6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hava yolu taşımasında hasar nedeniyle rücuen tazminat davası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/926 E. 2025/437 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Hava Yolu Taşımasında Hasar - Halefiyet mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

Hava yolu ile uluslararası eşya taşımasında, taşıtan devletlerin taraf olduğu Montreal Konvansiyonu hükümleri uygulanır; taşıyıcı, zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleştiğinin tutanak ve bilirkişi incelemesiyle tespiti halinde hasardan sorumludur ve sorumluluktan kurtulma hâllerini ispat yükü kendisindedir. Fiili taşıyıcı adına hareket eden ve hasar tespit tutanağına çekincesiz imza koyan kargo şirketi, fiili taşıyıcının acentesi sayılarak sorumluluğa dahil olur. Taşıyıcının sorumluluğu, taşıtan tarafından özel bir fayda beyanı yapılmadığı takdirde Konvansiyon'un 22. maddesi uyarınca kilogram başına 19 SDR ile sınırlıdır. Sigortacının sigortalıya ödeme yapması, kanuni halefiyet yoluyla rücu hakkı doğurur; ekspertiz incelemesinin gümrük antreposu çıkışından sonra yapılmış olması bu hakkı etkilemez, ayrıca temlikname ile de talep hakkı kazanılabilir.

Ele alınan sorunlar

İzafeten açılan takip ve davanın usule uygunluğu → ret

İddia: Davalı, icra takip talebi ve ödeme emrinde farklı sıfatlarla borçlu gösterildiğini, davanın da izafeten açılmış olması nedeniyle takibin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İcra dosyasındaki takip talebi ile ödeme emrinde davalı, fiili taşıyıcıya izafeten borçlu olarak gösterilmiş olup, dava da aynı şekilde fiili taşıyıcıya izafeten açılmıştır. Bu nedenle takipte usule aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalının fiili taşıyıcının acentesi/sorumlusu olup olmadığı → ret

İddia: Davalı, taşıma işi ile taşıyıcı sıfatıyla veya başka bir sıfatla ilgisi olmadığını, fiili taşıyıcının acentesi veya temsilcisi olmadığını, taşımayı fiilen yaptığına dair delil bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Hava taşıma senedinde fiili taşıyıcı ayrı bir şirket olarak yazılı olup, emtianın varışında düzenlenen hasar tespit tutanağında gümrük memuru ve kargo memuru yanında davalı şirket çalışanının kaşe ve imzası da yer almaktadır. Bu durumda davalının, fiili taşıyıcının acentesi olarak kabulü gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Halefiyete dayalı rücu hakkının koşullarının oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davalı, sigorta poliçesindeki özel şarta göre hasar tespitinin gümrük antreposunda nakliyeci, ambar temsilcisi ve eksper ile müşterek yapılması gerektiğini, bu şart sağlanmadan yapılan ödemenin halefiyete dayalı olarak talep edilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ekspertiz incelemesinin emtianın gümrük antreposundan çıkışından sonra yapılmış olması davacının kanuni halefiyete dayalı rücu hakkını etkilememekle birlikte, ayrıca davacı sigortacı temlikname gereğince de temlik alan olarak davalıya başvurabilecektir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emtianın hava taşıması sırasında hasara uğradığının ispatı ve ambalaj hatası iddiası → ret

İddia: Davalı, hasar tutanağında emtianın dış ambalajının ıslak olduğunun belirtildiğini ancak içindeki emtianın hava taşıması sırasında ıslandığına dair delil bulunmadığını, davacının hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini ispatlayamadığını, ayrıca hasara ambalaj hatasının etkili olabileceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Varış hava limanında düzenlenen ve altında gümrük ve kargo memuru ile fiili taşıyıcı çalışanının da imzası bulunan tutanak ile kargonun dış ambalajının ıslak olarak ambara alındığı tespit edilmiş, ekspertiz sonucunda dış ambalajdaki ıslaklığın kutuların içine geçtiği, emtianın uçak kargoya sağlam teslim edilmiş olup hasarlı olarak teslim alındığı belirlenmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında; emtianın depolama alanına alınmadan önce taşıyan yetkilisinin de katılımı ile düzenlenen tutanağa göre ıslaklığın geçici depolama alanına alınmadan önce meydana geldiği, taşıyıcı çalışanının tutanağa çekince koymaması nedeniyle emtianın davalı uhdesindeyken hasarlandığının kabulünün gerektiği, emtiada ambalaj hatası bulunmadığı görüşü bildirilmiştir. Emtianın taşıma sırasında hasara uğradığı, fiili taşıyıcı acentesi olan davalının çalışanının imzasının bulunduğu tutanak ile tespit edilmiş olup, bu nedenle taşıyıcıya süresinde hasar ihbarı da yapılmıştır. Emtianın hava taşıması sırasında ıslanarak hasara uğradığı ve herhangi bir ambalaj hatası bulunmadığı tespit edildiğine göre, davacının sigortalısına ait emtianın taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle oluşan zarardan davalı sorumludur. Davalı tarafça Montreal Konvansiyonu'nun 18/2. maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına ilişkin herhangi bir delil de ibraz edilmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Taşıyıcının sorumluluk sınırının (Montreal Konvansiyonu m.22) hesaplanması → ret

Gerekçe: Montreal Konvansiyonu'nun 22. maddesine göre; yük taşımasında, yükün mahvolması, zıyaı, hasarı veya gecikmesi halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) tutarıyla sınırlıdır. Somut olayda taşıtan tarafından özel bir fayda beyanında bulunulmadığı ve ilave bir ödeme yapılmadığı için taşıyanın sorumluluğu bu tutarla sınırlıdır. Davalının sorumluluğu hasarlı emtianın kilogram başına 19 SDR tutarıyla sınırlı olup, tespit edilen hasar bedelinden talep olunan miktar bu sorumluluk sınırının altındadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Hava yolu taşımasında fiili taşıyıcı adına hareket eden ve hasar tespit tutanağına çekincesiz imza koyan kargo/acente şirketinin sorumluluğa dahil edilmesi ile Montreal Konvansiyonu m.22 uyarınca sorumluluk sınırının (19 SDR/kg) hesaplanması yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali halefiyet temlik Montreal Konvansiyonu hava yolu ile taşıma fiili taşıyıcı acente sorumluluk sınırı Özel Çekme Hakkı (SDR) hasar tespit tutanağı

Atıf yapılan mevzuat: Montreal Konvansiyonu — Montreal Konvansiyonu 18/1Montreal Konvansiyonu 18/2Montreal Konvansiyonu 22 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/926

KARAR NO 2025/437

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/12/2021

NUMARASI 2019/851 Esas 2021/1194 Karar

DAVA

İtirazın İptali

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkil şirket nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... firmasının ithal ettiği ve davalının acentesi olduğu ... Airlines tarafından Shanghai-Ankara nakliyesi gerçekleştirilen cerrahi dikiş iğne seti cinsi emtianın 14 koli/1400 adedinin alıcıya hasarlı teslim edildiğini, yapılan ekspertiz çalışması sonucundan hasarlı teslimat sebebi ile meydana gelen zarar 7439,50-USD olarak tespit edilmiş olup, bu bedelin karşılığı 22.343,30-TL'nin sigortalı şirkete 12.11.2015 tarihinde ödendiğini, davalıdan zararın 7.710-TL'lik kısmının talep edildiğini, söz konusu ödemenin yapılması ile poliçeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getiren müvekkili şirketin TTK'nın 1472. maddesi hükmüne göre sigortalının haklarına halef olduğunu, ayrıca olay ve hasar sebebi ile üçüncü şahıslara karşı dava ve talep hakkının müvekkili şirkete temlik edildiğini, dava konusu hasar, sigortalı emtia davalının acentesi olduğu şirketin sorumluluğunda iken meydana geldiğini, davalının Bakırköy ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe itirazı neticesinde icra takibinin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili şirketin icra takibine konu edilen taşıma işi ile taşıyıcı sıfatıyla veya başka bir sıfatla ilgisi olmadığını, icra takibinde borçlu olarak müvekkilinin gösterildiğini, davanın ise ... şirketine izafeten açıldığını, dolayısıyla taraf değişikliği yapılmış olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin taşıma işinde hukuki sorumluluğunun bulunduğu kabul edilse dahi, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, 06.10.2015 tarihli hasar tutanağında kargonun ıslak olduğu belirtilmiş olup hasara ilişkin bir tutanak olmadığını, davacının teminat kapsamında olmayan bir hasar nedeniyle ödeme yapması halinde müvekkilinden talepte bulunamayacağını, müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, ayrıca hasara hatalı ambalajlamanın etkili olup olmadığının tespitinin gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; dava dışı sigortalanın, ithal edilen cerrahi dikiş iğne setinin Shangi-Ankara nakliyesi için davalı şirketten taşıma hizmeti aldığı, uluslararası hava yolu ile kargo taşımacılığı söz konusu olduğundan Varşova Konvansiyonu ile Lahey ve Montreal Protokollerinin uygulanması gerektiği, taşımaya ilişkin konşimentoda taşımanın davalı şirket tarafından yapıldığının tespit edildiği, taşınan eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı sırada emtia veya ambalajında herhangi bir hasar veya uygunsuz ambalajlama olduğuna dair çekince konulmadığı, emtianın geçici depolama alanına konulmadan önce bulunduğu kolilerin ıslak olduğuna dair gümrük memuru, hava yolu yetkilisi ve kargo memuru tarafından İstanbul ve Ankara'da tutanak tutulduğu, bu durumda emtianın hava yolu taşıması sırasında hasar gördüğünün kabulü gerektiği, ancak Montreal Konvansiyonun 22/3 maddesi uyarınca taşıtan tarafından özel bir fayda beyanında bulunulmadığı ve ilave bir ödeme yapılmadığı için taşıyanın sorumluluğunun 19 SDR ile sınırlı olduğu, davacının halefiyete dayalı rücu hakkının bulunduğu, davacının talep ettiği miktarın karar tarihindeki SDR kuruna göre tespit edilen miktarın altında kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; icra dosyasındaki takip talebinde ... firmasına izafeten borçlu olarak gösterilen müvekkilinin, ödeme emrinde ise doğrudan borçlu gösterildiğini ve davanın da izafeten açıldığını, bu haliyle takibin geçersiz olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu taşıma işi ile taşıyıcı sıfatıyla veya başka bir sıfatla ilgisi olmadığını, müvekkilinin ... şirketinin acentesi veya temsilcisi olmadığını, taşımayı fiilen müvekkilinin yaptığına dair delil bulunmadığını, sigorta poliçesindeki özel şarta göre hasar tespitinin gümrük antreposunda nakliyeci, ambar temsilcisi ve eksper ile müşterek yapılması gerektiğini, somut olayda bu özel şart sağlanmadan yapılan ödemenin halefiyete dayalı olarak müvekkilinden talep edilemeyeceğini, hasar tutanağında emtianın dış ambalajının ıslak olduğunun belirtildiğini, ancak içindeki emtianın hava taşıması sırasında ıslandığına dair delil bulunmadığını, bu nedenle davacının emtianın taşıma sırasında hasara uğradığını ispatlayamadığını, fiili taşıyıcıya süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, emtianın hasara uğramasında ambalaj hatasının etkisinin dikkate alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, hava yolu ile taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtianın hasara uğraması nedeniyle, sigortalıya ödenmiş olan hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma Çin-Türkiye arasında gerçekleştirilmiş olup, her iki devletin taraf olduğu uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. Somut olayda; davacı ... tarafından düzenlenen nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı sigortalı ... firmasına ait emtianın Şangay/Çin'den Ankara/Türkiye'ye hava yolu ile taşınmasının akdi taşıyıcı olarak dava dışı ...

şirketince üstlenildiği, fiili taşımanın ise ... Airlines firmasınca gerçekleştirildiği, varış hava limanında düzenlenen ve altında gümrük ve kargo memuru ile fiili taşıyıcı çalışanının da imzası bulunan 03.10.2015 tarihli tutanak ile 108 kap kargonun 14 kabının dış ambalajı ıslak olarak ambara alındığının tespit edildiği, emtianın Esenboğa Hava Limanına varışında düzenlenen 06.10.2015 tarihli tutanak ile de kargonun ıslak ve bir adet karton kutunun dış ambalajının yırtık olduğunun tespit edildiği, davacı ... tarafından yaptırılan ekspertiz sonucunda, emtianın dış ambalajındaki ıslaklığın kutuların içine geçtiği, emtianın uçak kargoya sağlam olarak teslim edilmiş olup hasarlı olarak teslim alındığının belirlendiği, tespit edilen hasar bedelinin 22.342,30-TL olarak 12.11.2015 tarihinde davacı tarafından sigortalısına ödendiği ve ödenen bedelin 7.710-TL'lik kısmının davalıdan rücuen tahsili için davaya dayanak icra takibinin başlatıldığı anlaşılmaktadır.

İcra dosyasındaki takip talebi ile ödeme emrinde davalı ...'e izafeten borçlu olarak gösterilmiş olup, dava da aynı şekilde fiili taşıyıcıya izafeten açılmıştır. Bu nedenle takipte usule aykırılık bulunmamaktadır. Ekspertiz incelemesinin emtianın gümrük antreposundan çıkışından sonra yapılmış olması davacının kanuni halefiyete dayalı rücu hakkını etkilememekle birlikte, ayrıca davacı ...

03. 11.2015 tarihli temlikname gereğince de temlik alan olarak davalıya başvurabilecektir. Diğer yandan hava taşıma senedinde fiili taşıyıcı ... Airlines olarak yazılı olup, emtianın varışında düzenlenen 03.10.2015 tarihli hasar tespit tutanağında gümrük memuru ve kargo memuru yanında davalı ... Kargo şirketi çalışanının kaşe ve imzası da yer almaktadır. Bu durumda davalının, fiili taşıyıcının acentesi olarak kabulü gerekmektedir. Hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında; emtianın depolama alanına alınmadan önce taşıyan yetkilisinin de katılımı ile gümrüklü sahada düzenlenen tutanağa göre ıslaklığın geçici depolama alanına alınmadan önce meydana geldiği, taşıyıcı çalışanının tutanağa çekince koymaması nedeniyle emtianın davalı uhdesindeyken hasarlandığının kabulünün gerektiği, emtiada ambalaj hatası bulunmadığı görüşü bildirilmiştir.

Montreal Konvansiyonunun 18/1. maddesine göre; taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı, sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur. Konvansiyonun 22. maddesine göre ise; yük taşımasında, yükün mahvolması, zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına 19 Özel Çekme Hakkı tutarıyla sınırlıdır. Böyle bir bildirimin yapıldığı hallerde, söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığını ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumlu olacaktır.

Eldeki davada emtianın taşıma sırasında hasara uğramış olduğu hususunun, fiili taşıyıcı acentesi olan davalının çalışanının da imzasının bulunduğu tutanak ile tespit edilmesi nedeniyle, taşıyıcıya süresinde hasar ihbarı yapılmıştır. Emtianın hava taşıması sırasında ıslanarak hasara uğradığı ve herhangi bir ambalaj hatası bulunmadığı da tespit edildiğine göre, davacının sigortalısına ait emtianın taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle oluşan zarardan davalı sorumludur. Davalı tarafça Konvansiyonun 18/2 maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına ilişkin herhangi bir delil de ibraz edilmemiştir. Davalının sorumluluğu hasarlı emtianın kilogram başına 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) tutarıyla sınırlı olup, tespit edilen hasar bedelinden talep olunan sorumluluk sınırının da altındadır.

Açıklanan nedenlerle,davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/03/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74898 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.