Tazminat | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5486 E. 2022/476 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yapılandırma protokolü↗ bedel iadesi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ derdestlik↗ kötü niyet tazminatı↗ protokol↗ kötü niyet↗ feragat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamanın sonucunda, davacının protokolü serbest iradesiyle imzaladığı, ancak protokol gereği davalıya teslim edilen senet bedellerinin davacı tarafından ödenmediği, bu nedenle davalı tarafından senetlere dayalı olarak, ortaklığın giderilmesi davasından tahsil edilen bedelin mahsubu ile kalan tutar bakımından davacıya yönelik takibe girişildiği, davacının iddialarının borcu ortadan kaldırır nitelikte olmadığı, kötü niyet tazminat şartlarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine ve kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamanın sonucunda, mahkemece davanın reddine ve kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı tarafından düzenlenerek davalıya teslim edilen 3 adet senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti davasıdır.
Davacı ve davalı ile takip alacaklıları arasında 03.02.2014 tarihli adi yazılı şekilde düzenlenen anlaşma protokolü tanzim edilmiş olup, buna göre, dava konusu 3 adet senedin davalıya teslim edilmesinin karşılığında, davacının yeğenine karşı girişilen takip dosyalarının alacaklıları, takip dosyalarından herhangi bir hak ve alacak talep etmeyecekler, takip dosyalarına herhangi bir paranın yatırılması halinde bu parayı senet borçlularına teslim edecekler ve halen derdest olan ortaklığın giderilmesi davasından da feragat edeceklerdir. Ancak, davacı tarafından düzenlenen 3 adet senedin davalıya teslim edilmiş olmasına rağmen, takip alacaklıları takip dosyası kapsamında ortaklığın giderilmesi davası sonucunda dosyaya yatırılan 22.212,08 TL'yi tahsil etmişler, senet borçlusu olan davacıya bu bedeli iade etmemişlerdir. Dolayısıyla protokol gerekleri davacı tarafından yerine getirilmesine rağmen, davalı ve dava dışı takip alacaklıları tarafından yerine getirilmemiştir. Yapılan protokol, davacının 3. kişinin takip alacaklılarına olan borcunun üstlenilmesine ilişkin olmayıp, yalnızca 3.kişinin takibe konu borcunun, 3 adet senedin davalıya teslimi ile talep edilemeyeceğine ilişkindir. Bu nedenle davacı tarafından protokol gereği 3 adet senedin davalıya teslim edilmesine rağmen, ortaklığın giderilmesi davasından feragat edilmemesi, takip dosyalarından tahsilat yapılmaya devam edilmesi, sonuç olarak protokol gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10642 E. 2016/4180 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, şirket aleyhine açılan davanın «husumet» yönünden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile davaya ve takibe konu 212.000 TL bedelli senetten dolayı davacının davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine dair verilen karar davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce anılan yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7742 E. 2016/1377 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, 20.212,50 TL'nin 08/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12284 E. 2016/209 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · bozma sonrası karar · işlemden kaldırma · borcun üstlenilmesi · feri müdahil · yenileme · harç
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL'nin davalı .... ile «borcu üstlenen» ....'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, diğer davalılar hakkındaki «davanın yenileniceye» kadar «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiştir.
3- Davalı ....'nin temyiz itirazlarına gelince; uyulan bozma ilamından önce kurulan hükümde alacağın sadece «borcu üstlenen» ....'den tahsiline karar verilmiş davacı temyiz etmemiştir. ....'nin temyizi üzerine, bu tahsil hükmü bozulmayıp, «harç» yönünden «bozma sonrası» kurulan hükümde, bozma öncesinde aleyhine tahsil hükmü kurulmayan davalı .... hakkında tahsil hükmü kurulması davalı banka lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ih …
2- ....'nin tek başına «borcu üstlenmekten» vazgeçmesi geçerli olmayıp mahkemece de vazgeçme beyanı kabul edilmemekle birlikte fer'i müdahillik talebi kabul edilerek hem «feri müdahil» hem de borcu üstlenen sıfatıyla hakkında tahsil hükmü kurulması doğru olmamış, kararın borcu üstlenen .... yararına bozulması gerekmiştir.
Kararı, davalı .... ve «borcu üstlenen» .... vekilleri temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5486 E. , 2022/476 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 19.07.2019 tarih ve 2017/361 E. - 2019/217 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.03.2020 tarih ve 2019/1779 E. - 2020/556 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından davacıya yönelik 3 adet senede dayalı kambiyo senedine özgü takip başlatıldığını ancak, dosya ekine sunulan protokole göre, Çarşamba İcra Müdürlüğü'nün 2012/507 esas ve 2011/4342 esas sayılı takip dosyalarında borçlu sıfatını haiz davacının yeğeni ...'ın borçlarına karşılık senetlerin, bu takip alacaklılarına teslim edildiğini, fakat alacaklıların protokole göre bu takip dosyalarından ve ortaklığın giderilmesi davasından feragat etmesi gerekirken, yargılamaya ve takibe devam edildiğini, taşınmazların satışından elde edilen bedelin de iade edilmediğini, protokol gereklerinin yerine getirilmediğini, dolayısıyla senetlerin de hükümsüz hale geldiğini, bu nedenle davalının alacaklı sıfatının bulunmadığını, davacının davalıya herhangi bir borcunun olmadığını belirterek takip konusu 3 adet senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senetlerin teminat senedi olmadığını, davacının yeğeni ...'ın borçlarına karşılık davacı tarafından imzalanarak davalıya teslim edilen senetler olduğunu, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda tahsil edilen 22.212,08 TL'nin mahsubu ile dava konusu takibe girişildiğini, senetlerin vadesinin protokolden sonra olduğunu, senetlere ilişkin herhangi bir ödemenin yapılmadığını, mükerrerliğin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine ve %20 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamanın sonucunda, davacının protokolü serbest iradesiyle imzaladığı, ancak protokol gereği davalıya teslim edilen senet bedellerinin davacı tarafından ödenmediği, bu nedenle davalı tarafından senetlere dayalı olarak, ortaklığın giderilmesi davasından tahsil edilen bedelin mahsubu ile kalan tutar bakımından davacıya yönelik takibe girişildiği, davacının iddialarının borcu ortadan kaldırır nitelikte olmadığı, kötü niyet tazminat şartlarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine ve kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamanın sonucunda, mahkemece davanın reddine ve kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı tarafından düzenlenerek davalıya teslim edilen 3 adet senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti davasıdır.
Davacı ve davalı ile takip alacaklıları arasında 03.02.2014 tarihli adi yazılı şekilde düzenlenen anlaşma protokolü tanzim edilmiş olup, buna göre, dava konusu 3 adet senedin davalıya teslim edilmesinin karşılığında, davacının yeğenine karşı girişilen takip dosyalarının alacaklıları, takip dosyalarından herhangi bir hak ve alacak talep etmeyecekler, takip dosyalarına herhangi bir paranın yatırılması halinde bu parayı senet borçlularına teslim edecekler ve halen derdest olan ortaklığın giderilmesi davasından da feragat edeceklerdir. Ancak, davacı tarafından düzenlenen 3 adet senedin davalıya teslim edilmiş olmasına rağmen, takip alacaklıları takip dosyası kapsamında ortaklığın giderilmesi davası sonucunda dosyaya yatırılan 22.212,08 TL'yi tahsil etmişler, senet borçlusu olan davacıya bu bedeli iade etmemişlerdir.
Dolayısıyla protokol gerekleri davacı tarafından yerine getirilmesine rağmen, davalı ve dava dışı takip alacaklıları tarafından yerine getirilmemiştir. Yapılan protokol, davacının 3. kişinin takip alacaklılarına olan borcunun üstlenilmesine ilişkin olmayıp, yalnızca 3.kişinin takibe konu borcunun, 3 adet senedin davalıya teslimi ile talep edilemeyeceğine ilişkindir. Bu nedenle davacı tarafından protokol gereği 3 adet senedin davalıya teslim edilmesine rağmen, ortaklığın giderilmesi davasından feragat edilmemesi, takip dosyalarından tahsilat yapılmaya devam edilmesi, sonuç olarak protokol gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/740470200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz