Acentelik sözleşmesinin usule uygun feshinde denkleştirme tazminatı koşulları
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/880 E. 2025/262 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Süresiz acentelik sözleşmesinde, sözleşmede taraflara tanınan ve TTK 121/1'e uygun şekilde üç ay önceden ihbar suretiyle kullanılan fesih hakkı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde değildir ve kâr kaybı talebini haklı kılmaz. Denkleştirme (portföy) tazminatı istenebilmesi için müvekkilin acentenin bulduğu müşteriler sayesinde sözleşme sonrasında da önemli menfaat elde ettiğinin, acentenin bu nedenle ücret talep hakkını kaybettiğinin ve talebin hakkaniyete uygun olduğunun ispatlanması gerekir; bu ispat yükü davacı acenteye aittir. Fesih sonrası dönemde ilgili müşterilerin davalı nezdinde işlem yapmaya devam ettiği ve davalının önemli menfaat sağladığı kanıtlanamazsa ve acente başka müşterilerle/sözleşmelerle iş yapmaya devam ediyorsa denkleştirme tazminatı koşulları oluşmaz.
Ele alınan sorunlar
Denkleştirme (portföy) tazminatı talebi → ret
İddia: Davacı, davalının müvekkilinin kazandırdığı müşteri portföyü sayesinde önemli menfaat elde ettiğini, bilirkişi raporuyla bu hususun tespit edildiğini, hakkaniyet şartının gerçekleştiğini, davalının aksini ispat eden delil sunmadığını ve denkleştirme tazminatından indirim yapılmaması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Denkleştirme tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra acentenin yarattığı müşteri çevresinden müvekkilin yararlanmaya devam etmesi, acentenin ise bu yarardan mahrum kalması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. TTK 122 uyarınca tazminat istenebilmesi için acentenin kusursuz olması, müvekkilin acentenin bulduğu müşteriler sayesinde sözleşme sonrasında da önemli menfaat elde etmesi, acentenin ücret talep hakkını kaybetmesi ve somut olay özelliklerine göre talebin hakkaniyete uygun olması gerekir. Sözleşmenin, müvekkilin haklı fesih hali dışında bir nedenle sona ermesi de şarttır. Sözleşme davalı tarafça 3 ay önceden ihbar suretiyle ve herhangi bir fesih nedeni gösterilmeksizin, sözleşmenin 24. maddesine dayalı olarak feshedilmiştir; davalı haklı fesih sebebi ileri sürmemiştir. Davalının acentenin portföyü sayesinde fesih sonrasında önemli menfaat elde ettiğinin kanıtlanması gerekir ve bu ispat yükü davacı acenteye aittir. Bilirkişi raporlarına göre sözleşmenin devam ettiği son beş yılda yıllık ortalama 247.622-TL komisyon geliri elde edilmişken, fesihten sonraki bir yılda bu tutar 27.710-TL'ye düşmüştür; davacı, kazandırdığı müşterilerin fesih sonrası davalı nezdinde poliçelerini yenilediğini kanıtlayamamıştır. Ayrıca davacı acentenin fesih sonrası dönemde davalı dışında üç ayrı sigorta şirketiyle acentelik ilişkisini sürdürdüğü tespit edilmekle, hakkaniyet unsuru da oluşmamıştır. Bu nedenlerle denkleştirme tazminatı talep koşulları oluşmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kâr kaybı talebi → ret
İddia: Davacı, sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedildiğini, haklı fesih iddiasının davalı tarafça ispat edilemediğini ve bu nedenle kâr kaybına uğradığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kâr kaybı talep edilebilmesi için karşı tarafın borca aykırı davranışı nedeniyle sözleşmenin haklı sebeple feshi veya karşı tarafça haksız olarak feshedilmesi gerekir. Somut olayda acentelik sözleşmesi, sözleşmenin 24. maddesindeki tarafların her birinin üç ay önceden haber vermek koşuluyla sözleşmeyi her zaman feshedebilecekleri düzenlemesine ve TTK'nın 121/1. maddesi hükmüne uygun olarak üç ay önceden ihbar edilmek suretiyle feshedilmiştir. Sözleşmenin her iki tarafına tanınan fesih hakkının kötüye kullanıldığı sonucuna varılamadığından kâr kaybı talebinin reddi isabetlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Denkleştirme tazminatı koşullarının (özellikle müvekkilin önemli menfaat elde etmesi ve hakkaniyet unsuru) ispat yükünün davacı acenteye ait olduğu ve fesih sonrası müşteri portföyünün davalı nezdinde devam ettirilmediğinin/menfaat sağlanmadığının somut verilerle (komisyon gelirindeki düşüş, acentenin başka sigorta şirketleriyle ilişkisini sürdürmesi) gösterilmesi gerektiği yönünde bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denkleştirme (portföy) tazminatı↗ acentelik sözleşmesi↗ kâr kaybı↗ ihbarlı fesih↗ hakkaniyet unsuru↗ ispat yükü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/880
KARAR NO 2025/262
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/02/2022
NUMARASI 2020/419 Esas - 2022/53 Karar
DAVA
Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin 04/01/2011 tarihinde davalı şirket ile acentelik sözleşmesi akdettiğini ve geçmişten gelen sahip olduğu portföyü davalı şirkete kazandırdığını, müvekkilinin tür unvan değişikliği nedeniyle sözleşmenin 28/07/2015 tarihinde yenilendiğini ve tarafların aynı şartlarla çalışmaya devam ettiğini,davalının 2019 yılı sonunda talep ve işlemleri sürüncemede bırakarak müvekkilinin iş ve portföy kaybına sebep olacak şekilde davranış ve tutumlarda bulunduğunu, her konuda müvekkilinden gelen talepleri yanıtlamayan davalının nihayetinde Beyoğlu ... Noterliği'nin 13/01/2020 tarihli ihtarnamesi ile ihtarın tebliğinden itibaren 3 ay sonrası geçerli olmak üzere 04.01.2011 tarihli acentelik sözleşmesini feshettiklerini ihtar ettiğini, davalı tarafın 22/04/2020 tarihinde müvekkilinin ekranını kapattığını ve fiilen sözleşmeye son verdiğini, davalı tarafça sözleşmenin haksız ve gerekçesiz olarak feshedildiğini, fesih sebebiyle müvekkilinin kar kaybına uğradığını, ayrıca müvekkilinin kazandırdığı müşteri portföyü nedeniyle davalının menfaat elde ettiğini,denkleştirme tazminatı koşullarının oluştuğunu belirterek, 1.000-TL kar kaybı ile 1.000-TL denkleştirme tazminatının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 07/10/2021 tarihli talep artırım dilekçesiyle denkleştirme tazminatı istemini 247.622-TL'ye, kar kaybı talebini ise 5.765-TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafın sözleşmenin haksız şekilde feshedildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını,acentelik sözleşmesinin 24. maddesinin “Taraflardan her biri diğer tarafa taahhütlü bir mektupla üç ay evvelden haber vermek şartıyla sözleşmeyi her zaman yürürlükten kaldırabilir” hükmü içerdiğini, bu maddenin TTK'nın 121. maddesine de uygun olarak düzenlendiğini, TTK’nın 121/1 maddesine göre de belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesinin, taraflardan her birince üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebileceğini, bu nedenle feshin sözleşme ve kanun hükmüne uygun olduğunu, davacının müvekkiline bir menfaat sağlamadığını, müvekkilinin de verimsiz olan davacının sözleşmesini kanun ve sözleşmeye uygun olarak feshettiğini, davacının portföyünün çoğunluğunun verimsiz trafik sigortası poliçesinden oluştuğunu, davacı tarafça sürekli müşteri çevresi sağlanmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmenin 24. maddesinde, taraflardan her birinin diğer tarafa taahhütlü bir mektupla üç ay evvelinden haber vermek şartıyla sözleşmeyi her zaman yürürlükten kaldırabileceğinin düzenlendiği, ayrıca aynı madde de ;acentenin sözleşmenin yürürlükten kaldırılması nedeniyle davalı şirketten tazminat, masraf, portföy hakkı, elde edilmeyen kar veya diğer herhangi bir isim altında alacak ve hak talebine hakkının olmayacağının düzenlendiği, davalı tarafça davacıya gönderilen 13/01/2020 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 24. maddesi gereğince ihtarın tebliğ tarihinden itibaren üç ayın bitiminden itibaren acentelik sözleşmesinin fesih olacağının bildirildiği, davalı tarafın taraflar arasındaki acentelik sözleşmesini, sözleşmenin 24.
maddesi düzenlemesinde öngörüldüğü şekilde noter kanalı ile üç ay önceden haber vermek sureti ile feshettiği,feshin geçerli olduğu, davacının sözleşmenin feshi halinde davalıdan tazminat, masraf, portföy hakkı, elde edilmeyen kar veya gibi herhangi bir alacak talebinde bulunmayacağını kabul ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; davalının fesih ihtarında 04.01.2011 tarihli sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, oysa taraflar arasındaki en son sözleşmenin 28.07.2015 tarihli olduğunu,davalının önceki sözleşmeye yönelik fesih ihtarının hiçbir hükmü olmadığını, buna bağlı olarak davalının müvekkilinin ekranını kapatmasının hukuka aykırı olduğunu, denkleştirme tazminatı istenebilmesi için acentenin kusuru olmaksızın sözleşmenin feshedilmiş olmasının yeterli olduğunu,haklı fesih iddiasının davalı tarafça ispat edilemediğini, yine TTK’nın 122/4 maddesi gereğince denkleştirme isteminden önceden vazgeçilmeyeceğini, mahkemece kanuna aykırı gerekçe düzenlendiğini,acentelik sözleşmesinin müvekkilinin kusuru olmadan davalı tarafça feshedildiğini, müvekkilinin verimsiz bir acente olmadığının bilirkişi ek raporu ile tespit edildiğini, davalı sigortacının müvekkilinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ettiğini, bu hususun da bilirkişi raporunda tespit edildiğini, müvekkilinin davalıya kazandırdığı müşteri portföyü ve her yıl aracılık ettiği poliçe sayıları dikkate alındığında hakkaniyet şartı gerçekleşmiş olup, davalı tarafça bu şartın gerçekleşmediği yönünde hiçbir delil sunulmadığını, yine davalı tarafça denkleştirme tazminatından indirim yapılması gerektiğine dair hiçbir delil ibraz edilmediği gibi, müvekkilinin müşterilerinin neredeyse tamamını kaybettiği dikkate alındığında, denkleştirme tazminatından indirim yapılmaması gerektiğini,müvekkilinin ayrıca kar kaybına uğradığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, acentelik sözleşmesinin feshine dayalı denkleştirme tazminatı ve kazanç kaybı alacağı istemine ilişkindir. Genel olarak denkleştirme (portföy) tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden müvekkilinin halen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. Uyuşmazlıkta sözleşmenin fesih tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesine göre; acentelik sözleşmesinin sona ermesinde acentenin kusurunun bulunmaması koşuluyla; müvekkilin, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi, acentenin, sözleşmenin sona ermesine bağlı olarak işletmeye bağlı müşterilerle yapılmış veya yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme devam etmiş olsaydı elde edeceği ücreti talep etme hakkını kaybediyor olması ve somut olayın özelliklerine göre denkleştirme isteminin karşılanmasının hakkaniyete uygun düşmesi hallerinde denkleştirme tazminatı istenebilir.
5684 sayılı yasanın 23/16 maddesine göre de; sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi ve denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olması halinde denkleştirme tazminatı istenebilecektir. Portföy tazminatı istenebilmesi için ayrıca acentelik sözleşmesinin, müvekkilin haklı bir nedenle sözleşmeyi feshi halinden başka bir nedenle sona erdirilmesi gerekir. Somut olayda; taraflar arasında 04.11.2011 tarihinde süresiz olarak acentelik sözleşmesi akdedildiği, davacının unvan değişikliği nedeniyle aynı hükümleri içeren 28.07.2015 tarihli sözleşmenin imzalandığı, her iki sözleşmenin 24. maddesinde, tarafların her birinin üç ay önceden haber vermek koşuluyla sözleşmeyi her zaman yürürlükten kaldırabileceğinin düzenlendiği, bu madde hükmüne dayalı olarak sözleşmenin davalı tarafından keşide edilen 13.01.2020 tarihli ihtarname ile 3 ay sonra hüküm doğurmak üzere herhangi bir fesih nedeni gösterilmeden feshedildiği, davalı tarafça haklı fesih sebebi ileri sürülmediği gibi bu hususta herhangi bir delil ibraz edilmemiştir.
Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında; davacının 2015-2020 yılları arasında toplam 1.238.109,55-TL komisyon geliri elde ettiği, ortalama yıllık komisyon gelirinin 247.622-TL olduğu, davacının aynı zamanda üç ayrı sigorta şirketinin acenteliğini yürüttüğü, davacının mahrum kaldığı kar miktarının ise 5.765-TL olduğu, fesihden sonra ki 1 yıl içinde davacının müşteri portföyünden davalı sigorta şirketine yaptırılan poliçelerden kazanılan toplam prim miktarı 205.984-TL, toplam komisyon geliri ise 27.710-TL olarak hesaplanmıştır. Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra, davalının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi koşulu bakımından, davacının acente olarak temin ettiği sigorta müşterilerinin,fesihden sonra da davalı sigorta şirketinden sigorta yaptırmaya devam ettirdiklerinin kanıtlanması gerekmekte olup, ispat yükü davacı acente üzerindedir.
Ancak davacı tarafça, kendi kazandırdığı müşterilerin acentelik sözleşmesinin feshinden sonra davalı sigorta şirketi nezdinde poliçelerini yeniledikleri hususu kanıtlanamamıştır. Bilirkişi kök ve ek raporundaki tespitlere göre acentelik sözleşmesinin devam ettiği son beş yıllık süreçte 1.238.109,55-TL ve yıllık ortalama 247.622-TL komisyon geliri elde edilmişken,fesihden sonraki bir yıl içerisinde elde edilen komisyon geliri 27.710-TL'ye düşmüştür. Bu nedenle davalının, davacının portföyü sayesinde fesih sonrasında da önemli ölçüde menfaat elde ettiği kanıtlanamamıştır. Diğer yandan davacı acentenin fesihten sonraki dönemde davalı dışındaki 3 sigorta şirketiyle de acentelik ilişkisini devam ettirdiği tespit edilmekle,denkleştirme talebi bakımından hakkaniyet unsuru da oluşmamıştır.
Bu halde, denkleştirme tazminatı talep koşulları oluşmamış olup,sonucu itibariyle denkleştirme tazminatı istemin reddine karar verilmesi yerindedir. Kar kaybı talep edilebilmesi için; karşı tarafın borca aykırı davranışı nedeniyle sözleşmenin haklı sebeple feshi veya karşı tarafça haksız olarak feshedilmesi gerekir. Ancak somut olayda acentelik sözleşmesi, sözleşmenin 24. maddesinde yer alan tarafların her birinin üç ay önceden haber vermek koşuluyla sözleşmeyi her zaman feshedebilecekleri yönündeki düzenlemeye ve TTK'nın 121/1 maddesi hükmüne uygun olarak 3 ay önceden ihbar edilmek suretiyle feshedilmiştir. Sözleşmenin her iki yanına tanınan fesih hakkının kötüye kullanıldığı sonucuna varılamadığından kar kaybı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/02/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74180 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi