Genel kurul tutanağında oy ayrıştırmasındaki tereddüt kararın iptalini gerektirir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/912 E. 2025/18 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Anonim şirket genel kurul toplantı tutanağında, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların tereddüde yer vermeyecek şekilde ayrıştırılıp gösterilmesi zorunludur; bir pay sahibinin oyunun hangi yönde kullanıldığının tutanaktan anlaşılamaması halinde bu tereddüt yargılama sırasındaki taraf beyanlarıyla giderilemez ve söz konusu belirsizlik ilgili gündem maddesiyle alınan kararın iptalini gerektirir. Ayrıca, sonradan yapılan bir genel kurulda aynı konuda yeniden karar alınmış olması, önceki genel kurul kararının iptali talebini geçmişe etkili olarak ortadan kaldırmadığından davayı konusuz bırakmaz.
Ele alınan sorunlar
Toplantı tutanağında oy ayrıştırmasının tereddüde yer vermeyecek şekilde yapılmamış olması → kabul
İddia: Davalı vekili, toplantıda hazır bulunan bir paydaşın hem kendi adına hem de başka bir paydaş adına vekaleten oy kullandığını, tutanağa maddi hata nedeniyle mükerrer isim yazıldığını, sonuca etkili bir hata bulunmadığını ve toplam kullanılan oy sayısına göre fazladan oy olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 422. maddesi ve Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 26. maddesi uyarınca toplantı tutanağında her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oy sayılarının hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Somut olayda, vekili vasıtasıyla temsil edilen bir pay sahibinin tutanakta oylama kısmında ismi geçmediğinden oyunun olumlu mu olumsuz mu olduğu anlaşılamamakta; ayrıca hem olumlu hem olumsuz oy verenler arasında ismi geçen başka bir pay sahibinin de hangi yönde oy kullandığı belirlenememektedir. Toplantıda kullanılan olumlu ve olumsuz oylar tereddüte mahal vermeyecek şekilde ayrıştırılmadığından ve tutanağa şüpheden uzak biçimde yansıtılmadığından, toplantı tutanaklarının paydaşların iradelerini ve kararların geçerlilik şartlarını gösteren en önemli delil niteliğinde olması karşısında bu tereddüt, yargılama sırasında toplantıya katılan paydaş ya da vekilin yaptığı açıklamayla giderilemez. Diğer taraftan, genel kurulda kanunda öngörülen toplantı ve karar yeter sayılarına aykırı olarak karar alınması, alınan kararın yokluğu sonucunu doğurduğundan, bu durumda karara muhalif kalma şartı aranmaz.
Gerekçe kaynağı: özgün
Sonradan yapılan genel kurulda yönetim kurulunun yeniden seçilmiş olmasının davayı konusuz bırakmaması → ret
İddia: Davalı vekili, 01/07/2020-30/06/2021 dönemine ilişkin sonraki toplantıda yönetim kurulu yeniden seçildiğinden davanın konusuz kaldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yönetim kurulu seçimine ilişkin sonradan alınan genel kurul kararı geçmişe etkili olmadığından ve dava konusu edilen önceki genel kurul kararını kendiliğinden ortadan kaldırmadığından, davanın konusuz kaldığı yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Genel kurul toplantı tutanağında oyların olumlu/olumsuz olarak tereddütsüz ayrıştırılmamasının, kararın iptalini gerektirdiğine ve bu tereddütün sonradan yapılan beyanlarla giderilemeyeceğine ilişkin tespit bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Genel kurulda alınan karara muhalefet şerhi düşülmesi, kararın yokluğu iddia edildiğinde dava açma şartı olarak aranmaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ genel kurul kararının yokluğu↗ toplantı tutanağı↗ oy ayrıştırması↗ karar yeter sayısı↗ muhalefet şerhi↗ konusuz kalma↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/912
KARAR NO 2025/18
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/03/2022
NUMARASI 2020/742 Esas - 2022/266 Karar
DAVA
Genel Kurul Kararının İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/01/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin davalı şirketin hissedarı olduklarını, davalı şirketin 02.10.2020 tarihinde yapılan 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısının 8. maddesi ile (B) grubu hissedarların aday gösterdiği yönetim kurulu üyelerinin seçimine dair yapılan oylama ve seçim kararında hata olduğunu ve bu durumun toplantı tutanağına da hatalı şekilde yansıtıldığını, ... isimli pay sahibinin hem olumlu hem de olumsuz oy kullandığını, bu şekilde oy kullanımının tutanakta tereddüt yarattığını ve ...’e ait payların karar nisabını etkileyecek nicelikte olduğunu belirterek davalı şirketin 02/10/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 8.maddesiyle alınan B grubu hissedarların aday gösterdiği yönetim kurulu üyelerinin seçimine dair kısmın yokluk ile batıl olduğunun tespitine, bunun mümkün olmaması halinde bu kararın tamamının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacının iptali istenen karara yönelik muhalefet şerhi bulunmadığını, bu nedenle iptal davası açma hakkının bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi ... adına vekaleten kullanılmış hem olumlu hem de olumsuz oy söz konusu olmadığını, oy kullanımı pay sahiplerinden ... adına vekaleten ..., ... adına vekaleten ... tarafından doğru bir şekilde yapıldığını, tutanağa geçirilirken isimlerde maddi yazım hatası yapıldığını, tutanağa ... isminin sehven ve mükerrer olarak yazıldığını, kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı durum olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacıların, hissedarı olduğu davalı şirketin 02/10/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısına iştirak ettiği, iptali istenilen dava konusu gündem maddesinin anılan kısmına olumsuz oy kullandığı, davacının gündem maddelerine bağlı alınan kararların iptaline ilişkin dava açma koşullarının bulunduğu, Yönetim Kurulu üyelerinin seçimine ilişkin gündemin 8.maddesiyle alınan (B) grubuna ait 2 YK üyesinin seçimine ilişkin YK üyesi ...'i temsilen kullanılan oyların olumlu ve olumsuz oylarda değerlendirildiği, kararın bu kısmına yönelik yapılan oylamanın hiçbir tereddüt oluşturmayacak şekilde tutanağa geçirilmediği, diğer yandan, ...'i temsilen kullanılan oyların karar nisabını etkilediği, dolayısıyla dava konusu yapılan yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin gündemin 8.maddesiyle alınan "B grubu hissedarların gösterildiği adayların seçimine" dair kısmının yasa ve ana sözleşmeye aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin 02/10/2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında 8.gündem maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin alınan kararın, (B) grubu hissedarların gösterildiği adayların seçimine dair kısmının iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; toplantı tutanağında muhalefet şerhi bulunmadığını, mahkemece dava şartı olan bu hususun değerlendirilmediğini, toplantı sırasında ... adına hem olumlu hem olumsuz oy kullanılmasının söz konusu olmadığını, toplantıda hazır bulunan paydaşlardan ...'in hem kendi adına asaleten hem de ... adına vekalet oy kullandığının davacının da kabulünde olduğunu, bu hususun toplantı tutanaklarından da anlaşıldığında, toplam kullanılan oy sayısına göre fazladan kullanılan bir oy bulunmadığını, ...in ... adına oy kullandığını, ancak tutanağa maddi hata neticesinde ... oy kullanmış gibi yazıldığını, sonuca etkili maddi hata bulunmadığını, ...'in toplantıda ... tarafından temsil edildiğini, toplantıda tüm pay sahipleri adına oy kullanımının gerçekleştiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda alternatifli olarak görüş bildirildiği halde mahkemece tercih edilmeyen görüşün gerekçelerinin gösterilmediğini, kaldı ki 01/07/2020-30/06/2021 dönemi ile ilgili toplantıda yönetim kurulu seçildiğinden davanın konusuz kaldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı anonim şirketin 02/10/2020 tarihli genel kurulunda 8. maddesinde alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespiti, olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 445 ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir.
Aynı yasanın 447. maddesine göre ise; genel kurulun, pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır. Diğer taraftan genel kurulda yasada öngörülen toplantı ve karar yeter sayılarına aykırı olarak karar alınması alınan kararın geçersizliği sonucunu doğurur. TTK'nın 422. maddesi gereğince toplantı tutanağının, pay sahiplerini veya temsilcilerini, bunların sahip oldukları payları, gruplarını, sayılarını, itibarî değerlerini, genel kurulda sorulan soruları, verilen cevapları, alınan kararları, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarını içereceği düzenlenmiştir.
Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esaslarına ilişkin Yönetmeliğin 26. maddesinde toplantı tutanağında genel kurulda alınan her karar için kullanılmış olumlu ve olumsuz oy sayılarının belirtilmesinin zorunlu olduğu, toplantıda alınan kararların, hiçbir tereddütte yer vermeyecek şekilde, olumlu ve olumsuz oyların toplamları da gösterilmek suretiyle tutanakta belirtileceği düzenlenmiştir. Somut olayda; hazirun cetveline göre paydaşlardan ...A.Ş. ve ... toplantıya asaleten katılmış olup, paydaşlardan ...'in vekili ..., ...'in vekili ..., ..., ..., ... ve ...'nun ise vekili ... tarafından temsil edildikleri anlaşılmaktadır. Somut olayda yönetim Kurulu üyelerinin seçimine ilişkin gündemin 8.maddesinde B grubuna ait 2 yönetim kurulu üyesi 39 adet olumsuz oya karşılık 61 olumlu oyla seçilmiştir.
Genel kurul toplantı tutanağında olumsuz oy veren 39 adet pay sahibi olarak ..., ... ve iştirak halinde olacak şekilde ..., ..., ... ve ... gösterilmiştir. 61 adet olumlu oy kullanan pay sahipleri olarak ise ... ve ...A.Ş. gösterilmiştir. Bununla birlikte toplantıda vekili vasıtasıyla temsil edilen ...'in tutanakta oylama kısmında ismi geçmediğinden kullandığı oyun olumlu ya da olumsuz olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Aynı şekilde hem olumlu hem de olumsuz oy verenler arasında ismi geçen ...'in toplantıda kullandığı olumlu mu ya da olumsuz mu olduğu anlaşılamamaktadır. Bu durumda toplantıda kullanılan olumlu ve olumsuz oyların tereddüte mahal vermeyecek bir şekilde ayrıştırılmadığı, toplantı tutanağına şüpheden uzak bir şekilde yansıtılmadığı görülmektedir.Toplantı tutanakları;
toplantıya katılan paydaşların iradelerinin toplantı anında ne yönde kullanıldığı, alınan kararların geçerlilik şartlarını taşıyıp taşımadığı hususunda en önemli delil niteliğinde olması karşısında somut olaydaki tereddütün, toplantıya katılan paydaşın ya da vekilin yargılama sırasında yaptığı açıklama ile giderilmesi mümkün görülmemiştir. Diğer taraftan genel kurulda yasada öngörülen toplantı ve karar yeter sayılarına aykırı olarak karar alınması alınan kararın yokluğu sonucunu doğurduğundan toplantıda alınan karara muhalif kalma şartına somut olayda gerek bulunmamaktadır. Her ne kadar sonradan yapılan genel kurul toplantısında yeniden yönetim kurulu seçilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı ileri sürülmüş ise de yönetim kurulu seçimine ilişkin sonradan alınan genel kurul kararının geçmişe etkili olmadığı, sonradan alınan genel kurul kararının dava konusu edilen genel kurul kararını kendiliğinden ortadan kaldırmadığı dikkate alındığında davalının aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacılar tarafından yapılan 28,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.
08/01/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75744 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi