Yönetici sorumluluğu davasında genel kurul kararı dava şartıdır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1513 E. 2025/571 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan kişiye, bu sıfatı devam ederken şirket tarafından verilen avansların iadesi talebi, niteliği itibarıyla yönetici sorumluluğuna dayanan bir talep olup, TTK 408/1, 553/1 ve 479/3-c maddeleri gereği bu tür bir sorumluluk davasının açılabilmesi için şirket genel kurulunda karar alınması tamamlanabilir bir dava şartıdır. Bu karar alınmadan dava açılmışsa, mahkemece davacı tarafa genel kurul kararının alınıp ibrazı için makul bir süre verilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir; bu eksiklik giderilmeden esas hakkında hüküm kurulamaz.
Ele alınan sorunlar
Davalıya verilen avansların iadesi talebinin hukuki niteliği ve dava şartı eksikliği → kabul
Gerekçe: Davalının, davacı şirketin kurucu ortaklarından biri olduğu ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, 09.10.2019 tarihli genel kurul kararıyla bu görevden ayrıldığı ve 12.12.2019'da hisselerini devrederek ortaklıktan çıktığı, davacı şirketin bu dönemde davalıya verdiği iddia edilen avansların iadesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davalının şirkette yönetim kurulu üyesi bulunduğu dönemde aldığı avansların iadesi istemi, niteliği itibarıyla yönetici sorumluluğuna dayanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 408/1, 553/1 ve 479/3-c maddeleri gereği, anonim şirket yöneticisi hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için şirket genel kurulunda bu yönde karar alınması gerekmekte olup, bu husus tamamlanabilir bir dava şartı niteliğindedir. Genel kurul kararı alınmadan dava açılması halinde, davacı tarafa genel kurul kararı alınarak ibrazı için süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Dava tarihinde ve ilk derece yargılaması sırasında bu yönde alınmış bir genel kurul kararı ibraz edilmemiştir. Bu nedenle davacı vekiline genel kurulun toplanıp karar alabileceği makul bir süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Eski ortak/yönetim kurulu üyesine görev sırasında verilen paraların iadesi talebinin yönetici sorumluluğu davası olarak nitelendirilmesi ve bu tür davalarda TTK 408/1, 553/1, 479/3-c gereği genel kurul kararının tamamlanabilir dava şartı sayılarak süre verilmesi gerektiği yönünde emsal niteliğindedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Anonim şirket yöneticisi aleyhine açılacak sorumluluk davasında, davanın açılmasına ilişkin şirket genel kurulunda karar alınması tamamlanabilir bir dava şartıdır; bu karar bulunmadan dava açılmışsa mahkemece davacı tarafa karar alınıp ibrazı için makul süre verilmelidir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetici sorumluluğu davası↗ tamamlanabilir dava şartı↗ genel kurul kararı↗ avans iadesi↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1513
KARAR NO 2025/571
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/06/2022
NUMARASI 2021/1072 Esas 2022/601 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacı şirketin ortağı olan davalının aynı zamanda şirketin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, şirketin 09.10.2019 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan kararla davalının yönetim kurulu üyeliği görevinin sona erdirildiğini, sonrasında da davalının şirket ortaklığından ayrıldığını, şirket kayıtlarının incelenmesinden, davalının 01.01.2019 - 21.12.2019 döneminde şirkete 154.065,25- TL borçlandığının tespit edildiğini, davalıya keşide edilen 24.08.2020 tarihli ihtarnameye rağmen alacağın ödenmediğini, bu nedenle davalı hakkında Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, davalının haksız olarak borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin 24.02.2017-31.12.2019 arasında davacı şirkette yönetim kurulu üyesi olarak yer aldığını ve aynı zamanda şirkette satış temsilcisi olarak da bilfiil çalıştığını, müşteri görüşmeleri ile satış ve pazarlama faaliyetlerini üstlenerek bir çalışan olarak emek harcadığını, bu işler için tam zamanlı çalışma konusunda ortaklarla sağlanan mutabakata göre şirketten maaş ödemesi yapıldığını, bu nedenle davalının şirkete bir borcunun bulunmadığını, davacının alacak talebini 01.01.2019-31.12.2019 tarihleri arasında olmak üzere sınırlandırdığını, ancak iddia edilen alacağın büyük kısmının 2019 yılı öncesine ait olduğunu, bu nedenle davacının 2019 yılı öncesine ait alacak talep edemeyeceğini, müvekkiline yapılan düzenli ödemeler çalışmaları karşılığında alınan ücrete ilişkin olup bu ödemelerin borç olarak verildiği iddiasının dayanaksız olduğunu, işlem evraklarında davalıya yapılan ödemelerin borç olarak verildiğine dair açıklama bulunmadığını,bir kısım ödemelerin ise müvekkilince şirket adına yapılan harcamaların karşılığı olduğunu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu kanıtlanamadığından delil niteliği taşımadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı şirket ile davalı arasındaki hukuki bağın,yönetim kurulu üyeliği, davalının, diğer ortaklarla temin edilen mutabakatla tam zamanlı çalışma karşılığında davacı şirketten ayrıca düzenli ücret aldığı yönündeki iddiasını kanıtlayamadığı, davalının SGK ile ilişkilendirilmesinin, davacı şirket nezdinde ücret karşılığı ayrıca bir görev ifa ettiğinden değil, paydaşı olduğu şirketin yönetim kurulu üyeliği şartına bağlı olarak 5510 sayılı Kanunun 4/b ve 102. maddelerinden kaynaklı zorunlu sigortalılık olduğu ve bu tür sigortalılık hallerinde SGK prim yükünün kişinin kendi sorumluluğunda bulunduğu, bilirkişi raporuna göre davacı şirket alacağının 154.065,25-TL olduğu, davalı tarafça 2019 yılı öncesine ait 131.500-TL yönünden talebin 2019 yılına ilişkin olması nedeniyle bu bedelin hesaba katılmaması talep edilmişse de, davacı vekili tarafından maddi hata dilekçesi sunulduğu bu kısmın dava dilekçesinde belirtilmemesinin kabul edilebilir bir yanılgı olduğunun değerlendirildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının takibe itirazının 154.065,25-TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 yasal faiz uygulanmasına, hükmedilen alacağın %20'si olan 30.813,05-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili; davacının alacak talebini 01.01.2019 - 31.12.2019 tarihleri arasında olmak üzere sınırladığını, ancak davacı tarafça iddianın genişletilmesi yasağına rağmen maddi hata gerekçesiyle verilen dilekçe üzerine mahkemece hukuka aykırı olarak davacının alacak dönemine ilişkin tarihlerde yapılan değişikliğin kabul edildiğini, tanık deliline dayanmış olmalarına rağmen mahkemece tanıklarının beyanı alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, şirkette işçi olarak çalışan müvekkiline davacı şirketin yaptığı ödemelerin çalışma karşılığında ücret ödemesi olduğunu, ödemelerin periyodik olarak aydan aya yapılmış olması karşısında borç olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, bir kişinin ücret almaksızın çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı şirketin ticari defterlerinin hatalı tutulduğunu, davacı şirketin alması gereken mal ve hizmetlerin müvekkilinin kredi kartından ödenip sonradan şirketçe müvekkiline avans olarak verildiğini, avans ödemelerinin müvekkilinin kişisel kredi kartından şirket için yaptığı harcama ve masrafların iadesi niteliğinde olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, daha önce davacı şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan davalıya, o dönem içerisinde borç olarak verildiği iddia edilen paranın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davalının 24.01.2017 tarihinde kurulan davacı şirketteki iki kurucu ortaktan birisi olduğu, aynı zamanda diğer ortak ile birlikte yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, 09.10.2019 tarihli genel kurul kararı ile bu görevinden ayrıldığı ve 12.12.2019 tarihinde de şirketteki tüm hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı, davacı şirket tarafından, davalının ortak ve yetkili olduğu olduğu bu döneme ilişkin olarak 2018 ve 2019 yılları içerisinde muhtelif tarihlerde davalıya borç para verildiği iddia edilerek, bu tutarların tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının şirkette yönetim kurulu üyesi bulunduğu dönemde aldığı avansların iadesi isteği olup,talebin yönetici sorumluluğuna dayanması nedeniyle, 6102 sayılı TTK'nın 408/1, 553/1ve 479/3-c maddeleri gereği, anonim şirket yöneticisi olan davalı hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gerekmekte olup, bu husus tamamlanabilir dava şartı niteliğindedir. Bu durumda genel kurul kararı alınmadan dava açılması halinde, davacı tarafa genel kurul kararı alınarak ibrazı için süre verilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Somut olayda dava tarihinde ve ilk derece yargılaması sırasında şirket genel kurulunda bu yönde alınmış bir karar ibraz edilmemiştir. Bu durumda davalı aleyhine yönetici sorumluluğuna dayalı dava açılması konusunda davacı şirket genel kurulunda karar alınarak kararın dosyaya ibrazı hususunda, davacı vekiline genel kurulun toplanıp karar alabileceği makul bir süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2022 Tarih 2021/1072 Esas - 2022/601 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davalı tarafından yatırılan 2.631,04-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/04/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73583 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi