Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4122 E. 2022/2175 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 115/3↗ ttk 547↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ ticaret sicili tescili↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ortaklar kurulu kararı↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ ihya↗ istinaf incelemesi↗ tasfiye memuru↗ olumsuz oy↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ dahili dava↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket tarafından Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/396 esas sayılı dosyasında davalı olan Paksan ... Şti için şirket ihyası için yasaca aranan haklı ve yeterli sebeplerin bulunduğu, ihya istemli davalarda terkin durumundaki şirketin ihyası hükmü ile yetinilerek, idarî mahiyetteki ticaret siciline tescil yönünde hüküm kurulmayacağı, terkin durumundaki Paksan ... Şti'ye tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2007 tarih 2005/13309 esas ve 2007/837 karar sayılı emsal içtihatı dikkate alındığında Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün işbu davada yasal hasım olması nedeniyle, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/396 esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü 24640 sırasında sicile kayıtlıyken ticaret sicilinden terkin edilen Ahşap Panel İnş. Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İlk derece mahkemesince ek karar ile; kararın taraflara tebliğ edilmiş ve hükmün 08/01/2021 tarihinde kesinleştiği, istinaf talep eden ...'un dosyada taraf olmadığı gibi kararın kesinleşmesinden sonra istinaf talebinde bulunduğu gerekçesiyle ... vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiş, ek karara karşı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; dava dilekçesinde istinaf eden ...'un "davalı" yani taraf olarak gösterilmediği, mahkemece istinaf edenin davaya davalı olarak dahil edilmediği, istinaf eden hakkında ayrı bir davanın açılmadığı ve birleştirilmediği, istinaf edenin işbu dava ve verilen nihai kararda taraf olmayıp hakkında mahkemece verilmiş herhangi bir olumlu ya da olumsuz hüküm bulunmadığı gerekçesiyle ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiş ise de; dosyaya kazandırılan Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından, ihyası istenen şirketin ortaklar kurulu kararı ile tasfiye edildiği ve sicilden terkin edildiği anlaşılmış olup, bu şekilde terkin edilen şirket hakkındaki ihya davasında, şirketin tasfiye memurunun veya memurlarının davalı olarak gösterilmesi gerekir. Mahkemece, tasfiye memurlarına husumet yöneltilmediğinin farkedildiği durumda, HMK’nın 115. maddesinin 2. fıkrası uyarınca işlem yapılarak taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Ayrıca, ihya davasının kabulü halinde, 6102 sayılı TTK’nın 547. maddesi uyarınca ihya edilen şirkete, tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru atanması gerekir. Bu durumda, mahkemece, anılan eksiklikler giderildikten sonra karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle ilk derece mahkemesinin ek kararına karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6946 E. 2024/280 K.
Ortak:şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · ticaret sicili · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaAyrıca, «ihya» davasının kabulü halinde, 6102 sayılı TTK’nın 547. maddesi uyarınca ihya edilen şirkete, «tasfiye» işlemlerini yapmak üzere «tasfiye memuru atanması» gerekir.
Şti için «şirket ihyası» için yasaca aranan haklı ve yeterli sebeplerin bulunduğu, ihya istemli davalarda «terkin» durumundaki şirketin ihyası hükmü ile yetinilerek, idarî mahiyetteki «ticaret siciline tescil» yönünde hüküm kurulmayacağı, terkin durumundaki Paksan ...
Şti'ye «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına, Yargıtay 11.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararı ile tasfiye memuru olarak atandığını, 01.06.2023 tarihli ek karara konu olacak şekilde «istifa» beyanı sunma zaruriyetinin hasıl olduğunu, mahkemece istifa beyanının reddedildiğini, zorla tasfiye memuru olarak devam edilmesi gerektiğinin beyan edildiğini, tasfiye memurluğunun «rızai» bir görev olduğunu, kanunda zorunlu bir görev olarak yer almadığı gibi, bu görevi kimlerin yapabileceğinin de sınırlı olarak sayılmadığını, kimsenin zorla tasfiye memuru olarak çalıştırılamayacağını, bu görevi layıkıyla yapabileceğine inanmadığını, kaldı ki mahkemenin kararının da hukuka aykırı olduğunu, geçerli bir istifa «sebebi» belirtilmediğinden bahisle istifa beyanının kabul edilmediğini, Anayasal hakkının çiğnendiğini, kimsenin zorla yapmak istemediği bir işte çalıştırılamayacağını, buna da zorlanamayacağını, tasfiye memurluğu görevini kabul etmediğini, ayrıca tarafına ek tasfiyeden dolayı «vekalet ücreti» yüklendiğini, istemediği bir görevden dolayı bir de üstüne maddi olarak borçlandırıldığını, istifa ettiği için bu sıfatının da kalmaması nedeniyle tarafına yükletilebilecek herhangi bir «yargılama gideri» ve vekalet ücretinin de olmadığını, bu nedenle istifa beyanı doğrultusunda yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, bu doğrultuda işlem yapılarak, tasfiye memurluğu sıfatının ve vekalet ücretinin düşürülmesini ve yeni bir «tasfiye memuru atanmasını» istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, 01.06.2023 tarihli ek karar ile Tasfiye memurunun «tasfiye» memurluğundan istifasına yönelik talebin ve aleyhine yükletilen «vekalet ücretinin» kaldırılmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararı gibi Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı yaptıkları istinaf başvurusunun aynı gerekçelere dayanan esastan reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, geçerli bir «istifa» «sebebi» belirtilmediğinden talebinin reddine karar verilmesinin de ayrı bir hukuka aykırılık olduğunu, «rızası» alınmadan tasfiye memuru olarak atanmasının istifa etmek için yeterli iken geçerli bir sebep arayan İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin» tarafına yüklenmesinin de ayrı bir hukuka aykırılık olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tasarrufun iptali davası · tasarrufun iptali · ihya davası · istifa · ara karar · eş rızası · derdestlik · iptal davası
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/396 E. sayılı «tasarrufun iptali davası» açıldığını ve dava devam ederken ticaret sicilden gelen kayıtlara göre borçlu «kaydının» ticaret «sicilden terkin» edildiğinin öğrenildiğini, Kayseri 6.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07.01.2020 tarihli duruşma «ara» kararında borçlu şirket hakkında «ihya davası» açılmasına karar verildiğini ileri sürerek Paksan Ahşap Panel İnş.
İstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi kararı ile tasfiye memuru olarak atandığını, 01.06.2023 tarihli ek karara konu olacak şekilde «istifa» beyanı sunma zaruriyetinin hasıl olduğunu, mahkemece istifa beyanının reddedildiğini, zorla tasfiye memuru olarak devam edilmesi gerektiğinin beyan edildiğini, tasfiye memurluğunun «rızai» bir görev olduğunu, kanunda zorunlu bir görev olarak yer almadığı gibi, bu görevi kimlerin yapabileceğinin de sınırlı olarak sayılmadığını, kimsenin zorla tasfiye memuru olarak çalıştırılamayacağını, bu görevi layıkıyla yapabileceğine inanmadığını, kaldı ki mahkemenin kararının da hukuka aykırı olduğunu, geçerli bir istifa «sebebi» belirtilmediğinden bahisle istifa beyanının kabul edilmediğini, Anayasal hakkının çiğnendiğini, kimsenin zorla yapmak istemediği bir işte çalıştırılamayacağını, buna da zorlanamayacağını, tasfiye memurluğu görevini kabul etmediğini, ayrıca tarafına ek tasfiyeden dolayı «vekalet ücreti» yüklendiğini, istemediği bir görevden dolayı bir de üstüne maddi olarak borçlandırıldığını, istifa ettiği için bu sıfatının da kalmaması nedeniyle tarafına yükletilebilecek herhangi bir «yargılama gideri» ve vekalet ücretinin de olmadığını, bu nedenle istifa beyanı doğrultusunda yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, bu doğrultuda işlem yapılarak, tasfiye memurluğu sıfatının ve vekalet ücretinin düşürülmesini ve yeni bir «tasfiye memuru atanmasını» istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararı gibi Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı yaptıkları istinaf başvurusunun aynı gerekçelere dayanan esastan reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, geçerli bir «istifa» «sebebi» belirtilmediğinden talebinin reddine karar verilmesinin de ayrı bir hukuka aykırılık olduğunu, «rızası» alınmadan tasfiye memuru olarak atanmasının istifa etmek için yeterli iken geçerli bir sebep arayan İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin» tarafına yüklenmesinin de ayrı bir hukuka aykırılık olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8967 E. 2010/10921 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4122 E. , 2022/2175 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.01.2021 tarih ve 2020/138 E- 2020/498 K. sayılı ek kararın ilişkili kişi ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.03.2021 tarih ve 2021/362 E- 2021/568 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi ilişkili kişi ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı bulunan Paksan Ahşap Panel İnş. Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin Kayseri 5. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4154 Esas sayılı dosyasında ile müvekkiline borçlu olarak gözüktüğünü, borçlu şirket ile bir takım mallarını devrettiği temlik alacaklı davacı tarafından aleyhine Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/396 Esas sayılı tasarrufun iptali davası açıldığını ve dava devam ederken ticaret sicilden gelen kayıtlara göre borçlu kaydının ticaret sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini, Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07/01/2020 tarihli duruşma ara kararında borçlu şirket hakkında ihya davası açılmasına karar verildiğini bildirerek Paksan Ahşap Panel İnş.
Malz. San. Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket tarafından Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/396 esas sayılı dosyasında davalı olan Paksan ... Şti için şirket ihyası için yasaca aranan haklı ve yeterli sebeplerin bulunduğu, ihya istemli davalarda terkin durumundaki şirketin ihyası hükmü ile yetinilerek, idarî mahiyetteki ticaret siciline tescil yönünde hüküm kurulmayacağı, terkin durumundaki Paksan ... Şti'ye tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2007 tarih 2005/13309 esas ve 2007/837 karar sayılı emsal içtihatı dikkate alındığında Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün işbu davada yasal hasım olması nedeniyle, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, Kayseri 6.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/396 esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü 24640 sırasında sicile kayıtlıyken ticaret sicilinden terkin edilen Ahşap Panel İnş. Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İlk derece mahkemesince ek karar ile; kararın taraflara tebliğ edilmiş ve hükmün 08/01/2021 tarihinde kesinleştiği, istinaf talep eden ...'un dosyada taraf olmadığı gibi kararın kesinleşmesinden sonra istinaf talebinde bulunduğu gerekçesiyle ... vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiş, ek karara karşı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; dava dilekçesinde istinaf eden ...'un "davalı" yani taraf olarak gösterilmediği, mahkemece istinaf edenin davaya davalı olarak dahil edilmediği, istinaf eden hakkında ayrı bir davanın açılmadığı ve birleştirilmediği, istinaf edenin işbu dava ve verilen nihai kararda taraf olmayıp hakkında mahkemece verilmiş herhangi bir olumlu ya da olumsuz hüküm bulunmadığı gerekçesiyle ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiş ise de; dosyaya kazandırılan Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından, ihyası istenen şirketin ortaklar kurulu kararı ile tasfiye edildiği ve sicilden terkin edildiği anlaşılmış olup, bu şekilde terkin edilen şirket hakkındaki ihya davasında, şirketin tasfiye memurunun veya memurlarının davalı olarak gösterilmesi gerekir. Mahkemece, tasfiye memurlarına husumet yöneltilmediğinin farkedildiği durumda, HMK’nın 115. maddesinin 2. fıkrası uyarınca işlem yapılarak taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Ayrıca, ihya davasının kabulü halinde, 6102 sayılı TTK’nın 547. maddesi uyarınca ihya edilen şirkete, tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru atanması gerekir.
Bu durumda, mahkemece, anılan eksiklikler giderildikten sonra karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle ilk derece mahkemesinin ek kararına karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, ...’un temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden ...'a iadesine, 21/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/755365700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz