İbra kararlarında yönetime katılanların oy hakkından yoksunluğu ve nisap
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/562 E. 2022/2588 K. ·
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının iptali kural olarak usulüne uygun muhalefet şerhini gerektirir ve şerh yoksa dava şartı yokluğundan reddedilir; ancak geçersiz (butlanla malul) kararlara karşı muhalefet şerhi konulmaksızın geçersizliğin tespiti istenebilir. Şirket yönetimine katılanlar kendi ibralarına ilişkin kararlarda oy kullanamaz; bu oylar dışlandığında yeterli nisap oluşmuyorsa ibra kararı geçersizdir.
Ele alınan sorunlar
Muhalefet şerhi bulunmayan genel kurul kararının iptalinin istenip istenemeyeceği → ret
İddia: Davacı, bilançoların sunulmadan onaylanmasına ilişkin kararın iptalini talep etmiştir.
Gerekçe: Bilançoların onaylanmasına ilişkin karara usulüne uygun muhalefet şerhi bulunmadığından, bu karar açısından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken iptaline karar verilmesi yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
İbra kararlarında oy hakkından yoksunluk ve nisabın oluşup oluşmadığı → kabul
İddia: Davalı, şirket müdürü ve tasfiye memuru olan hâkim hissedarın kendi ibrasına ilişkin kararda oy kullanmasının hukuka aykırı olmadığını, aksi hâlde şirketin hiçbir karar alamayacağını savunmuştur.
Gerekçe: Şirket yönetimine katılmış olanlar, müdürlerin ibrasına ilişkin kararlarda oy kullanamaz; ibra kararı, oy hakkından yoksun olan şirket müdürü ve tasfiye memuru ortağın %95 olumlu oyu ile alınmış, davacının oyu ise redde ilişkin olduğundan yeterli nisapla alınmış bir karar bulunmamaktadır. Her iki ibra kararında davacının muhalefet şerhi bulunmasa da, geçersiz kararlara karşı muhalefet şerhi konulmaksızın geçersizliğin tespiti istenebileceğinden kararların iptali gerekir; 7 numaralı karar da yeterli nisapla alınmadığından iptale tabidir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
İbra kararlarında yönetime katılanların oy yoksunluğu, nisabın bu oylar dışlanarak hesaplanması ve geçersiz kararlara karşı muhalefet şerhi olmaksızın geçersizliğin tespitinin istenebilmesi yönünden emsal niteliğindedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Genel kurul kararının iptalinde usulüne uygun muhalefet şerhi (butlan hâli hariç)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ muhalefet şerhi↗ oy hakkından yoksunluk↗ ibra↗ nisap↗ kararın butlanı / geçersizliğin tespiti↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/562 E. , 2022/2588 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kabulüne dair verilen 04.11.2020 tarih ve 2020/594 E. - 2020/1120 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 18.06.2013 tarihli genel kurulda alınan 4 numaralı karar ile ilgili, toplantıda bilançoların ortaklar tarafından imza altına alınmasını talep ettiğini, talebin tutanağa geçirildiğini, bilanço sunulmadığı için, talebin yerine getirilmediğini, sunulmayan bilançoların onaylanmasına ilişkin 4 numaralı kararın iptali gerektiğini, 5 ve 6 numaralı kararlar ile ilgili, 5. maddesinde 01.01.2012-15.03.2012 dönemi için şirket müdürünün ibrası, 6. maddesinde 15.03.2012 - 31.12.2012 dönemi için şirket tasfiye memurunun ibrası hususunun görüşüldüğünü, aynı zamanda şirket müdürü ve tasfiye memuru olan ortak ...'in kendi oyları ile ibrasına karar verdiğini, genel kurul toplantısının 7.
maddesinde ise davacının şirketten çıkarılması için mahkemeye müracaat edilmesine karar verildiğini, davacının bu karara muhalif kaldığını, gerekçesi belirtilmeksizin pay sahipliğinden kaynaklanan haklarının yok edilmesi amaçlandığını ileri sürerek 18.06.2013 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, müflis Alfa Menkul Değerler A.Ş. müşteri hesaplarında, müsebbibi davacı olan milyonlarca dolarlık suç teşkil eden iş ve işlemlerin yapıldığını, davacı taraf ile müvekkil şirket ve hakim hissedarı arasında derin husumet olduğunu, müvekkili şirketin davacıya genel kurul davetiyesini usulüne göre tebliğ ettiğini, buna rağmen, davacının tetkike amade bilgi ve belgeleri tetkik etmek üzere şirket merkezine gelerek inceleme yapmadığını, şirket müdürünün ve tasfiye memurunun ibrası kararının yerinde olduğunu, zorunlu giderler dışında şirket kasasından hiçbir harcama yapılmadığını, şirketin bilanço ve gelir tablosunun sağlıklı olduğunu, öte yandan, şirket müdürü ve tasfiye memuru sıfatları ile ...'in, kendi ibrasına ilişkin kararda oy kullanmasının hukuka aykırı olmadığını, müvekkil şirkette ...’in hakim hissedar olduğunu, karar yeter sayısına ulaşmak için, hakim hissedar ...'in ortaklar kurulunda oy kullanması gerektiğini, aksi takdirde müvekkil şirketin müdür ibrası veya başka bir hususta hiçbir karar almasının mümkün olmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının uyuşmazlık konusu genel kurul toplantı tutanağında muhalefetinin yer aldığının görüldüğü, 4 numaralı kararın iptal edilebilir nitelikle olduğu, 5 no'lu kararda şirket müdürünün ibrası, 6 numaralı kararda ise şirket tasfiye memurunun ibrasının görüşüldüğü, bu kararlara ilişkin olarak oy hakkından yoksunluğa ilişkin TTK m. 6l9’a dayanılarak, şirketin yönetimine herhangi bir biçimde katılmış olanların, müdürlerin ibrasına ilişkin kararlarda oy kullanamayacağının belirlendiği, 7 numaralı genel kurul kararı ile ilgili bir dava açılmadığı gerekçesiyle, genel kurulda alınan 7 numaralı karar dışındaki kararların iptaline, 7 numaralı kararın iptaline yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 4 numaralı karar ile ilgili olarak, alınan bu karara usulune uygun muhalefet şerhi bulunmadığından bu karar açısından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken iptaline karar verilmesinin yerinde olmadığı, ibraya ilişkin 5 ve 6 numaralı kararlar ile ilgili olarak, davacının red oyu kullandığı, şirket müdürü ve tasfiye memuru şirket ortağının %95 olumlu oyu ile ibra kararı alındığı, oylarıyla ibra kararı alınan ...'in alınan bu kararlarda oy hakkından yoksun olduğu, davacının oyu da redde ilişkin bulunduğundan yeterli nisapla alınmış bir karar söz konusu olmadığı, alınan her iki kararda da davacının muhalefet şerhi yok ise de, geçersiz kararlara karşı muhalefet şerhi konulmaksızın geçersizliğin tespitinin istenebileceğine ilişkin önceki hükmün bozma ilamı dışında tutularak kesinleştiği, 7 numaralı karara ilişkin olarak, yeterli nisapla karar alınmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 353(1)b-2 gereği kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 18/06/2013 tarihli ortaklar kurulunda alınan 5, 6 ve 7 nolu kararların iptaline, 4 nolu kararın iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 30/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/755593100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz