YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7993 E. 2022/905 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu dava arkadaşlığı↗ istinaf incelemesi↗ iptal davası↗ yargılama gideri↗ ayırt edicilik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davacının itirazına mesnet markalarının "Elegant" ibareli oldukları, markalardaki asıl ve ayırt edici unsurunun "Elegant" ibaresinden oluştuğu, "Elegant" ibaresinin zarif anlamına geldiği ve marka kapsamındaki ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, uzun süreli kullanımla ayırt ediciliğinin yükselmiş olduğu, davalı başvurusundaki asıl ve ayırt edici unsurun "Elegant" sözcüğü olduğu, davacı markaları ile başvuru konusu işaretin özellikle aynı tür ürün ve hizmetleri kapsaması sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak karışıklığa neden olacak derecede benzer oldukları, davacının "Elegant" ibareli seri markalarının bulunduğu, davalı başvurusunun da bu seri markaların arasına sızdığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın 2017-M-1608 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2015/101386 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, karara karşı davalı kurum vekili ile davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... ve davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı Kurum vekili temyiz etmiştir.
İlk derece mahkemesince, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının ortak unsuru olan ''Elegant'' ibaresinin günlük kullanımı yaygın olan ibare olması nedeniyle markasal ayırt edici niteliğinin zayıf olduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede davalı ...'nin ''Ö E ÖZGÜR ELEGANT SHOES+şekil'' markasının davacının ''Elegant'' esas unsurlu markalarından farklı olduğu ve markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerliğin bulunmadığı, dava konusu TPMK YİDK’nın 2017/M-1608 sayılı kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davalı ... başvurusu üzerine verilen davalı Kurum YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 2017/171 esas, 2017/437 karar numaralı karar ile YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar her iki davalı tarafından istinaf edilmiş ise de, bölge adliye mahkemesince verilen istinaf istemlerinin esastan reddine ilişkin karar, yalnızca davalı Kurum tarafından temyiz edilmiş ve hükümsüzlüğe ilişkin karar kesinleşmiştir. Zira, Dairemizin yerleşik kararları gereği YİDK kararlarının iptaline ilişkin davalarda, TPMK ve marka yahut başvuru sahipleri zorunlu dava arkadaşı olup; hükümsüzlük davalarında ise husumet yalnızca marka sahibine düşmektedir.
Mahkemece kurulan son kararda dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davası olarak nitelendirilip; hükümsüzlük istemine ilişkin talep kısmı açıkça belirtilmeksizin hükümsüzlük istemini de içine alacak şekilde davanın reddine karar verilmiş, buna bağlı olarak da her iki davalı için yargılama giderlerine hükmedilmiştir. Bu durumda mahkemece temyiz edilmeksizin kesinleşen hükümsüzlük davası yönünden karar içerisinde bir bütün oluşturacak biçimde karar verilmesi gerekirken her iki talebi kapsar biçimde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkına tecavüzün men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5282 E. 2020/3177 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · taşıyan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… a tescilli oldukları, markalar birlikte değerlendirildiğinde davalı markasının görsel, işitsel ve ürünlerin ambalajlama şekli itibariyle davacı markaları karşısında «ortalama tüketici» nezdinde karışıklığa sebebiyet verecek düzeyde benzer olduğu, ortalama tüketicinin özellikle gıda sektöründe ilk görüşte davalı markasının davacı markasından farklı olduğunu algılayabilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafın davacının yüksek tanınırlık «taşıyan» markasının benzerliğinden faydalanma ihtimalinin yüksek olduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğu da dikkate alındığında orta seviyedeki tüketiciler bakımından taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçeleriyle davacının davasının hükümsüzlük ve tecavüzün tespiti yönünden kabulüne, bozma ilamı gereğince davalının tescilli markasını kullanmasının «haksız rekabete» sebebiyet vermeyeceğinden haksız rekabete ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5102 E. 2021/1920 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas idaresi · i̇i̇k 194 · müşterek borçlu müteselsil kefil · davanın konusu · ticari dava niteliği · müteselsil kefil · ara karar · mirasçılık
Benzer bu karardaBu halde, «ticari nitelikteki» davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesine devam edilerek, TMK 612. maddesi gereğince, muris ...'in terekesinin «iflas» hükümlerine göre tasfiyesi yapılmak üzere «görevli» Sulh Hukuk Mahkemesine «ihbarda» bulunulması, İİK'nun «194». maddesi uyarınca mahkemece «ara» kararı ile davanın durmasına karar verilerek alacağın iflas masasına kabulü halinde müflis davalının taraf olduğu davada «dava konusu» kalmayacağından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi, ancak masaya kayıt edilmesi istenilen alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise eldeki davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olar …
Dava, dava dışı şirketin davacı bankadan kullandığı krediye «müşterek borçlu müteselsil kefil» olan davalının, borcun ödenmemesi nedeniyle aleyhine yapılan «icra takibine itirazı» nedeniyle vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Şti.'den alınıp davacıya verilmesine ve ayrıca "davalılardan ... terekesi aleyhine yürütülen davanın bu davadan ayrılmasına, ayrı bir esasa «kaydına» karar verildiği, davalı ...'in vefat ettiği, «mirasçılarının» mirası reddettikleri, terekenin «iflas» hükümlerine göre «tasfiye» edilmesi gerektiği, bu durumda mahkemenin «görevsiz» olduğu, görev dava şartı olduğundan mahkemece resen dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında davalı ...'in vefat ettiği «mirasçılarının» da mirası kayıtsız şartsız red ettikleri, bu halde uyuşmazlıkta Sulh Hukuk Mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1428 E. 2024/2578 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü, tescilli markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti ile buna bağlı istemlere ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7993 E. , 2022/905 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.09.2020 tarih ve 2020/132 E. - 2020/242 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ‘’ELEGANT’’ ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu ve markaları uzun yıllardan bu yana kullanıldığını, davalının 10.12.2015 tarihinde "Ö E ÖZGÜR ELEGANT SHOES+şekil" ibareli marka tescil başvurusuna müvekkilince iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayanarak yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, davalı markasının tescilinin müvekkilinin "Elegant" unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek YİDK'nın 2017-M-1608 sayılı kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPMK vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, zarif anlamına gelen "Elegant" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davacının itirazına mesnet markalarının "Elegant" ibareli oldukları, markalardaki asıl ve ayırt edici unsurunun "Elegant" ibaresinden oluştuğu, "Elegant" ibaresinin zarif anlamına geldiği ve marka kapsamındaki ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, uzun süreli kullanımla ayırt ediciliğinin yükselmiş olduğu, davalı başvurusundaki asıl ve ayırt edici unsurun "Elegant" sözcüğü olduğu, davacı markaları ile başvuru konusu işaretin özellikle aynı tür ürün ve hizmetleri kapsaması sebebiyle görsel, sescil ve anlamsal olarak karışıklığa neden olacak derecede benzer oldukları, davacının "Elegant" ibareli seri markalarının bulunduğu, davalı başvurusunun da bu seri markaların arasına sızdığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın 2017-M-1608 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli 2015/101386 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, karara karşı davalı kurum vekili ile davalı ...
vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... ve davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı Kurum vekili temyiz etmiştir.
İlk derece mahkemesince, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının ortak unsuru olan ''Elegant'' ibaresinin günlük kullanımı yaygın olan ibare olması nedeniyle markasal ayırt edici niteliğinin zayıf olduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede davalı ...'nin ''Ö E ÖZGÜR ELEGANT SHOES+şekil'' markasının davacının ''Elegant'' esas unsurlu markalarından farklı olduğu ve markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerliğin bulunmadığı, dava konusu TPMK YİDK’nın 2017/M-1608 sayılı kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davalı ... başvurusu üzerine verilen davalı Kurum YİDK kararının iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 2017/171 esas, 2017/437 karar numaralı karar ile YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar her iki davalı tarafından istinaf edilmiş ise de, bölge adliye mahkemesince verilen istinaf istemlerinin esastan reddine ilişkin karar, yalnızca davalı Kurum tarafından temyiz edilmiş ve hükümsüzlüğe ilişkin karar kesinleşmiştir. Zira, Dairemizin yerleşik kararları gereği YİDK kararlarının iptaline ilişkin davalarda, TPMK ve marka yahut başvuru sahipleri zorunlu dava arkadaşı olup; hükümsüzlük davalarında ise husumet yalnızca marka sahibine düşmektedir.
Mahkemece kurulan son kararda dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davası olarak nitelendirilip; hükümsüzlük istemine ilişkin talep kısmı açıkça belirtilmeksizin hükümsüzlük istemini de içine alacak şekilde davanın reddine karar verilmiş, buna bağlı olarak da her iki davalı için yargılama giderlerine hükmedilmiştir. Bu durumda mahkemece temyiz edilmeksizin kesinleşen hükümsüzlük davası yönünden karar içerisinde bir bütün oluşturacak biçimde karar verilmesi gerekirken her iki talebi kapsar biçimde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan ve re’sen tespit olunan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/745771200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz