Kötüniyetli iktisap
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4391 E. 2022/620 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüniyetli iktisap↗ hmk 297↗ hükmün kesinleşmesi↗ bekletici mesele↗ sahtecilik↗ dolandırıcılık↗ ispat yükü↗ hamil↗ kötüniyet↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan inceleme sonucunda, davalılar hakkında açılan ve bekletici mesele yapılan Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan ceza davası sonucunda, bir diğer sanık ile birlikte her iki davalının da resmi evrakta sahtecilik, kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık eylemleri nedeniyle mahkumiyetlerine karar verildiği ve kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip dosyasından ötürü borçlu bulunmadığının tespiti ile icra tehdidi altında ödenen tutarın davalılardan müştereken-müteselsilen tahsili ile davacıya iadesine kesin olarak verilmiş, davalı ... vekilinin istinaf başvurusu ise kararın kesinliğinden bahisle usulden reddedilmiştir.
Davalı ... vekilinin yazılı talebi üzerine Adalet Bakanlığı’nın 21.5.2021 tarihli yazısı ile davada ispat yükünün davacı yanda olduğu, davacı yanın öncelikle icra takibine konu senetten ötürü borçlu bulunmadığını, hemen sonra ise takip alacaklısının senedi kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu yahut iktisabında ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, davalı hamil ve takip alacaklısı ...’ın ceza mahkemesince beraetine karar verildiği, bu itibarla mezkur ceza mahkemesi kararı değerlendirilmeksizin davalı takip alacaklısı anılan davalı bakımından da davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, yerel mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
İstem yazısı ekinde gönderilen dava dosyası ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi’nin 22.6.2017 tarih ve 2017/571-1525 sayılı kararının incelenmesinden, sanık ...’ın üzerine atılı suçlardan ötürü mahkumiyetini gerektirir kesin ve inandırıcı kanıt bulunamaması nedeniyle anılan sanık hakkında Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak ...’ın beraetine hükmedildiği ve bu yönde verilen hükmün kesinleştiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Kanun’un 74. maddesi uyarınca, hukuk hakimi zarar verenin kusurunun olup olmadığı, kusurunun derecesi ve zararın belirlenmesine ilişkin ceza mahkemesi kararı ile bağlı değilse de, yerel mahkemece verilen kararda, yukarda belirtilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alınmaksızın, HMK’nın 297. maddesine de aykırı düşecek şekilde, davalılardan ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleştiği belirtilerek başkaca hiçbir değerlendirmeye yer verilmeksizin, davalı ...’ın dava ve takip konusu bonoyu iktisabında kötüniyetli olduğunun kabulü suretiyle anılan davalı bakımından da davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olup kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı ... bakımından bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7579 E. 2016/3349 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil · kusur
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK 53. maddesinde "hakimin, «kusur» olup olmadığına, yahut «haksız fiilin» failinin temyiz kudretine haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamıyla bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen bera …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6451 E. 2023/1776 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4391 E. , 2022/620 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen tarihi ve sayısı yukarıda belirtilen kararın HMK 363. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının Adalet Bakanlığı tarafından istenilmesi üzerine, dava dosyası ve içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamı delil ve belgeler incelendi. Gereği müzakere edilip düşünüldü:
Dava, davacı tarafından lehdar hanesi boş olarak düzenlenen 2.350.- TL tutarındaki bononun ödeme suretiyle bedelsiz kalmasına karşın davalılar tarafından hukuka aykırı olarak ele geçirilerek icra takibine konu edildiği iddiasına dayalı menfi tespit ve icra takibinin iptali ile takip dosyasına ödenen 3.592,12 TL’nin istirdatı istemlerine ilişkin olup yasal dayanağı İİK’nın 72. maddesi ile TTK’nın 686/2. maddesidir. Davada husumet, bononun lehdarı Yeşim Taşavlı ile ciro yoluyla hamili ve takip alacaklısı olan ...’a yöneltilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme sonucunda, davalılar hakkında açılan ve bekletici mesele yapılan Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan ceza davası sonucunda, bir diğer sanık ile birlikte her iki davalının da resmi evrakta sahtecilik, kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık eylemleri nedeniyle mahkumiyetlerine karar verildiği ve kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip dosyasından ötürü borçlu bulunmadığının tespiti ile icra tehdidi altında ödenen tutarın davalılardan müştereken-müteselsilen tahsili ile davacıya iadesine kesin olarak verilmiş, davalı ... vekilinin istinaf başvurusu ise kararın kesinliğinden bahisle usulden reddedilmiştir.
Davalı ... vekilinin yazılı talebi üzerine Adalet Bakanlığı’nın 21.5.2021 tarihli yazısı ile davada ispat yükünün davacı yanda olduğu, davacı yanın öncelikle icra takibine konu senetten ötürü borçlu bulunmadığını, hemen sonra ise takip alacaklısının senedi kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu yahut iktisabında ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, davalı hamil ve takip alacaklısı ...’ın ceza mahkemesince beraetine karar verildiği, bu itibarla mezkur ceza mahkemesi kararı değerlendirilmeksizin davalı takip alacaklısı anılan davalı bakımından da davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, yerel mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
İstem yazısı ekinde gönderilen dava dosyası ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi’nin 22.6.2017 tarih ve 2017/571-1525 sayılı kararının incelenmesinden, sanık ...’ın üzerine atılı suçlardan ötürü mahkumiyetini gerektirir kesin ve inandırıcı kanıt bulunamaması nedeniyle anılan sanık hakkında Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak ...’ın beraetine hükmedildiği ve bu yönde verilen hükmün kesinleştiği anlaşılmaktadır.
6098 sayılı Kanun’un 74. maddesi uyarınca, hukuk hakimi zarar verenin kusurunun olup olmadığı, kusurunun derecesi ve zararın belirlenmesine ilişkin ceza mahkemesi kararı ile bağlı değilse de, yerel mahkemece verilen kararda, yukarda belirtilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alınmaksızın, HMK’nın 297. maddesine de aykırı düşecek şekilde, davalılardan ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleştiği belirtilerek başkaca hiçbir değerlendirmeye yer verilmeksizin, davalı ...’ın dava ve takip konusu bonoyu iktisabında kötüniyetli olduğunun kabulü suretiyle anılan davalı bakımından da davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olup kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı ...
bakımından bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı'nın 6100 sayılı HMK'nın 363'üncü maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile sonuca etkili olmamak üzere hükmün kanun yararına BOZULMASINA, davalılardan ... bakımından bozma kararının gereğinin yapılması için karar örneği ile dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmesine, 25.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/740504400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz