6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahliye hasarının ispatlanamaması nedeniyle liman işletmesinin sorumsuzluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1146 E. 2025/235 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Sigorta Halefiyeti Nedeniyle Rücu mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Sigortacının halefiyet yoluyla rücu talebinde, davalının sorumluluğu ancak kendi işlem alanında (tahliye) meydana gelen hasarla sınırlıdır; gözetim/ekspertiz raporlarında hasarın 'tahliye sırasında tespit edildiği'ne dair ibare, hasarın tahliye faaliyeti sırasında oluştuğunu değil, tahliye ilerledikçe önceden oluşmuş hasarın fark edildiğini gösteriyorsa, davalının kusuru ve sorumluluğu ispatlanamamış sayılır ve rücu talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Davalının pasif husumet ehliyeti → kabul

Gerekçe: Davacının sigortalısına ödediği hasar bedeli için TTK'nın 1472. maddesi uyarınca halefiyet hakkına dayandığı, davalının taşıma taahhüdü bulunmayıp sorumluluğunun tahliye işlemleri ile sınırlı olduğu, davalının tahliyeyi gerçekleştiren liman işletmesi olması ve kusuruna dayanılması nedeniyle pasif husumet ehliyetine sahip olduğu kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hasarın tahliye sırasında meydana geldiğinin ispatı → ret

İddia: Davacı vekili, gözetim ve ekspertiz raporlarında hasarın bir kısmının tahliye sırasında meydana geldiğinin tespit edildiğini, bu raporların mahkemece dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, tahliye işlemlerinden kaynaklanan hasardan davalının sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Gözetim firmasının raporunda hasarlı ürünler boşaltma öncesi ve boşaltma sırasında olmak üzere iki ayrı aşamada tespit edilmiş, 157 adet levhanın tahliye öncesinde, 58 adet levhanın tahliye sırasında hasarının tespit edildiği belirtilmiştir. Boşaltma öncesi hasarların, tahliye başlamadan gemi ambarında yapılan ilk incelemelerde üst kısımlarda tespit edilen hasarlar olduğu anlaşılmaktadır. Davacının, 'boşaltma sırasında' ibaresini tahliye sırasında meydana gelen hasar olarak yorumladığı ancak raporun, yükün gemiden boşaltılması sırasında miktar ve durumunun belirlenmesi amacıyla düzenlendiği, raporda tahliye sırasında hasarlandırıcı bir olay meydana geldiğine ilişkin kayıt bulunmadığı, hasarın tahliye sırasında meydana geldiğine dair açıklama yer almadığı tespit edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, gözetim raporundaki 'tahliye sırasında' ibaresi, tahliye ilerledikçe fark edilen (önceden oluşmuş) hasarlı ürünlere ilişkin tespiti ifade etmekte olup, tahliye faaliyeti nedeniyle meydana gelen bir hasar bulunmamaktadır. Bu nedenle hasardan davalının sorumlu tutulması mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Gözetim/ekspertiz raporlarında hasarın 'tahliye öncesi/tahliye sırasında tespit edildiği' şeklindeki ayrımın, hasarın meydana geldiği zamanı değil tespit edildiği zamanı gösterdiği; bu ayrımın doğru yorumlanmasının, tahliye hizmeti veren liman işletmesinin sorumluluğunun tespitinde belirleyici olduğu yönündeki değerlendirme, benzer deniz taşımacılığı/liman hasarı davalarında ispat yükünün nasıl değerlendirileceği konusunda emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali halefiyet rücu pasif husumet ehliyeti gözetim raporu eksper raporu tahliye hasarı ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1146

KARAR NO 2025/235

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/03/2022

NUMARASI 2020/191Esas - 2022/148 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/02/2025

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı ...AŞ.'ne ait emtiaların ... gemisi ile Bulgaristan'dan Kocaeli'ye taşındığını, müvekkili tarafından hasar bildirimi yapılması üzerine eksper raporu tanzim edildiğini, rapor ile hasarın emtianın tahliyesi öncesinde ve sırasında meydana geldiğinin tespit edildiğini, emtianın gemiden boşaltılması işinin davalı tarafından üstlenildiğini, müvekkili tarafından sigortalıya hasar bedelinin ödendiğini, davalıya rücusu için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptaline,icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; dava dışı firmanın yüklerinde oluşan hasarlar ile ilgili müvekkili şirkete hiçbir bilgi ve belge sunulmadığını, depolama sürecinde forklift ile istifleme esnasında olan hasarlardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmaya çalışıldığını, fotoğraflardan paletlerin üst ve alt orta kısımlarındaki hasarların forklift bıçaklarından kaynaklandığının anlaşıldığını, ancak müvekkili şirketin tahliye sırasında hiçbir zaman forklift kullanmadığını, yüklerin yüke bağlı olan ve yük ile beraber gelen bez sapanlarla tahliyelerinin yapıldığını, davacı sigortalısına ait emtialarda oluşan hasardan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; dava konusu yüklerin gemiye hasarsız yüklendiği, emtiaların... Limanına ulaştığı, tahliyenin branda askılı taşınabilir kıyı vinçleri kullanılarak yapıldığı, yükün bir kısmında tahliye öncesinde, bir kısmının da ise tahliye esnasında hasarlandığının tespit edildiği, bu nedenle tahliye hizmeti veren davalının pasif husumet ehliyetine sahip olduğu, rizikonun sigorta poliçesi kapsamında gerçekleştiği ve davacı tarafından sigortalıya 27.06.2019 tarihinde ödeme yapıldığı, ... firması raporunda; hasarlı ürünlerin boşaltma öncesinde ve boşaltma sırasında olmak üzere iki bölüme ayrılarak raporlandığı, boşaltma öncesi ibaresi ile gemi ambarında yapılan ilk incelemelerde gözlemlenen ambar içerisinde özellikle üst kısımlarda bulunan yüklerden tespit edilen hasarlardan bahsedildiği, boşaltma sırasında ibaresi ile tahliye sırasında fark edilen hasarlı yüklerden bahsedildiği, yüklerin tahliye sırasında hasarlandığına dair bir ibarenin raporda bulunmadığı, dolayısıyla boşaltma sırasında tahliye operasyonunu yürüten liman işletmesinin bir kusurundan bahsetmenin mümkün olamayacağı, ...

firması raporundaki tespitlerin, ... Ekspertiz raporunda hatalı yorumlandığı, konişmentonun "Clean Shipped on Board" kaydıyla düzenlendiğinden yükleme limanında yükün gemiye hasarsız bir şekilde yüklendiğinin sabit olduğu, yük hasarının geminin ilk yüklenmesi sırasında yanlış elleçleme ve hatalı istifleme neticesinde meydana geldiği, TTK'nın 1178/1-3 maddesi gereğince meydana gelen yük hasarından dava dışı taşıyanın sorumlu olduğu, davalı Liman İşletmesinin bir kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; tahliye sırasında gözetim hizmeti alındığını ve hasarın gözetim firması tarafından tespit edildiğini, bu nedenle müvekkilinin hasar bildirim yükümlülüğü bulunmadığını, mahkemece tahliye gözetim raporu ile eksper raporu dikkate alınmadan karar verildiğini, ... firması tarafından hazırlanan raporda hasar tespiti bakımından ayrımın hasarın oluştuğu zamana göre yapıldığını, raporda hasardan bir kısmının tahliye sırasında bir kısmının ise tahliyeden önce meydana geldiğinin tespit edildiğini, gözetim ve ekspertiz raporunda hasarın liman işletmesinin kusurunda meydana geldiği belirtilmiş ise de mahkemece bu tespitlerin dikkate alınmadığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, tahliye işlemleri sırasında meydana gelen hasarlardan davalının sorumlu tutulması gerektiğini, ekspertiz raporu ile gözetim raporunda bir yorum hatası bulunmadığını, davalının yükleme boşlatma işlemlerini gereği gibi yerine getirmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, sigortalıya ait emtianın, tahliye aşamasında hasarlandığı iddiası ile davacının sigortalıya ödediği hasar bedelinin TTK'nın 1472. maddesine dayalı olarak rücuen tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasına ilişkindir.TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortalısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Somut olayda;

davacının sigortalısı dava dışı...A.Ş.'nin ... isimli firmadan ... teslim kaydı ile satın aldığı ... odun ürünü levha emtiasının 25.05.2019 tarihinde ... isimli gemiye yüklendiği, ... Limanından, varış yeri olan ... Limanı'na getirildiği, ... şartı nedeniyle emtiaların limanda yüklenmesi ile riskin sigortalı firmaya geçtiği, varış limanında emtiaların bir kısmının hasarlanması nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından poliçe kapsamında sigortalı firmaya 27.06.2019 tarihinde hasar ödemesi yapıldığı, davacının aktif husumetinin bulunduğu, davalının ise tahliyeyi gerçekleştiren liman işletmesi olduğu kusuruna dayanıldığından davalının pasif husumet ehliyeti bulunmaktadır.Davalının, taşıma taahhüdü bulunmamakta olup, davacıya karşı sorumluluğu tahliye işlemleri ile sınırlıdır.

... gözetim firmasının raporunda; hasarlı ürünler boşaltma öncesi ve boşaltma sırasında olmak üzere iki ayrı aşamada tespit edilmiştir. Gözetim raporunda 157 adet levhanın "tahliye öncesinde", 58 adet levhanın ise "tahliye sırasında" hasarın tesbit edildiği belirtilmiştir. Boşaltma öncesi hasarların, henüz tahliyenin başlamadığı aşamada gemi ambarında ilk incelemeler sonucu üst kısımlarda tespit edilen hasarlar olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından, gözetim raporunda geçen "boşaltma sırasında" ibaresi ile tahliye sırasında meydana gelen hasarların kastedildiği ileri sürülmektedir. Ancak bahsi geçen rapor yükün gemiden boşaltılması sırasında miktarının ve durumunun belirlenmesi amacıyla düzenlenmiş olup raporda tahliye sırasında hasarlandırıcı bir olay meydana geldiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi, hasarın tahliye sırasında meydana geldiğine ilişkin bir açıklamaya da yer verilmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, gözetim raporunda tahliye sırası geldikçe tespit edilen hasarlı ürünlere ilişkin tespite yer verilmiştir. Dolayısıyla tahliye faaliyeti nedeniyle meydana gelen bir hasar bulunmadığından hasardan davalının sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/02/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/75118 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.