6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Arabuluculukta geçen süre hak düşürücü süreyi durdurur

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2322 E. 2025/528 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

TTK 1188/3 uyarınca açılan rücu davasında, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulmuşsa, arabuluculuk bürosuna başvuru tarihinden son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen süre boyunca doksan günlük hak düşürücü süre işlemez; bu süre arabuluculuk sürecinin sona ermesinden sonra durduğu noktadan itibaren yeniden işlemeye başlar ve hesaplama buna göre yapılır.

Ele alınan sorunlar

TTK 1188/3 uyarınca rücu davası açma süresinin hak düşürücü süre içinde kullanılıp kullanılmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, arabuluculuk başvurusundan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini, bu nedenle davanın süresinde açıldığını, dava dilekçesinin 27/05/2019'da tebliğ edildiğini, 09/08/2019'da arabuluculuk sürecinin başladığını ve 04/10/2019'da sona erdiğini, bakiye sürenin 21/10/2019'a kadar dolmayacağını, davanın ise 14/10/2019'da açıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TTK'nın 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır; aynı maddenin ilgili fıkrası uyarınca arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. TTK 1188(1) uyarınca eşyanın zıyaı veya hasarından dolayı taşıyana karşı tazminat istem hakkı, eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. TTK 1188/3 uyarınca sorumlu tutulan kişinin rücu davası bu bir yıllık sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir; ancak rücu davası açma hakkı, istenen tazminat bedelinin ödendiği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesinin tebellüğ edildiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer. Somut olayda, taşıtan tarafından açılan davada işbu davanın davacısına dava dilekçesi 27/05/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir; TTK 1188/3 uyarınca rücu davası açma hakkının bu tarihten itibaren 90 gün içinde kullanılması gerekmektedir. 27/05/2019'dan itibaren işlemeye başlayan 90 günlük süre, davacının 09/08/2019 tarihinde arabuluculuk bürosuna başvurması üzerine, sürenin 74. gününde durmuştur; bu tarih ile arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sona erdiği 04/10/2019 tarihi arasındaki süre hak düşürücü süre bakımından işlememiştir. Bakiye 16 günlük süre, son tutanağın imzalandığı tarihten sonraki günden itibaren yeniden işlemeye başlayacağından, hak düşürücü süre 21/10/2019 Pazartesi günü sona ermektedir. İşbu dava 14/10/2019 tarihinde, doksan günlük süre tamamlanmadan açılmıştır. Arabuluculuk sürecinde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği dikkate alınmadan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TTK 1188/3 uyarınca açılan rücu davalarında doksan günlük hak düşürücü sürenin hesaplanmasında, zorunlu arabuluculuk sürecinde geçen sürenin süreyi durdurduğu ve bu durdurma dikkate alınarak hesap yapılması gerektiği yönünde emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK 1188/3 uyarınca, aleyhine tazminat davası açılan kişinin rücu davası açma hakkı, dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer; ancak bu süre içinde zorunlu arabuluculuğa başvurulması halinde, başvuru tarihinden son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen süre hak düşürücü süre bakımından işlemez ve bakiye süre arabuluculuk sürecinin sona ermesinden sonra yeniden işlemeye başlar.
Dava şartı
Arabuluculuğa başvuru (TTK 5/A uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde dava şartı)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak düşürücü süre rücu davası TTK 1188 zorunlu arabuluculuk dava şartı gemi ve yük alacaklılığı

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 5/ATTK 1188(1)TTK 1188/3 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6HMK 362(1)-g

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2322

KARAR NO 2025/528

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/05/2022

NUMARASI 2019/329 Esas 2022/302 Karar

DAVA

Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/03/2025

Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili ; taşıtanın Antalya'da mukim ... Dış Tic AŞ tarafındanr Kudüs'te mukim alıcıya gönderilen taze domates yükü için müvekkilinin konteyner tedariki üstlendiği, yükün hasarlandığı iddiası ile İzmir 5. ATM'nin 2019/31 Esas sayılı dosyası ile ... firmasına ve müvekkiline karşı dava açıldığını, müvekkilinin gemi ile ilgisinin bulunmadığını, davaya pasif husumet itirazlarını sunduklarını,TTK nın1188/3. maddesi uyarınca rücu davası açmak zaruretinde olduklarını, müvekkiline karşı ikame edilen davanın henüz çok erken bir safhada olduğunu, hak düşürücü süre ve ek sürenin bitmesine kadar ilgili davanın sonuçlanmayacağını, bu nedenle belirsiz alacak davası olarak ikame edilen işbu davada İzmir 5.

ATM'deki dava dosyasının bekletici mesele yapılmasını ve dosyanın sonucuna bağlı olarak dava değerini artırmaları gerekebileceğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; mevcut uyuşmazlığın çözümünde Türk Mahkemelerinin yetkisi bulunmadığını, davacının işbu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuki yararı olmadığını,rücu davasının 90 günlük hak düşürücü süre içinde açılmadığının tespiti halinde davanın usulden reddi gerektiğini, gemisinin ticari idaresini zaman çarteri sözleşmesi tahtında dava dışı kiracıya bırakan donatanın mevcut taşıma işi bakımından akdi ve fiili taşıyan sıfatı bulunmadığını,davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, zararın geminin teknik teçhizatı ile bir ilgisi bulunmadığını, TTK'nın 1185. maddesi uyarınca müvekkiline ihbar yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; TTK'nın 1188. maddesi gereğince eşyanın hasarı nedeniyle taşıyana karşı her türlü tazminat isteminin bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceğini, sürenin taşıyanın eşyayı teslim ettiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı,sorumlu tutulan kişinin rücu davasının, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabileceği ancak, rücu davası açma hakkının bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşeceğinin düzenlendiğini; davaya konu taşımanın 2018 yılı Ağustos ayına ilişkin olduğu, dolayısıyla bir yıllık sürenin 2019 ağustos ayında dolduğu, TTK'nın 1188/3 maddesine göre aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren doksan gün içinde rücu davası açma hakkını kullanılabileceği, İzmir 5.

ATM de açılan davada dava dilekçesinin davalıya 27/05/2019' tarihinde tebliğ edildiği, 27/08/2019 tarihinde hak düşürücü sürenin dolduğu,davanın 14/10/2019 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; arabuluculuk bürosuna başvurmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımının duracağı ve hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini,İzmir 5. ATM nin dosyasında dava dilekçesinin müvekkiline 27/05/2019'da tebliğ edildiğini, doksan günlük hak düşürücü sürenin bu tarihten itibaren başlayacağı, 09/08/2019 tarihinde arabuluculuk sürecinin başladığını ve 04/10/2019 tarihinde ise sona erdiğinin 04/10/2019 tarihli son tutanakdan anlaşıldığını; 27/05/2019-09/082019 tarihleri arasında 74 gün bulunduğunu , bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayan doksan günlük hak düşürücü sürenin tamamlanması için on altı gün kaldığını, söz konusu on altıncı günün 20/10/2019 pazar gününe isabet etmesi sebebiyle en son dava açma tarihinin 21/10/2019 tarihi olduğunu, işbu davanın ise 14/10/2019 tarihinde açıldığını belirterek,kararın kaldırılarak İzmir 5.

ATM'de görülmekte olan dava dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, TTK nın.1188/3 maddesi uyarınca açılmış rücu istemine ilişkindir.İstanbul Arabulucu Bürosunun ... dosya, ... arabuluculuk numaralı ve 04/10/2019 tarihli son tutanakda başvurucunun işbu davanın davacısı ... AŞ, karşı tarafın ... Ltd. izafeten ... (...), ... Ltd. ve Gemi Donatanı ... A.Ş.'ye izafeten kendi adına asaleten ... olduğu, arabuluculuk konusu uyuşmazlığın rücuen alacak olduğu taraflardan ... Ltd.'nin tahkim itirazında bulunduğu ancak tarafların anlaşamadıklarını beyan etmeleri sebebiyle arabulucu ile taraf vekillerinin imzaları alınarak anlaşamama tutanağı düzenlenmiştir. İzmir 5 ATM'nin 2019/31 Esas ve 2022/622 Karar sayılı dava dosyasında, davacının Müflis ...AŞ davalılar ...

A.Ş. ve ... Den A.Ş., dava tarihinin 15/03/2019 tarihi olduğu, dava dilekçesinde davacı şirketin İsrail'de bulunan müşterisine sipariş üzerine üç konteyner toplamı 55.710 kg 63 palet 36.211,50-USD değerinde fresh domates niteliğindeki ürünün taşıma işi için davalı ... A.Ş. ile anlaşıldığı diğer davalı ... AŞ.'nin ürünlerin uluslararası taşınması işinde davalı ... A.Ş. ile anlaştığı ve ara taşıyıcı konumda olduğu, ürünlerin 18/08/2018 tarihinde Mersin'de "..." isimli gemiye davalı ... A.Ş.'ye ait üç adet konteyner ile yüklendiğini, yapılan sözleşmede ve taşıma belgesinde ürünlerin koyteynerde (+6) derecede taşınması gerektiğinin ayrıca belirtildiği ancak 20/08/2018 tarihinde İsrail Haifa limanına varan ürünlerin 21/08/2018'de alıcı firmaya teslim edilirken fazlasıyla yumuşak ve olgun olduğunun anlaşıldığı, mahallinde 22/08/2018' tarihinde yapılan incelemede taşımanın (+18) ile (+11,5) derece sıcaklık aralığında gerçekleştiğinin anlaşıldığını, ancak salça yapımında değerlendirilebileceğinin tespit edildiği, ürünlerin alıcı firma tarafından kabul edilmediğinden satışı da yapılamayan zayi ürünlerin derhal imha edildiğini, müvekkilinin bu nedenle 36.211,50-USD ihracat bedeli tutarında zararı oluştuğunu, taşıma kusuru nedeniyle gerçekleşen bu zararın davalılarca karşılanmadığını ileri sürerek belirtilen miktarın davalılardan müteselsilen tazminine karar verilmesinin istenildiği, davanın 16/06/2022 tarihinde davacının aktif taraf sıfatı bulunmadığından reddine karar verildiği, gerekçeli kararın davacı tarafından istinaf edildiği ancak istinaf incelemesinin henüz sona ermediği;

dosya içinde Antalya 3. ATM'nin 2018/753 Esas, 2019/639 Karar sayılı ve 01/10/2019 tarihli davacının konkordato talebinin reddine kesin mühlet kararının kaldırılmasına, mal varlığı muhafazası için alınan tedbirlerin kaldırılmasına talep eden şirketin iflasına ve iflasın 01/10/2019 günü saat 14:53 itibariyle açılmasına karar verildiği görülmüştür.TTK'nın 5/A maddesinde, Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak kabul edilmiştir. 18/15 maddesinde arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı duracağı ve hak düşürücü sürenin işlemeyeceği kabul edilmiştir.

TTK'nın, 1188(1). maddede " Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceği (2) fıkrada eşyayı teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı ,(3) fıkrada Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabileceği,Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer.", hükmünü içermektedir.İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, davanın TTK 1188'madde deki hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı noktasındadır.

Taşıtan tarafından açılan davada işbu davanın davacısı ... A.Ş.'ye dava dilekçesi 27/05/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. TTK nın1188/3'maddesine göre ... A.Ş.'nin rücu davası açma hakkının 27/05/2019'dan itibaren 90 gün içinde kullanılması gerekmektedir. 27/05/2019 tarihinden itibaren 90 günlük dava açma süresi,(25/08/2019 pazar gününe geldiğinden) 26/08/2019 pazartesi günü sona ermektedir. Ancak Davacının 09/08/2019' tarihinde arabuluculuk bürosuna başvurmuş ve süreç 04/10/2019' tarihinde anlaşamama ile son bulmuştur. 09/08/2019-04/10/2019 tarihleri arasındaki 57 gün hak düşürücü işlememiştir.28/05/2019 tarihinde başlayan 90 günlük hak düşürücü süre,74. gününde durmuş,bakiye 16 gün süre son tutanağının imzalandığı günden sonraki 05/10/2019 tarihinde yeniden işlemeye başlayacaktır.

Bu tarihe, bakiye 16 günün eklenmesiyle işbu davanın açılması için hak düşürücü süre 20/10/2019 Pazar gününe tekabül ettiğinden 21/10/2019 Pazartesi günü sona erecektir.İşbu dava ise 14/10/2019 tarihinde doksan gün tamamlanmadan açılmıştır. Arabuluculuk sürecinde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği dikkate alınmadan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmekle başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2022 Tarih 2019/329 Esas - 2022/302 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/03/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74102 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.