Açık hesap alacağında ticari defter kaydı delil değeri ve takas itirazı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/805 E. 2025/697 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiZamanaşımı
Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Açık Hesap Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmayıp ticari ilişki açık hesap şeklinde işliyorsa, bu ilişkiye TTK'nın cari hesap hükümleri uygulanmaz; satım ilişkisinden kaynaklanan alacaklara 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır. Tarafların ticari defter kayıtları arasında mutabakatsızlık varsa, HMK 222/3 uyarınca usulüne uygun tutulan defter kaydı, karşı tarafın kaydı buna aykırı değilse veya kayıt kesin delille çürütülmemişse delil olarak kabul edilir; belgeyle desteklenmeyen kayıt/iddialar dikkate alınmaz. Karşı tarafın defterinde kayıtlı olmayan faturaya konu malın teslim edildiğinin ispatı davacıya aittir; ispat edilemeyen fatura bedeli alacaktan düşülür. Takas mahsup talebine dayanak gösterilen icra dosyalarında davanın tarafı ile takip tarafı örtüşmüyorsa veya ilgili borç ifa edilmişse, bu dosyalar takasa esas alınamaz.
Ele alınan sorunlar
Görevli mahkeme → ret
İddia: Davalı vekili, davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davanın her iki tarafı da tacirdir; uyuşmazlık açık hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir ve nispi ticari dava niteliğindedir. TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca bu davaya asliye ticaret mahkemeleri bakmakla görevlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Zamanaşımı definin niteliği → ret
İddia: Davalı vekili, alacağın tabi olduğu 5 yıllık zamanaşımının dolduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır; tarafların kayıtlarından ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği anlaşılmaktadır. Açık hesap ilişkisinde önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişki devam eder; taraflar alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından bu ilişkiye TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. Taraflar arasında satım ilişkisi bulunduğundan satım bedelinden kaynaklanan alacaklara 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ticari defter kayıtlarının delil değeri ve mutabakatsızlığın çözümü → ret
İddia: Davalı vekili, davacının cari hesabında görülmeyen ödemeler ile taşınmaz bedeli ödemesi dikkate alınmadan karar verildiğini, kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 75.137,30-TL alacaklı görüldüğü, davalının defterlerinde ise bakiyenin sıfırlandığı; bu mutabakatsızlığın, davacı defterinde kayıtlı ancak davalı defterinde kayıtlı olmayan 31.700-TL bedelli çek ile davalı defterinde kayıtlı ancak davacı defterinde kayıtlı olmayan 43.437,30-TL tutarlı kasadan ödeme kaydından kaynaklandığı belirlenmiştir. 31.700-TL bedelli çekin vadesinde ödendiğine dair muhatap bankanın ıslak imzalı makbuzu sunulduğundan davacı kaydı müstenidatla dayanaklandırılmış ve itibar edilebilir bulunmuştur; 43.437,30-TL tutarlı nakit ödemeye ilişkin dayanak belge davalı tarafından sunulmadığından bu kayıt dikkate alınamamıştır. HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca usulüne uygun tutulan ticari defter kayıtlarının delil olarak kabulü için diğer tarafın aynı şartlarda tutulan defter kayıtlarının bunlara aykırı olmaması veya kayıtların aksinin kesin delille ispatlanmamış olması gerekir; davacının defter kayıtları müstenidatlarıyla uyumlu bulunduğundan davalının iddiaları (9.900-TL ödeme, taşınmaz bedeli hususları) belgeyle desteklenmediğinden kabul edilmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Defterinde kayıtlı olmayan faturalara konu malların teslimi ispatı → ret
İddia: Davalı vekili, davacının dayandığı faturalara konu malların kendisine teslim edilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: 26/07/2013 tarihli 62.517,30-TL bedelli fatura davalının defterlerinde kayıtlıdır; itiraz edilmeden kayıtlara alınan faturaya konu malların teslim alındığı ve davalının bu miktar kadar davacıya borçlu olduğu kabul edilmiştir. Diğer beş adet faturaya ilişkin olarak davacı, malların teslim edildiğini ispat edemediğinden bu faturalara konu toplam 6.120-TL bedel mahkemece zaten kabul edilmemiştir. Bilirkişi tarafından tespit edilen 75.137,30-TL'den bu 6.120-TL düşüldüğünde kalan 69.017,30-TL asıl alacak üzerinden takibin devamı isabetlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Takas mahsup talebi → ret
İddia: Davalı vekili, dava dışı icra dosyalarından kaynaklanan alacağının takas mahsubunun değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalının takas mahsup talebine esas gösterdiği icra dosyalarından birinde, işbu davanın davacısı şirket aleyhine hükmedilen borcun davacı tarafından ifa edildiği, takip dosyasının sadece dava dışı bir şahıs bakımından yenilenerek devam ettirildiği; diğer icra dosyasında ise işbu davanın davacısı şirketin taraf sıfatının bulunmadığı, takibin dava dışı şahıs aleyhine başlatıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalının takas mahsup talebi kapsamında değerlendirilebilecek bir alacağı bulunmamaktadır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
İcra inkar tazminatı → ret
İddia: Davalı vekili, icra inkar tazminatı şartlarının bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Tespit edilen 69.017,30-TL asıl alacağın belirlenebilir likit alacak niteliğinde olması nedeniyle bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmayan taraflar arasındaki açık hesap ilişkisine TTK'nın cari hesap hükümlerinin uygulanamayacağı ve satım alacaklarına 10 yıllık genel zamanaşımının uygulanacağı yönündeki değerlendirme ile HMK 222/3 kapsamında karşılıklı defter kayıtları arasındaki mutabakatsızlığın müstenidat üzerinden çözümü bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Her iki tarafı da tacir olan taraflar arasında açık hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası nispi ticari dava niteliğinde olduğundan, TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca asliye ticaret mahkemeleri görevlidir.
- Zamanaşımı
- Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmayıp ticari ilişki açık hesap şeklinde işlediğinden TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz; taraflar arasında satım ilişkisi bulunduğundan satım bedelinden kaynaklanan alacaklara 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık hesap ilişkisi↗ cari hesap sözleşmesi↗ ticari defter delili↗ takas mahsup↗ icra inkar tazminatı↗ itirazın iptali↗ nispi ticari dava↗ zamanaşımı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/805
KARAR NO 2025/697
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/12/2021
NUMARASI 2018/559 Esas - 2021/913 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında devam eden ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalıdan cari hesap alacağının bulunduğunu, müvekkilinin davalıya sattığı mallar ve taşınmazlar için faturalar düzenlediğini, malların teslim edildiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, borcunu ödemeyen davalı aleyhine müvekkilinin 75.137,30-TL asıl alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacı şirketin müvekkilinin taşınmazında kiracı olduğunu, davacının kira borçlarını ödemediği ve kiraladığı işyerine zarar vererek ayrıldığı için davacı aleyhine takip yapıldığını; davacının cari hesabının gerçeği yansıtmadığını; taşınmaz bedelinin ödendiğini, yapılan ödemelerin makbuzlarını sunduklarını ve müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının davalıya düzenlediği 62.517,30-TL bedelli fatura dışındaki faturaların davalının ticari defterinde kayıtlı olmadığı, davalının defterlerinde kayıtlı olmayan 19/12/2011 tarihli ... nolu 850-TL, 25/07/2011 tarihli ...248 nolu 2.800-TL, 03/05/2012 tarihli ... nolu 650-TL, 06/11/2012 tarihli ... nolu 1.650-TL ve 08/10/2013 tarihli .. nolu 170-TL bedelli beş adet faturaya konu malların davalıya teslimini davacının ispat edemediği; davalının takas mahsup talebine esas iki adet icra dosyasının celp edildiği; buna göre işbu davanın davalısı tarafından davacı şirket ve dava dışı ... aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... (eski esas no: ...) esas sayılı dosyası için açılan itirazın iptali davasındaki karar uyarınca, işbu davanın davacısı şirket aleyhine hükmedilmiş borcun davacı şirket tarafından ifa edildiği, takip dosyasının sadece dava dışı ...
bakımından yenilenerek takibin devamına karar verildiği; davalının dayandığı diğer takip dosyası olan İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin... (eski esas no: ...) esas sayılı dosyasında işbu davanın davacısı şirketin taraf sıfatının bulunmadığı, takibin dava dışı ... aleyhine başlatıldığı; bu nedenlerle davalının takas mahsup talebi kapsamında değerlendirilebilecek bir alacağının bulunmadığı; davacının defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 75.137,30-TL alacaklı görünmekte ise de, davalının defterlerinde kayıtlı olmayan ve içeriği malların davalıya teslim edildiği de ispat edilememiş beş adet toplam 6.120-TL bedelli faturalardan dolayı davalının davacıya borçlu olmadığı, bu miktarın 75.137,30-TL'den düşümüyle kalan (75.137,30-6.120=) 69.017,30-TL kadar davalının davacıya borcunun bulunduğu ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 69.017,30-TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine;
69. 017,30-TL'nin % 20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- Davalı vekili, davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu; alacağın tabi olduğu 5 yıllık zamanaşımının dolduğunu; davacının sunduğu sevk irsaliyelerinde teslim kısımlarının boş olduğunu, mallar teslim edilmediğinden davanın reddi gerektiğini; davacının cari hesabında görülmeyen ve ...'dan müvekkilinin davacıya yaptığı ödeme makbuzları temin edilmeden karar verildiğini; davacı şirket ile davacı şirketin sahibi ve yetkili temsilcisi bulunan ...'nun (Top) müvekkilinin kiracısı olduğunu, kirayı ödeyemediklerinden müvekkiline arsa satışı yapmak zorunda kaldıklarını, icra dosyalarından dolayı müvekkiline borçlu olmalarına rağmen takasın değerlendirilmemesinin ve şirket yetkilisinin beyanının alınmamasının hatalı olduğunu;
icra inkar tazminatı şartlarının bulunmadığını; faturalar toplamının 68.137-TL tuttuğunu; tarafların cari hesabında görünmeyen fakat müvekkilinin talimatıyla eniştesine ait ... Mobilya'nın kredi kartından çekilerek, davacıya ödenen ve davacının karşılığını yerine getirmediği 9.900-TL nazara alındığında, (68.137+9.900=) toplam hesabın 78.037-TL ettiğini, bu tutar dikkate alındığında müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını; tam tersine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu; her iki tarafın defterlerindeki taşınmaz bedeli 850.000-TL'nin zaman içinde ödendiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, kararın reddedilen kısmının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, açık hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamına göre davanın her iki yanının tacir olduğu; uyuşmazlık konusunun açık hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğu, nispi ticari dava niteliğindeki eldeki davaya TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca asliye ticaret mahkemeleri bakmakla görevlidir. Davalı vekili, zamanaşımı defii ileri sürmüştür. Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Tarafların kayıtlarından ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur.
Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı veya karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. Taraflar arasında satım ilişkisi bulunduğu anlaşılmakla, satım bedelinden kaynaklanan alacaklara 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanmaktadır. Somut olayda, mali müşavir bilirkişiden alınan kök raporda, davacının defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 75.137,30-TL alacaklı göründüğü; davalının defterlerine göre 31/12/2015 tarihi itibariyle bakiyenin sıfırlandığı; bu mutabakatsızlığın davacı şirket ticari defter kayıtlarında yer alan, ancak davalının defterlerinde kayıtlı olmayan keşidecisi davacı lehdarı davalı ...
olan, ... nolu 31/12/2014 keşide tarihli 31.700-TL tutarlı çek ile, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davacının defterlerinde kayıtlı olmayan 43.437,30-TL tutarlı kasadan ödeme işlem kayıtlarından kaynaklandığı; her iki işlemin toplamının (31.700+43.437,30=) 75.137,30-TL olduğu, mutabakatsızlığa konu bu iki kalem işlemin müstenidatlarına inilmek suretiyle incelendiğinde, davacının 31.700-TL bedelli çekin vadesinde ödendiğine dair muhatap banka tarafından ıslak imzalı makbuz örneğinin dosyaya sunulduğu görülmüş olup, davacı defterlerinde bu kayıt dayanaklandırıldığından itibar edilebilir bir kayıt olduğu;
43. 437,30-TL tutarlı nakit ödemeye ilişkin dayanak belgesinin davalı tarafından sunulmadığından dikkate alınamayacağı ve davacının şirketin ticari defter kayıtlarının ise müstenidatlarıyla uyumlu tutulduğu belirlenmiştir. HMK'nın 222/3. maddesi, "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek:22/7/2020-7251/23 madde)", hükmünü içermektedir.
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde davacının dayandığı faturalara konu malların müvekkiline teslim edilmediği itirazında bulunmuştur. Ancak 26/07/2013 tarihli ...011 nolu 62,517,30-TL bedelli fatura davalının defterlerinde kayıtlıdır. İtiraz edilmeden kayıtlara alınan faturaya konu malların teslim alındığı ve davalının da o miktar kadar davacıya borcunun bulunduğu kabul edilmiştir. Diğer faturalara ilişkin davacı teslim olgusunu ispat edemediğinden fatura içeriği toplam 6.120-TL mal bedeli zaten mahkemece kabul edilmemiştir. Buna göre bilirkişi tarafından tespit edilen 75.137,30-TL'den 6.120-TL düşüldüğünde kalan 69.017,30-TL asıl alacak üzerinden takibin devamına ve belirlenebilir likit alacak için icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ayrıca davalının iddia ettiği 9.900-TL banka ödemelerine ilişkin her hangi bir belge sunmadığı; arsa satışına ilişkin 850.000-TL'nin her iki tarafında ticari defterlerinde borç/alacak olarak karşılıklı kayıtlı olduğu; mahkemenin gerekçeli kararında belirttiği şekilde davalının davacıdan alacaklı olduğunu iddia ettiği icra takip dosyalarında eldeki davada davalının tespit edilen borcu kapsamında takasa esas bir alacağın bulunmadığı ve takip dayanağının açık hesap olduğu anlaşıldığından, davalının bu yönlere ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 105-TL harcın mahsubu ile kalan 510,40-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Alınması gereken 4.714,57-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 1.225-TL harcın mahsubu ile kalan 3.489,57-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/04/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74504 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi