6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CIF satışta sigortacının halefiyet hakkı için mal bedelinin tahsil edilmemiş olması şartı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1840 E. 2024/1994 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Deniz ticareti

Gerekçe özeti

CIF satışlarda sigortacının TTK 1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef olabilmesi, sigortalının (satıcının) mal bedelini alıcıdan tahsil edememiş olmasına bağlıdır; çünkü CIF satışta hasar riski gemiye yüklemeyle alıcıya geçtiğinden sigortalanabilir menfaat de mal bedelinin tahsil edilememiş olması durumunda sigortalıda (satıcıda) bulunur. Ticari defter ve cari hesap kayıtlarından mal bedelinin fiilen tahsil edildiği anlaşılıyorsa, satıcının sigortalanabilir menfaati kalmadığından sigortacının halefiyet hakkı doğmaz ve sigortacının rücu davasında aktif husumet ehliyeti bulunmaz.

Ele alınan sorunlar

Sigortacının TTK 1472 uyarınca halefiyet hakkının doğup doğmadığı (aktif husumet) → ret

İddia: Davacı vekili, taşıyanın emtianın zıyasından sorumlu olduğunu, sigortalıya ödenen tazminat nedeniyle rücu hakkının doğduğunu, bilirkişinin hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğunu tespit ettiğini, CIF satışta malın gemiye yüklenmesinden sonra risklerin alıcıya geçtiğini ve satıcının sigortalamakla yükümlü olduğunu belirterek kararın kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir.

Gerekçe: TTK 1472 uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halef olabilmesi için hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir; sigortacı ancak sigortalısının üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olur. CIF satış türünde taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak teslim yapılır; taşıma sözleşmesi satıcı tarafından yapılıp, alıcının taşıma sırasındaki hasar riskini karşılayacak sigorta poliçesi de alıcı nam ve hesabına satıcı tarafından yaptırılır. CIF kaydı satışta hasar, emtianın yükleme limanında gemiye yüklenmesiyle alıcıya geçtiğinden, rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekir ve bu koşullarda halefiyet hakkı doğar. CIF satışa konu emtiada poliçede sigortalının satıcı olması durumunda sigortalıya sigorta bedelinin ödenmesi, sigortalının mal bedelini tahsil edememiş olması halinde mümkündür. Somut olayda poliçede sigortalı satıcı olup, fatura ve gümrük beyannamesinden satışın CIF olduğu anlaşılmaktadır; sigortalı şirket mal bedelini alıcıdan tahsil etmediğini beyan etmişse de ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, dava dışı sigortalı tarafından alıcı Çin firmasına geri ödeme yapılmadığı, 2016-2017 yılı cari hesap kapanış ve açılış miktarlarının birbirine çok yakın olduğu, iade faturası düzenlenmediği, evraklarda satımın peşin olarak da gösterildiği tespit edilmiştir. Bu durumda sigortalı satıcının mal bedelini tahsil ettiğinin kabulü gerekir; satıcının taşıma konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunmadığından davacının TTK 1472 uyarınca sigortalının haklarına halef olduğundan söz edilemez ve davacının aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

CIF satışlarda sigortacının TTK 1472 uyarınca halefiyet hakkının doğması için mal bedelinin sigortalı (satıcı) tarafından tahsil edilememiş olması gerektiğine; bu hususun ticari defter/cari hesap incelemesiyle tespit edilebileceğine ilişkin bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
aktif husumet ehliyeti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet aktif husumet ehliyeti CIF satış sigortalanabilir menfaat rücuen tahsil itirazın iptali cari hesap

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1840

KARAR NO 2024/1994

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/07/2022

NUMARASI 2018/305 Esas - 2022/480 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2024

Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı ...Ltd. Şti tarafından .../Çin'de bulunan ...isimli firmaya 18/10/2016 tarihli fatura ile iç fındık emtiası satıldığını, fındık püresinin 30 kg'lık mavi variller içerisine konularak varillerin ahşap palet üzerine 4x3 sıra ve 2 kat halinde yerleştirilerek plastik şeritlerle sabitlendiğini, streç film ile sarılarak ambalajlandığını, naturel iç fındık emtiasının ise karton koliler içerisine vakumlu ambalajlarla yerleştirildiğini, 03/01/2017 tarihinde sigortalı tarafından emtianın deniz yolu nakliyesi için davalı ile anlaşıldığını, emtianın Körfez Kocaeli'de yerleşik... Limanına getirilerek ...Müşavirliği nezaretinde gümrük acente elemanları tarafından 96 varil fındık emtiasının ...

nolu konteynere iç dolumunun yapıldığını, o sırada limanda lashingişi yaptığını gördükleri bir liman işçisini çağıran Gümrük Müşaviri personelinin kimliği meçhul şahsı çağırarak lashing işlemini yaptırdıklarını ve emtianın .. isimli gemiye yüklendiğini, söz konusu emtianın limana varışını müteakip gümrük işlemleri için yapılan kontrollerde 21 varil 630- kg fındık püresi ve 18 koli 450 kg naturel iç fındık emtiasının konteyner içinde devrilerek hasarlandığının tespit edildiğini; işbu zararın müvekkili tarafından sigortalıya tazminat ödenerek giderildiğini, müvekkilinin sigortalının halefi olarak söz konusu bedelin rücuen tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanılmış ise de davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline,alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; rücu alacağına konu yüklemede müvekkilin taşıyan sıfatı ve taşımaya konu belgelerde imzasının bulunmadığını, konişmentolarla hiç bir aşamada taşıma taahhüdüne girmediğini, konişmentonun... A.Ş. tarafından imzalandığını, ... isimli armatör tarafından düzenlendiğini, dosyada ...A.Ş'nin adının hiçbir yerde geçmediğini dolayısıyla müvekkiline pasif husumetin yöneltilemeyeceğini, ayrıca davacının sigortalısının kendi sigorta şirketinden ödeme alıp almadığı ve hangi haklarda ne şekilde halef olduğu da bilinmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davaya konu emtianın ... satış, yani taşıma sözleşmesinin satıcı-gönderici tarafından yapılıp, mallar gemi küpeştesini geçtikten sonra masraf ve riskin alıcıya geçtiği satım şekli olduğu,taşıma sözleşmesinin satıcı-göndericisi tarafından yapılıp alıcının taşıma sırasındaki hasar riskini karşılayacak sigorta poliçesinin de alıcı nam ve hesabına satıcı tarafından yaptırılması gerektiğini, ... satışa konu poliçede sigortalının, satıcı-gönderici olması durumunda satış yapan sigortalıya sigorta bedelinin ödenmesinin, sigortalının mal bedelini tahsil edememiş olmasına bağlı olduğu, alınan bilirkişi raporlarında zararı sigorta tazminatı olarak ödeyen davacının TTKnın1472 maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu, mal bedelini tahsil ettiğine dair belge bulunmadığı belirtilmiş ise de bilirkişilerin mali yönden yaptıkları incelemede;

şirketlerin "cari hesap" şeklinde çalıştığı, dava dışı alıcının sigortalıdan sürekli mal alımı yaptığını ve devamlı ödemede bulunduğunu, sigortalının 31/10/2016 tarihinde ... nolu faturayı yev defterine kaydettiği, ayrıca dava dışı alıcıya 2016 yılında 20 adet fatura kestiği; bu faturaların 1.680.840,20-USD tutarında olduğunu, bu faturalar karşılığı yapılan 48 adet ödemenin 1.156.595,85-USD olduğunu, sigortalının alıcıdan 524.553,90-USD alacaklı olarak 2016 yılı cari hesabı kapattığı, kesilen fatura ile yapılan tahsilat arasındaki farkın (524.244,35-USD) hemen hemen 2017 yılına devredilen cari hesap alacağına (524.553,90-USD) eşit olduğunu, buna göre alıcının sigortalıdan 2016 yılında bir kesinti yapmadığını, ...

faturası ile satın aldığı mallara ilişkin olarak 2016 yılında kısmen veya tamamen bir iade faturası, iade navlun faturası vb. kesmediğinin belirtildiğinin görüldüğünü, yine davaya konu satış faturasında ödemenin %50'sinin peşin kalan %50'sinin de ürün tesliminden 6 gün sonra yapılacağının belirtildiğini, gümrük beyannamesinde de "peşin" satış olarak belirtildiği, emtia bedelinin tahsil edildiği ve tazminat hakkının alıcı firmaya geçtiğinden somut olayda halefiyetin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; nakliyecinin taşıma sırasında malın kayba veya hasara uğramasından yada gönderilene geç teslim edilmesinden doğan zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, bu kapsamda davalı taşıyanın emtianın zıyasından sorumlu olduğunu, Sigorta Hukukundaki rücu hakkının sigortalının zararının tazmin edilmesinden sonra rücu imkanının doğması halinde taşımada kusurlu olan karşı taraftan sigortalıya ödediği tazminatı talep edebilmesine ilişkin olduğunu, bilirkişinin de söz konusu hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğunu tespit ettiğini, ... satışta malların gemiye yüklendikten sonra navlun ve sigorta primi dışındaki masraflar ve riskin alıcıya geçtiğini, satıcının malları deniz yolculuğuna ilişkin risklere karşı sigortalamakla yükümlü olduğunu buna ek olarak malın varış limanına ulaşmasına kadar ki taşıma, navlun, paketleme, gümrük masrafları, liman masrafları vb.

masrafları üstlendiğini malların ihraç işlemlerinin de satıcı tarafından gerçekleştirildiğini belirterek kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, sigortalıya ait emtianın, deniz taşıması sırasında hasarlanması nedeni ile davacının sigortalıya ödediği hasar bedelinin TTK'nın 1472. maddesine dayalı olarak rücuen tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasına ilişkindir.TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.... satış türü, taşıma ve sigorta bedeli ödenmiş olarak yapılan satış ve teslim şeklini ifade etmektedir.

Buna göre, taşıma sözleşmesi satıcı tarafından yapılıp, alıcının taşıma sırasındaki hasar riskini karşılayacak sigorta poliçesinin de alıcı nam ve hesabına satıcı tarafından yaptırılması gerekmektedir. ... kaydı satışta hasarın emtianın yükleme limanında gemiye yüklenmesi ile birlikte alıcıya geçmesi nedeniyle rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında sigortacının halefiyet hakkı doğacaktır. ... satışa konu emtiaya ilişkin poliçede sigortalı, satıcı olması durumunda sigortalıya sigorta bedelinin ödenmesi, ancak sigortalının mal bedelini tahsil edememiş olması halinde mümkün olacaktır.Somut olayda davaya konu poliçede sigortalı satıcı olup, fatura ve gümrük beyannamesindan taşımaya davaya konu emtianın satış şeklinin ...

satış olduğu , sigortalı ...Ltd. Şti.'den ödeme durumu sorulmuş, sigortalı taşımaya konu edilen satılan malların bedelini alıcıdan tahsil etmediklerini beyan etmişse de anılan şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan heyet bilirkişi raporlarında, dava dışı sigortalı tarafından dava dışı alıcı Çin firmasına bir geri ödeme yapılmadığı, 2016 ve 2017 yılı cari hesaplarının kapanış ve açılış miktarlarının birbirlerine çok yakın olduğu, her hangi bir iade faturasının düzenlenmediği dolayısıyla evraklarda satımın peşin olarak da yapıldığı gözetildiğinde dava dışı sigortalı satıcının mal bedelini aldığının kabulü gerekir. Bu durumda sigortalı satıcının satıcının taşıma konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunmadığı anlaşılmakla, davacının TTK m.1472 uyarınca sigortalının haklarına halef olduğundan söz edilemeyeceği ve davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.Açıklanan nedenlerle ;davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair kararda isabetsizlik görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 346,9‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 15,90-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75877 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.