6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Güvenlik hizmeti kusuru nedeniyle sigortacının rücu davasında müterafik kusur

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/195 E. 2025/111 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Sigortacı, sigortalısına ödediği tazminat bedeli oranında sigortalının zarar sorumlularına karşı dava hakkına halef olur (TTK 1472); halefiyet için geçerli bir teminat kapsamında ödeme yapılmış olması ve sigortalının üçüncü kişiye karşı dava hakkının bulunması gerekir. Site güvenlik hizmetini üstlenen şirketin, kendi risk analizinde belirlediği eksiklikleri gidermeden hizmeti sözleşmede taahhüt edilenden az personelle ve etkisiz biçimde yerine getirmesi kusur oluşturur; site yönetiminden sorumlu sigortalının da bilinen riskleri gözeterek güvenlik şirketiyle işbirliği yapıp eksiklikleri gidermemesi ayrı bir kusur sebebidir; bu durumda taraflar eşit oranda (%50-%50) sorumlu tutulabilir. Sigorta şirketinin, ödeme talebine karşı kusur oranı belirlenmeden ödeme yapmayacağını bildirdiği tarih, temerrüt/faiz başlangıcı olarak esas alınır; dava tarihinin esas alınması hatalıdır. Talep edilen faiz türü ile hükmedilen faiz türü arasındaki uyumsuzluk, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bir hata olduğundan istinaf mahkemesince re'sen düzeltilebilir.

Ele alınan sorunlar

Sigortacının halefiyet hakkının (TTK 1472) koşullarının oluşup oluşmadığı → kabul

Gerekçe: TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacının sigortalının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir; sigortacı, sigortalısının üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olur. Somut olayda sigortalanan sitede meydana gelen hırsızlık nedeniyle davacı sigorta şirketinin ekspertiz sonucu motosiklet sahibine ödeme yaptığı ve sigortalısının haklarına halef olduğu anlaşılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Güvenlik şirketi ile site yönetim sigortalısı arasındaki kusur paylaşımı → kabul

İddia: Davalı güvenlik şirketi vekili, sigortalının gerekli önlemleri almadığını, kusur eşit paylaştırılacaksa oranın %33,33 olması gerektiğini; davacı vekili ise tüm sorumluluğun güvenlik şirketinde olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı güvenlik şirketi ile sigortalı arasındaki sözleşmede sitede 100 güvenlik personeli çalıştırılacağı belirtilmesine rağmen fiilen 89 personel görevlendirildiği, kapalı devre kamera sisteminin yeterli sayıda personelce izlenmediği, davalı güvenlik şirketinin kendi risk analizi raporunda belirlediği eksiklikleri (kamera yetersizliği, kontrolsüz girişler vb.) sigortalıya bildirdiğine dair delil sunamadığı; kamudan özel izinle çalışan uzman güvenlik şirketinin tespit ettiği risklere karşı iş organizasyonunu buna göre kurup önlem alması gerektiği halde bunu yapmadığı belirlenmiştir. Sigortalının ise, sitenin bir kısmında inşaatın sürdüğünü ve yapının dışarıdan girişlere açık olduğunu bilmesine rağmen güvenlik şirketiyle işbirliği içinde eksiklikleri giderme yoluna gitmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle güvenlik şirketi ile sigortalı yönetim şirketinin %50'şer oranda sorumlu tutulması somut olaya uygun bulunmuştur. Motosiklet malikinin orijinal direksiyon kilidini kilitlemek suretiyle alabileceği önlemi aldığı da gözetilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Motosikletin rayiç değerinin doğru tespit edilip edilmediği → ret

İddia: Davalı güvenlik şirketi vekili, motosikletin güncel/piyasa değerinin usulünce belirlenmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Her iki tarafça düzenlenen ekspertiz raporu ile mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporunda da hasar ödemesinin piyasa rayicine uygun olduğu belirtildiğinden, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihinin (temerrüt tarihinin) tespiti → kabul

İddia: Davacı vekili, davalı sigorta şirketi bakımından faizin ödemenin yapıldığı 16/08/2017 tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini; davalı sigorta şirketinin kusur oranı belirlendikten sonra ödeme yapacağını bildiren e-postası nedeniyle daha önce temerrüde düştüğünü ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının ödeme istemine karşı davalı sigorta şirketi yetkilisi tarafından 27/09/2017 tarihli e-posta ile, sigortalısının davacının sigortalısıyla müşterek kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece tespit edilecek veya mutabık kalınacak kusur oranı sonrasında ödeme yapılacağının bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketinin ödeme yapmayacağını bildirdiği bu e-posta tarihi itibariyle temerrüde düştüğü hâlde, dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Hükümde talep edilen faiz türü ile hükmedilen faiz türü arasındaki uyumsuzluğun infazda yarattığı tereddüdün düzeltilmesi → kabul

Gerekçe: Dava dilekçesinde ticari avans faizi talep edildiği hâlde, hükmün infazında tereddüt uyandıracak şekilde ticari faize hükmedildiği belirlenmekle bu husus re'sen incelenerek düzeltilmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Site güvenlik hizmeti sözleşmesinde taahhüt edilen personel sayısına uyulmaması ve bilinen risklerin giderilmemesi hâlinde güvenlik şirketi ile site yönetiminden sorumlu sigortalının müşterek/eşit kusurlu sayılabileceği yönündeki değerlendirme ile sigorta şirketinin kusur oranı belirlenmeden ödeme yapmayacağını bildirdiği tarihin temerrüt başlangıcı olarak kabul edilmesi yönündeki gerekçe emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet rücu müterafik kusur temerrüt avans faizi mesleki mali mesuliyet sigortası özen yükümlülüğü

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/195

KARAR NO 2025/111

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/07/2021

NUMARASI 2018/149 Esas - 2021/431 Karar

DAVA

Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu)

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine .. numaralı site ortak alan sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan Sarıyer'deki sitenin kapalı otoparkında 18/05/2017 tarihinde park halinde bulunan ... plakalı motosikletin kimliği belirsiz kişiler tarafından çalındığını, olayın meydana geldiği sitenin güvenliğinin davalı ... ... A.Ş. tarafından sağlandığını, davalı güvenlik şirketi ile diğer davalı Mapfre Sigorta arasında mesleki mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunduğunu; güvenlik kamera kayıtlarında iki kişinin plakası belirsiz bir motosikletle siteye dışarıdan gelerek davaya konu motosikleti çekmek suretiyle otoparktan ve siteden çıkardıkları, bu esnada herhangi bir güvenlik devriyesinin olmadığının belirlendiğini, davalı güvenlik şirketinin ağır kusurlu olduğunu, dava öncesindeki e-posta yazışmalarında davalının da kusurlu olduğunu kabul ettiğini;

olayın davalı sigorta şirketinin mesuliyet sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğunu, çalınan motosikletin piyasa rayiç değerinin (KDV hariç) 75.000-TL olduğunu, bu tutardan 100-TL muafiyet tenzil edilerek 74.900-TL'nin dava dışı sigortalı ... Hiz A.Ş.'nin muvafakatiyle 16/08/2017 tarihinde motosikletin sahibine ödendiğini ileri sürerek, 74.900-TL tazminatın ödeme tarihi olan 16/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle (davalı sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak üzere) davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1- Davalı ... Sav. AŞ vekili, davacının sigortalısı ... A.Ş'ye güvenlik hizmeti verildiğini, sitede inşaat faaliyeti devam ettiğinden henüz sitenin güvenlik tedbiri almadığını, inşaat alanından girilmek suretiyle gerçekleşen olaydan dolayı müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacının eksper raporunda bile kendi sigortalısının olayda kusurlu olduğunun ifade edildiği ve ihtimalli olarak müvekkiline kısmi rücu imkanının değerlendirildiğini; motosikletin güncel fiyatının usulünce belirlenmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2- Davalı ... A.Ş. vekili, olayın meydana geldiği sitenin güvenliğini sağlayan diğer davalının ...395 numaralı mesleki mali mesuliyet sigorta poliçesinin sigortalısı olduğunu, poliçeye göre her bir hırsızlık hasarında hasarın %30'u sigortalı üzerinde kalmak üzere minimum 1.000-USD tenzili muafiyet uygulanacağını; diğer davalının kusuru olup olmadığının incelenmesi gerektiğini ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla faizin davanın kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren başlayacak yasal faiz olabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, bilirkişi raporlarına göre olayın meydana geldiği site alanında davalı ... A.Ş. ile site yönetim hizmetlerini üstlenen sigortalı arasında imzalanan sözleşmede site alanında (100) özel güvenlik personeli çalıştırılacağı belirtilmesine rağmen (89) personel çalıştırdığı,personeli risk durumuna göre eğitmediği, devriye hizmetlerini etkin bir şekilde kullanmadığından güvenlik zafiyeti sonucu dava dışı ...'a ait motosikletin çalınması olayında, davalı güvenlik şirketinin %50 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği; sigortalının ise, sitenin güvenliği ile ilgili sitede muhtemel tehdit ve tehlikelerin neler olduğuna dair davalı güvenlik şirketi tarafından hazırlandığı anlaşılan risk analizi raporunun gereğini yapmadığı, özellikle kimliği meçhul şahıslar tarafından gerçekleştirilen hırsızlık olayı faillerinin de giriş yaptığı kontrolsüz otopark girişleriyle ilgili tedbirleri almadığı, sözleşmede site alanında (100) özel güvenlik personeli çalıştırılacağının belirtilmesine rağmen eksik personel çalıştırılması açısından da sorumluluğunu yerine getirmediği, bu nedenle sigortalının %50 oranda kusurlu olduğu;

dava dışı ... Şti.’nin, dava dışı sigortalı ile davalı güvenlik şirketi arasında mzalanan güvenlik sözleşmesinde, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin,sitede görev yapan güvenlik personelini, işveren adına kontrol etme, denetleme sonucu tespit ettiği eksiklikleri işverene sunma vb. hizmetler çerçevesinde yetkilendirildiği, ...’ın ise malının korunması konusunda özen yükümlülüğünü yerine getirdiği, davalı güvenlik şirketinin sigortacısı diğer davalı ... Sigorta'nın da sigortalısının kusuruyla sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 37.450-TL'nin 16/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davalı ... Sav. A.Ş. vekili, müvekkili ile sigortalı arasındaki sözleşme kapsamında, müvekkili tarafından sitedeki muhtemel tehdit ve tehlikelerin neler olduğuna dair risk analizi raporunun sigortalıya sunulduğunu, ancak şirketin gereğini yapmadığını,güvenlikle ilgili kararların müvekkilince alınmadığını; motosiklet sahibinin malını korumak için gerekli önlemleri almadığını;sigortalının ihmalleri nedeniyle müvekkilinin, hırsızlıkları engelleme imkanı kalmadığını; kusurun, tüm ilgililere eşit oranda paylaştırılması amaçlanıyor ise kusur oranının %33,33 olması gerektiğini; motosikletin değerinin doğru tespit edilmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davacı vekili, olayın oluşu dikkate alındığında sigortalıya sorumluluk yüklenemeyeceğini, olayın meydana geldiği yerin davalının görev mahalli içinde bulunduğunu, tüm sorumluluğun davalı güvenlik şirketinde olduğunu; kararda davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıcının dava tarihi olarak belirlenmesinin doğru olmadığını, davalı sigorta şirketince 11/08/2017 tarihli ekspertiz raporu tanzim ettirildiğini, müvekkilince sigortalıya ödeme yapıldıktan hemen sonra davalı sigorta şirketinden de hasarın talep edildiğini, sigortalısının kusurlu olduğunu kabul ederek dosya açtığını belirterek, kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile 74.900-TL'nin 16/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı tarafça sigortalanan sitede meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle sigortalıya yaptığı ödemenin olayın meydana geldiği yerin güvenlik hizmetini üstlenen davalı güvenlik şirketinden ve sigortacısı olan diğer davalı şirketten rücuen tahsili istemine ilişkindir. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır Somut olayda, davacı tarafından sigortalanan dava dışı ...

AŞ.'nin idaresi altındaki sitenin A5 blok kapalı otoparkında site sakini ...'in ... plakalı motosikletinin 18/05/2017 tarihinde kimliği tespit edilemeyen iki kişi tarafından çalındığı, davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz sonucunda sigortalının talebiyle motosiklet sahibine 16/08/2017 tarihinde 74.900-TL ödeme yapıldığı ve davacı sigorta şirketinin sigortalısının haklarına halef olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre, sigortalı ile davalı ... Sav.. A.Ş. arasında imzalanan 24/02/2017 tarihli sözleşmeyle sigortalının idaresinde olan sitede,100 güvenlik görevlisi çalışacağı, davalı güvenlik şirketinin İl Emniyet Müdürlüğü'ne verdiği 28/03/2017 tarihli yazıda 89 güvenlik görevlisinin 20 blok girişi sabit nöbet yeri ve 8 devriye şeklinde görevlendirdiğini bildirdiği;

İstanbul Valiliği Özel Güvenlik Komisyonu'nun 08/12/2016 tarihli kararında davalı güvenlik şirketinin görev bölgesi kapsamında, sitenin her iki yanında bulunan A ve D etaplarının bloklarda inşaat devam ettiğinden bu alanların görev alanı dışında tutulduğu, hırsızlık olayının meydan geldiği yerin görev alanı içinde kaldığı; 18/05/2017 tarihi saat 23:30 sıralarında kimliği meçhul iki kişinin önce kontrol bulunmayan inşaat alanından girişi yaptıkları, sonrasında girişinde güvenlik ve bariyer bulunmayan A4 kapalı otopark girişini kullanarak olay yerine gittikleri, devriye görevi yapan güvenlik görevlileriyle karşılaştıkları ancak bu şahıslardan şüphelenilmediği, bu iki kişi tarafından bir motosiketle davaya konu kapalı otoparkta park halindeki motosikletin orjinal direksiyon kilidinin kırılması suretiyle yerinden alınarak ancak çalıştırılmadan ve hız kazandırılarak götürüldüğü belirlenmiştir.

Ayrıca bilirkişi raporunda 17/02/2021 tarihli ikinci bilirkişi raporunda, sitenin kapalı devre televizyon sisteminin 1 güvenlik personeli tarafından izlendiği ancak bu sayının yeterli olmadığı 2-3 kişinin görev taksimiyle aynı anda izleme yapması gerektiği görüşü belirtilmiştir. Davalı güvenlik şirketi 24/02/2017 tarihli siteye ilişkin Rizk Analizi Raporu'nda, kamera sayısının yeterli olmadığı motosiklet park alanının bulunmadığı, sitenin araç trafiğine (dışarıdan girişlerin) açık olması ve çok uzun otopark alanındaki, kameraların aktif hale gelmesi gibi sorunların belirlendiğini ve site yönetiminden sorumlu dava dışı şirkete bildirildiğini dolayısıyla kendisinin sorumlu olmadığını savunmuştur.

Ancak kamudan aldığı özel izinlerle çalışan ve güvenlik sertifikası sahibi kişileri istihdam eden konusunda uzman davalı güvenlik şirketinin, bu tespitlerine istinaden, iş organizasyonu ona göre tesis ederek tespit ettiği risklere karşı gerekli önlemleri alması gerekir. Davalı güvenlik şirketi buna ilişkin ve dava dışı site yönetim şirketine bildirim yaptığına dair her hangi bir delil sunamamıştır. Motosiklet malikinin de, motosikletin orjinal direksiyon kilidini kilitlemek suretiyle alabileceği önlemi aldığı anlaşılmaktadır. Anlatılanlara göre davalı güvenlik şirketinin hizmeti yerine getirmekte kusurlu olduğu,sigortalının da, sitenin bir kısmında inşaatın devam ettiği ve sitenin yapısı itibariyle dışarıdan girişlere açık olduğunu gözeterek, güvenlik şirketiyle işbirliği içinde risklerin azaltılması için eksiklikleri giderme yoluna gitmediğinden güvenlik şirketi ile sigortalı yönetim şirketinin %50'şer oranda sorumlu tutulması somut olaya uygun bulunmuştur.

Davalı vekili motosikletin değerinin doğru tespit edilmediğini ileri sürmüş ise de; her iki tarafça düzenlenen ekspertiz raporu ile, mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporunda da hasar ödemesinin piyasa rayicine uygun olduğu belirtilmesine göre davalı ... Güvenlik vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davacı vekili, davalı sigorta şirketi bakımından sigortalısına ödemenin yapıldığı tarihden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davacının ödeme istemine davalı ... Sigorta yetkilisi tarafından 27/09/2017 tarihli e-posta ile;sigortalısının davacının sigortalısıyla müşterek kusurlu olduğunun tespit edildiğini, mahkeme tarafından tespit edilen veya mutabık kalınan kusur oranı sonrasında ödeme yapılacağını belirtilmiştir.

Davalı sigorta şirketinin ödeme yapmayaacğını bildirdiği e-posta tarihi itibariyle temerrüde düştüğü halde dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü doğru olmamış, davacı vekilinin davalı sigorta şirketi bakımından faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf sebebi haklı görülmüştür. Dava dilekçesinde; ticari avans faizi talep edildiği halde; hükmün infazında tereddüt uyandıracak şekilde ticari faize hükmedildiği belirlenmekle bu husus re'sen incelenerek düzeltilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı ... A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen istinaf sebebeleri nedeniyle başvurusunun esastan reddine; davalı ... Sigorta açısından faiz başlangıç tarihinin 27/09/2017 olmasına rağmen dava tarihi 14/12/2018 olması doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar verilmesine;

kararın diğer kısımlarının tekrarı ile davanın kısmen kabulüne fazla istemin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davalı ... San. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2021 Tarih 2018/149 Esas - 2021/431 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulü ile 37.450-TL'nin 16/08/2017 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 27/09/2017 tarihi) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 2.558,20-TL karar harcından peşin yatırılan 1.279,11-TL harcın mahsubu ile kalan 1.279,11‬‬‬-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan ‬1.279,11-TL peşin harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davacı vekili için takdir olunan 5.617,50-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Davalı ...

A.Ş. vekili için takdir olunan 5.617,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 4.307,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 2.153,75-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 225-TL bilirkişi ücretinin davanın reddi oranında hesaplanan 112,50-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... AŞ'ye verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, " Yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Alınması gereken 2.558,20-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 639,55‬-TL harcın mahsubu ile kalan 1.918,65-TL harcın davalı ...

A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 95,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 48-TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasınaDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74777 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.