Sigortacının halef olarak açtığı rücu davasında davalının kusuru ispatlanamadı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1018 E. 2025/121 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Sigorta halefiyeti nedeniyle rücuen tazminat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Sigortacının, sigortalısına ödediği tazminat nedeniyle TTK 1472 uyarınca halefiyet hakkına dayanarak açtığı rücu davasında, davalının zarardan sorumlu tutulabilmesi için zararın davalının kusurundan (örneğin dağıtım şebekesi hattı kalitesizliğinden) kaynaklandığının somut verilerle ispatlanması gerekir; arızanın davalının kusuru dışında bir nedenden (periyodik bakımsızlık, üretim kaynaklı gizli ayıp, yük kaynaklı zorlanma vb.) de kaynaklanabileceği ve davalıya yüklenebilecek somut bir kusur bulunmadığı bilirkişi raporuyla denetime elverişli şekilde tespit edilmişse, davalının sorumluluğu doğmaz ve rücu talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Davacı sigorta şirketinin aktif husumeti (halefiyet hakkı) → kabul
Gerekçe: TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halef olabilmesi için hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına poliçe kapsamında ödeme yapılmış ve sigortalı tarafından feragatname ve ihbarname düzenlenmiş olduğundan davacının aktif husumete sahip olduğu anlaşılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalının trafo arızasından kaynaklanan zarardan sorumluluğu (kusur) → ret
İddia: Davacı vekili; trafonun kullanılamaz hale gelmesinin gerilim darbesinden kaynaklandığının tespit edildiğini, davalı şirket çalışanlarının bu durumu bizzat gözlemlediğini, bilirkişi raporunda arızanın nedeninin tam ortaya konulamadığını, aynı bölgede arıza/şikayet başvurusu bulunmadığı sonucuna nasıl ulaşıldığının belli olmadığını, bu hususta müzekkere yazılması talebinin karşılanmadığını, periyodik bakımların yapıldığına ilişkin belgelerin sunulduğunu ve ek rapor alınmadan karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: Bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede, dava konusu trafonun arızalanmasının davalı sorumluluğundaki elektrik dağıtım şebekesi hattı kalitesinin yetersizliğinden kaynaklandığını gösteren herhangi bir somut veri bulunmadığı, sigortalı aboneye ait adres ve çevresini besleyen hat üzerinden elektrik kullanan diğer müşteriler tarafından hasar tarihi itibariyle davalıya yapılan herhangi bir arıza veya şikayet başvurusuna rastlanmadığı, aynı mahaldeki diğer trafolarla ilgili şikayet bildirilmediği, davalının besleme hattında çalışma yapıldığını veya arıza bulunduğunu gösteren delil sunulmadığı, arızanın trafonun periyodik bakım ve kontrollerinin yapılmamasından ya da üretim kaynaklı gizli ayıptan yahut yük kaynaklı zorlanmalardan da oluşabileceği belirtilerek davalıya teknik anlamda kusur atfedilemeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı tarafça aynı gün aynı hatta meydana gelen arızalara ilişkin kayıtların davalıdan celbedilmediği istinaf konusu yapılmışsa da davalı tarafça aynı güne ilişkin olay kayıtları cevap dilekçesi ekinde ibraz edilmiş, aynı trafoya bağlı şikayet ya da hasar ihbarı bulunmadığı da beyan edilmiştir. Bilirkişi raporunda davalının kusuru bulunmadığı denetime elverişli şekilde gerekçeleriyle açıklanmış olduğundan davalının sorumluluğunu doğuracak bir olgu bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sigortacının TTK 1472 uyarınca halefiyet yoluyla açtığı rücu davasında, davalı elektrik dağıtım şirketinin kusurunun ispat yükünün davacı/sigortalı tarafta olduğunu ve bilirkişi raporunda somut kusur unsuru gösterilemediğinde davanın reddedileceğini teyit eden bölgesel nitelikte bir karardır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- aktif husumet
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
halefiyet↗ aktif husumet↗ sigortacının rücu hakkı↗ kusur ispatı↗ elektrik dağıtım şebekesi sorumluluğu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1018
KARAR NO 2025/121
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/02/2022
NUMARASI 2021/384 Esas 2022/85 Karr
DAVA
Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/01/2025
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket nezdinde, ... poliçe no.lu 01.01.2020-01.01.2021 vadeli İş Makinaları Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ve poliçedeki listenin 96. sırasında yer alan ... seri numaralı, ... 30 t/h.lik Kırma Eleme makinasının, sigortalının "... Mah. ... Cad. No:... Sultangazi" adresindeki iş yerinde, 04.02.2020 tarihinde elektrik hatlarında meydana gelen gerilim darbesi ve voltaj dalgalanması sonucunda kullanılamaz hale geldiğini, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde, zararın 51.474,78-TL olarak belirlendiğini, 16.761,64-TL sovtaj bedeli ve 3.471,31-TL muafiyet tenzili ile sigortalıya ödenmesi gereken miktarın 31.241,83-TL olarak hesaplandığını, bu miktarın sigortalıya 18.05.2020 tarihinde ödendiğini, yapılan ödeme ile müvekkilinin zarar gören sigortalının haklarına halef olduğunu belirterek 31.241,83-TL'nin 18.05.2020 ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; hasarın müvekkili şirket tesislerinden kaynaklı olarak meydana gelmediğini, dava konusu adreste 3. şahıs trafo merkezinden elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, dağıtım şebekesinden kaynaklı herhangi bir OG dalgalanma meydana gelmediğini, 04.02.2020 tarihinde herhangi bir kesinti meydana gelmediğini,asılsız kesinti ihbarı yapıldığını, mevcut bir kesinti veya arıza olmadığını, davacı tarafın dava konusu zarara davalı şirketin neden olduğu yolundaki iddialarını ispatlayabilecek delil sunmadığını, davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen rapor sunulduğunu, dağıtım şebekesinden kaynaklı bir arıza olsa idi aynı koldan beslenen diğer adreslerde de hasar meydana gelmesi ve davalı şirkete bu konuda başvuru yapılması gerektiğini, ancak müvekkiline böyle bir başvuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; sigortalı ...A.Ş.'ye ait iş yerinde 04/02/2020 tarihinde elektrik hatlarında meydana gelen gerilim darbesi ve voltaj dalgalanması nedeniyle davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı iş makinesinin hasarlanarak zarar gördüğünün ileri sürüldüğü,sigortalının zararın dağıtım hattından kaynaklı olarak meydana geldiği yönündeki şikayetin 10 gün içerisinde yetkili davalı dağıtım şirketine bildirmediği, dava konusu trafonun arızalanmasının davalı sorumluluğundaki elektrik dağıtım şebekesi hattı kalitesi yetersizliğinden kaynaklı olarak meydana geldiğini gösteren somut verinin dosya içeriğinde bulunmadığı,bilirkişi raporunda dava dışı sigortalı aboneye ait adres ve çevresini besleyen elektrik dağıtım şebekesi hattı üzerinden elektrik enerjisi kullanan diğer müşteriler tarafından hasar tarihi itibariyle davalı şirkete yapılan herhangi bir arıza veya şikayet başvurusu veya davalı tarafça aynı elektrik hattında trafonun periyodik bakım ve kontrollerinin yapılmamasından, üretim kaynaklı gizli ayıptan yahut yük kaynaklı zorlanmalardan da oluşabileceği dikkate alındığında ve dava dışı sigortalıya ait trafo arızasının davalı sorumluluğundaki elektrik dağıtım hattındaki enerji kalitesizliğinden kaynaklı olup olmadığının somut verilerle tespit edilemediğini ,davalıya kusur atfedilmeyeceğinin tespit edildiği,davalının oluşan zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; hem eksper hem de bağımsız teknik seris tarafından trafonun incelenmediğini ve trafonun kullanılamaz hale gelmesinin sebebinin gerilim darbesi olduğunun tespit edildiğini, davalı şirket çalışanlarının da bu durumu bizzat olay yerinde gözlemlediğini ve tanık olduğunu, bilirkişi raporunda arızanın nedeninin tam olarak ortaya konulamadığını, zararın gerilim darbesi dışında bir nedenden ileri gelmiş ise bunun bilirkişilerce belirlenmesi gerektiğini, ayrıca aynı bölgede arıza ve şikayet başvurusu bulunmadığı sonucuna nasıl ulaşıldığının da belli olmadığını, bu hususta mahkemeden müzekkere yazılması talep edilmiş ise de mahkemece bu hususta müzekkere yazılmadığını, müvekkili tarafından yapılan arıza kayıtlarının da getirtilmediğini, bilirkişi raporunda arızanın trafonun bakımlarının yapılmamasından kaynaklanabileceği belirtilmiş ise de periyodik bakımların yapıldığına ilişkin belgelerin mahkemeye sunulduğunu, mahkemece ek rapor dahi alınmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, iş makineleri sigorta poliçesi ile teminat altına alınan trafonun hasara uğraması nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın TTK'nın 1472. maddesi uyarınca zarara neden olduğu iddia edilen davalıdan tahsili istemine ilişkindir. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan dava dışı ...A.Ş.'ye ait iş makineleri ile dava konusu trafo ve poliçede sayılan diğer ekipmanların "iş makineleri sigorta poliçesi" ile 01/01/2020-01/01/2021 tarihleri arasında teminat altına alındığı, dava dışı sigortalıya ait iş yerinde 04/02/2020 tarihinde elektrik hatlarında meydana gelen gerilim darbesi ve voltaj dalgalanması nedeniyle davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı iş makinesinin hasarlanarak zarar gördüğü, 31.241,83-TL zarar bedelinin davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenerek sigortalısının haklarına halef olarak davalı aleyhine rücuen tazmin talepli eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına poliçe kapsamında rizikoya bağlı olarak kar kaybı ödemesi yapılmış ve sigortalı tarafından 29/04/2020 tarihli feragatname ve ihbarname düzenlendiği dikkate alındığında davacının aktif husumete sahip olduğu anlaşılmaktadır. Ancak uyuşmazlık; davalının olayda kusuru bulunup bulunmadığı, meydana gelen zarardan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır. Bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede; dava konusu trafonun arızalanmasının davalı sorumluluğundaki elektrik dağıtım şebekesi hattı kalitesinin yetersizliğinden kaynaklı olarak meydana geldiğini gösteren herhangi bir somut verinin bulunmadığı, dava dışı sigortalı aboneye ait adres ve çevresini besleyen elektrik dağıtım şebekesi hattı üzerinden elektrik enerjisi kullanan diğer müşteriler tarafından hasar tarihi itibariyle davalı şirkete yapılan herhangi bir arıza veya şikayet başvurusuna rastlanmadığı, sigortalıya ait aynı mahalde bulunan diğer trafolarla ilgili şikayet bildirilmediği, ...'a ait elektrik besleme hattında herhangi bir çalışma yapıldığını ve arıza bulunduğunu gösteren bir delil sunulmadığı, trafodaki arızanın trafonun periyodik bakım ve kontrollerinin yapılmamasından ya da üretim kaynaklı gizli ayıptan yahut yük kaynaklı zorlanmalardan da oluşabileceği belirtilerek davalı şirkete teknik anlamda kusur atfedilemeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça, aynı gün aynı hatta meydana gelen arızalara ilişkin kayıtların davalı şirketten celbedilmediği istinaf konusu yapılmış ise de davalı tarafça aynı güne ilişkin olay kayıtları cevap dilekçesi ekinde ibraz edildiği gibi aynı trafoya bağlı olarak şikayet ya da hasar ihbarı yapılmadığı aşamalarda da beyan edilmiştir. Bilirkişi raporunda, davalının hasardan dolayı kusuru bulunmadığı denetime elverişli bir şekilde gerekçeleriyle açıklanmıştır. Bu bakımdan davalının sorumluluğunu doğuracak bir olgu bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/01/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74600 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi