6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR taşımasında hasardan taşıyıcının nezaret sorumluluğu ve rücu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/765 E. 2025/701 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu (CMR Taşıma) ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

CMR Konvansiyonu'na tabi karayolu taşımalarında, emtianın tahliyesi sırasında taşıyan adamının imzasıyla tutulan hasar tutanağı ve CMR belgesine düşülen şerh, hasarın taşıma sırasında meydana geldiği yönünde taşıyan aleyhine karine oluşturur. Ambalajsızlık, hatalı ambalajlama veya yükleme/istifleme/sabitlemeye bağlı tertipleme hatalarından kaynaklanan hasarlarda CMR'nin 17/2. maddesi taşıyıcıyı sorumluluktan kurtarsa da, bu işler gönderici veya alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi nezaret görevi ve buna bağlı sorumluluğu devam eder; taşıyıcı, ambalaj kifayetsizliğini veya hatalı sabitlemeyi fark edebilecek durumdaysa göndereni uyarmalı veya taşımayı reddetmelidir, aksi hâlde nezaret borcuna aykırılıktan kusurlu sayılır. CMR'nin 27/1. maddesi uyarınca ödenecek tazminata işleyecek faiz, yazılı ödeme talebinin taşıyıcıya gönderildiği tarihten, böyle bir talep yoksa dava tarihinden itibaren tahakkuk eder; önceden yazılı talep yapılmamışsa dava tarihinden evvelki döneme ilişkin işlemiş faiz istenemez.

Ele alınan sorunlar

Taşıyıcıların hasardan müteselsil sorumluluğu (kusur oranı ve sorumsuzluk itirazı) → ret

İddia: Davalı taşıyıcılar, hasarın araç içinde meydana gelmesinin mümkün olmadığını, ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığını, yükleme/istifleme/sabitlemenin göndericiye ait olduğunu ve bu nedenle sorumlu olmadıklarını ya da en fazla %25 oranında kusurlu sayılabileceklerini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taşıma CMR Konvansiyonu hükümlerine tabidir. Emtianın tahliyesi sırasında taşıyanın adamı olan şoförün hasar tutanağında imzasının bulunması ve CMR belgesine hasarın şerh düşülmesi karşısında ihbar şartı yerine getirilmiş olup, hasarın taşıma sırasında meydana geldiği yönünde taşıyan aleyhine karine oluşmuştur. Yüklemede makinenin hasarlı olarak araca yüklendiğine dair bir şerh bulunmadığından, hasarın taşıma sürecinde meydana geldiğinin kabulü gerekir. CMR'nin 17/2. maddesi uyarınca ambalajsızlık, hatalı ambalajlama, yükleme/istifleme/sabitlemeye bağlı tertipleme hatalarından kaynaklanan hasarlarda taşıyıcı sorumlu tutulamasa da, ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici veya alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi ve buna bağlı sorumluluğu bulunduğu yerleşik yargı uygulamasıdır. Emtianın ambalajsız veya kifayetsiz ambalajlı olması ya da hatalı sabitlenmesi hâlinde taşıyıcı, göndereni uyarmadan ve CMR'nin 8 ile 9. maddelerine uygun çekince koymadan yükü teslim alır ve bu sebeple hasar meydana gelirse, öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu kapsamında fark edip edemeyeceği araştırılmalıdır; fark edebileceği hâllerde göndereni uyarmalı, hatta taşımayı reddedebilecektir. Bu ilkeler ışığında, akdi ve fiili taşıyıcı davalıların taşıma sürecinde meydana gelen kısmi hasardan müteselsilen sorumlu tutulmasında ve nezaret görevi ihlaline dayalı kusur paylaşımında isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalıların sorumlu olmadığına veya daha az kusur izafesi gerektiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yargılama sırasında birden fazla kez bilirkişi raporu alınması ve hukuki konularda bilirkişilik yaptırılması → ret

İddia: Davacı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların karşılanmadığını, gerekçe belirtilmeden yeni bilirkişi heyetinden rapor alındığını ve hukuki konularda bilirkişi incelemesi yaptırıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK'nın 266. maddesi uyarınca mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde taraf talebiyle veya re'sen bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Yargılama aşamasında birden fazla kez bilirkişi raporu alınmış olsa da, mahkemece alınan kök ve ek raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı gerekçesiyle makine mühendisi ve lojistik uzmanından oluşan yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş; bu heyetin hükme esas alınan raporunda hasarın niteliği, taşıyıcının sorumluluk sebepleri ve sınırlı sorumluluk hükümleri dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır. Mahkemece gerekçesi açıklanarak HMK'nın 266. maddesine göre çözümü teknik bilgi gerektiren uyuşmazlık hakkında yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmış olması usule aykırı değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İşlemiş faiz talebinin başlangıç tarihi → ret

İddia: Davacı vekili, TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigortalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edilebileceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR'nin 27/1. maddesi uyarınca hak sahibi, ödenecek tazminat için yılda %5 üzerinden faiz talep edebilir; bu faiz, ödeme talebinin yazılı olarak taşıyıcıya gönderildiği tarihten itibaren, böyle bir talepte bulunulmamışsa dava tarihinden itibaren tahakkuk eder. Davalı taşıyıcılardan dava tarihinden evvel yazılı ödeme talebinde bulunulmadığı anlaşıldığından, davacının davadan önceki döneme ilişkin işlemiş faiz talep hakkı bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda, ambalajlama/istifleme/sabitleme gönderici veya alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli tacir gibi nezaret görevinden kaynaklanan sorumluluğunun devam ettiğine ve bu sorumluluğun CMR 17/2'deki sorumsuzluk hâllerini bertaraf edebileceğine ilişkin daire içtihadı niteliğinde bir değerlendirme içermektedir; ayrıca CMR 27/1 kapsamında işlemiş faizin başlangıç tarihine ilişkin tespiti bakımından da yol göstericidir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Sigortacının halefiyet yoluyla rücu hakkına dayalı aktif husumeti, sigortalının alacak haklarının temlik edilmiş olması ve tazminatın hukuken geçerli bir sigorta poliçesi kapsamında ödenmesi koşuluna bağlıdır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
CMR Konvansiyonu itirazın iptali rücu halefiyet aktif husumet müteselsil sorumluluk nezaret görevi ambalaj/istifleme hatası CMR 17/2 sorumsuzluk hâlleri bilirkişi incelemesi işlemiş faiz

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472 · CMR — CMR 17/2CMR 17/4CMR 27/1CMR 8CMR 9 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 266

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/765

KARAR NO 2025/701

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/09/2021

NUMARASI 2017/1333 Esas - 2021/1009 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu)

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... AŞ'nin Hollanda'dan satın aldığı 2005 yılı üretimi ...+... sert kapak takma hattı makinesini sigortaladığını, taşımayı davalı ... Ltd. Şti.'nin üstlendiğini, diğer davalı ... Ltd. Şti.'nin fiili taşıyıcı olduğunu; makinenin hasarlı olarak teslim edildiğini, durumun CMR belgesine yazıldığını ve tutanak tutulduğunu, ekspertiz incelemesi sonucunda 16.451,41-TL tazminatın 21/12/2016' tarihinde sigortalıya ödendiğini; takipten önce davalılara rücu mektubu gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını;

16. 451,41-TL asıl alacak ve 966,13-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.417,54-TL'nin tahsili için davalılar aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların takibe itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1- Davalı ... Ltd. Şti. vekili, taşımanın müvekkili tarafından üstlenilip alt taşımacı ... A.Ş.'ye devir edildiğini, nihai olarak fiili taşımanın diğer davalı ... Ltd. Şti. tarafından yapıldığını; ...'un makineyi 05/10/2016'tarihinde teslim aldığını ve 14/10/2016'da müvekkiline ait antrepoya indirildiğini, bu esnada tutanakla emtiadaki zararın tespit edildiğini; davacının aktif husumeti bulunmadığını; Aktif Ekspertizlik raporunda hasarın ambalaj kifayetsizliği ve istif hatasından meydana geldiğinin belirtildiğini; teminat harici ex gratia ödemelerin rücu edilemeyeceğini; emtianın gönderici tarafından ambalajlandığını, taşımacının malın niteliğine uygun ambalaj şeklini bilmesinin beklenemeyeceğini;

ödeme tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini; hasardan sorumlu olmadığını ve hasarın nakliye sırasında meydana geldiğinin ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2- Davalı ... Ltd. Şti. vekili, makinelerin hangi parçalarının hasarlı olduğunun net olarak anlaşılamadığını, aracın içine sadece davaya konu 5 kap eşyanın yüklendiğini, taşımanın dolu olarak yapıldığını, eşyaların ağırlığı dikkate alınırsa araç içinde kayarak, yer değiştirerek, başka bir cisme çarpmasının mümkün olmayacağını, zaten böyle bir bulgu olmadığını; raporda, hasarın yükleme öncesi taşıma esnasında forklift darbesi veya söküm esnasında meydana geldiğinin belirtildiğini; eşya ambalaj yetersizliğinden hasarlandığından gönderenin sorumlu olduğunu ve CMR belgesinde özel anlaşmalar kısmındaki "Yükleme, istifleme, sabitleme göndericiye aittir" maddesine göre müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece,sigortalı tarafından alacak hakları sigortacı davacıya temlik edildiğinden ödeme poliçe kapsamında olmasa dahi alacağın temliki hükümleri gereği davacının aktif husumeti bulunduğu;hasarın taşımadan önce meydana geldiğinin tespit edilemediği, CMR belgesinde de bu yönde bir şerh bulunmadığından hasarlı yüklendiği iddiasının ispatlanamadığı, ekspertiz raporunda hasar nedeninin hatalı istiflemeden dolayı taşıma sırasında yoldaki sarsıntılar sonucu makinelerin birbirine çarpması olarak belirtildiği, davacının hasarın emtiaların istiflenmemesinden ve araçların savrulmasından meydana geldiğini beyan ettiği; CMR şerhinde istifleme/yükleme/sabitlemenin gönderici tarafından yapılacağının not düşüldüğü, bilirkişi raporunda hasarın istifleme hatasından oluştuğunun tespit edildiği;istifleme taşıyıcı tarafından yapılmayacağından CMRnin 17/4 maddesi gereği taşımacının sorumluluğu bulunmasa da Yargıtay 11.

HD'nin içtihatlarına göre istif/ambalajlama hatalarından kaynaklı hasarlarda taşıyıcının nezaret görevi gereği sorumlu olabileceği, bilirkişi raporunda taşıyıcının nezaret görevi kapsamında %50 kusurlu olduğunun belirlendiği; ikinci el makineden kıymet kazanma indirimi yapılması gerektiği;bilirkişi raporuna göre davacının 6.435,23-TL asıl alacak talebinin yerinde olduğu; davalılar takipten önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz istenemeyeceği gerekçesiyle, davalıların icra takibine itirazlarının kısmen iptali ile takibin 6.435,23-TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden yıllık %9,75 ve değişen oranlarda işleyecek avans faiziyle devamına, fazla talebin reddine; şartları oluşmayan icra inkar ve kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davalı ... Ltd. Şti. vekili tam dolu araçtaki eşyanın birbirine veya bir yere çarparak zarar göremeyeceğini, hasarın nerede ve nasıl meydana geldiğinin bilinmediğini, raporda hasarın yükleme öncesi forklift darbesi veya söküm esnasında meydana geldiğinin belirtildiğini; ekspertiz raporlarında ambalaj yetersizliğinin belirlendiğini; diğer davalının sigortalıya verdiği teklifte, yükleme ve boşaltmanın taşıyıcıya ait olmadığının yazılı olduğunu ve diğer davalı asıl taşıyıcı olduğundan müterafik kusurla müteselsil sorumluluğa hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2- Davalı ... Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin sigortalıya verdiği taşıma teklifinde teslim şeklinin ... olarak belirtildiğini; CMR'ye göre ambalaj, yükleme ve istifin göndericiye ait olduğundan taşımacının ancak bunu kontrol mükellefiyeti bulunduğunu, bu nedenle iki tarafa aynı oranda kusur atfının sorumluluğunun niteliğine aykırı olduğunu ve taşımacıya ancak %25 kusur atfedilebileceğinin yargı uygulamasında yerleşik hale geldiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3- Davacı vekili, hükme dayanak alınan 03/03/2021 tarihli bilirkişi raporuna itirazların karşılanmadığını, gerekçesi belirtilmeden yeni bilirkişi heyetinden rapor alındığını; davalıların zararın tamamından müteselsilen sorumlu olduklarını, makinenin hasarlı olduğu veya istifin ve ambalajlamanın yetersiz ya da hatalı olduğuna dair CMR belgesinde bir kayıt bulunmadığını; gerekçeli karardaki CMR'de istifleme, yükleme, sabitlemeyi göndericinin yapılacağı notu düşüldüğü ibaresinin doğru olmadığını, davalıların istiflemenin yetersizliği hususunda savunma yapmadıklarını; satıcının emtiadaki hasardan haberdar olduğu şeklindeki şoförün soyut iddiası dışında bir iddianın ileri sürülmediğini; TTKnın 1472 gereğince sigortalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edilebileceğini;

hukuki konularda 4 kez bilirkişi raporu alındığını, yapılan masrafın neredeyse talebe eşit olduğunu, yargılamanın 4 yıl sürdüğünü, bunun Anayasa ve AİHS'e aykırı olduğunu belirterek, kararın reddine ilişkin kısımlarının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı tarafından emtia nakliyat sigortası ile sigortalanan emtianın kısmen hasara uğraması nedeniyle, davacı tarafından sigortalısına ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma Hollanda-Türkiye arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlık CMR Konvansiyonu hükümlerine tabidir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca, sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir.

Sigortacı, ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Somut olayda sigortalının satın aldığı ikinci el 2005 yılı üretimi ...i sert kapak takma hattı makinesinin Hollanda'dan İstanbul'a karayoluyla taşıma işi, sigortalıya karşı akdi taşıyıcı davalı ... tarafından üstlenilmiş, taşımayı fiilen davalı ... Ltd. Şti. yerine getirmiştir.Davalı ...,iki adet CMR belgesi düzenlemiştir. Davaya konu hasarlı emtiaya ilişkin 05/10/2016 tarihli CMR belgesinde, emtianın "5 kap ambalaj ...+..." brtüt ağırlığının 7.697- kg olduğu ve teslim şeklinin "EXW" olduğu "1 makinanın yan kısmında yer alan saç kısmı hasarlı olduğu tespit edilmiştir.

İlgili malzeme bu şekilde antrepoya alınmıştır. Şoför beyanı; makinalar eski makinadır. Bu hasar araçda olmayıp yutdışındaki firmada biliyor. Köşesinin hasarlı olduğunu no problem dedi. ...-imza" yazılıdır. Ayrıca 14/10/2016 tarihli tutanakla, ... plakalı araçtaki 5 kap makine cinsi eşyanın indirilmesi aşamasında bir makinenin (BLSD 650 kodlu ünite) yan kısmındaki saçda kısmi eğilme olduğunun tespit edildiği, malzemenin bu şekilde antrepoya alındığı ve el yazısıyla CMR belgesi üzerindeki şoför beyanın aynı şekilde yazıldığı, tutanak ... antrepo sorumlusu tarafından imzalanmıştır. Ekspertiz raporunda, 5 kap emtianın bulunduğu araçtan indirme aşamasında bir makinenin yan kısmındaki saçta kısmi eğilme olduğunun tespit edildiği, bu kapsamdaki hasarların şeraze, kambura ve stecker toplayıcı bölümlerinde hasar bulunduğu;

ikinci el makinelerin ambalajsız olarak römorka istiflendiği, eksperin kanaatine göre istiflemenin hatalı yapılması sonucu nakliye sırasında meydana gelen sarsıntılar sonucu makinelerin kayarak birbirine çarpması suretiyle hasarın oluştuğu; hasar miktarının 15.051,51-TL olduğu ve makine onarımı yapıldığından sovtaj araştırması yapılmadığı belirtilmiştir. Davacı, sigortalısına 21/12/2016 tarihinde 15.051,41-TL ve 13/04/2017 tarihinde de 1.400-TL ödeme yapmıştır. Sigortalı da 06/20/2017 tarihli ibranameyle davacıyı ibra ve haklarını davacıya temlik etmiştir. Emtianın tahliyesi sırasında taşıyanın adamı olan şoförün hasar tutanağında imzasının bulunduğu ve ayrıca CMR belgesine hasarın şerh düşüldüğü dikkate alındığında ihbar şartı yerine getirilmiş olup, hasarın taşıma sırasında meydana geldiği yönünde taşıyan aleyhine karine oluşmuştur.

Emtianın tahliyesi anında tespit edilen hasarın CMR belgesine şerh edilirken ve 14/10/2016 tarihli hasar tutanağı tutulurken,araç şoförünün satıcının söz konusu hasarı bildiğini beyan etmiştir. Fakat,yüklemede makinenin hasarlı olarak araca yüklendiği şerh edilmemiştir. Bu nedenle taşıma sürecinde meydana geldiğinin kabulü gereken kısmi hasardan, akdi ve fiili taşıyıcı davalıların müteselsilen sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı vekili tüm sorumluluğun davalılara ait olduğunu iddia etmiş; davalılar ise hasardan sorumlu olmadıklarını ve davalı ... vekili müterafik kusurun kabulü halinde ancak %25 kusur atfedilebileceğini savunmuştur. CMR'nin 17/2. maddesinde eğer kayıp veya hasarın hasara uğrayan malların ambalajlanmaması ya da hatalı ambalajlanmasından, yükün gönderici veya alıcı tarafından yüklenmesi ve alınmasından, özellikleri gereği özel risklerden doğması halinde taşıyıcının zarardan sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir.

Ancak, yükün ambalajının kifayetsiz ya da ambalajsız olmasından veya araca hatalı istiflenip, sabitlenmesine bağlı tertipleme hatalarından dolayı vuku bulan hasarlardan taşıyıcı sorumlu tutulamayacağı öngörülmüş olmakla birlikte ambalaj, yükleme, boşaltma ve istifleme gönderici ve alıcıya ait olsa bile taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi ve sorumluluğunun bulunduğu yerleşik yargı uygulamasıdır. Taşınacak emtianın ambalajsız veya ambalajının kifayetsiz olması ya da araca ve güzergaha uygun olmayan şekilde sabitlenmesi halinde taşıyıcı göndereni uyarmadan ve CMR'nin 8 ile 9. maddelerine uygun olarak taşıma senedine çekince koymadan yükü teslim alır ve yükte bu sebepten hasar meydana gelirse, öncelikle zarara sebep olan hatayı taşıyıcının nezaret borcu esnasında kendi bilgisiyle fark edip edemeyeceğinin tespiti gerekecektir.

Fark edebileceği durumlarda, göndereni uyaracak hatta taşımayı red edebilecektir. Davalıların sorumlulukları olmadığına veya daha az kusur izafesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. HMK'nın 266. maddesi, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlenmiştir. Yargılama aşamasında birden fazla kez bilirkişi raporu alınmış ise de Mahkemece alınan kök ve ek raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı gerekçesiyle, makine mühendisi ve lojistik uzmanından oluşan yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, İkinci bilirkişi heyetinin hükme esas alınan 03/03/2021 tarihli raporunda hasarın niteliği, taşıyıcının sorumluluk sebebleri, sınırlı sorumluluk hükümleri de dikkate alınarak verilen rapor benimsenerek karar verilmiştir.

Mahkemece gerekçesi açıklanarak HMK'nın 266. maddesine göre çözümü teknik bilgi gerektiren uyuşmazlık hakkında davalının itirazı üzerine yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Davacı vekilinin hukuki konularda bilirkişi incelemesi yaptırıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.CMR nin 27/1 maddesi "Hak sahibi, ödenecek tazminat için faiz talep edebilir. Yılda %5 üzerinden hesap edilecek bu faiz, ödeme talebinin yazılı olarak taşıyıcıya gönderildiği tarihten itibaren tahakkuk ettirilir. Böyle bir talepte bulunulmamış ise tahakkuk, dava açıldığı tarihten itibaren yapılır." şeklinde düzenlenmiştir. Davalı taşıyıcılardan dava tarihinden evvel ödeme talep edilmediği anlaşılmakla, davacının davadan evvel işlemiş faiz talep hakkı bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 187,55-TLnin mahsubu ile kalan 427,85‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, Alınması gereken 1.230,80-TL istinaf karar harcından davalılar tarafından peşin yatırılan 220-TL harcın mahsubu ile kalan 1.010,80-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazine'ye ödenmesine, Taraflarca yapılan istinaf yargı giderinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

29/04/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74502 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.