Müteselsil kefilin sorumluluğunda asıl borçtan mahsup sırası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/529 E. 2025/569 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetki
Gerekçe özeti
Genel kredi sözleşmesinde yetkili mahkeme kararlaştırılmışsa, teselsül karinesi nedeniyle bu yetki şartı müteselsil kefili de bağlar. Ticari nitelikteki genel kredi sözleşmelerinde TTK 8/1 uyarınca faiz oranı serbestçe belirlenebileceğinden, TBK 120'deki temerrüt faizinin akdi faizi aşamayacağı yönündeki sınırlama uygulanmaz. Kefil, asıl borçlu şirketin yetkilisi ise TBK 584 uyarınca kefalette eş rızası şartı aranmaz. Asıl borçludan tahsil edilen kısmi ödemeler, müteselsil kefilin sorumlu olduğu sınırlı tutara değil, öncelikle asıl borçlunun bu tutarı aşan borcuna mahsup edilir; asıl borçlunun kefil limitini aşan borcu tamamen sona ermedikçe kefilin sorumluluğundan mahsup yapılamaz.
Ele alınan sorunlar
Yetki itirazı → ret
İddia: Asıl borçlu ve davalının yerleşim yeri itibariyle Bakırköy İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğu ileri sürülmüştür.
Gerekçe: Genel kredi sözleşmesinin 13.4 maddesi ile İstanbul Mahkemeleri yetkili kılınmıştır; yetki sözleşmesi, teselsül karinesi nedeniyle müteselsil kefili de bağlar. Bu nedenle davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Temerrüt faizi oranının akdi faizi aşamayacağı iddiası → ret
İddia: TBK 120 maddesi uyarınca sözleşmeyle kararlaştırılacak temerrüt faizinin, kanuni faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağı, temerrüt faizinin en fazla akdi faiz oranında uygulanabileceği ileri sürülmüştür.
Gerekçe: TTK'nın 8/1 maddesinde ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği düzenlendiğinden, TBK'nın 120. maddesi hükmü ticari iş niteliğindeki genel kredi sözleşmesinde uygulanamaz; bu nedenle temerrüt faizinin akdi faizi geçemeyeceğine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kefalet sözleşmesinde eş rızası gerekliliği → ret
İddia: TBK 584 maddesi gereğince kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için eş rızasının gerektiği, sözleşmenin kurulduğu tarihte davalının evli olduğu, bu nedenle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu ileri sürülmüştür.
Gerekçe: Davalının asıl borçlu şirketin yetkilisi olduğu anlaşılmakla TBK'nın 584. maddesi gereği eş rızası aranmayacaktır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kısmi tahsilatların mahsup sırası ve fazla tahsilat iddiası → ret
İddia: Bilirkişi raporlarındaki hesaplamalara göre davacı bankaya fazla tahsilat yapıldığı, temerrüt faizi ve kredi türüne göre mahsubun doğru yapılmadığı ileri sürülmüştür.
Gerekçe: Asıl borçlu şirketten icra takibinde toplam 4.023.523-TL alacak talep edilmiş, davalı müteselsil kefil bu alacağın 500.000-TL'sinden sorumlu tutulmuştur; asıl borçlunun bu miktarın üzerinde borcu bulunduğundan kısmi tahsilatların doğrudan 500.000-TL'lik kefil borcuna mahsup edilmesi doğru değildir. Müteselsil kefilin sorumlu olduğu 500.000-TL'nin üzerindeki borç tamamen bitmedikçe kefilin borcundan mahsup yapılamaz; bu husus kök ve 1. ek raporda hatalı hesaplanmış olup 2. ek raporda düzeltilmiştir. 2. ek rapora göre dava tarihinden önce asıl borçlunun 500.000-TL'yi aşan borcu halen mevcut olduğundan (27.07.2022 tarihli son tahsilat sonrası kalan alacak 3.187.933-TL), davalının itirazının tümüyle iptaline karar verilmesi isabetsiz değildir. Asıl borçlunun borcu mevcut olduğu müddetçe kefalet limitinin ödenmesiyle müteselsil kefilin borcu sona ermeyeceğinden fazla tahsilat yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Müteselsil kefilin sorumlu olduğu sınırlı tutara, asıl borçludan yapılan kısmi tahsilatların hangi sırayla mahsup edileceği ve şirket yetkilisi kefilde eş rızası şartının aranmayacağı hususlarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Genel kredi sözleşmesinde yer alan yetki şartı, teselsül karinesi nedeniyle müteselsil kefili de bağlar; sözleşmede yetkili kılınan mahkeme kefile karşı açılan davada da yetkilidir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil kefalet↗ itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗ teselsül karinesi↗ yetki sözleşmesi↗ temerrüt faizi↗ TBK 100 mahsup↗ likit alacak↗ eş rızası (TBK 584)↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/529
KARAR NO 2025/569
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/12/2024
NUMARASI 2023/41 Esas - 2024/950 Karar
DAVA
İtirazın İptali ( Ticari Kredilerden Kaynaklanan Davalar)
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili bankanın Hadımköy Ticari/İstanbul Şubesi ile davalı ... İç Ve Dış Tic. A.Ş arasında imzalanan genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmelerini davalı/borçlu ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını,sözleşmelere istinaden, asıl borçlu firma adına krediler tahsis edildiğini, asıl borçlu bankadan kullandığı kredileri ödemediğinden, asıl borçlu şirket ile müteselsil kefil olan davalıya, borçlarını ödemeleri için Büyükçekmece... Noterliği’nin 03.01.2019 tarih, ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarnamenin sözleşmede yer alan adreslere keşide edilmesine rağmen, borcun ödenmemesi üzerine borçlu cari hesap ve ticari kredili mevduat hesabından doğan alacaklarının tahsili amacı ile, İstanbul ...
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, anılan icra takibine, davalı borçlu tarafından “borca, faize, ferilerine ve takibin tamamına" itiraz ettiğini ,itirazın iptali ile davalı borçlu ile ilgili alacak miktarı 500.000-TL alacak bakımından takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili davalı müvekkilinin ve davalı şirketin davanın açıldığı tarihteki ve icra takibi tarihindeki yerleşim yeri itibariyle Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını,kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için eşin yazılı rızası gerektiğini, somut olayda sözleşmenin kurulmasından önce veya en geç sözleşmenin kurulması anında eşten alınmış yazılı rıza bulunmadığını, haksız ve kötü niyetle açılan davanın esastan reddi ile takibin iptalini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; Asıl borçlu ... A.Ş. ile davacı banka arasında 06/04/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı kefil ...'ın işbu sözleşmeyi 10.000.000-TL limitle müteselsil kefil olarak imzaladığı, kefaletin, sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen ibarenin yazılı olduğu, ayrıca kendi el yazıları ile imzalanan işbu sözleşme şartlarında mutabık kaldıklarını bildirmeleri sureti ile işbu sözleşmenin TBK'nın 20-27 maddesine göre içeriğinin karşılıklı olarak müzakere edildiği, sözleşme maddelerinin genel işlem koşulu olarak kabul edilemeyeceği, davalının asıl borçlu şirketin yetkilisi olduğundan eş rızası aranmayacağı, asıl borçlu şirkete ...
Kredileri ve Kredili Mevduat Hesabı kullandırıldığını, borçlu cari hesap kredi hesabına yıllık %32 oranında faiz uygulandığını, sözleşmenin 10.5 maddesi uyarınca %32 faiz oranının 2 katı oranında olmak üzere yıllık %64 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği, davacı alacaklı bankanın talebi ile bağlı olduğu, KMH hesaplarına Merkez Bankası tebliğlerine göre belirlenen yıllık %31,80 oranında temerrüt faizi uygulanacağını, davalı kefilin takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğü 02.01.2019 hesap kat tarihi itibarı ile, BCH Kredilerinden dolayı toplam 3.471.723.03-TL, KMH'den dolayı toplam 229.827.48-TL olmak üzere toplamda 229.827.48+ 3.471.723.03-TL =3.701.550.51-TL alacaklı olduğunu, takiple dava arasında tahsilat sağlandığını, TBK madde 100'e göre yapılan tahsilatların mahsubu sonrası davacı bankanın davalıdan alacaklı olduğu belirlendiğinden;
davacı tarafça, şimdilik kaydıyla talep ettikleri 500.000-TL'nin hangi kredi alacağına, hangi alacak kalemlerine ilişkin olduğuna dair kendilerine verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen beyanda bulunulmadığından, ihtaratta belirtildiği şekilde, davacı talebinin büyük miktarlı alacak olan ... Kredisinden doğan alacağa ilişkin olduğu kabul edilerek,davacının davalıdan, takip tarihi itibarıyla ... Kredisinden kaynaklı 500.000-TL asıl alacak talep edebileceğini,alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %58,80 oranında temerrüt faizi ve bu temerrüt faizine %5 BSMV talep edilebileceği belirtilerek ... Kredisinden kaynaklı 500.000-TL asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihi dava tarihi itibarıyla ...
Kredisinden kaynaklı 500.000-TL asıl ve toplam alacak miktarı üzerinden ve bu alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %58,80 oranında temerrüt faizi ve bu temerrüt faizine %5 BSMV uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; asıl borçlu ve müvekkilinin yerleşim yeri itibariyle takip ve davada Bakırköy İcra Daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğunu, TBK nın 120 maddesi uyarınca uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceğini, sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağını , temerrüt faizi en fazla akdi faiz oranında uygulanması gerektiğini,TBK nın 584 maddesi gereğince, kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için eş rızası gerektiğini,davalı sözleşmenin kurulduğu tarihte evli olduğundan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkilinin itirazı, alacak miktarının ve temerrüt faizi oranının doğru şekilde belirlenmemesi ve sözleşmedeki kefaletin geçersizliği gibi geçerli hukuki gerekçelere dayandığını, icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini, 08/10/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, takip tarihinde müvekkilden 3.701.550,51-TL alacaklı olduğu, bunun içinde ...
kredilerinden 3.471.723,03-TL ve KMH kredilerinden 229.827,48-TL alacaklı olduğu bildirildiğini,10/02/2024 tarihli ek raporda, müvekkili hakkında yapılan tahsilatların mahsubu ile fazla tahsilat yapıldığı tespit edildiğini, bu tahsilatın toplamda 1.004.410,65-TL olduğunu ve bunun da davacı banka lehine ek bir alacak kaydına neden olduğu belirtildiğini, 24/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun ikinci ekinde ise, ... kredilerinden dolayı 9.006.888,49-TL ve KMH nedeniyle 418.644,38-TL alacak bulunduğunu, hesaplamalar, özellikle temerrüt faizi ve kredi türüne göre yapılan mahsubun doğru yapılmadığını ve gereksiz bir şekilde fazla ödeme alındığını sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava;Asıl borçlu ve müteselsil kefil hakkında başlatılan ilamsız icra takibine müteselsil kefilin itirazının iptaline ilişkindir. Alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre: Asıl borçlu ... İç ve Dış Tic A.Ş. ile davacı banka arasında 06/04/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının işbu sözleşmeyi 10.000.000-TL limitle müteselsil kefil olarak imzaladığı; davalının asıl borçlu şirketin yetkilisi olduğu, asıl borçlu şirkete Borçlu Cari Hesap Kredileri ve Kredili Mevduat Hesabı kullandırıldığı; BCH Kredi Hesabına yıllık akdi %32 oranında faiz uygulandığı,sözleşmenin 10.5 maddesi uyarınca %32 faiz oranının 2 katı oranında olmak üzere yıllık %64 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği, davacı alacaklı bankanın talebinin ise %58,80 oranında olup talebiyle bağlı bulunduğu, Davalı kefile gönderilen ihtarnamenin tebliğ edilemediği, bu durumda davalı kefilin takip tarihi itibariyle temerrüde düşdüğü;
Davacı banka tarafından dava dışı asıl borçluya kullandırılan ... nolu ... kredisinden dolayı 02.01.2019 hesap kat tarihi itibarı ile toplam 3.471.723.03-TL, KMH'den dolayı toplam 229.827.48-TL olmak üzere toplamda 229.827.48+3.471.723.03-TL=3.701.550.51-TL alacaklı olduğunun belirlendiği , alınan kök ve 1.ek raporda takiple dava arasında 1.004.410.65-TL fazla tahsilat sağlandığı belirtilmiş iken, alınan 2 ek raporda dava tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan ...den dolayı toplamda 9.006.888.49-TL, KMH'den dolayı toplamda 418.644.38-TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır. TTKnın 8.1 maddesinde ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği düzenlendiğinden, TBK nın 120 maddesi hükmü ticari iş niteliğinde olan genel kredi sözleşmesinde uygulanamayacağından temerrüt faizinin akdi faizi geçemeyeceğne ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.
Ayrıca,davalının asıl borçlu şirketin yetkilisi olduğu anlaşılmakla TBK nın 584 maddesi gereği eş rızası da aranmayacaktır. Genel kredi sözleşmesinin 13.4 maddesi ile İstanbul Mahkemeleri yetkili kılındığından yetki sözleşmesi teselsül karinesi nedeniyle müteselsil kefili bağladığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Ayrıca genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak likit niteliktedir. Bilirkişi kök ve 1.ek raporunda; davadan önce yapılan yapılan kısmi tahsilatlar sadece 500.000-TL asıl alacak olduğunun kabulüyle TBK nın 100 maddesi uyarınca yapılan hesaplamada 1.004.410.65-TL fazla tahsilat yapıldığı belirtilmiştir.Ancak kısmi tahsilatların 500.000-TL borç üzerinden mahsubu hatalı olup ise de bu hata 2 ek raporda düzeltilmiştir.
Asıl borçlu şirketten icra takibinde 3.188.945-TL ..., 233.677-TL KMH kaynaklı toplam 4.023.523-TL alacak talep edilmiştir.Asıl borçludan talep edilen miktarın 500.000-TL sinden davalı müteselsil kefilin sorumlu tutulması istenilmiştir.Asıl borçlunun bu miktarın üzerinde bir borcu vardır. Bu nedenle; kısmi tahsilatların 500.000-TL borca mahsup edilmesi doğru değildir. Müteselsil kefilin sorumlu olduğu 500.000-TL'nin üzerinde ki borç tamamen bittiğinde müteselsil kefilin borcundanmahsup yapılabilir.Alınan 2.ek raporda asıl borçlunun borcu esas alınarak yapılan mahsup ile yapılan hata düzeltilmiştir.Takipte asıl borçludan talep olunan alacağın 500.000-TL'nin üzerinde ki borç tümüyle ödendikten sonra tahsilat yapıldığında müteselsil kefilin sorumluluğuna etki edecektir.
2. ek raporda dava tarihinden evvel ... kredisine yapılan son ödeme 27.07.2022 tarihi itibariyle yapılan 5.445-TL tahsilat sonunda bu tarih itibariyle kalan asıl alacak tutarı 3.187.933-TL olup 500.000-TL yi aşan bir borç mevcut olduğundan davalının itirazının tümüyle iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Asıl borçlunun borcu mevcut olduğu müddetçe kefalet limiti ödenmesiyle müteselsil kefilin borcu sona ermediğinden davalı vekilinin fazla tahsilat yapıldığına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde bulunmamış, davalı bakımından 500.000-TL ile sınırlı yapılan icra takibine itirazın iptaline ve likit alacağa haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 34.155-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 8.538,75-TL harcın mahsubu ile kalan 25.616,25-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 35-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/04/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/7387 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi