Kesin hükümle belirlenen zarardan fazla ödemede rücu hakkı yokluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2199 E. 2025/526 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan Rücuen Tazminat ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Deniz ticareti
Gerekçe özeti
Bir zarardan kaynaklanan rücu alacağının miktarı, taraflar arasında görülüp kesinleşen bir davada kesin hükümle belirlenmiş ise; alacaklı taraf, sigortalısı/zarar görenle sonradan yaptığı sulh anlaşması gereğince kesin hükümdeki miktarı aşan bir ödeme yapsa da, bu aşan kısım için sorumluya (davalıya) rücu hakkına sahip olamaz. Kesin hükümle belirlenen gerçek zarar miktarının üzerindeki ödemeler, ödeyenin kendi risk alanında kalır ve aktif husumet yokluğu nedeniyle rücu talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Kesinleşmiş rücu davasındaki gerçek zarar tespitinden fazla sulhen ödenen bedelin davalıya rücu edilip edilemeyeceği (aktif husumet) → ret
İddia: Davacı vekili, dava dilekçesinde talebin bakiye maddi hasara ilişkin olduğunun açıkça belirtildiğini, bilirkişi raporunda ödenen bedelin uygun olduğunun tespit edildiğini, emsal ve bağlı dosyanın kesinleşmesine rağmen bu hususun gözetilmediğini, ödemenin sigorta poliçesi kapsamında sorumluluğun tam yerine getirilmesi niteliğinde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir.
Gerekçe: Aynı çatma olayı nedeniyle taraflar arasında görülen ve kesinleşen İstanbul 52. ATM kararı ile davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinin gerçek zarara göre tüm bordanın boyanması esas alınarak hesaplanıp davalıdan tahsiline karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Bu kesinleşmiş ilamla, taraflar arasındaki rücu ilişkisinin dayanağı olan gerçek zarar miktarı belirlenmiş bulunmaktadır. Ayrıca Kocaeli ATM'nin ilgili dosyasında davalı ... aleyhine değer kaybı, kullanılamama zararı ve muafiyet bedeli kapsamındaki onarım tutarına hükmedilmiş ve bu karar da kesinleşmiştir; davacı aleyhine (sigorta şirketi yönünden) değer kaybına hükmedilmemiş, muafiyet bedeli dışında kalan bakiye onarım bedeli talebi bakımından davalı tarafından bir ödeme yapılmamıştır. Davacının eldeki takip ve davaya konu ettiği ödeme, sigortalısıyla yaptığı sulh anlaşması sonucu ödenen ilave onarım bedelidir; bu ödeme, kesin hükümle belirlenen gerçek zarar miktarının üzerinde, sigortalının daha fazla masraf yaptığı iddiasına dayanarak yapılmıştır. Kaza nedeniyle davalıya rücu edilebilecek miktar kesin hükümle belirlendiğinden, bu miktarın üzerinde sigortalısına sulhen ödeme yapan davacının, aşan kısım için davalıya rücu hakkı bulunmamaktadır. Davacı, ödemesinin değer kaybı tazminatı olduğunu ileri sürmüşse de gerçekte ilave onarım bedeline ilişkin olduğu anlaşılmıştır; bu da sonucu değiştirmemektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sigorta şirketinin, kesin hükümle belirlenmiş gerçek zarar miktarını aşan bir ödemeyi sulh yoluyla yapması halinde bu fazla kısım için sorumluya rücu edemeyeceği yönündeki tespit, benzer rücu davalarında emsal niteliği taşımaktadır; bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- aktif husumet (dava hakkı/rücu hakkının bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddi)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet↗ rücu↗ halefiyet↗ kesin hüküm↗ itirazın iptali↗ sulh↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/2199
KARAR NO 2025/526
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/06/2022
NUMARASI 2019/82 Esas - 2022/440 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/03/2025
Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin Nakliyat Tenezzüh Tekneleri Sigorta Poliçesiyle dava dışı sigortalı ...'na ait "..." isimli tekneyi sigortaladığını, 28/08/2011 tarihinde davalı ...'in maliki olduğu "..." isimli teknenin tam kusurla çarpması sonucu sigortalıya ait "..." teknesinde maddi hasar meydana geldiğini, çatmaya ilişkin tutanaklardan da anlaşılacağı üzere "..." isimli teknenin yanaşma manevraları sırasında marinada kıçtan karaya bağlı vaziyette bulunan "..." isimli teknenin sancak baş tarafına 2 kez temas ettiğini ve bu şekilde sigortalı teknede hasar meydana geldiğini, kaza sonrasında ... isimli teknede meydana gelen zarar nedeniyle müvekkili tarafından sigortalısına 01/11/2011 tarihinde 7.125,21-Euro ödendiğini, davalı tarafın sigorta şirketinden 1.736-Euro'nun tahsil edildiği, kalan 5.389,21-Euro rücuen tazminat alacağının 2.991,33-Euroluk kısmının tahsili için yine ...'e karşı açılan İstanbul 52.
ATM'nin 2012/258 Esas ve 2014/110 Karar sayılı dosyasında görülen davada, davalının çatma olayında %100 kusurlu bulunarak talebinin kabul olduğunu ve Yargıtay tarafından kararın onandığını, alacağın icra ile tahsil edildiğini; sonrasında sigortalının teknesindeki değer kaybı nedeniyle Kocaeli ATM'nin 2012/1290 Esas ve 2016/717 Karar sayılı dosyasında müvekkili ... A.Ş. ve davalı ...'e karşı dava açtığını, o davada sulh olunarak 24/11/2015'tarihinde 7.743,31-Euro (ödeme tarihi 23/11/2015 tarihi itibariyle Euro kuru üzerinden 23.474,63-TL) tazminat ödendiğini; yapılan ödemelerle müvekkilinin TTK'nın 1472 madde gereğince sigortalının haklarına halef olduğunu; borçlu aleyhine 5.389,21-Euro + 7.743,31-Euro=13.132,52-Euro tazminatın ödeme tarihine işleyecek faizi ile birlikte tahsili için İstanbul ...
İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafından yasal süresinde itiraz edildiğini, itiraz sonrasında 5.389,21-Euro'luk alacağın kısmen tahsil edildiği, kalan kısmın ise zamanaşımına uğradığının fark edildiği, bu nedenle 5.389,21-Euro alacak için icra dosyasından feragat edilerek sigortalıya ait teknede meydana gelen değer kaybı nedeniyle ödenen 7.743,31-Euro ve bu miktara isabet eden faiz ve diğer feriler ile vekalet ücreti bakımından takibe devam edileceği, fazlaya ilişkin kısımdan feragat edildiği icra takip dosyasına bildirilerek kalan kısım alacakları üzerinden itirazın iptali davasının açılması gerektiğini belirterek, davalının icra takibine itirazının iptali ile 7.743,31-Euro bakımından takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davalı müvekkili teknesi ile davacı şirketin sigortalısına ait tekne arasında 28/08/2011 tarihinde hasarlı kazanın meydana geldiğini, müvekkili mevcut durumu sigortalısına bildirerek yapılan eksper incelemesi neticesinde söz konusu zararın meydana gelmesi ile oluşan zararın maddi boyuttaki kısmının ödendiğini, zararın miktarının müvekkili sigortacısı tarafından davacı ... şirketinin sigortalısına ödendiğini, teknenin gerçek zararı tazmin edilmesine rağmen sigortalının kendisine ödenen zarar miktarının yanında ayrıca Kocaeli 1. ATM'nin 2012/290 Esas sayılı dosyası ile teknede meydana gelen değer kaybını talep ettiğini, akabinde sigortalı ile davacının sulh olduğunu,sulh sözleşmesine istinaden davacının taraflarına başlattığı icra takibine itiraz ettiğini, ekspertiz raporu neticesinde zararın müvekkili sigorta şirketi tarafından ödendiğini, davacının fahiş talebinin kabul edilemez olduğunu, davacının talep ettiği miktarın sigorta hukukunda zenginleşme yasağı ilkesine aykırılık teşkil ettiğini belirterek davanın reddini, davacının talebi nedeniyle %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı talebine dayanak gösterdiği 25/11/2015 tarihli ibranamede açıkça "...'na ait ... isimli özel yatta 28/08/2011 tarihinde oluşan hasar nedeniyle Kocaeli ATMnde 2012/290 Esas numarası ile görülen dava kapsamında, ... Sigorta A.Ş. tarafından işbu dava için anapara, faiz, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte toplam 23.474,63-TL'sının 26/11/2015 tarihine kadar aşağıda yazılan banka hesabımıza ödenmesi halinde; ... müvekkil ... tarafından gayri kabili rücu ve kesin olarak ibra edilecek, ve söz konusu dava, davalı ... bakımından atiye terk edilerek bu davalı bakımından açılmamış sayılması sağlanacaktır. Diğer davalı ... açısından ise,kaza nedeniyle yatın kullanılamaması ve değer kaybı zararı ile poliçe kapsamında tenzili muafiyet bedeli olan 1.875-euro açısından davaya devam edilecektir." beyanı ile davacı ...
tarafından yapılan ödemenin, teknenin bakiye hasar bedeline ilişkin olduğunun belirtildiği, ibraname içeriğinin mahkemeye sunulan tenzili bedel dışındaki hasar bedeli alacağı ile ilgili atiye terk dilekçesi 23.474,63-TL olarak yapılan ödemenin bakiye hasar bedeli olarak ödendiğini ortaya koyduğu, davacı vekilinin beyanlarında rücuya konu ettiği talebinin "teknede meydana gelen değer kaybı zararı nedeniyle ödenen 7.743,31-Euro ve bu miktara isabet eden faiz ve diğer feriler ile vekalet ücreti" olduğunun belirtildiği, davacının TTK nın1472 maddesi gereğince, halefiyet hakkının kullanılabilmesi için sigortalı yatta oluşan değer kaybı zararını giderdiğini belgelemesi gerektiği, davaya konu icra takibindeki talebin ise bakiye hasar bedeli ödemesi olduğunun sunulan ibraname ve hasar dosyası içeriği belgeler ile anlaşıldığı, davacının değer kaybı ödemesi olmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; 18/05/2020 tarihli bilirkişi raporuna ilişkin itirazların ve yeni bilirkişi heyetinden rapor alınması taleplerinin değerlendirilmediğini bu nedenle dosyada eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, dava dilekçesinde maddi hasarın meydana geldiği ve talebin bakiye maddi hasara ilişkin olduğunu açıkça belirtildiği buna rağmen iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu; dosyadaki bilirkişi raporunda meydana gelen hasar sonrası sigortalıya ödenen bedelin uygun olduğunun belirtilmesine rağmen buna aykırı olarak mahkemece karar verildiğini; davaya konu ödemenin davalı tarafın bahsettiği şekilde tekneyi iyileştirmeye yönelik olmayıp meydana gelen hasarın müvekkili şirketin sigorta poliçesi kapsamında sorumluluğunun tam olarak yerine getirilmesi şeklinde benimsenmesi gerektiğini;
emsal ve bağlı dosyanın kesinleşmesine rağmen bu hususun gözetilmediğini; belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı ... şirketinin sigortalısına ödediği ilave tazminatın rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Çatma nedeniyle oluşan hasara ilişkin davanın tarafları arasında İstanbul 52 ATM nin 2012/258 Esas ve 2014/110 Karar sayılı dosyasında görülen davada, aynı kaza nedeniyle davacı tarafından sigortalıya ödenen 7.125-Euro'nun bir kısmının davalının sigortacısı tarafından ödendiği geri kalan 2.991,33-Euro'nun davalıdan tahsilinin istenildiği, yapılan incelemelerde teknenin tüm bordasının boyanıp boyanmayacağı hususunun incelendiği, sadece hasarlı bölgenin boyanması halinde maliyetin 1.736-Euro, tamamının boyanması halinde 7.125-Euro olacağının tespit edildiği davacının talebinin tümüyle kabul edilerek davalıdan tahsiline karar verildiği , kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.Davacının sigortalısı tarafından işbu davanın tarafları olan sigorta şirketi ...
A.Ş.'ye ve hasara sebebiyet veren davalıya karşı açtığı Kocaeli ATM'nin 2012/290 Esas ve 2016/717 Karar sayılı dosyasında; dava dilekçesiyle çatma yüzünden sigortalının teknesinde meydana gelen hasarın giderilmesi için 36.773,59-TL masraf yapıldığı, bu masrafların karaya çekme, karada ter değiştirme, karadaki park ve çatmanın olmadığı iskele tarafında oluşan renk farkının giderilmesi için yapılan iş ve işlemlerine ilişkin olduğu; belirtilen bu masrafların ... A.Ş. tarafından ödenmediği; sigorta şirketinin poliçeye göre 1.875-Euro tenzili muafiyet uygulandığı; buna göre sigorta şirketi tarafından 17.447,81-TL ödendiği, geriye 19.325,64-TL ödenmeyen miktar kaldığı, 1.875-Eurox2,2035-TL=7.746,68-TL tenzili muafiyet dikkate alındığında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ...
A.Ş.'nin 11.579,10-TL, ...'in ise 19.325,64-TL daha ödemesi gerektiği; ayrıca teknenin değerinin 450.000-Euro olduğu çatma sebebiyle değer kaybı oluştuğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000-TL değer kaybı,kaza nedeniyle 28/08/2011-12/10/2011 tarihleri arasında tekne kullanılamaması sebebiyle uğranılan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000-TL değer kaybının müteselsilen taraflardan tahsiline karar verilmesi istenilmiştir. Yargılama sırasında sigortalı vekili 26/11/2015 tarihli duruşmada "Dava konusu zararlara ilişkin olarak onarım bedelini tenzili muafiyet dışında kalan kısmı davalı ... şirketi ödedi bu bakımdan davalı ... şirketi yönünden davayı takip etmiyoruz, diğer davalı ...
yönünden ise muafiyet tenzili bedeli ve teknenin kullanılamamasından kaynaklanan zararlar ile teknenin değer kaybına uğramasından kaynaklanan zararların tazminine ilişkin olarak davaya devam ediyoruz" dediği 17/03/2016 tarihli ıslah dilekçesiyle; teknedeki onarım masrafının 34.915,92-TL olarak hesaplandığı 1.875-Eurox2,3669-TL=4.437,93-TL tenzili muafiyet dışındaki miktar ... A.Ş. tarafından ödendiğinden tenzili muafiyet kapsamında olan onarım masrafı 4.437,93-TL; teknenin onarım süresi boyunca kullanılmamasından kaynaklanan zarar miktarı 30.769,70-TL ve çatma nedeniyle teknede meydana gelen değer kaybı bedeli 34.915,92-TL olmak üzere toplam 70.123,55-TL'nin davalı ...' ..."den tahsilinin istenildiği;
mahkemece, "Davalı ... aleyhine açılmış olan dava ile davalı ... aleyhine açılan hasar bedeline ilişkin davanın tenzili muafiyet dışında kalan miktarı yönünden açılan davalar takipsiz bırakıldığından davalılar aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına" ve "Davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile;
4. 437,93-TL muafiyet bedelinde kalan hasar, 30.769,70-TL kullanılmamasından kaynaklanan zarar, 34.915,92-TL değer kaybı zararı olmak üzere toplam 70.123,55-TL'nin kaza tarihi olan 28/08/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesi" ne karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin 01/02/2017'tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Kesinleşen ilam içeriğine göre iş bu davada davalı ... aleyhine hükme bağlanan kısım değer kaybı ve kullanmama nedeniyle oluşan zarar ve muafiyet bedeline tekabül eden onarım tutarıdır. Sigortalı tarafından davalıdan talep olunan ilave onarım bedeli ise sulh yoluyla davacı tarafından ödenmiştir. ... AŞ'nin ödediği miktarlar;
muafiyet bedeli dışında kalan ve eksik ödendiği ileri sürülen onarım bedelidir. Değer kaybı ve sigorta tarafından karşılanmayan kısım zararı için davalı ... aleyhine verilen hüküm kesinleşmiş, davacı aleyhine değer kaybına hükmedilmemiş, muafiyet bedeli dışında kalan bakiye onarım bedeli talebi bakımından ise davalı ... tarafından bir ödeme yapılmamıştır.Davaya konu İstanbul ... İcra Dairesinin 2.2.2016 tarihinde başlatılan ... esas sayılı dosyasında; davacı tarafından asıl alacağın niteliği açıklanmadan 13.132,52-Euro, işlemiş faizin 151.11-Euro olmak üzere toplam 13.283,63-Euro talep ettiği,(42.945,98-TL) olduğu takip dayanağının "...'in donatanı olduğu ... isimli teknenin 28/08/2011 tarihinde ...
Sigorta A.Ş.'ye sigortalı ... teknesine verdiği hasar neticesi yapılan ek ödeme nedeniyle TTKnın1472 maddesi gereği doğan rücu alacağı" olduğu, takip talebinin ekinde Kocaeli ATM'nin 2012/290 Esas sayılı dosyasında alınan 03/07/2015 tarihli bilirkişi raporunun eklendiği, alacaklı davacı vekilinin 28.2.2017 tarihinde takibin 5.389-Euro'sundan feragat ederek, kalan 7.743,31-Euro + 89,10-Euro işlemiş faiz bakımından takibe devam ettiklerini belirterek kapak hesabı yapılmasını talep etmiş ,icra müdürünce hesaplanan 40.520,16-TL dava değeri göstererek elde ki davayı açtığı anlaşılmıştır. İstanbul 52 ATM'nin 2012/258 Esas ve 2014/110 Karar sayılı dosyasında verilen kesinleşen karar ile, aynı kaza nedeniyle davacı tarafından sigortalıya ödenen 7.125-euro bedel için yapılan yargılamada davalının çatma neticesi kusuruyla verdiği zararın mahkemece tüm hasar incelenerek bir karar verildiği, bu kararın kesinleştiği Kocaeli 1 ATM nde görülen alınan bilirkişi raporu üzerine, eldeki davanın tarafları arasında rücusu mümkün gerçek zararı tespit eden kesinleşmiş hükümden sonra gerçek zararı aşan miktarda ödeme yapması nedeniyle davalıya rücu edemeyeceğinin kabulü gerekir.Dava dilekçesinde 14.11.2015 tarihinde ödenen 7.743-euro bakiye değer kaybı zararının rücusu istenildiği halde davacının değer kaybı tazminatı ödemediği;
dava ve cevaba cevap dilekçesinde; davalının değer kaybından sorumlu olduğunun ileri sürüldüğü,kaza nedeniyle davalıya rücu edebilecek miktar kesin hüküm ile belirlendiği halde daha fazla masraf yaptığını ileri süren sigortalısına sulhen ödeme yapan davacının davalıya rücu hakkı olmadığından bu nedenle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, davacının takip ve davaya konu ettiği tazminatı ödediği, ancak ödemesinin değer kaybı tazminatı olduğunu ileri sürmesine rağmen ilave onarım bedeline ilişkin olduğu, davalıya karşı daha evvel açılıp kesin hükme bağlanan rücu davasında belirlenen gerçek zarardan daha fazla masraf yaptığını ileri süren sigortalısı ile yaptığı mutabakat ile ilave onarım bedeli ödeyen davacının davalıya rücu hakkı olmadığından davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 161,40-TL harcın mahsubu ile kalan 454-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/03/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/74101 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi