Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8149 E. 2022/1491 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödememe protestosu↗ avalist↗ protesto↗ i̇i̇k 258↗ kefalet↗ kötü niyet tazminatı↗ hamil↗ işlemiş faiz↗ bono↗ kötü niyet↗ asıl alacak↗ kötüniyet↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 46.452,16 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talep yönünden davanın reddine, davacı lehine tazminata hükmedilmesine, davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 25.09.2017 gün ve 2017/611-669 sayılı kararı ile tarafların istinaf başvuruları reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairenin 03.06.2020 tarih ve 2017/5588 esas, 2020/761 karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazları reddedilerek karar davalı aleyhine tazminata hükmedilmemesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının kefaletinin geçerli olduğu, takip konusu bononun da boş olarak tanziminin mümkün olup, anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ve hamilin iktisabında kötü niyetli olduğunun veya ağır kusurlu bulunduğunun ispat edilememesi karşısında alacak miktarının tespit edilmesi gerektiği, kredi sebebiyle nakdi alacağın 258.813,45 TL olarak tespit edildiği, takip tarihinde ise asıl alacağın 305.576,27 TL olarak gösterilmiş olmakla, aradaki fark olan 46.186,55 TL asıl alacak ile davacının borçlu olmadığının anlaşıldığı, takip talebinde 225,20 TL protesto masrafı talep edilmiş olup, davacının avalist olması karşısında ödememe protestosunun çekilmesine gerek olmadığından yapılan bu masraf ile davacının borçlu olmadığının anlaşıldığı, borçlu olunan miktara göre hesaplanan 40,41TL işlemiş faiz nazara alındığında davacının toplam 46.452,16 TL ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinde bulunduğu, bozma öncesi davacı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmiş ise de Yargıtay 19. Hukuk Dairesi tarafından mahkeme ilamının bu yönüyle bozulmuş olduğu, davalının kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı kanaatine varılarak bu talebin reddi gerektiği gibi reddedilen kısım yönünden takip durmadığı ve şartların oluşmadığı anlaşılmakla davalı lehine de kötü niyet tazminat talebi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1992 E. 2016/2791 K.
Ortak:ödememe protestosu · avalist · protesto · bono
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının «kefaletinin» geçerli olduğu, takip konusu «bononun» da boş olarak tanziminin mümkün olup, anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ve «hamilin» iktisabında kötü niyetli olduğunun veya ağır kusurlu bulunduğunun ispat edilememesi karşısında alacak miktarının tespit edilmesi gerektiği, kredi sebebiyle nakdi alacağın «258».813,45 TL olarak tespit edildiği, takip tarihinde ise asıl alacağın 305.576,27 TL olarak gösterilmiş olmakla, aradaki fark olan 46.186,55 TL «asıl alacak» ile davacının borçlu olmadığının anlaşıldığı, takip talebinde 225,20 TL «protesto» «masrafı» talep edilmiş olup, davacının «avalist» olması karşısında «ödememe protestosunun» çekilmesine gerek olmadığından yapılan bu masraf ile davacının borçlu olmadığının anlaşıldığı, borçlu olunan miktara göre hesaplanan 40,41TL «işlemiş faiz» nazara alındığında davacının toplam 46.452,16 TL ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinde bulunduğu, bozma öncesi davacı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmiş ise de Yargıtay 19.
Benzer bu karardaMahkemece,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, .... yönünden, bonodo «avalist» olarak görülen kişilerle ilgili sorumluluğun «protesto» koşuluna bağlanmadığından reddine; ... .... yönünden davaya konu senette protestosuz «kaydının» bulunmadığı,«lehtar» ile banka arasındaki «muafiyet» kaydının protesto çekilmesini engellemeyeceği, TTK m.
731/6 ve 717 maddesi gereği «ödememe protestosu» çekilmediğinden, senedin protestosuz şartlarına sahip olmadığı veya buna muadil bir ibareyi içermediği gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
2- Karşı taraf(alacaklı) banka ile ....... arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesinin» 35/2. maddesinde senetlerin «vadesi» sonunda ödenmemesi halinde «protesto» keşide ve tebliğinde bankanın tam bir serbestiye sahip olduğunun düzenlendiği, dolayısıyla «bono» dışında protestodan «muafiyet» koşuluna dair düzenlemenin taraflar arasında hüküm ifade edeceği gözönünde bulundurulmaksızın ... .... yönünden itirazın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · muafiyet · lehtar · genel kredi sözleşmesi · vade · kredi sözleşmesi · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda2- Karşı taraf(alacaklı) banka ile ....... arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesinin» 35/2. maddesinde senetlerin «vadesi» sonunda ödenmemesi halinde «protesto» keşide ve tebliğinde bankanın tam bir serbestiye sahip olduğunun düzenlendiği, dolayısıyla «bono» dışında protestodan «muafiyet» koşuluna dair düzenlemenin taraflar arasında hüküm ifade edeceği gözönünde bulundurulmaksızın ... .... yönünden itirazın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, …
Mahkemece,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, .... yönünden, bonodo «avalist» olarak görülen kişilerle ilgili sorumluluğun «protesto» koşuluna bağlanmadığından reddine; ... .... yönünden davaya konu senette protestosuz «kaydının» bulunmadığı,«lehtar» ile banka arasındaki «muafiyet» kaydının protesto çekilmesini engellemeyeceği, TTK m.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9835 E. 2015/9690 K.
Ortak:ödememe protestosu · protesto · hamil
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının «kefaletinin» geçerli olduğu, takip konusu «bononun» da boş olarak tanziminin mümkün olup, anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ve «hamilin» iktisabında kötü niyetli olduğunun veya ağır kusurlu bulunduğunun ispat edilememesi karşısında alacak miktarının tespit edilmesi gerektiği, kredi sebebiyle nakdi alacağın «258».813,45 TL olarak tespit edildiği, takip tarihinde ise asıl alacağın 305.576,27 TL olarak gösterilmiş olmakla, aradaki fark olan 46.186,55 TL «asıl alacak» ile davacının borçlu olmadığının anlaşıldığı, takip talebinde 225,20 TL «protesto» «masrafı» talep edilmiş olup, davacının «avalist» olması karşısında «ödememe protestosunun» çekilmesine gerek olmadığından yapılan bu masraf ile davacının borçlu olmadığının anlaşıldığı, borçlu olunan miktara göre hesaplanan 40,41TL «işlemiş faiz» nazara alındığında davacının toplam 46.452,16 TL ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinde bulunduğu, bozma öncesi davacı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmiş ise de Yargıtay 19.
Benzer bu karardaSomut olayda, alacaklı banka, «keşideci» ve «ciranta» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş olup, keşideciye karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için «hamilin» «ödememe protestosu» çekmesine gerek olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nın 730/2. maddesi gereği ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenebilmesi için keşideciye ödememe protestosu çekilmes …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; alacaklı vekili tarafından borçlulara 27/01/2015 tarihli «ödememe protestosu» çekildiği, ancak protestonun borçlulara tebliğ edildiğine ilişkin evrakın dosya içerisinde yer almadığı, bu haliyle «ihtiyati haciz» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece, ihtiyati haciz isteyenin, borçlulara «ödememe protestosu» çektiği ancak bunun tebliğ edildiğine dair belgenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ciranta · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · keşideci · haciz
Benzer bu karardaİİK’nın «257»/1 maddesine göre, «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için, rehinle temin edilmemiş alacağın, nakit ve «muaccel» olması ve alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşması yeterlidir.
Somut olayda, alacaklı banka, «keşideci» ve «ciranta» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş olup, keşideciye karşı ihtiyati haciz isteyebilmesi için «hamilin» «ödememe protestosu» çekmesine gerek olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nın 730/2. maddesi gereği ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenebilmesi için keşideciye ödememe protestosu çekilmes …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; alacaklı vekili tarafından borçlulara 27/01/2015 tarihli «ödememe protestosu» çekildiği, ancak protestonun borçlulara tebliğ edildiğine ilişkin evrakın dosya içerisinde yer almadığı, bu haliyle «ihtiyati haciz» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece, ihtiyati haciz isteyenin, borçlulara «ödememe protestosu» çektiği ancak bunun tebliğ edildiğine dair belgenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2798 E. 2016/3147 K.
Ortak:ödememe protestosu · protesto · hamil
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının «kefaletinin» geçerli olduğu, takip konusu «bononun» da boş olarak tanziminin mümkün olup, anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ve «hamilin» iktisabında kötü niyetli olduğunun veya ağır kusurlu bulunduğunun ispat edilememesi karşısında alacak miktarının tespit edilmesi gerektiği, kredi sebebiyle nakdi alacağın «258».813,45 TL olarak tespit edildiği, takip tarihinde ise asıl alacağın 305.576,27 TL olarak gösterilmiş olmakla, aradaki fark olan 46.186,55 TL «asıl alacak» ile davacının borçlu olmadığının anlaşıldığı, takip talebinde 225,20 TL «protesto» «masrafı» talep edilmiş olup, davacının «avalist» olması karşısında «ödememe protestosunun» çekilmesine gerek olmadığından yapılan bu masraf ile davacının borçlu olmadığının anlaşıldığı, borçlu olunan miktara göre hesaplanan 40,41TL «işlemiş faiz» nazara alındığında davacının toplam 46.452,16 TL ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinde bulunduğu, bozma öncesi davacı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmiş ise de Yargıtay 19.
Benzer bu karardaSomut olayda, alacaklı Banka, «keşideci» ve «cirantalar» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş olup, keşideciye karşı ihtiyati haciz istenebilmesi için «hamilin» «ödememe protestosu» çekmesine gerek olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nın 730/2. maddesi gereği ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenebilmesi için keşideciye ödememe protestosu çekilmes …
Mahkemece, davalıların kredi kullandığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi, borçlarını ödemeleri için düzenlenen «protesto» ve «hesap kat ihtarının tebliğine» ilişkin «tebligat» evraklarının tebliğ edildiğine dair bir belgenin de bulunmadığı gerekçesiyle yasal şartları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarı · hesap kat · ciranta · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz
Benzer bu karardaMahkemece, davalıların kredi kullandığına dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi, borçlarını ödemeleri için düzenlenen «protesto» ve «hesap kat ihtarının tebliğine» ilişkin «tebligat» evraklarının tebliğ edildiğine dair bir belgenin de bulunmadığı gerekçesiyle yasal şartları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
2004 sayılı İİK’nın «257»/1. maddesine göre, «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için, rehinle temin edilmemiş alacağın, nakit ve «muaccel» olması ve alacağın varlığı konusunda mahkemede kanaat oluşması yeterlidir.
Somut olayda, alacaklı Banka, «keşideci» ve «cirantalar» hakkında «ihtiyati haciz» talebinde bulunmuş olup, keşideciye karşı ihtiyati haciz istenebilmesi için «hamilin» «ödememe protestosu» çekmesine gerek olmadığı, ancak 6102 sayılı TTK'nın 730/2. maddesi gereği ciranta aleyhine ihtiyati haciz istenebilmesi için keşideciye ödememe protestosu çekilmes …
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/8149 E. , 2022/1491 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.10.2020 tarih ve 2020/620 E. - 2020/621 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapıldığını, davalı banka ile dava dışı Toprak Madeni Yağlar Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davacının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğunu, banka yetkililerinin istemi üzerine davacının kredi sözleşmesi imzalanırken banka tarafından vadesi ve miktarı boş olan senedi imzalayarak banka yetkililerine teslim ettiğini, davalı bankanın senedi anlaşmaya aykırı olarak doldurduğunu, eş rızasının alınmaması nedeniyle kefaletin de geçersiz olduğunu ileri sürerek borçlu olunmadığının tespitine ve davalının %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı asıl borçlu Toprak Madeni Yağlar Ltd. Şti. ile imzalanan genel kredi sözleşmesini davacı ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, bu nedenle borçlu olduğunu, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun geri ödemesi için takibe konu 10.08.2015 vade tarihli 305.000,00 TL bedelli senedin bankaya verildiğini, davacının senette avalist olduğunu, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının ileri sürülemeyeceğini, genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte davacının evli olmadığını ve eş rızasının da aranmadığını, kefaletin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 46.452,16 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talep yönünden davanın reddine, davacı lehine tazminata hükmedilmesine, davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 25.09.2017 gün ve 2017/611-669 sayılı kararı ile tarafların istinaf başvuruları reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairenin 03.06.2020 tarih ve 2017/5588 esas, 2020/761 karar sayılı kararı ile sair temyiz itirazları reddedilerek karar davalı aleyhine tazminata hükmedilmemesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının kefaletinin geçerli olduğu, takip konusu bononun da boş olarak tanziminin mümkün olup, anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ve hamilin iktisabında kötü niyetli olduğunun veya ağır kusurlu bulunduğunun ispat edilememesi karşısında alacak miktarının tespit edilmesi gerektiği, kredi sebebiyle nakdi alacağın 258.813,45 TL olarak tespit edildiği, takip tarihinde ise asıl alacağın 305.576,27 TL olarak gösterilmiş olmakla, aradaki fark olan 46.186,55 TL asıl alacak ile davacının borçlu olmadığının anlaşıldığı, takip talebinde 225,20 TL protesto masrafı talep edilmiş olup, davacının avalist olması karşısında ödememe protestosunun çekilmesine gerek olmadığından yapılan bu masraf ile davacının borçlu olmadığının anlaşıldığı, borçlu olunan miktara göre hesaplanan 40,41TL işlemiş faiz nazara alındığında davacının toplam 46.452,16 TL ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinde bulunduğu, bozma öncesi davacı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmiş ise de Yargıtay 19.
Hukuk Dairesi tarafından mahkeme ilamının bu yönüyle bozulmuş olduğu, davalının kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı kanaatine varılarak bu talebin reddi gerektiği gibi reddedilen kısım yönünden takip durmadığı ve şartların oluşmadığı anlaşılmakla davalı lehine de kötü niyet tazminat talebi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.379,87 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/748897800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz