dava konusu edilen çekin davacı şirketin kendisine olan borcuna istinaden verildiğini beyan etmiş ise de bu borcun içeriği hakkında bilgi ve verinin dosyada yer almadığı, davacı şirketin çalışanı ...'ın davacı şirkete ait çeki yanına alarak kayıplara karıştığı, bu çek ve senetleri kötüniyetli olarak kullandığı ve bu hususta kovuşturma dosyasıyla yapılan yargılamada davaya konu olan senedin de şirket kaşesi kullanılarak ... tarafından doldurulup verildiğinin belirlendiği, davacı ile davalılar arasında senede konu bir ticari ilişki bulunmadığı, ciro yoluyla çeke hamil olan davalı ...'nın diğer davalının kayın pederi olduğu, hamilin çekten kaynaklanan şahsi def'ileri bilmediğini ileri süremeyeceği, davacı şirketin bu çeki keşide edip davalı ...’a vermek için bir nedeninin bulunmaması, alacaklı ...’ın söz konusu çeki kendisinin tahsil etmeyerek kayın pederi olan diğer davalı aracılığı ile tahsil etmeye çalışması nedeniyle davalılara borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili; davacının müvekkilinin çalışanı olduğunu belirttiğini, kendilerinin ise çekin işçilik alacakları için verildiğini iddia ettiklerini, bu nedenle davanın iş mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, dava konusu çekin müvekkilinin davacıdan olan alacakları için verildiğini, müvekkilinin davacı nezdinde 05/05/2015 - 31/07/2019 tarihleri arasında sigortasız çalıştığını, müvekkilinin davacı şirketin ortaklarından sonra en yetkili eleman olduğunu, net 4500-TL maaş aldığını, ancak maaşlarının büyük bir kısmının ödenmediğini, müvekkilinin aynı zamanda Bodrum şubesindeki işleri de takip ettiğini, 4 yıl boyunca sabah 8'den akşam 23:00'e kadar çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını,çekin ön yüzündeki imza ve yazıların tamamının davacı şirket yetkilisine ait olduğunu, müvekkilinin çeki kayınpederinden aldığı dairenin parasının ödemek için diğer davalıya ciroladığını, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, açığa imza iddiasını ispatlayamadığını, dava konusu çekle ilgili bir kovuşturma dosyası bulunmadığını, gerekçeli kararda olmayan ceza davasından bahsedildiğini, müvekkilinin tanıdığı olan ...

isimli kişinin davacı şirket sahipleri ile tanışarak şirkete nakdi ihtiyacı olduğu zamanlarda para verdiğini, müvekkiline ciro edilen çekteki alacakların bir kısmının da bunla ilgili olduğunu, ...tarafından davacı şirketin yetkilisine gönderilen paralara ilişkin banka dekontlarının mahkemece gerekli görülmesi halinde ibraz edilebileceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükme karşı davalı ...'nın harç eksikliğini ikmal etmemesi nedeniyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş,inceleme sadece davalı ... vekilinin istinaf başvurusu ile sınırlı yapılmıştır. Davacı vekili; davalı ...'ın 2016 yılından beri şirketin bankacılık, finans, muhasebe ve diğer işlemlerle birlikte ara işlerini gördüğünü, davalı ...'ın müvekkili şirketten habersiz olarak müvekkili şirket yetkilisinin imzası bulunan çekin lehtar kısmına kendi ismini yazıp, miktar ve tarih kısmını doldurarak dava konu çeki kayınpederi olan diğer davalıya ciro ettiğini, müvekkili tarafından imzalı çek yaprağının davalı ...

tarafından çalındığını, davalının müvekkilinden hiç bir alacaklarının bulunmadığını belirterek menfi tespit isteminde bulunmuştur. Uyuşmazlık,kambiyo senedinden kaynaklandığından TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. Bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu bakımdan çekin şirketin rızası hilafına davalının eline geçtiği ve aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, ispat külfeti davacı borçluya düşer. Diğer taraftan hamilin çeki elinde bulundurma nedenini açıklama ve bu hususu ispatlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.

Bununla birlikte gerek doktrinde, gerek yargı uygulamasında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK md.190). Somut olayda davalı ... tarafından davacı şirkete ait bir kısım işlerin görülmesi hususunda taraflar arasında ilişki bulunduğu ihtilaf dışı olup, çekin davalı ... tarafından rıza hilafına alınarak doldurulduğu iddiasıyla suç duyurusu üzerine soruşturmanın devam ettiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte davalı ..., dava konusu çekin davacı şirketten olan ücret ve işçilik alacakları nedeniyle verildiğini ileri sürmüş, istinaf aşamasında ise davacı şirketten olan alacağının bir kısmının, ...isimli arkadaşının davacı şirkete verdiği borç nedeniyle oluşan alacağın kendisine temlik edilmesinden kaynaklandığını belirtmiştir.

Taraflar arasında ticari ilişki bulunmamaktadır. Davalı ... davacı şirkette 4.500-TL aylık ücretle çalıştığını iddia etmekte olup, dava konusu çekin tutarı, kendi beyanına göre maaşının 60 katına tekabül etmektedir. Davacı ile davalı ... arasındaki ilişkinin niteliği ve çek tutarı dikkate alındığında çekin elinde bulunma nedeni ile ilgili hayatın olağan akışına aykırı, makul olmayan ve çelişkili beyanlar karşısında davalı ...'ın, kayınpederi olan diğer davalıya ciro ettiği dava konusu çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ...

vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 18.443,70-TL istinaf karar harcından yatırılan 4.610,93‬-TL harcın mahsubu ile kalan 13.832,77‬-TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 124,50-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76295 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.