Takip başladıktan sonra yapılan alacak devri, sözleşmedeki temlik yasağından etkilenmez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/80 E. 2025/15 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Alacağın Devri (Temlik) - Aktif Husumet mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Alacaklı ile borçlu arasındaki sözleşmede alacağın devrine ilişkin yazılı izin/temlik yasağı şartı bulunsa bile, alacak icra takibine konu edildikten (icra dosya numarası belirtilerek takip başlatıldıktan) sonra yapılan devir işlemi, maddi hukuka ilişkin bir alacak devri (TBK 183) olarak nitelendirilemez; bu nedenle sözleşmedeki temlik yasağı bu devri etkilemez ve devralan, takip dosyasındaki alacaklı sıfatını (aktif husumeti) kazanır.
Ele alınan sorunlar
Sözleşmedeki temlik yasağının, icra takibi başladıktan sonra yapılan alacağın devrine etkisi ve davacının aktif husumeti → kabul
İddia: Davacı vekili, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, takip konusu alacağın sözleşmeyle ilişkilendirilemeyeceğini, sözleşme hükümlerinin somut olayda uygulanamayacağını ve itirazın iptali davasında yeni alacaklının davaya devam edebileceğini ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TBK 183 uyarınca, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü kişiye devredebilir; sözleşmede temlik yasağı bulunması veya borçlunun rızasına bağlanmış olup rızanın bulunmaması hâlinde alacağın temliki kural olarak borçluya karşı ileri sürülemez. Somut olayda, dava dışı temlik eden ile davalı arasındaki sözleşmede temlik yasağı bulunmakla birlikte, temlik eden taraf, alacağın devrinden önce icra dosya numarası belirtmek suretiyle davalı hakkında icra takibi başlatarak alacağın tahsilini talep etmiştir. İcra takibine konu edildikten sonra gerçekleştirilen alacağın temliki işlemi, maddi hukuka ilişkin bir devir olarak kabul edilemez; bu nedenle sözleşmedeki temlik yasağı, takip başladıktan sonra yapılan bu devri etkilemez. Buna göre davacının, icra dosyası alacağını dava dışı temlik edenden devralarak aktif husumete sahip olduğunun kabulü gerekirken, aksi yönde gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İcra takibine konu edilmiş bir alacağın, takip başladıktan sonra devredilmesi hâlinde, alacaklı ile borçlu arasındaki sözleşmedeki temlik yasağının bu devre uygulanamayacağı ve devralanın aktif husumet kazanacağı yönündeki tespit, benzer itirazın iptali davalarında aktif husumet itirazlarının değerlendirilmesi açısından emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Aktif dava ehliyeti (husumet)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İtirazın iptali↗ Alacağın devri (temlik)↗ Temlik yasağı↗ Aktif dava ehliyeti/husumet↗ İcra takibi sonrası temlik↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/80
KARAR NO 2025/15
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/04/2021
NUMARASI 2020/562 Esas 2021/296 Karar
DAVA
İtirazın İptali
Aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ... aleyhine fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine borçlu tarafından yapılan itiraz neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, ...Ltd. Şti.'nin borçlu ...'den takip dosyasına konu alacağını müvekkiline Beyoğlu ... Noterliği'nin 15/04/2019 tarihli ... yev. no.lu "Alacağın Devri" sözleşme ile temlik ettiğini, temlikin borçlu şirkete bildirildiğini, takip dosyasında müvekkilinin alacaklı konuma geldiğini, ...Ltd. Şti. tarafından icra takibine konu faturaların düzenlendiğini, ancak davalının temlik eden firmaya borcunu ödemediğini belirterek davalı borçlunun haksız itirazının iptaline, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiğini bildirmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirket tarafından ...'ın sözleşmede yer alan adresine keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği 19/04/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile ...Ltd. Şti'nin davalı şirket nezdinde doğmuş bir alacağının varlığı hususuna itiraz ettiklerini, ...Ltd Şti ile müvekkili şirket arafında imzalanan sözleşmeye göre müvekkilinin yazılı izni olmaksızın sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerin üçüncü bir kişiye devir ve temlik edilemeyeceğini, müvekkilinin devre ve temlike muvafakatinin bulunmadığını, ortada geçerli bir alacak devrinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; alacağı devreden ... ile borçlu arasında yapılan sözleşmenin 10.1 maddesi gereği alacağın devir ve temliki karşı tarafın yazılı iznine tabi tutulduğu, davalı tarafından Beyoğlu 39. Noterliğinden keşide edilen ihtarname ile alacağın üçüncü kişiye devir ve temlikine izin verilmediği ve muvafakat edilmediği yönünde noter kanalıyla ihtarda bulunduğu, bu nedenle ortada geçerli bir temlik işlemi olmadığı, davalının yazılı iznini almaksızın geçersiz temlike dayalı olarak dava açan ... Ltd. Şti.'nin aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; müvekkili şirketin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, takip konusu alacağın herhangi bir sözleşme ile ilişkilendirilmediğini, faturaya dayalı olduğunu, temlik eden şirketle davalı şirket arasındaki sözleşmenin tedarik sözleşmesi olduğunu ve tedarik programı öngörüldüğünü, oysa temlik eden şirket ile davalı şirket arasında tedarik programının gerçekleşmediğini, sipariş usulü ile çalışıldığını, bu nedenle alacağın bahsi geçen sözleşmeden doğmadığını, alacağın cari hesaptan kaynaklandığını, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılanın aksine sipariş usulü çalışma esas olduğundan sözleşme hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle alacağın devri halinde yeni alacaklının alacağı devreden davacının yerine geçip davalı borçluya karşı davaya kaldığı yerden devam etmesi gerektiğini, davacının alacaklı sıfatına binaen davacısı olduğu İstanbul 45.
ATM'nin 2018/45 Esas sayılı dava dosyasında husumetin kendilerine de yönetildiğini, diğer taraftan davalının borcunu ödediğini de iddia etmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, satış faturalarına dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. ... ...Ltd. Şti. tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında 105.391,57-TL alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatılmış olup, Beyoğlu ... Noterliği'nin 15/04/2019 tarihli ... yevmiye numaralı "Alacağın Devri" sözleşmesi ile ... ... Ltd. Şti'nin İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı icra dosyasındaki alacağını ferileriyle birlikte davacı şirkete devretmiştir. Davalı ...Ş. tarafından keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 19/04/2019 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile devreden ve devralan şirketlere sözleşme tarafı olan ...
şirketi ile aralarındaki sözleşmede devir yasağı olduğundan devir ve temlike muvafakat etmediği yönünde ihtarda bulunulmuştur. Alacağı temlik eden ... ...Ltd. Şti. ile davalı ...arasında akdedilen 15/01/2016 tarihli ..., ..., ..., Satın Alma Sözleşmesinin 10.1 maddesi uyarınca; ''Taraflar işbu sözleşmeden doğan herhangi bir hak ve yükümlülüklerini karşı tarafın yazılı izni olmaksızın 3. Bir kişiye devir ve temlik edemezler.'' şeklinde düzenlemesi mevcut olup, mahkemece temlik yasağı nedeniyle davacının alacaklı sıfatını kazanamadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 183. maddesinde alacağın devri düzenlenmiş olup bu madde uyarınca: ''Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.
Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı alacağın devredilemeyeceğini kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.'' hükmü mevcuttur. Bu düzenlemeye göre sözleşmede temlik yasağı bulunması ya da borçlunun rızasına bağlanmış olup borçlunun rızasının bulunmaması halinde alacağın temliki kural olarak borçluya karşı ileri sürülemez. Somut olayda ise dava dışı temlik eden ... ...Ltd Şti'nin İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyası alacağının takip sırasında davacıya temlik edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar dava dışı temlik eden ile davacı arasındaki sözleşmede temlik yasağı bulunmakta ise de temlik eden tarafından davalı hakkın temlikten önce icra takibi başlatılarak alacağın tahsili talebinde bulunulmuştur.
İcra dosya numarası belirtilmek suretiyle, takip konusu edildikten sonra yapılan alacağın temliki işleminin maddi hukuka ilişkin bir devir olarak kabulü mümkün değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2024 tarih 2022/5984 E. 2024/443 K.; Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2019 tarih 2019/655 E. 2019/3667 K. Sayılı içtihatları). Açıklanan nedenlerle, davacının icra dosya alacağını dava dışı temlik edenden devralarak aktif husumete sahip olduğunun kabulü gerekirken, aksi yönde gerekçe davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/04/2021 Tarih 2020/562 Esas - 2021/296 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 435-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/01/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75735 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi