6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR taşımasında hasar ihbarı ve sigortacının halefiyet yoluyla rücu hakkı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/609 E. 2025/289 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

CMR Konvansiyonu'na tabi uluslararası taşımalarda taşıyıcı, malı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasardan sorumludur; taşıyıcı ancak CMR'de sayılan nedenleri ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. Hasarın taşıma sırasında meydana geldiğine ve süresinde ihbar edildiğine dair somut belge (rezerve tutanağı) varsa ve taşıyıcı sorumluluğunu ortadan kaldıran delil sunamıyorsa, sigortalısına hasar bedelini ödeyen sigortacı TTK 1472 uyarınca halefiyet yoluyla taşıyıcıya rücu edebilir. Tazminat miktarının CMR 23/3'teki sınırlı sorumluluk üst limitini aşmadığı bilirkişi raporuyla tespit edilmişse, taşıyıcının sorumluluğu tam olarak devam eder.

Ele alınan sorunlar

Sigortacının halefiyet yoluyla rücu hakkının koşulları → kabul

Gerekçe: TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olur. Davacı ile sigortalısı arasındaki emtia nakli sigorta poliçesine göre, davaya konu hasarın poliçe kapsamında olduğu anlaşılmış, davacı sigortalısına ödemeyi yapmış olduğundan halefiyet hakkı doğmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

CMR kapsamında taşıyıcının sorumluluğu ve hasarın süresinde ihbar edilip edilmediği → ret

İddia: Davalı vekili, hasar ihbarının müvekkiline süresinde yapılmadığını, hasarın ne zaman meydana geldiğinin tespit edilmediğini ve poliçede teminat altına alınıp alınmadığının belli olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak taşıyıcı CMR'de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir; CMR'nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi ispat edilebilir, bu halde ispat yükü tekrar taşıyıcıya geçer. Dosyada, 10/08/2017 tarihli CMR belgesiyle taşınan emtiadan 2 kap eşyanın hasarlı olarak teslim alındığına dair 16/08/2017 tarihli, davalı taşıyıcının antrepo sorumlusu, sigortalı firma yetkilisi ve depo memurunun imzasını taşıyan rezerve tutanağı düzenlenmiş olup, taşıma sırasında meydana geldiği anlaşılan hasarın davalıya süresinde ihbar edildiği belirlenmiştir. Ekspertiz raporunda 60 adet emtianın hasarlandığı ve tazminatın 1.312,84-Euro olduğu tespit edilmiştir. Davalı sorumluluğunu ortadan kaldıran bir delil sunmadığından, hasar bedelini sigortalısına ödemiş olan davacıya karşı sorumludur.

Gerekçe kaynağı: özgün

CMR 23. madde uyarınca tazminatın sınırlı sorumluluk üst limitini aşıp aşmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, tazminat tutarının fahiş olduğunu ve CMR'ye göre hasardan sorumluluğun sınırlı olduğunu belirtmiştir.

Gerekçe: CMR Konvansiyonunun 23. maddesi uyarınca, taşıyıcı yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır; malın kıymeti ticaret borsası fiyatına, o yoksa piyasa fiyatına, o da yoksa aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre saptanır. Taşıyıcı gerçek zarardan sorumlu olmakla birlikte, 23/3. madde uyarınca tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33-SDR hesap birimini aşamaz. Yapılan hesaplamada hasarın üst sınırının 7.199,35-TL'ye tekabül ettiği, gerçek zararın sınırlı sorumluluk üst limitinin altında kaldığı bilirkişi raporunda hesaplanmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Bilirkişi incelemesindeki talimat içeriğine ilişkin itiraz → ret

İddia: Davalı vekili, müvekkilinin defterlerinin incelenmesi için yapılmış bilirkişi incelemesinin talimat içeriğinin hatalı düzenlendiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Eldeki dava taşıyıcının sorumluluğu nedeniyle açıldığından taşıma ilişkisinin varlığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığından, davalı vekilinin ileri sürdüğü, müvekkilinin defterlerinin incelenmesi için yapılmış bilirkişi incelemesinde mahkemece yanlış talimat verildiği itirazı sonuca etkili bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

CMR'ye tabi uluslararası taşımalarda hasar ihbarının rezerve tutanağı ile ispatı, ispat yükünün taşıyıcıya geçişi ve sigortacının TTK 1472 uyarınca halefiyet yoluyla rücu hakkının koşulları ile CMR 23. madde kapsamında sınırlı sorumluluk üst limitinin hesaplanması yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet rücu CMR Konvansiyonu sınırlı sorumluluk rezerve tutanağı ispat yükü nakliyat sigortası

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472 · CMR Konvansiyonu — CMR Konvansiyonu 30CMR Konvansiyonu 23CMR Konvansiyonu 23/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/609

KARAR NO 2025/289

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/11/2021

NUMARASI 2018/293 Esas - 2021/818 Karar

DAVA

Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/02/2025

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin ... poliçe no ile sigortalısı olan dava dışı... Ltd. Şt.'nin folyo emtiasının davalı tarafından gerçekleştirilen Avusturya-Türkiye arasındaki nakliye sırasında 18/08/2017 tarihinde hasara uğraması nedeniyle müvekkilinin dava dışı sigortalıya 17/11/2017 tarihinde 1.312,84-Euro hasar tazminatı ödediğini, müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, müvekkilinin davalıya başvurmasına rağmen söz konusu bedeli ödemediğini ileri sürerek, 6.450-TL'nin 20/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davanın süresi içinde açılmadığını, hasarın süresinde ihbar edilmediğini, ekspertiz raporunda dahi hasarın taşıma sırasında meydana geldiği sonucuna varılmadığını, hasarın sigorta poliçesinde teminat altına alınmadığını, davacının yaptığı ödemenin lütuf ödemesi olduğunu ve tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece,sigortalıya ait folyo emtiasının ... numaralı poliçeyle nakliye rizikolarına karşı sigortalandığı, malın Avusturya'dan Türkiye'ye davalı tarafından yapılan taşıması sırasında 18/08/2017 tarihinde hasarlandığı, 6.405-TL hasar bedelinin davacı tarafından 20/11/2017 tarihinde sigortalıya ödendiği; davalı taşıyıcının taşıma konusu emtianın gönderici tarafından kendisine tesliminden alıcıya teslimine kadar olan tüm risklerden sorumlu olduğu; emtianın taşıma sırasından gerekli muhafaza özen ve dikkat yükümlüğü yerine getirilmediğinden hasarlandığının anlaşıldığı, hasarın taşıma ve muhafaza koşullarının yetersizliğinden kaynaklanmadığının ispat külfetinin davalıya ait olduğu; davacının sigortalısına halef olduğu;

denetime elverişli bilirkişi raporuna göre,davacı tarafından ödenen hasar bedelinin emtia ile hasarın niteliğiyle uyumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6.405-TL'nin 20/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizliyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, hasar ihbarının müvekkiline süresinde yapılmadığını, bilirkişi raporunun eksik-hatalı olduğunu, hasarın ne zaman meydana geldiğinin tespit edilmediğini, poliçede teminat altına alınıp alınmadığın belli olmadığını ve müvekkilinin defterlerinin incelenmesi için yapılmış bilirkişi incelemesinin talimat içeriği hatalı düzenlendiğini ve CMR'ye göre hasardan sorumluluğun sınırlı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle, sigortalıya ödenen hasar bedelinin taşıyıcı olan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Taşımanın Avusturya'dan Türkiye'ye olan güzergahı itibariyle uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir.

Sigortacı ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak taşıyıcı CMR’de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR'nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi ispat edilebilir. Bu halde, ispat yükü tekrar taşıyıcıya geçer (Yargıtay 11. HD'nin 2008/13060 E., 2010/4432 K. sayılı ve 26/04/2010 tarihli ilamı). 10/08/2017 tarihli CMR belgesiyle taşınmış davaya konu davacının sigortalısı olan dava dışı şirkete ait folyo emtiasından 2 kap eşyanın hasarlı olarak teslim alındığına dair 16/08/2017 tarihli davalı taşıyıcının antrepo sorumlusunun, dava dışı sigortalı firma yetkilisinin ve depo memurunun imzasını taşıyan "rezerve tutanağı" düzenlendiği, böylece taşıma sırasında meydana geldiği anlaşılan hasarın davalıya süresinde ihbar edildiği belirlenmiştir.

Hasara ilişkin düzenlenmiş ekspertiz raporunda da 60 adet emtianın hasarlandığı ve sigortalıya ödenmesi gereken tazminatın 1.312,84-Euro olduğu belirlenmiştir. Davacı bu miktarı sigortalısına 17/11/2017'de ödemiş, eldeki davayı bu miktarın karşılığı olan 6.405-TL üzerinden açmıştır. Davacı ile sigortalısı arasındaki emtia nakli sigorta poliçesine göre, davaya konu hasarın poliçe kapsamında olduğu anlaşılmıştır. Davalı sorumluluğunu ortadan kaldıran bir delil sunmadığından, söz konusu hasardan dolayı hasar bedelini sigortalısına ödemiş davacıya karşı sorumludur.CMR Konvansiyonunun 23. maddesi "(1) Bu sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır.

(2) Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır." hükmünü haizdir. Taşıyıcı gerçek zarardan sorumlu olmakla birlikte, 23/3 maddesinde de tazminatın, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33-SDR hesap birimini aşamayacağı belirtilmiştir. Buna göre yapılan hesaplamada hasarın üst sınırının 7.199,35-TL'ye tekabül ettiği, gerçek zararın sınırlı sorumluluk üst limitinin altında kaldığı bilirkişi raporunda hesaplanmıştır. Öte yandan, eldeki dava taşıyıcının sorumluluğu nedeniyle açıldığından taşıma ilişkisinin varlığı konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığından, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü, müvekkilinin defterlerinin incelenmesi için yapılmış bilirkişi incelemesinde mahkemece yanlış talimat verildiği itirazı sonuca etkili bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 110-TL harcın mahsubu ile kalan 505,4‬0-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 19,5‬0-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/02/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75330 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.