6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1648 E. 2022/2679 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk ek 1. madde fiil ehliyeti hmk 297 icra hukuk mahkemesi hile davanın açılmamış sayılması dava şartı yokluğu açılmamış sayılma bono taraf ehliyeti usulden reddi ihtar menfi tespit görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 20HMK 297

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacının yaşı itibariyle fiil ehliyetinin bulunmadığına dair iddiasına yönelik olarak, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapor uyarınca davacının hukuki işlem tarihi olan 01/12/2010 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun belirtildiği, davacının iddiasının kanıtlanamadığı, bu nedenle soyut nitelikte bulunan bonoya ilişkin menfi tespit iddiasının ispatlanamadığı, somut uyuşmazlıkta, davacının icra takip dosyasında faiz oranlarının düşürülmesine yönelik talebinin mahkemenin görevi dahilinde bulunmadığı, uyuşmazlığa bakmakla İcra Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davacının menfi tespit talebine ilişkin davanın reddine, davacının Kahta İcra Müdürlüğü'nün 2013/1119 Esas sayılı takip dosyasının faiz oranlarının düşürülmesine yönelik talebi hakkında dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, faiz oranlarının düşürülmesine yönelik talebi açısından kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğunda dava dosyasının görevli olan Kahta İcra Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, talep edilmediği takdirde HMK madde 20 gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, hile hukuksal nedenine dayalı menfi tesbit istemine ilişkindir.

Davacı, dava konusu bononun kendisine hile ile imzalatıldığını iddia ederek eldeki davayı açmış, mahkemece davacının işlem tarihinde hukuki ehliyeti haiz olduğu gerekçesiyle hile iddiası konusunda davacı tanığı dinlenmeden ve bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmadan karar verilmiştir.

Hile iddiasının tanıkla isbatının mümkün olmasına göre bu konuda davacının eşi olan tanığın dinlenmesi ve dava konusu bononun hile ile düzenlenip düzenlenmediği konusunda karar verilmesi gerekirken HMK 297 maddesine aykırı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit | Menfi tespit | İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3530 E. 2024/988 K.

    Ortak: · dava şartı · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/1648 E.  ,  2022/2679 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Kahta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.02.2016 tarih ve 2013/391 E. - 2016/115 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının Kahta İcra Müdürlüğü'nün 2013/119 Esas sayılı takip dosyası üzerinden müvekkil aleyhine haksız bir icra takibi başlattığını, ödeme emrinin kendisine tebliğiyle birlikte ilk defa böyle bir borçtan haberdar olduğunu, davalı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki söz konusu olmadığını, müvekkilinin öz yeğenleri olan...’ın 2011 yılının yaz aylarında kendisine doğrudan gelir desteklemesi başvurularının başladığını, dosyanın hazırlanması için kendisine yardımcı olacaklarını söylediklerini, müvekkilinin yaşlı oluşu, kendisine yardımcı olacak insanların da öz yeğenleri olması ve Kahta'ya gidecek durumda bulunmayışı gibi nedenlerle kabul ettiğini, takibe dayanak bonoyu imzalattıklarını, senedin davalıya geçtiğini, vadesi dolunca icra takibine konulduğunu, müvekkilinin yaklaşık 83 yaşında olduğunu, yaşlılığın da beraberinde getirmiş olduğu bazı rahatsızlıklardan ötürü neredeyse duyma ve görme özürlü bir hale geldiğini, yürümekte güçlük çektiğini, akli melekelerinin yerinde olmadığını, okuma yazması olmadığını ileri sürerek haksız ve yersiz bir şekilde açılan takibin iptali ile alacaklı tarafın haksız icra tazminatına mahkum edilmesine, olmadığı takdirde davalı tarafın talep ettiği faiz oranının iptal edilerek mevzuatın öngördüğü faiz oranlarının uygulanmasına, ayrıca yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili, takibin dayanağı kambiyo senedi olduğundan, ticari bir ilişkiye gerek olmadığını, müvekkilinin, davacının okuma yazmasının olup olmadığı veya borçlanma ehliyetinin olup olmadığını bilme zorunluluğu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacının yaşı itibariyle fiil ehliyetinin bulunmadığına dair iddiasına yönelik olarak, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapor uyarınca davacının hukuki işlem tarihi olan 01/12/2010 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun belirtildiği, davacının iddiasının kanıtlanamadığı, bu nedenle soyut nitelikte bulunan bonoya ilişkin menfi tespit iddiasının ispatlanamadığı, somut uyuşmazlıkta, davacının icra takip dosyasında faiz oranlarının düşürülmesine yönelik talebinin mahkemenin görevi dahilinde bulunmadığı, uyuşmazlığa bakmakla İcra Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davacının menfi tespit talebine ilişkin davanın reddine, davacının Kahta İcra Müdürlüğü'nün 2013/1119 Esas sayılı takip dosyasının faiz oranlarının düşürülmesine yönelik talebi hakkında dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, faiz oranlarının düşürülmesine yönelik talebi açısından kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğunda dava dosyasının görevli olan Kahta İcra Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, talep edilmediği takdirde HMK madde 20 gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, hile hukuksal nedenine dayalı menfi tesbit istemine ilişkindir.

Davacı, dava konusu bononun kendisine hile ile imzalatıldığını iddia ederek eldeki davayı açmış, mahkemece davacının işlem tarihinde hukuki ehliyeti haiz olduğu gerekçesiyle hile iddiası konusunda davacı tanığı dinlenmeden ve bu konuda hiçbir değerlendirme yapılmadan karar verilmiştir.

Hile iddiasının tanıkla isbatının mümkün olmasına göre bu konuda davacının eşi olan tanığın dinlenmesi ve dava konusu bononun hile ile düzenlenip düzenlenmediği konusunda karar verilmesi gerekirken HMK 297 maddesine aykırı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 31/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/758706200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.