Teminat senedi iddiasının yazılı kesin delille ispatı gerekir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/823 E. 2025/299 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Kambiyo senedi niteliğindeki bononun, temel ilişkiden bağımsız mücerret bir borç ilişkisi olması nedeniyle, senedin teminat amacıyla verildiğini iddia eden borçlu bu iddiasını yazılı ve kesin delille ispatlamak zorundadır; bu ispat yükünü yerine getiremeyen davacının menfi tespit talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Bononun teminat senedi olduğu iddiasının ispatı → ret
İddia: Davacı, bononun eski işvereni tarafından zorla imzalattırılan boş bir teminat senedi olduğunu, davalı ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, işverenin akrabası olan davalıya senedin kanunu dolanmak amacıyla verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir.
Gerekçe: Bono, düzenlenmesine esas temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedel ödeme taahhüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisidir. Kambiyo senetlerindeki soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından ortaya çıkar; buna göre kambiyo senediyle borç altına giren kimse borçlu olmadığını iddia ediyorsa bunu ispatla yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olan borçlu, bononun teminat senedi olduğu iddiasını yazılı delille ispatlamak zorundadır. Davacı, bononun eski işvereni tarafından boş olarak imzalattırıldığı ve teminat senedi olduğu iddiasını davanın değerine göre yazılı-kesin delille ispatlaması gerekirken bu hususta herhangi bir kesin delil sunamamıştır. Ayrıca davalı hakkında yapılan bedelsiz senedi kullanma suçu soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilmiş ve bu karara yapılan itiraz da reddedilerek kesinleşmiştir. Bu nedenlerle mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın, bononun soyutluk prensibi nedeniyle teminat senedi iddiasının ispat yükünün borçluda olduğu ve bu iddianın yazılı-kesin delille kanıtlanması gerektiği yönündeki tespiti, benzer menfi tespit davalarında emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kambiyo senedi↗ bono↗ mücerret (soyut) borç ilişkisi↗ menfi tespit↗ teminat senedi↗ ispat yükü↗ yazılı-kesin delil↗ kovuşturmaya yer olmadığına kararı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/823
KARAR NO 2025/299
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/02/2022
NUMARASI 2021/515 Esas - 2022/160 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/02/2025
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ...sayılı icra dosyasıyla 05/02/2017 düzenleme ve 06/05/2019 ödeme tarihli 50.000-TL bedelli senede istinaden kambiyo takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını; senedin eski çalıştığı işyeri tarafından zorla alındığını ve teminat senedi iddiasını çürütmek için davalı 3. kişi üzerinden işleme konulduğunu ileri sürerek, müvekkilinin takibe konu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının iddialarının yersiz olduğunu, davacının senetteki imzaya itiraz etmediğini; davacının çalıştığı şirketten 50.000-TL iş avansını zimmetine geçirdiğinin işvereni tarafından tespit edildiğini, şikayet edileceğinden bahisle müvekkilinden borç istediğini ve 50.000-TL bedelli senet mukabilinde davacıya borç verdiğini belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, Bakırköy... İcra Dairesi'nin ... sayılı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip dosyasında, alacaklının davalı, borçlunun davacı olduğu, ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği ve davacının ödeme emrine itiraz etmediği; davacının başvurusu üzerine bedelsiz senedi kullanma suçundan başlatılan Bakırköy CBS'nin 2021/8073 soruşturma sayılı dosyasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına kararı verildiği, bu karara karşı davacının itirazı üzerine Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2021/8084 D. iş sayılı kararıyla itirazın reddedildiği ve kararın kesinleştiği; davacının bononun zorla imzalattırıldığı ve teminat senedi olduğu iddiasını kesin delillerle ispat edemediği, yemin deliline de dayanmadığı ve bonodaki imzaya da itiraz etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkilinin davaya konu bonodan dolayı borcunun bulunmadığını, takip alacaklısıyla hiç bir ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin daha önceden çalıştığı şirketin sahibiyle alacaklının akraba olduğunu, dava dışı şirket tarafından müvekkiline zorla imzalatılmış boş senedin şirket sahibin akrabasına verilerek kanunun dolanmak suretiyle işleme konulduğunun anlaşıldığını; söz konusu iş yerinde müvekkilinin zimmetine para geçirdiği ve bunun üzerine borç verildiği iddiasının doğru olmadığını; Yargıtay kararlarında da teminat senedi sayılan işverenin işçiye boş senet imzalatmak suretiyle aldığı senetlerin geçersiz olduğunun içtihat edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, teminat olarak verildiği ileri sürülen bonoya dayalı takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahhüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Dolayısıyla ispat yükü kendisinde olan borçlu, bononun teminat senedi olduğu yönündeki iddiasını yazılı delille ispatlamak zorundadır.
Ancak 6102 sayılı TTK'nın 702/2 maddesi uyarınca, aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerli olup, şekle ait noksanlıklar dışında itirazda bulunulması mümkün değildir. Bakırköy ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davalı ..., borçlusunun davacı ... olduğu, takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 27/05/2019 tarihinde başlatıldığı, ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği, davacının ödeme emrine itiraz etmediği, 09/02/2021 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının başvurusu üzerine bedelsiz senedi kullanma suçundan başlatılan soruşturmada, davalı hakkında Bakırköy CBS'nin 2021/8073 soruşturma sayılı dosyasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına kararı verildiği, bu karara karşı davacının itirazı üzerine Bakırköy 4.
Sulh Ceza Hakimliği'nin 2021/8084 D. iş sayılı dosyası ile davacının itirazı reddedilerek kararın kesinleştiği görülmüştür.Buna göre, davacı söz konusu bononun kendisine eski işvereni tarafından boş olarak imzalattırıldığı ve senedin teminat senedi olduğu hususundaki iddiasını davanın değerine göre yazılı-kesin delille ispatlaması gerekmektedir. Ancak davacı, bu hususta her hangi kesin bir delil sunamamıştır. Ayrıca davacının iddiaları kapsamında, davalıyı şikayeti üzerine yapılmış olan CBS soruşturması sonucunda verilmiş kovuşturmaya yer olmadığına kararı da kesinleşmiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/02/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74681 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi