Konteyner demurajından gönderilenin sorumluluğu için teslim alma şartı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/828 E. 2025/383 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan (Konteyner Demurajı) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Konteyner demurajı bedelinden, gönderilenin (alıcının) sorumlu tutulabilmesi için TTK 1203(1) uyarınca emtianın gönderilen tarafından teslim alınmış olması şarttır; gönderilen eşyanın teslimini talep etmemişse bu yükümlülüğün muhatabı olmaz ve TTK 1207/1 gereğince navlun sözleşmesinin tarafı olan taşıtan (gönderen) sorumlu olmaya devam eder. Konşimentoda yer alan 'navlunun varışta alıcı tarafından ödeneceği' kaydı ve alıcının navlun bedelini ödemiş olması, alıcıya taşıtan sıfatı kazandırmaz ve emtiayı teslim almayan alıcıyı demuraj bedelinden sorumlu kılmaz.
Ele alınan sorunlar
Emtiayı teslim almayan gönderilenin (davalının) konteyner demurajı bedelinden sorumluluğu → ret
İddia: Davacı vekili, konşimentoda yer alan 'navlunun varışta alıcı tarafından ödeneceği' kaydı nedeniyle davalının bu taşıma türünde navlun sözleşmesinin tarafı (taşıtan) sayılması gerektiğini, TTK 1174/4 gereğince taşıtan sıfatını haiz alıcının demuraj bedelinden de sorumlu olduğunu, davalının navlun borcunu ödemiş olmasının bunu doğruladığını, mahkemenin bu kaydın taşıtan sıfatı kazandırmadığı yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş, konşimento veya taşıma sözleşmesinde kararlaştırılan, konteynerin iadesindeki gecikmeden kaynaklanan zararı tazmine yarayan bir müessesedir; talep edilebilmesi için öncelikle taraflar arasında bir anlaşma bulunması gerekir, aksi halde taşıyan ancak genel hükümlere göre ispat şartıyla zararını isteyebilir. TTK 1203(1) uyarınca eşya taşıtandan başka bir kişiye (gönderilene) teslim edilecekse, bu kişi eşyanın teslimini istediğinde sözleşme/konşimento hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı tüm alacakları ve üstüne düşen borçları (konteynerin iadesi dahil) ödemekle yükümlü olur; ancak teslim talep etmezse bu yükümlülüğün muhatabı olmaz ve konteyner gecikmesinden sorumlu tutulamaz. TTK 1207/1 uyarınca gönderilenin teslim alma hakkını kullanmaması halinde, navlun sözleşmesinin tarafı olan taşıtan (gönderen) navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlü olmaya devam eder. Somut olayda davacı ile davalı arasında akdedilen bir navlun sözleşmesi bulunmadığı gibi, konşimentoda da davalı taşıtan olarak yer almamaktadır; davalı emtiayı teslim almamış, emtia gümrükçe tasfiye edilmiştir. Konşimentodaki navlunun varışta alıcı tarafından ödeneceğine dair kayıt, yalnızca navlun ücretinin ödeme yerini/yükümlüsünü belirlemekte olup, davalıya taşıtan sıfatı kazandırmaz ve teslim almamış olan davalıyı demuraj bedelinden sorumlu kılmaz. Davalının navlun bedelini ödemiş olması da bu sonucu değiştirmez; TTK 1203(1) uyarınca sorumluluk için gönderilenin emtiayı teslim alması şarttır, bu şart somut olayda gerçekleşmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, konteyner demurajı bedelinden gönderilenin (alıcının) sorumlu tutulabilmesi için TTK 1203(1) uyarınca emtianın fiilen teslim alınmış olması gerektiğini, navlun bedelinin ödenmiş olmasının ve konşimentodaki ödeme kaydının bu sonucu değiştirmeyeceğini ortaya koyması itibarıyla, gönderilenin taşıma masraflarından sorumluluğu konusunda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- pasif husumet ehliyeti (davalının konteyner demurajı bakımından teslim almadığı için husumet ehliyetinin bulunmadığı)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konteyner demurajı↗ akdi taşıyıcı / fiili taşıyıcı↗ taşıtan / gönderilen↗ konşimento↗ navlun sözleşmesi↗ pasif husumet ehliyeti↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/828
KARAR NO 2025/383
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/02/2022
NUMARASI 2018/559 Esas - 2022/74 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/03/2025
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı şirkete ait emtianın .../Çin'den İstanbul'a taşınmasını işini üstlendiğini, edimlerini süresinde ve gereği gibi yerine getirmesine rağmen davalının 8.752-USD demuraj bedelini ödemediğini, görüşmelerden bir sonuç alınamayınca işbu fatura bedelinin tahsili için İstanbul 20. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını,dayanak faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, navlun sözleşmesinin taraflarının taşıyan ve taşıtan olduğunu, navlun ücreti ile navlun teferruatı olan masrafların borçlusunun taşıtan olduğunu, müvekkili şirketin (gönderilen) navlun sözleşmesinin tarafı olmadığından anılan ücret ve masraflardan sorumlu olmadığını,gönderilenin sorumlu olabilmesi için konşimentoda ve atıf yaptığı navlun sözleşmesinde gönderilenin borçlardan sorumlu olacağına yer verilmesi ve yükün gönderilen tarafından teslim alınması gerektiğini, oysa müvekkilinin imzaladığı bir sözleşme olmadığı gibi yükü de teslim almadığını, demurajdan sorumlu tutulamayacağını, emtia müvekkilince teslim alınmadığından tasfiye sürecine girdiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; ...nolu konşimentoda yükletenin... Ltd, gönderilenin davacı ..., taşıyanın ... olduğu, konşimentoda ... yani navlunun davalı alıcı tarafından varışta ödeneceği kaydı bulunduğu, yine ... no'lu konşimentoda yükletenin dava dışı ....Ltd., gönderilenin/alıcı davalı ..., taşıyanın ... olduğu, dava konusu ... nolu 20' DC konteynerin Çin'in ... Limanından ... Limanı'na kadar olan denizyolu taşımasının ... isimli gemi ile yapıldığı, davacı ... firmasının ise yükün teslimi için başvuru yapılacak firma olarak belirtildiği vc bu konşimentoda da ... yani navlunun davalı alıcı tarafından varışta ödeneceği kaydı bulunduğu, buna göre taşımada dava dışı ...'nin (...) fiili taşıyan, davacının ise akdi taşıyan sıfatına haiz olduğu, davacının alt navlun sözleşmesi yaparak taşıma taahhüdünü ifa ettiği, davacı, söz konusu taşıma işini fiilen yerine getiren dava dışı ...'nin kendisine kesilen 8.752-USD konteyner gecikme bedeline ilişkin fatura bedelini rücuen davalıdan talep ettiği, konteynerin iadesindeki gecikme sebebiyle bir bedel isteyebilecek kişinin, navlun sözleşmesi uyarınca taşıyan olduğu,navlun sözleşmesi bulunmadığı, ancak konişmento taşıma sözleşmesinin yapıldığına karine teşkil ettiğinden, gönderilenin tespitinde de ispat fonksiyonuna sahip olduğu,TTK'nın 1201 maddesi uyarınca, navlun ücreti ile genel olarak navlun teferruatı olarak nitelendirilen masrafların borçlusunun taşıtan olduğu, konteyner gecikme ücrcti ve diğer masraflar navlunun teferruatı niteliğinde olup, konteynerin kararlaştırılan süreden sonra iade edilmesi sebebiyle gecikme bedeli istenebilmesi için, borçlu olduğu iddia edilen kişi ile taşıyan arasında bu hususta bir sözleşme bulunması gerektiği,bu halde uygulanacak temel kuralların TTK'nın 1174 ve 1176 maddeleri olduğu, dolayısıyla gönderilenin, ihbarın kendisine ulaşmasından itibaren gecikmeksizin konteynerin içindeki yükü teslim almak ve yükü boşaltarak ilgilisine iade etmek zorunda olduğu, taşıma senedindeki "..." kaydının gönderileni navlun ve taşıyanın talep edebileceği diğer alacakların borçlusu haline getirmeyeceği, sadece eşyayı teslim alma hakkını şarta bağladığı, neticeten ihtilaf konusu olayda olduğu gibi davalı şirketin navlunu ödemesinin, taşıyanın talep edebileceği diğer alacakların borçlusu haline getirmeyeceği, davalıya taşıtan sıfatını kazandırmayacağı, malların teslim alınmaması sebebiyle konteyner gecikme ücretinin davacının kendi taşıtanı dava dışı ....
Ltd. olması gerektiği gerekçesiyle, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin alıcısı olduğu emtianın .../Çin-İstanbul taşıma işini organize ederek edimlerini süresinde ve gereği gibi yerine getirdiğini, davalının söz konusu taşımaya ilişkin demuraj bedelini ödemeyerek temerrüde düştüğünü, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalının navlun bedelini ödediğinin ve müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olduğunun bilirkişilerce ortaya konulduğunu, konişmento üzerinde "..." ibaresi bulunmakta olup, bu taşıma türünde navlun sözleşmesinin alıcı (ithalatçı) ile taşıyan arasında akdedildiğini, dolayısıyla navlun bedelinden sorumlu olanın alıcı olduğunu, nitekim davalının navlun borcunu ödediğini, bu taşıma türünde alıcının navlun sözleşmesinin tarafı olduğunu, TTK'nın 1174/4 maddesi gereğince taşıtan sıfatını haiz alıcının aynı zamanda demuraj bedelini ödemekle de mükellef olduğunu, davalının taşımaya ilişkin olarak navlun borcunu müvekkiline ödediğini, fakat demuraj bedelini ödemediğini, mahkemenin konişmentoda yer alan "..." ibaresinin alıcıya taşıtan sıfatını kazandırmadığı yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı tarafından taşıması yapılan konteynerin emtia alıcısı davalı tarafından teslim alınmadığından tasfiyesi nedeniyle iadesine kadar geçen sürede oluşan konteyner demurajı bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Konteyner demurajı TTK'nda düzenlenmemiş olup uygulamada; kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren, bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan, öğretide hukuki niteliği bir kısım yazarlar tarafından götürü tazminat, bir kısmı tarafından ise cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir. Konteyner demurajından kaynaklı alacağın istenebilmesi için, öncelikle taraflar arasında bir anlaşmanın bulunması gerekir.Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez.
Sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla gecikmeden kaynaklanan zararını isteyebilir. Ancak TTK'nın 1203. maddesinde "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." hükmüne yer verilmiştir.Maddede bahsi geçen "navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer denizde eşya taşıma senedi hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlar" ifadesinin kapsamına konteynerin iadesi yükümlülüğü de dahildir.
Bu hükme göre gönderilen, eşyanın teslimini talep etmesi halinde anılan yükümlülüğün muhatabı olur. Şayet etmezse, TTK'nın 1203. maddesi kapsamında borç yükümlüsü haline gelmez (Sami Aksoy Deniz Ticareti Hukukunda Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Sayı:1 - Mart 2017, s.146). Bu durumda gönderilen konteyner gecikmesinden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz.TTK'nın 1207/1 maddesi hükmüne göre ise, gönderilenin eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmaması halinde, taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür.Taşıma sözleşmesinin tarafı olmayan gönderilenin yükü teslim almaması, taşıyanın alacaklarını gönderilenden talep etmesinin hukuki dayanağını ortadan kaldırmaktadır.
Bu halde navlun sözleşmesinin tarafı olan gönderen (taşıtan) borçlu olmaya devam etmektedir. Somut olayda; yükleteni dava dışı .... Ltd. olan .../Çin'den .../İstanbul'a taşınması işini akdi taşıyıcı olarak davacının üstlendiği, alıcının ise davalı şirket olduğu, taşımanın fiili taşıyıcı olarak dava dışı ... firması tarafından gerçekleştirildiği, 29.06.2017 tarihli konşimentoda yükletenin dava dışı ... Ltd, alıcının davalı ..., taşıyanın ... olduğu, davacı ... firmasının yükün teslimi için başvuru yapılacak firma olarak belirtildiği, 01.07.2017 tarihli konşimentoda yükletenin davadışı ... Ltd, gönderilenin davacı...taşıyanın ... olduğu, her iki konşimentoda "..." yani navlunun davalı alıcı tarafından varışta ödeneceği kaydı bulunduğu, emtianın varış limanında davalı gönderilen tarafından teslim alınmadığı ve gümrük idaresince tasfiye edildiği, bu süreçte oluşan demuraj bedelinin davacı akdi taşıyıcı tarafından dava dışı fiili taşıyıcıya 17.10.2018 tarihinde ödendiği, ödenen bedelin 20.09.2018 tarihli 8.752-USD bedelli fatura ile davalıdan talep edildiği, ödenmemesi üzerine de davaya dayanak icra takibinin başlatıldığı anlaşılmaktadır.Davacı ile davalı arasında akdedilen navlun sözleşmesi bulunmadığı gibi, konşimentoda da davalı taşıtan olarak yer almamaktadır.TTK nın 1203(1) maddesi uyarınca Davalı gönderilenin demuraj alacağından sorumlu tutulabilmesi için, emtianın davalı tarafından teslim alınması gerekir.
Ancak somut olayda emtia davalı tarafça teslim alınmamıştır. Konşimentoda yer alan “...” kaydı, navlun ücretinin varış yerinde alıcı tarafından ödeneceği anlamına gelmektedir. Ancak davalının taşıtan sıfatı bulunmayıp emtiayı da teslim almaması nedeniyle, konşimentodaki “...” kaydı ve navlun ücretinin davacıya davalı tarafından ödenmiş olması da taşıtan sıfatına haiz olmayan davalının demuraj bedelinden sorumluluğunu gerektirmediğine ilişkin karara yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/03/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73894 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi