Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8155 E. 2022/1361 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet görevinin kötüye kullanılması↗ kesin yetki kuralı↗ kesin yetki↗ re'sen terkin↗ şirket merkezi mahkemesi↗ hisse devri↗ olumsuz oy↗ ticaret sicili↗ yetki↗ taahhütname↗ terkin↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilip, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12.05.2014 tarihli 2014/6574 esas - 2014/9000 karar sayılı ilamı ile onanan yetkisizlik kararı uyarınca intikal eden dosyayla ilgili olarak Ankara Ticaret Sicil Memurluğu'nun 06.04.2015 tarihli yazısında davalı Koçaş Isı Sistemleri İnşaat Taahhüt San ve Tic.Ltd.Şti'nin 04.02.2008 tarihi itibariyle faaliyetine başladığını ve bilinen adreslerinde bulunamaması nedeniyle mükellefiyetinin 31.12.2005 tarihi itibariyle re’sen terk ettirildiğinin belirtildiği, dava, şirket merkezinin Antalya'da olduğundan bahisle yetkisizlik kararı ile mahkemeye gelmiş ise de, şirket merkezinin Antalya'ya hiç taşınmadığı, sadece Ankara Ticaret sicilinden taşımak üzere belge alındığı, ancak yetkisizlik kararı Yargıtay'ca onandığından HMK’nın 23/2 maddesi uyarınca verilen onama kararının mahkemeyi bağladığı, bu nedenle kesin yetki kuralına rağmen yetkisizlik kararı verilemeyeceği, davacının şirket ortağı olmadığının tespitini talep ettiği, bu iddiasını kendisinin başka bir işi için vekalet verdiği vekilinin kendisinden onay almadan şirket hissesini aldığını yani vekalet görevini kötüye kullandığına dayandırdığı, şirketin kaydına ve merkezine tespit edilememesi nedeniyle ulaşılamadığı, davacının mevzuata uygun hisse devraldığı, davacının vekalet görevinin kötüye kullandığı iddiasını kanıtlar hiçbir delil ibraz etmediği, öyle olsa dahi bu durumun şirketi ilgilendirmediği, kendisi ile vekili arasındaki ilişkiyi ilgilendirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, vekalet kapsamı dışındaki bir tasarrufa dayalı olarak davalı şirkete ortak edildiğinden bahisle şirket ortağı olmadığının tespitine ilişkin olumsuz tespit davasıdır. Hisse devrine ilişkin işlem vekaleten gerçekleştirilmiş olup, Mahkemece, dava konusu hisse devri işlemine dayanak Yenimahalle 3. Noterliği tarafından tanzim edilen 12.10.1999 tarihli ve 44696 yevmiye numaralı vekaletname celp edilip muhtevası irdelenmeden ve davacının belirttiği kamu davasına ilişkin ceza dosyası tetkik edilmeden eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3845 E. 2024/1620 K.
Ortak:vekalet görevinin kötüye kullanılması · kesin yetki kuralı · kesin yetki · re'sen terkin · şirket merkezi mahkemesi · hisse devri · yetki · terkin · yetki/yetkisizlik · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi'nin 12.05.2014 tarihli 2014/6574 esas - 2014/9000 karar sayılı ilamı ile onanan «yetkisizlik» kararı uyarınca intikal eden dosyayla ilgili olarak Ankara Ticaret Sicil Memurluğu'nun 06.04.2015 tarihli yazısında davalı Koçaş Isı Sistemleri İnşaat Taahhüt San ve Tic.Ltd.Şti'nin 04.02.2008 tarihi itibariyle faaliyetine başladığını ve bilinen adreslerinde bulunamaması nedeniyle mükellefiyetinin 31.12.2005 tarihi itibariyle re’«sen terk» ettirildiğinin belirtildiği, dava, «şirket merkezinin» Antalya'da olduğundan bahisle yetkisizlik kararı ile mahkemeye gelmiş ise de, şirket merkezinin Antalya'ya hiç taşınmadığı, sadece Ankara Ticaret sicilinden taşımak üzere belge alındığı, ancak yetkisizlik kararı Yargıtay'ca onandığından HMK’nın 23/2 maddesi uyarınca verilen onama kararının mahkemeyi bağladığı, bu nedenle «kesin yetki kuralına» rağmen yetkisizlik kararı verilemeyeceği, davacının şirket ortağı olmadığının tespitini talep ettiği, bu iddiasını kendisinin başka bir işi için vekalet verdiği vekilinin kendisinden onay almadan şirket hissesini aldığını yani «vekalet görevini kötüye kullandığına» dayandırdığı, şirketin «kaydına» ve merkezine tespit edilememesi nedeniyle ulaşılamadığı, davacının mevzuata uygun hisse devraldığı, davacının vekalet görevinin kötüye kullandığı iddiasını kanıtlar hiçbir delil «ibraz» etmediği, öyle olsa dahi bu durumun şirketi ilgilendirmediği, kendisi ile vekili arasındaki ilişkiyi ilgilendirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hisse devrine ilişkin işlem vekaleten gerçekleştirilmiş olup, Mahkemece, dava konusu «hisse devri» işlemine dayanak Yenimahalle 3.
Benzer bu karardaŞti'nin 04.02.2008 tarihi itibariyle faaliyetine başladığını ve bilinen adreslerinde bulunamaması nedeniyle mükellefiyetinin 31.12.2005 tarihi itibariyle re’«sen terk» ettirildiğinin belirtildiği, dava, «şirket merkezinin» Antalya'da olduğundan bahisle «yetkisizlik» kararı ile mahkemeye gelmiş ise de, şirket merkezinin Antalya'ya hiç taşınmadığı, sadece Ankara Ticaret sicilinden taşımak üzere belge alındığı, ancak yetkisizlik kararı Yargıtay'ca onandığı, verilen onama kararının mahkemeyi bağladığı, bu nedenle «kesin yetki kuralına» rağmen yetkisizlik kararı verilemeyeceği, davacının şirket ortağı olmadığının tespitini talep ettiği, bu iddiasını kendisinin başka bir işi için vekalet verdiği vekilinin kendisinden onay almadan şirket hissesini aldığını yani «vekalet görevini kötüye kullandığına» dayandırdığı, şirketin «kaydına» ve merkezine tespit edilememesi nedeniyle ulaşılamadığı, davacının mevzuata uygun hisse devraldığı, davacının vekalet görevinin kötüye kullandığı iddiasını kanıtlar hiçbir delil «ibraz» etmediği, öyle olsa dahi bu durumun şirketi ilgilendirmediği, kendisi ile vekili arasındaki ilişkiyi ilgilendirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, da …
Bozma Kararı Dairemizin 01.03.2022 gün ve 2020/8155 E., 2022/1361 K. sayılı kararı ile, dava konusu «hisse devri» işlemine dayanak Yenimahalle 3.
… i hudutları dahilindeki bilumum şirketlerdeki hisselerinin bir kısmını veya tamamını dilediğine dilediği bedel ve şartlarda devir etmeye, devir bedellerini talep ve «teslim» almaya, ilgili Noterlik Dairesinde düzenlenecek olan şirket «hisse devri» senetlerini tanzim ve imzalamaya, keza yine Türkiye Cumhuriyeti hudutları dahilindeki bilumum şirketlerden adına hisse devir almaya, bedellerini ödemeye, ilgili No …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekaletin kötüye kullanılması · gerekçe-hüküm çelişkisi · ilan · teslim
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekiki temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, «gerekçede çelişki» oluşturan tarih hatalarının bulunduğunu, «vekaletin kötüye kullanıldığının» dosyadaki bilgi ve belgelerden ortaya çıktığını, «hisse devrinin» Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edilmediğini, bu nedenle hisse devrinin hukuki sonuç doğurmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… i hudutları dahilindeki bilumum şirketlerdeki hisselerinin bir kısmını veya tamamını dilediğine dilediği bedel ve şartlarda devir etmeye, devir bedellerini talep ve «teslim» almaya, ilgili Noterlik Dairesinde düzenlenecek olan şirket «hisse devri» senetlerini tanzim ve imzalamaya, keza yine Türkiye Cumhuriyeti hudutları dahilindeki bilumum şirketlerden adına hisse devir almaya, bedellerini ödemeye, ilgili No …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3713 E. 2015/13816 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaBu kez davacı şirket vekili ile davacı şirket «yönetim kurulu» üyeleri O..
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı şirket vekili ile davacı şirket «yönetim kurulu» üyeleri O..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/8155 E. , 2022/1361 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.12.2015 tarih ve 2014/312 E. - 2015/932 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortaklarından... ve ...'a ait 200 adet hissenin 13/10/1999 tarihinde müvekkili adına vekaleten hareket eden dava dışı ... tarafından devralındığını ancak müvekkilinin vekalet verme sebebinin araba alımı olduğunu, hisse devrinden bahsedilmediğini, 1999-2002 yıllarına ait mal ve hizmet karşılığı olmayan fatura düzenlenmesi nedeniyle müvekkili hakkında kamu davası açıldığını, şirket hisse devrinin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek davacının davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili, yetki itirazında bulunmuş, hisse devrinin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilip, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12.05.2014 tarihli 2014/6574 esas - 2014/9000 karar sayılı ilamı ile onanan yetkisizlik kararı uyarınca intikal eden dosyayla ilgili olarak Ankara Ticaret Sicil Memurluğu'nun 06.04.2015 tarihli yazısında davalı Koçaş Isı Sistemleri İnşaat Taahhüt San ve Tic.Ltd.Şti'nin 04.02.2008 tarihi itibariyle faaliyetine başladığını ve bilinen adreslerinde bulunamaması nedeniyle mükellefiyetinin 31.12.2005 tarihi itibariyle re’sen terk ettirildiğinin belirtildiği, dava, şirket merkezinin Antalya'da olduğundan bahisle yetkisizlik kararı ile mahkemeye gelmiş ise de, şirket merkezinin Antalya'ya hiç taşınmadığı, sadece Ankara Ticaret sicilinden taşımak üzere belge alındığı, ancak yetkisizlik kararı Yargıtay'ca onandığından HMK’nın 23/2 maddesi uyarınca verilen onama kararının mahkemeyi bağladığı, bu nedenle kesin yetki kuralına rağmen yetkisizlik kararı verilemeyeceği, davacının şirket ortağı olmadığının tespitini talep ettiği, bu iddiasını kendisinin başka bir işi için vekalet verdiği vekilinin kendisinden onay almadan şirket hissesini aldığını yani vekalet görevini kötüye kullandığına dayandırdığı, şirketin kaydına ve merkezine tespit edilememesi nedeniyle ulaşılamadığı, davacının mevzuata uygun hisse devraldığı, davacının vekalet görevinin kötüye kullandığı iddiasını kanıtlar hiçbir delil ibraz etmediği, öyle olsa dahi bu durumun şirketi ilgilendirmediği, kendisi ile vekili arasındaki ilişkiyi ilgilendirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, vekalet kapsamı dışındaki bir tasarrufa dayalı olarak davalı şirkete ortak edildiğinden bahisle şirket ortağı olmadığının tespitine ilişkin olumsuz tespit davasıdır. Hisse devrine ilişkin işlem vekaleten gerçekleştirilmiş olup, Mahkemece, dava konusu hisse devri işlemine dayanak Yenimahalle 3. Noterliği tarafından tanzim edilen 12.10.1999 tarihli ve 44696 yevmiye numaralı vekaletname celp edilip muhtevası irdelenmeden ve davacının belirttiği kamu davasına ilişkin ceza dosyası tetkik edilmeden eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 01/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/743081500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz