İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8161 E. 2022/1365 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sabit yatırım bedeli↗ sabit yatırım↗ rekabet kurulu kararı↗ intifa hakkı↗ keşif↗ bayilik sözleşmesi↗ ek prim↗ bilirkişi incelemesi↗ terkin↗ dahili dava↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, Niğde-...- ... Köyü- ... mevkiinde kain 20 parselde kayıtlı gayrımenkul üzerinde 16/10/2002 tarihinden itibaren 20 yıl süreyle davacı şirket lehine intifa hakkının tesis edildiği, bayilik sözleşmesi gereği bu gayrımenkul üzerindeki petrol istasyonunun işletmeciliğinin bayiye verildiği, Rekabet Kurulu kararına göre sözleşmenin 18/09/2010 tarihi itibarıyla konusuz kaldığı, davacı şirket tarafından davalıya satış teşvik primi bedeli olarak ödemesi yapılan 60.000,00 TL’nin kalan süreye isabet eden karşılığı 36.214,0 TL’nin dava tarihine denk gelen güncelleştirilmiş değerinin 74.534,00 TL olarak hesaplandığı ve 12/03/2014 tarihli raporun hükme elverişli olduğ gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 74.534,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiştir.
Hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu Kararı gereği süresinden önce sona ermesine bağlı olarak intifa hakkının da erken terkini nedeniyle taşınmaz üzerindeki sabit yatırım bedelinin kullanılmayan kısmına denk gelen tutarın ödenmesi talebine ilişkindir.
Dava dilekçesinde, intifa hakkına konu taşınmaz Niğde-...-... Köyü M33 pafta 202 ada 19-20 parsel olarak belirtilmiş, davalı cevabında bahse konu parsel üzerinde petrol istasyonu dahil hiçbir taşınır taşınmaz mal bulunmadığını, kendisinin halihazırda M33 pafta 177 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki petrol istasyonunda faaliyetini sürdürdüğünü, davacı ile yapılan sözleşmedeki yer ile bu yerin birbirinden bağımsız farklı yerler olduğunu savunmuştur. Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinde şirketin üzerinde hak ve tasarruf sahibi bulunduğu yer Niğde-...-... Köyü ... mevkiinde kain M33d22a pafta 202 ada 19-20 parsel olarak belirtilmiş, resmi senede göre ise M33d22a 202-20 ve M33d22a 177/1 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davacı lehine intifa hakkı tesis edilmiş ve yine intifa hakkının fekkine ilişkin tescil istem belgesinde de her iki parselin bilgilerine yer verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamı uyarınca yapılan bilirkişi incelemesi 177/1 sayılı parselde gerçekleştirilmiş ise de dava konusu yerin taraf beyanlarına göre ihtilaflı olduğu dikkate alınarak davacının iddia ettiği sabit yatırımların hangi parselde olduğu açıklığa kavuşturularak keşif yapılması ve 29.05.2017 tarihli bozma ilamında belirtilen hususlara göre bilirkişilerden rapor alınması ve bu çerçevede karar verilmesi gerekirken dava konusu parselin hangisi/hangileri olduğu tespit edilmeksizin ve bozma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru olmamış, hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3579 E. 2022/5910 K.
Ortak:intifa hakkı · bayilik sözleşmesi · ek prim · avans faizi
İncelediğiniz karardaKöyü- ... mevkiinde kain 20 parselde kayıtlı gayrımenkul üzerinde 16/10/2002 tarihinden itibaren 20 yıl süreyle davacı şirket lehine «intifa hakkının» tesis edildiği, «bayilik sözleşmesi» gereği bu gayrımenkul üzerindeki petrol istasyonunun işletmeciliğinin bayiye verildiği, Rekabet Kurulu kararına göre sözleşmenin 18/09/2010 tarihi itibarıyla konusuz kaldığı, davacı şirket tarafından davalıya satış teşvik «primi» bedeli olarak ödemesi yapılan 60.000,00 TL’nin kalan süreye isabet eden karşılığı 36.214,0 TL’nin dava tarihine denk gelen güncelleştirilmiş değerinin 74.534,00 TL olarak hesaplandığı ve 12/03/2014 tarihli raporun hükme elverişli olduğ gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 74.534,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinin» Rekabet Kurulu Kararı gereği süresinden önce sona ermesine bağlı olarak «intifa hakkının» da erken «terkini» nedeniyle taşınmaz üzerindeki «sabit yatırım bedelinin» kullanılmayan kısmına denk gelen tutarın ödenmesi talebine ilişkindir.
Dava dilekçesinde, «intifa hakkına» konu taşınmaz Niğde-...-...
Benzer bu kararda… a ilamına uyularak, ...- ...- ...Köyü- ...mevkiinde kain 20 parselde kayıtlı gayrımenkul üzerinde 16/10/2002 tarihinden itibaren 20 yıl süreyle davacı şirket lehine «intifa hakkının» tesis edildiği, «bayilik sözleşmesi» gereği bu gayrımenkul üzerindeki petrol istasyonunun işletmeciliğinin bayiye verildiği, Rekabet Kurulu kararına göre sözleşmenin 18/09/2010 tarihi itibarıyla konusuz kaldığı, davacı şirket tarafından davalıya satış teşvik «primi» bedeli olarak ödemesi yapılan 60.000,00 TL’nin kalan süreye isabet eden karşılığı 36.214,00 TL’nin dava tarihine denk gelen güncelleştirilmiş değerinin 74.534,00 TL olarak hesaplandığı ve 12/03/2014 tarihli raporun hükme elverişli olduğ gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 74.534,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine sair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Menfi Tespit ve İpoteğin Fekki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3215 E. 2023/5551 K.
Ortak:intifa hakkı · bayilik sözleşmesi
İncelediğiniz karardaKöyü- ... mevkiinde kain 20 parselde kayıtlı gayrımenkul üzerinde 16/10/2002 tarihinden itibaren 20 yıl süreyle davacı şirket lehine «intifa hakkının» tesis edildiği, «bayilik sözleşmesi» gereği bu gayrımenkul üzerindeki petrol istasyonunun işletmeciliğinin bayiye verildiği, Rekabet Kurulu kararına göre sözleşmenin 18/09/2010 tarihi itibarıyla konusuz kaldığı, davacı şirket tarafından davalıya satış teşvik «primi» bedeli olarak ödemesi yapılan 60.000,00 TL’nin kalan süreye isabet eden karşılığı 36.214,0 TL’nin dava tarihine denk gelen güncelleştirilmiş değerinin 74.534,00 TL olarak hesaplandığı ve 12/03/2014 tarihli raporun hükme elverişli olduğ gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 74.534,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiştir.
1- Dava, taraflar arasındaki «bayilik sözleşmesinin» Rekabet Kurulu Kararı gereği süresinden önce sona ermesine bağlı olarak «intifa hakkının» da erken «terkini» nedeniyle taşınmaz üzerindeki «sabit yatırım bedelinin» kullanılmayan kısmına denk gelen tutarın ödenmesi talebine ilişkindir.
Dava dilekçesinde, «intifa hakkına» konu taşınmaz Niğde-...-...
Benzer bu karardaDAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 25.01.2012 tarihinde bir nüsha olarak imzalanan «protokol» ile istasyon işletmesini içeren 22.12.2006 tarihli eski Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin sona erdiğini ve bu protokol doğrultusunda taraflar arasında 5 yıllık yeni «bayilik sözleşmesinin» yürürlüğe girdiğini, bu protokolün Rekabet Kurumunun 12.03.2009 tarihli duyurusuna uygun olarak imzalandığını, protokolün 3.a maddesi gereği bayilik süresinin 5 yıl ile sınırlandırılmış olup sözleşmenin 25.01.2017 tarihinde sona ereceğinin belirtildiğini, davalı şirkete protokol ve başlangıçta düzenlenmiş olan bayilik sözleşmesi gereği hiçbir borçlarının kalmadığının sabit olduğunu, ipoteğin intifa süresi için ve «intifa hakkı» bedelinin «teminatı» olarak verildiğini, intifanın 25.01.2017 tarihinde sorunsuz, borçsuz sona erdiğini, ipoteğin derhal fekki gerektiğini ileri sürerek davalı şirket ile yapılan «akaryakıt bayilik sözleşmesi» gereği herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile, akaryakıt bayilik sözleşmesinin teminatı olarak müvekkillerine ait Ordu merkez yeni mahalle pafta:18, ada:270, parsel:6 ve aynı ada aynı pafta 5 nolu parsel l nolu bağımsız «bölüme» ilişkin davalılar lehine tesis edilmiş olan 26.01.2007 tarih ve 759 yevmiye nolu «ipoteğin kaldırılmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında imzalanan 25.01.2012 tarihli «bayilik sözleşmesi» ve ekleri ile akaryakıt ve diğer petrol ürünlerinin alım/satımına ilişkin koşulların belirlendiğini, ayrıca müvekkili şirket iddia edildiği üzere davacı şirketi «ibra» etmediğini, davacı şirketin müvekkili şirkete karşı ticari «alım taahhütleri» bulunduğunu, ancak bu taahhütlerin davalı tarafça yerine getirilmediğini, «sözleşmeden doğan» borçların «teminatı» olarak alınan ipoteğin fek edilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, «bayilik sözleşmesi» nedeni ile davalı lehine tesis edilen «ipoteğin fekkine» ve davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine; birleşen İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/297 E. sayılı davası ise; taraflar arasında yapılan akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesi uyarınca «mahrum» kalındığı belirtilen kâr «kaybı» ve «cari hesap alacağının» tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:alım taahhüdü · akaryakıt bayilik sözleşmesi · ariyet · ipoteğin kaldırılması · cari hesap alacağı · ipoteğin fekki · mutabakat · kâr mahrumiyeti
Benzer bu kararda… ; müvekkili şirketin dünya enerji ve petrol piyasasının en önemli oyuncuları arasında yer alan Lukoil Grubu'nun iştiraki şirketler olan, ülkemiz akaryakıt ve otogaz «dağıtım» pazarında önemli yeri olan şirketlerden olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında Ordu ili, Merkez ilçesi, Yeni Mah., 18 pafta no, 270 Ada no, 5-6 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki akaryakıt ve otogaz istasyonunun Lukoil markası altında işletilmesi ile ilgili olarak karşılıklı «taahhüt» belgeleri imzalandığını, davalının taahhütname ile eksik satın aldığı her bir ton başına 100,00 USD kâr «mahrumiyeti» ödemeyi üstlendiğini, davalının müvekkilinden ödünç («ariyet») olarak verdiği ekipmanların bir kısmını iade etmediğini, eksik akaryakıt ürün alımından kaynaklanan, 421.711,00 USD'nin şimdilik 1.000,00 USD'lik kısmı ve eksik otogaz ürün alımından kaynaklanan 117.140,00 USD'nin şimdilik 1.000,00 USD'lik kısmı ile ariyetlerin iade alınması esnasında yapılan «masraflara» karşılık olarak oluşan «cari hesap alacağı» olan 24.894,17 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, «bayilik sözleşmesi» nedeni ile davalı lehine tesis edilen «ipoteğin fekkine» ve davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine; birleşen İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/297 E. sayılı davası ise; taraflar arasında yapılan akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesi uyarınca «mahrum» kalındığı belirtilen kâr «kaybı» ve «cari hesap alacağının» tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 25.01.2012 tarihinde bir nüsha olarak imzalanan «protokol» ile istasyon işletmesini içeren 22.12.2006 tarihli eski Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin sona erdiğini ve bu protokol doğrultusunda taraflar arasında 5 yıllık yeni «bayilik sözleşmesinin» yürürlüğe girdiğini, bu protokolün Rekabet Kurumunun 12.03.2009 tarihli duyurusuna uygun olarak imzalandığını, protokolün 3.a maddesi gereği bayilik süresinin 5 yıl ile sınırlandırılmış olup sözleşmenin 25.01.2017 tarihinde sona ereceğinin belirtildiğini, davalı şirkete protokol ve başlangıçta düzenlenmiş olan bayilik sözleşmesi gereği hiçbir borçlarının kalmadığının sabit olduğunu, ipoteğin intifa süresi için ve «intifa hakkı» bedelinin «teminatı» olarak verildiğini, intifanın 25.01.2017 tarihinde sorunsuz, borçsuz sona erdiğini, ipoteğin derhal fekki gerektiğini ileri sürerek davalı şirket ile yapılan «akaryakıt bayilik sözleşmesi» gereği herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile, akaryakıt bayilik sözleşmesinin teminatı olarak müvekkillerine ait Ordu merkez yeni mahalle pafta:18, ada:270, parsel:6 ve aynı ada aynı pafta 5 nolu parsel l nolu bağımsız «bölüme» ilişkin davalılar lehine tesis edilmiş olan 26.01.2007 tarih ve 759 yevmiye nolu «ipoteğin kaldırılmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
dava «menfi tespit» ve «ipoteğin fekki», birleşen dava ise alacak talebine ilişkin olup yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/8161 E. , 2022/1365 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.04.2019 tarih ve 2017/846 E. - 2019/391 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile yapılan 20 yıl süreli 16.10.2002 tarihli bayilik sözleşmesinin, Rekabet Kurulu'nun dikey anlaşmalara getirdiği 5 yıllık sınır nedeniyle süresinden önce 18.09.2010 tarihinde sonlandığını, davalının bu tarihten sonra sözleşmeyi yenilemeyeceğini bildirmesi üzerine tapu üzerindeki intifa hakkının terkin edildiğini, Niğde-...- ... Köyü M33 pafta 202 ada 19-20 parsellerde kayıtlı taşınmazın 16.10.2002 tarihinden başlamak üzere 20 yıl süreli intifa hakkına konu edildiğini ileri sürerek, sözleşmenin 20 yıl süreceği öngörülerek yatırım desteği ve duran varlık olarak adlandırılan inşaat yatırımları nedeniyle davalıya yapılan 60.000,00 TL yatırım bedelinin kullanılmayan kısmına denk gelen meblağın sözleşmenin feshi tarihine kadar işlemiş faiziyle toplam 96.012,69 TL'nin, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödeme tarihine kadar işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Niğde ili, ... ilçesi, ... Köyü, M33 pafta, 202 ada, 19- 20 parsellerde kayıtlı gayrimenkulün müvekkili şirkete ait olmayıp ...... adına kayıtlı olduğunu, davacı firmanın lehine tesis olunan intifa hakkının tapu kayıtlarından terkin edildiğini, gayrimenkul üzerinde petrol istasyonu dahil hiçbir taşınır ya da taşınmaz mal bulunmadığını, müvekkili firmanın halen Balpet Petrol Ürünleri Taşımacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş bayisi olduğunu ve Niğde - ... - ... Köyü, M33 pafta, 177 ada, l parselde kayıtlı gayrimenkul üzerinde kurulu bulunan petrol istasyonunda faaliyetini sürdürdüğünü, davacı firma ile yapılan sözleşmedeki yerin bu yerden bağımsız tamamen farklı yerler olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, Niğde-...- ... Köyü- ... mevkiinde kain 20 parselde kayıtlı gayrımenkul üzerinde 16/10/2002 tarihinden itibaren 20 yıl süreyle davacı şirket lehine intifa hakkının tesis edildiği, bayilik sözleşmesi gereği bu gayrımenkul üzerindeki petrol istasyonunun işletmeciliğinin bayiye verildiği, Rekabet Kurulu kararına göre sözleşmenin 18/09/2010 tarihi itibarıyla konusuz kaldığı, davacı şirket tarafından davalıya satış teşvik primi bedeli olarak ödemesi yapılan 60.000,00 TL’nin kalan süreye isabet eden karşılığı 36.214,0 TL’nin dava tarihine denk gelen güncelleştirilmiş değerinin 74.534,00 TL olarak hesaplandığı ve 12/03/2014 tarihli raporun hükme elverişli olduğ gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 74.534,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine karar verilmiştir.
Hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu Kararı gereği süresinden önce sona ermesine bağlı olarak intifa hakkının da erken terkini nedeniyle taşınmaz üzerindeki sabit yatırım bedelinin kullanılmayan kısmına denk gelen tutarın ödenmesi talebine ilişkindir.
Dava dilekçesinde, intifa hakkına konu taşınmaz Niğde-...-... Köyü M33 pafta 202 ada 19-20 parsel olarak belirtilmiş, davalı cevabında bahse konu parsel üzerinde petrol istasyonu dahil hiçbir taşınır taşınmaz mal bulunmadığını, kendisinin halihazırda M33 pafta 177 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki petrol istasyonunda faaliyetini sürdürdüğünü, davacı ile yapılan sözleşmedeki yer ile bu yerin birbirinden bağımsız farklı yerler olduğunu savunmuştur. Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinde şirketin üzerinde hak ve tasarruf sahibi bulunduğu yer Niğde-...-... Köyü ... mevkiinde kain M33d22a pafta 202 ada 19-20 parsel olarak belirtilmiş, resmi senede göre ise M33d22a 202-20 ve M33d22a 177/1 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davacı lehine intifa hakkı tesis edilmiş ve yine intifa hakkının fekkine ilişkin tescil istem belgesinde de her iki parselin bilgilerine yer verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı uyarınca yapılan bilirkişi incelemesi 177/1 sayılı parselde gerçekleştirilmiş ise de dava konusu yerin taraf beyanlarına göre ihtilaflı olduğu dikkate alınarak davacının iddia ettiği sabit yatırımların hangi parselde olduğu açıklığa kavuşturularak keşif yapılması ve 29.05.2017 tarihli bozma ilamında belirtilen hususlara göre bilirkişilerden rapor alınması ve bu çerçevede karar verilmesi gerekirken dava konusu parselin hangisi/hangileri olduğu tespit edilmeksizin ve bozma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru olmamış, hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bend uyarınca taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine,01/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/743258000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz