Ttk 732
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/33 E. 2022/2550 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 732↗ temel ilişki↗ delil başlangıcı↗ kıymetli evrak↗ lehtar↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ keşideci↗ bono↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davanın kıymetli evraka dayalı olarak başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı vekilinin 13.01.2020 tarihli 2 nolu celsede davasını takibe konu bonoya dayandırdığını beyan ettiği, temel ilişkiden bahsetmediği, davanın bono zamanaşımına uğradıktan sonra kanunda öngörülen 1 yıllık süre içerisinde açılmadığı ve davalının süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu gerekçesiyle davalının zamanaşımı def’inin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava temel ilişkiye dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu bonoda davacı lehtar, davalı keşideci konumundadır. Ayrıca taraflar arasında temel ilişki bulunmaktadır. Bunun yanında zamanaşımına uğramış bono delil başlangıcı niteliğinde olup, alacaklı iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. Dinlenen davacı tanıkları, davalının davacıdan 2007 veya 2008 yılında 10.000 dolar borç aldığını ve karşılığında dava konusu bononun tanzim edildiğini beyan ettiği, davalı tanıkları da borcun var olduğunu, ancak davalının ödediğini beyan ettiği, davalı tarafça da ödemeye ilişkin yazılı herhangi bir delil sunulmadığı hususları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, davanın, 6102 sayılı TTK’nın 732. maddesine göre açılan bir dava olarak nitelendirilmek suretiyle zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/392 E. 2017/3163 K.
Ortak:delil başlangıcı · zamanaşımı · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz karardaBunun yanında «zamanaşımına» uğramış «bono» «delil başlangıcı» niteliğinde olup, alacaklı iddiasını tanık «dahil» her türlü delille kanıtlayabilir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davanın «kıymetli evraka» dayalı olarak başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı vekilinin 13.01.2020 tarihli 2 nolu celsede davasını takibe konu «bonoya» dayandırdığını beyan ettiği, temel ilişkiden bahsetmediği, davanın bono «zamanaşımına» uğradıktan sonra kanunda öngörülen 1 yıllık süre içerisinde açılmadığı ve davalının süresinde «zamanaşımı def»'inde bulunduğu gerekçesiyle davalının zamanaşımı def’inin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dinlenen davacı tanıkları, davalının davacıdan 2007 veya 2008 yılında 10.000 dolar borç aldığını ve karşılığında dava konusu «bononun» tanzim edildiğini beyan ettiği, davalı tanıkları da borcun var olduğunu, ancak davalının ödediğini beyan ettiği, davalı tarafça da ödemeye ilişkin yazılı herhangi bir delil sunulmadığı hususları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, davanın, 6102 sayılı TTK’nın 732. maddesine göre açılan bir dava olarak nitelendirilmek suretiyle «zamanaşımı» nedeniyle reddedilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın davacının «zamanaşımına» uğrayan çekleri delil göstererek 25.000,00 TL temel ilişkiye dayalı «alacak davası» olduğu, «dava konusu» çeklerin zamanaşımına uğradığı, çeklerin «yazılı delil başlangıcı» olduğu, bazı tanıkların taraflar arasında uzun süreli mal alışverişinin olduğunu beyan ettikleri, ancak davaya konu edilen çeklere karşılık mal verilip verilmediğinin bilinmediği, tanık davacının işyerinde çalıştığını ve davacının alacağına karşılık 2008 yılında 5.000,00 TL 'lik 6 adet şirket çekinin verildiğini beyan ettiği, davaya konu çekler olup olmadığı hususunun yeterince açık olmadığı, çeklerin «keşide tarihinin» 2010 yılı olduğu, ayrıca mal verilmiş olsa bile verilen malların adet veya miktarının bilinmediği, diğer tanıkların yeterli bilgilerinin bulunmadığı, davacı yanın …
Dava, «zamanaşımına» uğrayan çeklerdeki alacağın temel ilişkiye dayalı olarak tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil başlangıcı · keşide tarihi · davanın konusu · yazılı delil · alacak davası · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın davacının «zamanaşımına» uğrayan çekleri delil göstererek 25.000,00 TL temel ilişkiye dayalı «alacak davası» olduğu, «dava konusu» çeklerin zamanaşımına uğradığı, çeklerin «yazılı delil başlangıcı» olduğu, bazı tanıkların taraflar arasında uzun süreli mal alışverişinin olduğunu beyan ettikleri, ancak davaya konu edilen çeklere karşılık mal verilip verilmediğinin bilinmediği, tanık davacının işyerinde çalıştığını ve davacının alacağına karşılık 2008 yılında 5.000,00 TL 'lik 6 adet şirket çekinin verildiğini beyan ettiği, davaya konu çekler olup olmadığı hususunun yeterince açık olmadığı, çeklerin «keşide tarihinin» 2010 yılı olduğu, ayrıca mal verilmiş olsa bile verilen malların adet veya miktarının bilinmediği, diğer tanıkların yeterli bilgilerinin bulunmadığı, davacı yanın …
Ancak, davalı vekili cevap dilekçesinde, ayrıca ve açıkça davacı tarafın ticari kayıtları üzerinde inceleme yapılmasını talep etmiş olup, mahkemece, davacı «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmaksızın karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacı «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. -/-
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/33 E. , 2022/2550 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.06.2020 tarih ve 2019/521 E. - 2020/531 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıdan 10.000 Dolar alacağı olduğunu, bu alacağı için 01.11.2008 keşide, 01.12.2008 vade tarihli bononun düzenlendiğini, davalının borcunu ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine zamanaşımına uğramış bonoya dayalı olarak Gaziantep 13. İcra Müdürlüğü'nün 2013/27929 esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, ancak davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davanın kıymetli evraka dayalı olarak başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı vekilinin 13.01.2020 tarihli 2 nolu celsede davasını takibe konu bonoya dayandırdığını beyan ettiği, temel ilişkiden bahsetmediği, davanın bono zamanaşımına uğradıktan sonra kanunda öngörülen 1 yıllık süre içerisinde açılmadığı ve davalının süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu gerekçesiyle davalının zamanaşımı def’inin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava temel ilişkiye dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu bonoda davacı lehtar, davalı keşideci konumundadır. Ayrıca taraflar arasında temel ilişki bulunmaktadır. Bunun yanında zamanaşımına uğramış bono delil başlangıcı niteliğinde olup, alacaklı iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. Dinlenen davacı tanıkları, davalının davacıdan 2007 veya 2008 yılında 10.000 dolar borç aldığını ve karşılığında dava konusu bononun tanzim edildiğini beyan ettiği, davalı tanıkları da borcun var olduğunu, ancak davalının ödediğini beyan ettiği, davalı tarafça da ödemeye ilişkin yazılı herhangi bir delil sunulmadığı hususları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, davanın, 6102 sayılı TTK’nın 732.
maddesine göre açılan bir dava olarak nitelendirilmek suretiyle zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/755548300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz