Taşıyıcının sorumluluk sigortacısına karşı halefiyete dayalı rücu davasında zamanaşımı ve lütuf ödemesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/213 E. 2024/1690 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalZamanaşımı
rücu (taşıma temelli)
Gerekçe özeti
Fiili taşıyıcının kastı veya ağır kusuru kanıtlanamayan tek taraflı trafik kazası sonucu oluşan hasarlarda TTK 855 uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresi uygulanır; bu süre Covid-19 döneminde yürürlükte olan durma süreleri ve arabuluculuk sürecinde işlemez. Mali mesuliyet sigortacısının kendi sigortalısına yaptığı ödeme, zarar görene veya onun haleflerine yapılmadıkça lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğindedir ve sigortacının üçüncü kişiye/halefe karşı sorumluluğunu sona erdirmez. Kanuni halefiyete dayalı rücu davasında faiz, sigortacının sigortalısına ödeme yaptığı tarihten itibaren işletilir.
Ele alınan sorunlar
TTK 855 uyarınca zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı → ret
İddia: Davalı, TTK 855 gereği 3 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için hasarın taşıyıcının kasıt veya pervasızca davranışı sonucu oluştuğunun ispatlanması gerektiğini, davacının bunu ispatlayamadığını, dolayısıyla bir yıllık sürenin uygulanması gerektiğini ve dava tarihi itibariyle bu sürenin dolduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava konusu hasar tek taraflı trafik kazası sonucu meydana gelmiş olup taşıyıcının kastı veya ağır kusuru kanıtlanamadığından dava bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Emtia 30.04.2019 tarihinde varış yerine ulaşmakla zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren işlemeye başlamış, bir yıllık süre sonu 30.04.2020 tarihidir. Ancak 7226 sayılı Kanun geçici 1. maddesi ve devamındaki Cumhurbaşkanı kararı uyarınca 13.03.2020-15.06.2020 arası süreler durmuştur. Durmaya başladığı 13.03.2020 tarihi itibariyle sürenin dolmasına 48 gün kalmıştır. 16.06.2020'de yeniden işlemeye başlayan süre içinde 03.07.2020'de arabulucuya başvurulmuş, bu tarihte sürenin dolmasına 30 gün kalmıştır. Arabuluculuk süreci 06.08.2020'de sona ermiş, 6325 sayılı Kanun'un 16/2 ve 18/A-15. maddeleri gereğince duran süre 07.08.2020'de yeniden işlemeye başlamış ve dava, sürenin dolmasından 10 gün önce 27.08.2020 tarihinde açılmıştır. Bu nedenle dava zamanaşımına uğramamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı sigortacının kendi sigortalısına yaptığı ödemenin sorumluluğu sona erdirip erdirmediği → ret
İddia: Davalı, kendi sigortalısı olan fiili taşıyıcıya 13.06.2019 tarihinde hasar bedelini ödediğini, bu ödeme ile sorumluluğunun sona erdiğini ve ikinci kez talepte bulunulamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın 1-b maddesi uyarınca sigorta şirketi, sigortalısının değil üçüncü şahısların zararlarını teminat altına alır. Somut olayda davalı, dava dışı emtia sahibinin ve ona ödeme yapan davacının sigortalısının zararını değil, kendi sigortalısı olan fiili taşıyıcıya ödeme yapmıştır. Sigortalı akdi taşıyıcının emtia sahibine hasar bedelini ödediğine dair delil bulunmayıp, zararın akdi taşıyıcı tarafından cari hesap borcundan mahsup edilmek suretiyle ödendiği kanıtlanmıştır. Bu durumda davalının kendi sigortalısına yaptığı ödeme, zarar görene yapılmadığından lütuf ödemesi (ex gratia ödeme) niteliğindedir ve bu ödeme ile davalının sorumluluğunun sona erdiğinin kabulü mümkün değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Sürücünün SRC4 belgesi bulunmamasının teminat kapsamına etkisi → ret
İddia: Davalı, kazaya karışan sigortalısının sürücüsünün SRC4 sürücü belgesi bulunmadığından hasardan sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sürücünün SRC4 belgesinin bulunup bulunmadığı konusunda delil bulunmamakla birlikte, davalı tarafça düzenlenen poliçede sigortalının sürücüsünün bu belgeye sahip olmaması halinde hasarın teminat dışında olduğuna dair herhangi bir özel şart bulunmamaktadır. Davalının kendi sigortalısına bu poliçeye istinaden hasar bedeli ödemesi yaptığı da dikkate alındığında istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Rücu davasında faiz başlangıç tarihinin tespiti → ret
İddia: Davalı, ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'nın 1472. maddesine göre kanuni halefiyet hakkına dayanılarak açılan rücu davasında faiz başlangıç tarihi, sigortacının sigortalısına ödeme yaptığı tarihtir. Bu doğrultuda mahkemece hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi yerindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, mali mesuliyet sigortacısının kendi sigortalısına yaptığı ödemenin üçüncü kişiye/halefe karşı sorumluluğu sona erdirmeyeceği ve bu ödemenin lütuf ödemesi (ex gratia) niteliğinde olduğu yönündeki tespit ile TTK 855 kapsamındaki zamanaşımı süresinin Covid-19 durma süreleri ve arabuluculuk süreciyle birlikte hesaplanma yöntemi, benzer taşıma/sigorta rücu davalarında bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- TTK 855 uyarınca, taşıyıcının kastı veya pervasızca davranışı kanıtlanamayan hasarlarda taşıyıcı sorumluluğuna dayalı davalar bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir; bu süre eşyanın gönderilene teslim edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar ve 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi kapsamındaki Covid-19 durma süresi ile 6325 sayılı Kanun'un 16/2 ve 18/A-15. maddeleri gereğince arabuluculuk sürecinde işlemez.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet↗ rücu↗ zamanaşımı↗ arabuluculuk↗ durma süresi↗ lütuf ödemesi (ex gratia)↗ sorumluluk sigortası↗ taşıyıcının sorumluluğu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/213
KARAR NO 2024/1690
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/10/2021
NUMARASI 2020/436 Esas - 2021/900 Karar
DAVA
Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... Sigorta vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; dava dışı ... firmasının rizikolarını teminat altına almak amacıyla müvekkilince taşıma işleri komisyonculuğu sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, sigortalının ... firmasına ait bira emtiasını İzmir-Antalya arası taşınmasını üstlendiğini,sigortalı tarafından taşıma işinin ... Nakliyat şirketine verildiğini, aracın 26.04.2019 tarihinde diğer davalı sürücü ...'nın direksiyon hakimiyetini kaybederek devrilmesi ile neticelenen trafik kazasında dava dışı mal sahibine ait emtiaların hasara uğradığını, davalı ...’nın kazanın oluşumunda trafik kazası tespit tutanağına göre ağır kusuru bulunduğunu, ekspertiz incelemesi neticesinde 30 palet 6.000 kg bira emtiasının tam ziyana uğradığının tespit edildiğini, ...
tarafından zarar bedeli olarak sigortalı ...'a 199,153,87-TL tutarlı fatura düzenlendiğini, ... tarafından hasarın alt taşıyıcı ... firmasına ihbar edildiğini, sigortalı tarafından ... firmasına düzenlenen 24.05.2019 tarihli zarar faturasının ödenmediğini, zarar tutarının sigortalı tarafından emtia sahibine borçlarından mahsup edilerek ödendiğini, sigortalıya 26.12.2019 tarihinde 185.767,01-TL ödeme yapıldığını, bu ödeme ile müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, davalı ... Sigorta'nın taşımacı ... şirketinin sorumluluk sigortacısı olmasına rağmen müvekkiline tazminat ödemeyi reddettiğini belirterek, 185,767,01-TL sigorta tazminatının ödeme tarihi olan 26.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta vekili; davanın TTK’nın 855. maddesinde belirlenen bir yıllık sürede açılmaması nedeniyle zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket tarafından hasar dosyası açılarak nakliyat sigorta poliçesine istinaden 13.06.2019 tarihinde sigortalı ... şirketine ödeme yapıldığını,kazaya karışan davalı sürücüsünün sürücü belgesi bulunmadığından müvekkilinin hasardan sorumluluğu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; dava konusunun, davalı ...’nın sürücüsü olduğu karayolu ile yurtiçi taşıması gerçekleştirilen ticari emtianın meydana gelen trafik kazasında hasarlanması nedeniyle, davacı şirket tarafından sigortalısına nakliyat sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında yapılan tazminat ödemesinin ilgili hasara sebebiyet verdiği iddia edilen davalı sürücü ... ve taşımayı yapan dava dışı ve ... şirketinin sorumluluk sigortacısı olan davalı ... Sigorta'dan tahsili talebinden ibaret olduğu, davacının sigortalı ... Lojistik firmasının taşıma işleri komisyonculuğu sorumluluk sigortacısı olduğu, davacı şirketin sigortalısı olan dava dışı ... firmasının, dava dışı ... Pazarlama'ya ait bira emtiasının İzmir-Bornova’dan Korkuteli-Antalya'ya taşınmasını üstlendiği, taşıma işinin alt taşıyıcı ...
firmasına verildiği, hasara neden olan kazanın tek taraflı trafik kazası olduğu, eksper tarafından 30 palet (26.000 kg) bira emtiasının tam zayi olduğunun tespit edildiği, söz konusu tespitleri müteakiben emtia sahibi ... firması tarafından davacı şirketin sigortalısı ... firmasına 30.04.2019 tarihli 199.153,87-TL tutarında bir zarar faturası düzenlendiği, TTK'nın 855 maddesine göre taşıyıcının sorumluluğu üç yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, dava süresinde açıldığından zamanaşımı itirazının reddine karar verildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 185.767,01-TL'nin ödeme tarihi olan 26.12.2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı... Sigorta vekili; TTK'nın 855. maddesi gereğince 3 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için hasarın taşıyıcının kasıt veya pervasızca davranışı sonucu oluştuğunun ispatlanması gerektiğini, ancak davacı tarafça bu konuda delil sunulmadığını,kaza 26.04.2019 tarihinde meydana gelmiş olup, 27.08.2020 dava tarihi itibariyle talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirket nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... şirketi tarafından tarafından dava konusu hasar nedeniyle müvekkiline başvuru yapıldığını, müvekkili tarafından hasar dosyası açılarak emtia malikine ödeme yapan sigortalı ... şirketine 13.06.2019 tarihinde 199.153,86-TL hasar bedelinin ödendiğini, yapılan bu ödeme ile müvekkilinin sorumluluğunun son bulduğunu, bu nedenle müvekkilinden ikinci kez talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, ayrıca kazaya karışan davalı sürücüsünün ...
belgesi bulunmadığından, müvekkilinin hasardan sorumluluğu olmadığını, ayrıca ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilmesi mümkün olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacının sigortalısı ... şirketi tarafından akdi taşıyıcı olarak üstlenilen taşıma sırasında meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda emtianın hasara uğraması nedeniyle, davacı tarafça sorumluluk sigortası kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin, fiili taşıyıcı sürücüsü ile fiili taşıyıcının sorumluluk sigortacısı olan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.
Somut olayda; davacı ... şirketince taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalanan ... Lojistik firmasının dava dışı emtia sahibi ... Pazarlama firmasına ait bira emtiasının İzmir-Antalya arası taşımasını üstlendiği, ... firmasınca taşıma işinin fiili taşıyıcı olarak davalı ... şirketince nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan ... Nakliyat şirketine verildiği, taşıyıcıya ait emtianın yüklü olduğu aracın 26.04.2019 tarihinde diğer davalı araç sürücüsü ...'nın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrilmesi ile neticelenen tek taraflı trafik kazasında dava dışı ... Pazarlama firmasına ait emtianın hasara uğradığı, davacının sigortalısı tarafından hasar bedelinin cari borcundan mahsup edilmek suretiyle ...
firmasına ödendiği, sigortalı ...'ın başvurusu üzerine davacı ... şirketince yaptırılan ekspertiz sonucu belirlenen 185.767,01-TL hasar bedelinin 26.12.2019 tarihinde sigortalıya ödendiği, bu arada fiili taşıyıcı ... firması tarafından hasar bedelinin ödenmesi için kendi sigortacısı olan davalı ... şirketine başvuru yapıldığı, davalı sigortacı Allianz tarafından sigortalısına 13.06.2019 tarihinde 199.153,86-TL olarak ödendiği, davacı tarafça sigortalısı ... firmasına ödenen hasar bedelinin tahsili için işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ... tarafından yasal süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. TTK'nın 855. maddesinin birinci fıkrasında; bu kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem haklarının on yılda, diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrayacağı;
ikinci fıkrasında, bu sürenin, eşya taşımasında eşyanın gönderilene teslimi, yolcu taşımasında yolcunun varma yerine ulaşması, eşyanın tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış olması halinde ise eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Maddenin beşinci fıkrasında ise eşyanın zayi olmasının, geç teslim edilmesinin veya hasara uğramasının taşıyıcının kasıtlı ya da pervasızca bir davranışından kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumluluğun üç yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Eldeki dava konusu hasar tek taraflı trafik kazası sonucu meydana gelmiş olup, taşıyıcının kastı veya ağır kusuru kanıtlanamadığından, işbu dava bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Kaza sonucu hasara uğrayan emtianın 30.04.2019 tarihinde varış yerine ulaştığı tespit edilmekle, zamanaşımı süresi bu tarihten itibaren işlemeye başlamış olup, bir yıllık süre sonu 30.04.2020 tarihidir. Ancak 26.03.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7226 sayılı kanunun geçici 1. maddesi ile; Covid-19 salgın hastalığı sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm sürelerin 13/03/2020 tarihinden itibaren 30/04/2020 tarihine kadar duracağı, bu sürelerin, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacağı, durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan sürelerin, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılacağı hüküm altına alınmış olup, salgının devam etmesi üzerine de 30.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 29.04.2020 tarihli ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı kararı uyarınca söz konusu durma süresi, 01.05.2020 tarihinden 15.06.2020 tarihine kadar uzatılmıştır.
Bu durumda zamanaşımı süresinin durmaya başladığı 13.03.2020 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmasına 48 gün kalmıştır.
16. 06.2020 tarihinde yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresi içerisinde bu kez davacı tarafça 03.07.2020 tarihinde arabulucuya başvurulmuş olup, bu tarih itibariyle zamanaşımı süresinin dolmasına 30 gün kalmıştır. Arabuluculuk süreci 06.08.2020 tarihinde son bulmuş olup, bu süreçte 6235 sayılı kanunun 16/2 ve 18/A-15 maddeleri gereğince duran zamanaşımı süresi 07.08.2020 tarihinde yeniden işlemeye başlamış olup, dava ise zamanaşımı süresinin dolmasından 10 gün önce 27.08.2020 tarihinde açılmıştır. Bu nedenle dava zamanaşımına uğramamış olup, davalı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Dava konusu hasar, davalının nakliyat sigorta poliçesi ile sigortaladığı fiili taşıyıcı ...
şirketinin sürücüsünün neden olduğu tek taraflı trafik kazası sonucu meydana gelmiş olup, sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına dair herhangi bir delil de sunulmamış olmakla, oluşan hasardan davalının sigortalısı olan fiili taşıyıcı sorumludur. Akdi taşıyıcı ... şirketi tarafından hasar bedeli, cari hesap borcundan mahsup edilmek suretiyle emtia sahibi ... Pazarlama şirketine ödenmiş olup, bu hasar bedeli davacı ... tarafından sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalısı ... firmasına ödenmiş olmakla, sigortalısına halef olan davacı ..., halefiyete dayalı olarak zarara neden olan fiili taşıyıcıya ve dolayısıyla onun sorumluluk sigortacısı olan davalı ... şirketine rücu hakkı kazanmıştır.
Davalı vekilince; müvekkilince kendi sigortalısı olan ... şirketine yapılan hasar bedeli ödemesi nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığı ileri sürülmüştür. Davalı tarafından kendi sigortalısına hasar bedelinin ödendiği sabittir. Üçüncü Şahıslara Karşı Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1-b maddesi; “Üçüncü şahıslara ait mallarda ziya ve hasar husule gelmesi sebebiyle, poliçede gösterilen sıfat, faaliyet ve hukuki münasebetlerden dolayı, kendisine karşı, üçüncü şahıslar tarafından ileri sürülecek zarar ve ziyan taleplerinin neticelerine karşı, Türkiye Cumhuriyetinin hukuki mes'uliyete müteallik mevzuatı hükümleri dairesinde ve işbu poliçede tesbit olunan meblağlara kadar temin eder." hükmünü haizdir.
Bu maddeden de anlaşılacağı üzere, sigortalı zarar görenin zararını teminat altına almak amacıyla, mali sorumluluk sigortası sözleşmesi düzenlenmekte olup, sigorta şirketi ise, sigortalısının oluşan zararını değil, üçüncü şahısların oluşan zararlarını teminat altına alır. Bu durumda ise davalı ... şirketinin üçüncü şahısların zararlarını karşılaması gereklidir. Somut olayda ise davalı ..., dava dışı ... Pazarlama'nın ve ona ödeme yapan davacının sigortalısı ...'ın zarar bedelini kendi sigortalısı olan fiili taşıyıcıya ödemiştir. Sigortalı ... şirketinin dava dışı ... Pazarlama'ya hasar bedelini ödediğine dair herhnagi bir delil bulunmamakta olup, aksine zararın akdi taşıyıcı ... tarafından ...'in cari hesap borcundan mahsup edilmek suretiyle ödendiği kanıtlanmıştır.
Bu durumda davalı ... şirketinin zarar görene değil de, kendi sigortalısına yaptığı ödeme lütuf ödemesi (ex gratia ödeme) olup, davalının bu ödeme ile sorumluluğunun sona erdiğinin kabulü mümkün değildir. Davalı vekili tarafından; kazaya karışan davalı sigortalısının sürücüsünün SRC4 sürücü belgesi bulunmadığından müvekkilinin hasardan sorumlu tutulamayacağı ileri sürülmüştür. Sürücünün SRC4 belgesinin bulunup bulunmadığı konusunda bir delil bulunmamakla birlikte, davalı tarafça düzenlenen poliçede sigortalının sürücüsünün bu belgeye sahip olmaması halinde hasarın teminat dışında olduğuna dair herhangi bir özel şart bulunmamaktadır. Davalının kendi sigortalısına bu poliçeye istinaden hasar bedeli ödemesi yaptığı da dikkate alındığında, davalı vekilinin bu konuda ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Diğer yandan 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesine göre, kanuni halefiyet hakkına dayanılarak açılan rücu davasında faiz başlangıç tarihi, sigortacının sigortalısına ödeme yaptığı tarih olup, bu doğrultuda mahkemece hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 12.689,74-TL istinaf karar harcından yatırılan 3.172,40-TL harcın mahsubu ile kalan 9.517,34-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 88-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/11/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/76292 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi