6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tacirler arası satımda ayıp iddiasının ispatlanamaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1444 E. 2025/180 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süre

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Gerekçe özeti

Tacirler arası satımda alıcının ayıp iddiasını ispatlayamaması halinde, bilirkişi incelemesiyle malın işlevini sorunsuz yerine getirdiği tespit edildiğinde ayıp iddiasına dayalı dönme ve bedel iadesi talebi reddedilir; bu tespit karşısında tanık delili esasa etki etmeyeceğinden dinlenmemesi bozma nedeni oluşturmaz. Ayrıca satıcı tarafından davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığına ilişkin bir savunma ileri sürülmedikçe, mahkeme bu hususu re'sen gerekçe yapamaz; yapılmışsa bu yanlışlık, sonucu değiştirmediği ölçüde bozma nedeni sayılmaz.

Ele alınan sorunlar

Maske makinesinin ayıplı olduğu iddiasının ispatı → ret

İddia: Davacı vekili, maske makinesinin çalışır duruma getirilemediğini, arızasının giderilemediğini ve ayıplı olduğunu ileri sürerek ödenen bedelin iadesini talep etmiştir.

Gerekçe: TBK 219 vd. maddelerine göre satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunmakla birlikte, somut olayda bilirkişi incelemesinde dava konusu makinenin de içinde bulunduğu makinelerin maske imalatını sorunsuz şekilde gerçekleştirdiği, kapasite ve performans bakımından sorun bulunmadığı, üretimden kaynaklı ayıp ya da kusur içermediği tespit edilmiştir. Whatsapp yazışmalarına göre makinenin davacıya teslim edilip kurulumunun yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu teknik tespitler karşısında davacı tarafça ileri sürülen ayıp iddiası ispatlanamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tanık dinlenmemesinin esasa etkisi → ret

İddia: Davacı vekili, maske makinesinin mevcut durumu ve arızalarıyla ilgili bilgi sahibi tanıkların dinlenilmediğini, delillerin toplanmadan karar verildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bilirkişinin teknik tespitleri karşısında tanık beyanlarının esasa etkisi olmayacağından, davacı tarafın tanık deliline dayalı istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ayıp ihbar süresine ilişkin ilk derece gerekçesinin hukuka aykırılığı → ret

Gerekçe: Satıcı tarafından, davacının yasal süresinde ayıp ihbarında bulunmadığına yönelik bir savunma ileri sürülmedikçe bu husus mahkemece re'sen dikkate alınıp değerlendirilemez. Somut olayda davalı tarafça davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığına yönelik bir savunma ileri sürülmediği halde, ilk derece mahkemesince davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı şeklinde gerekçeye yer verilmesi doğru değildir; ancak bu yanılgı esasa etkili görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Kararda, satıcının ayıp ihbar süresine ilişkin savunma ileri sürmediği hallerde mahkemenin bu hususu re'sen gerekçe yapamayacağı yönündeki tespit, benzer ayıp davalarında dikkate alınabilecek bölgesel ikna edici bir ilke niteliğindedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde, açıkça belli değilse malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek ve ayıp ortaya çıkarsa satıcıya ihbarda bulunmakla yükümlüdür; diğer durumlarda TBK 223/2 uyarınca alıcı, satılanı gözden geçirip ayıbı uygun bir süre içinde bildirmek zorundadır, aksi halde satılanı kabul etmiş sayılır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıba karşı tekeffül borcu ayıp ihbarı ispat yükü tacirler arası satım bilirkişi incelemesi re'sen gözetme

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 219TBK 223/2 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 23/1-c

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1444

KARAR NO 2025/180

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/04/2022

NUMARASI 2020/713 Esas - 2022/432 Karar

DAVA

Alacak

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin, davalı ...'den 241.720-TL karşılığında maske makinesi satın aldığını, buna karşılık müvekkili şirketin banka hesabından davalı ...'nin sahibi olduğu davalı şirketin hesabına 14/05/2020 tarihinde 181.720-TL ve şirket yetkilisi ...’nin hesabına 15/05/2020 tarihinde 60.000-TL olmak üzere toplam 241.720-TL havale yapıldığını, her ne kadar maske makinesi müvekkili şirketin adresine teslim edilmişse de makinenin kurularak çalışır duruma getirilmediğini, borcunu tam olarak ifa etmeyen davalılara en geç 1 hafta içinde müvekkili şirkete teslim ettiği maske makinesini kurarak çalışır duruma getirmesi ya da makinenin geri alınarak ödenen 241.720-TL’nin müvekkili şirket hesabına iadesi için Silivri ...

Noterliği'nin 24/06/2020 tarih ve ... yevmiye numarasıyla ihtarname gönderildiğini, ancak davalıların müvekkiline gönderdikleri 08/07/2020 tarihli ihtarname ile olumsuz cevap vererek borçlarını yerine getirmeyeceklerini bildirdiklerini belirterek müvekkili şirkete ayıplı olarak teslim edilen maske makinesinin davalılara iadesiyle müvekkili tarafından ödenen 241.720-TL'nin 24/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilerinin yurtdışından maske makinesi getirip sattığını, birlikte çalıştıkları ...-...'ın müvekkillerine ait 2 adet makineyi internetten kendisine ulaşan davacı şirketin yetkilisi ...'ın kayınbiraderi ... isimli kişi vasıtasıyla davacılara 2.000-USD kârla satılmasına aracılık etiğini, makinelerin 14.05.2020'de ... Nakliyat-... vasıtasıyla davacılara teslim edildiğini ve kurulduğunu, 15.05.2020 tarihinde satışa aracılık eden ...'ın davacılara ait şirket adresine giderek makinelerin kurulumuna refakat ettiğini, adreste makinelerin kurulduğunu ve çalıştığını gösteren videoların sosyal medya hesabında paylaşıldığını, makinelerin kurulumundan sonra bizzat davacılar tarafından gönderilen video görüntülerinde teslim edilen makinelerin çalışır vaziyette mevcut olduklarının görüldüğünü, satın alınan 2 adet maske makinası için, fatura kesilerek irsaliye tanzim edildiğini, teslim ve kurulumun irsaliye, whatsapp görüşmeleri, videolar, e-posta ve telefon görüşme kayıtları ile sabit olduğunu, davacıların makinaları teslim aldıkları tarihten itibaren aralıksız biçimde tam kapasite ile çalıştırdığını, pandeminin en yoğun yaşandığı, maske ihtiyacının en çok olduğu dönemde aşırı sayıda maske üreterek sattığını, işi bitince de gerçek dışı senaryo ile bu davayı açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taraflar arasında maske makinesi satımı hususunda satış sözleşmesi kurulduğu ve davalı tarafça makinenin teslim edildiği ve davacı tarafça bedelin ödendiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, tacir olan davacının teslim edilen makinenin çalışıp çalışmadığını kontrol etme ve 2 ve 8 günlük ihbar sürelerinde ihbar yükümlülüğü olmasına rağmen davacının 24.06.2020 tarihine kadar bir ihbar yapmadığı, taraf beyanlarından anlaşıldığı üzere 15.05.2020 tarihinde makine teslimine rağmen davacının ihbar yükümlülüğüne uymadığı ve makine üzerinde yapılan incelemede de ayıp tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; maske makinesinin mevcut durumu ile makinedeki arızalarla ilgili bilgi sahibi olan aynı zamanda makineyi kullanan tanıkların dinlenilmediğini, mahkemece delillerin toplanmadan karar verildiğni, 18/04/2022 tarihli oturumda tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmesinin haklı bir sebebe dayanmadığını, maske makinesinin arızalanması ile davalılara bildirimde bulunulduğunu, mahkemenin ayıp ihbar sürelerine riayet edilmediğine ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığını, bilirkişinin maske makinesi konusunda uzmanlığı bulunmadığını, ayrıca bilirkişinin inceleme sırasında tarafsızlığına gölge düşürecek söylemlerde bulunduğunu, davalının çalışanları ile birlikte uğraşarak makineyi zorla çalıştırdıklarını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak sözleşmeden dönme ve bedel iadesi istemine ilişkindir. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu TBK'nın 219 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK nın 219. maddesine göre satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince;

malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.

Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Diğer taraftan satıcı tarafından, davacının yasal süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına yönelik bir savunma ileri sürülmedikçe bu husus, mahkemece re’sen dikkate alınıp değerlendirilemez. Somut olayda; davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'den satın aldığını beyan ettiği cerrahi maske makinesinin çalışır duruma getirilemediğinden, arızasının giderilemediğinden ve ayıplı olduğundan bahisle davalılara ödediği makine bedelinin iadesini talep etmekte olup, makinenin davacıya teslim edildiği ve makine bedelinin ödendiği hususu ihtilaf dışıdır.

Bilirkişi incelemesinde içinde dava konusu makinenin de bulunduğu 2 adet maske makinesi üzerinde yapılan incelemede makinelerin maske imalatlarını sorunsuz bir şekilde gerçekleştirdiği, makinelerin kapasite ve performans bakımından bir sorunu bulunmadığı tespit edilmiş, üretimden kaynaklı bir ayıp ya da kusur içermediği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça, tanıkların dinlenmediği ileri sürülmekte ise de bilirkişinin teknik tespitleri karşısında tanık beyanlarının esasa etkisi olmayacağından davacı tarafın tanık deliline dayalı istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Whatsapp yazışmalarına göre dava konusu makinenin davacıya teslim edilerek kurulumunun yapıldığı, bilirkişi incelemesinde makinenin sorunsuz çalıştığının tespit edildiği, davacı tarafça ileri sürülen ayıp iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.

Bu yönüyle mahkemece, ayıbın ispatlanamadığının kabulü yerindedir. Diğer taraftan, davalı tarafça davacının yasal süresinde ayıp ihbarında bulunmadığına yönelik bir savunma ileri sürülmediği halde mahkemece davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı şeklinde gerekçeye yer verilmesi doğru değil ise de bu yanılgı esasa etkili görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasınaDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/02/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75227 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.