6102TTK Türk Ticaret Kanunu

CMR taşımasında sigortacının halefiyeti ve taşıyıcının ağır kusuru

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/507 E. 2025/578 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalZamanaşımıDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesi (CMR) Kaynaklı Rücu Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

Koasürans (müşterek sigorta) ilişkisinde sigortacı, kendi payına düşen ödemeyi yapmış ve diğer müşterek sigortacılardan rücu haklarının temlikini almışsa, TTK m.1472 uyarınca ödenen tüm bedel bakımından sigortalının haklarına halef olur ve akdi taşıyıcıya karşı husumet ehliyeti kazanır. CMR taşımalarında zarar görenin yazılı istemi (ihtarname), taşıyıcı bunu açıkça reddedip belgeleri iade edinceye kadar CMR m.32 zamanaşımı süresini durdurur; talebin açıkça reddedilmediği hallerde süre yeniden işlemeye başlamaz. Taşıma sırasında sürücülerin aracı güvenli park etmeme, alkol alarak uyuma, şüpheli takip fark edilmesine rağmen aracı terk etme gibi gerekli özeni göstermeyen davranışları, CMR m.29 kapsamında taşıyıcının ağır kusurlu sayılmasına ve CMR m.23'teki sınırlı sorumluluktan yararlanamamasına yol açar; bu durumda taşıyıcı oluşan tüm zarardan sorumludur.

Ele alınan sorunlar

Davacının aktif husumet ehliyeti (halefiyet ve temlik) → ret

İddia: Davalı, taşıma işinin kendisi tarafından değil dava dışı fiili taşıyıcılar tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacının sigortalısının haklarına halef olabilmesi için hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Davacı sigortacı, müşterek sigorta (koasürans) kapsamında kendi payına düşen bedeli sigortalıya ödemiş, ayrıca diğer iki müşterek sigortacı da ödedikleri bedele ilişkin rücu haklarını davacıya temlik etmiştir. Bu durumda davacı, ödenen tüm emtia bedeli bakımından sigortalının haklarına halef olmuştur. Davalı akdi taşıyıcı sıfatına haiz olup, fiili taşıyıcıların fiil veya ihmali nedeniyle oluşan zarardan kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Bu nedenle davalının husumete dair itirazları yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Zamanaşımı def'i (CMR m.32) → ret

İddia: Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR'nin 32/1. maddesine göre taşımadan doğan davalarda süre bir yıl, bilerek kötü hareket veya buna eşdeğer kusur hallerinde üç yıldır. CMR'nin 32/2. maddesine göre zarar görenin yazılı istemi, taşıyıcı bunu yazılı olarak açıkça reddedip ilgili belgeleri iade edinceye kadar zamanaşımı süresini erteler; talebin bir kısmının kabulü halinde süre yalnızca anlaşmazlık konusu kısım için yeniden işlemeye başlar. Yazılı istemin süreyi erteleyebilmesi için olayı genel olarak ortaya koyması ve taşıyıcının sorumluluk sebebi ile tazminat miktarını değerlendirebilmesine imkân verecek bilgiyi içermesi yeterlidir; miktarın tam belirtilmesi şart değildir. Ancak sürenin yeniden işlemeye başlaması için taşıyıcının cevabında talebin açıkça reddedilmesi ve talep sahibine dava açmak dışında seçenek bırakılmaması gerekir. Somut olayda sigortalının 28.07.2016 tarihli ihtarnamesi ile zamanaşımı durmuş, davalının 29.07.2016 tarihli cevabi ihtarnamesinde talep açıkça reddedilmediğinden süre yeniden işlemeye başlamamıştır. Bu durumda davalının kusuru bilerek kötü hareket olarak kabul edilmese dahi takip ve dava tarihi itibariyle istem zamanaşımına uğramamıştır. Kaldı ki davalı taşıyıcı ağır kusurlu olduğundan dava üç yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Taşıyıcının ağır kusuru nedeniyle sınırlı sorumluluktan (CMR m.23) yararlanamaması → ret

İddia: Davalı, sorumluluğunun CMR'nin 23. maddesi uyarınca sınırlı olduğunu, zararın taşıyıcının kaçınamayacağı durumlardan kaynaklandığını, yurt dışındaki soruşturma dosyasının celbedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR'nin 29. maddesine göre hasar taşıyıcının kendi kötü hareketinden veya mahkemece bilerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurdan kaynaklanmışsa taşıyıcı sorumluluğu sınırlayan hükümlerden yararlanamaz. Somut olayda ilk araç sürücüsü, araca bir kadının tırmanmasına rağmen müdahale etmeyip yola devam etmiş, aracı güvenli bir yere park etmeden alkol alarak uyumuştur; diğer araç sürücüsü ise kendisini bir aracın takip ettiğini fark edip şüphelenmesine rağmen aracı terk ederek yemeğe gitmiştir. Sürücülerin zararı önleme imkânı bulunmasına, en azından araçlarını güvenli bir otoparkta bırakabilecek ve güvenlik güçlerinden yardım isteyebilecek olmalarına rağmen bunu yapmamaları ve yükün güvenliği için gereken tedbirleri almamış olmaları nedeniyle hırsızlık olayları gerçekleşmiş olup, davalı taşıyıcı ağır kusurludur. Olayın gerçekleşme şekli sürücü ifadeleriyle açıkça ortaya konulduğundan yurt dışındaki soruşturma dosyalarının getirtilmesi uyuşmazlığa yenilik katmayacaktır. CMR'nin 17/2. maddesi kapsamında herhangi bir sorumluluktan kurtulma hali de bulunmamaktadır. Bu durumda davalı taşıyıcı, CMR'nin 23. maddesindeki sınırlama ile bağlı olmaksızın oluşan tüm zarardan sorumludur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Zarar miktarının belirlenmesi → ret

İddia: Davalı, talep edilen zarar bedelinin hangi kritere göre hesaplandığının belirlenmediğini ve davacının kendi payı oranındaki ödemesinin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: CMR'nin 23. maddesine göre emtianın kısmen veya tamamen kaybı halinde tazminat, emtianın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve tarihteki değerine göre hesaplanır. Düzenlenen ekspertiz raporunda zarar miktarı, 2.000-USD tenzili muafiyet indirimi sonrasında 303.994,22-USD olarak belirlenmiş, mahkemece alınan kök bilirkişi raporunda da aynı miktar bildirilmiştir. Belirlenen miktar sigortalının düzenlediği satış faturaları içeriğine ve dosya kapsamına uygundur. Davalı taşıyıcının ağır kusurlu olduğu tespit edildiğinden, tüm zarar miktarından sorumlu tutulması yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, koasürans ilişkisinde birden fazla sigortacının payına göre ödeme yapması ve rücu haklarının temlik yoluyla tek sigortacıda toplanması halinde halefiyet ve husumet ehliyetinin nasıl belirleneceğine ilişkin değerlendirmesi ile CMR m.29 kapsamında taşıyıcı sürücülerin somut davranışlarının ağır kusur oluşturup oluşturmadığına dair değerlendirmesi, benzer CMR taşıma uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
CMR'nin 32/1. maddesine göre taşımadan doğan davalarda genel süre bir yıl, taşıyıcının bilerek kötü hareketi veya buna eşdeğer sayılan kusuru halinde ise üç yıldır. CMR'nin 32/2. maddesine göre zarar görenin yazılı istemi, taşıyıcı bu istemi açıkça yazılı olarak reddedip ilgili belgeleri iade edinceye kadar zamanaşımı süresini durdurur.
Dava şartı
aktif husumet ehliyeti (halefiyet ve temlik yoluyla)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
koasürans (müşterek sigorta) halefiyet temlik rücu aktif husumet ehliyeti CMR Konvansiyonu ağır kusur sınırlı sorumluluk zamanaşımı akdi taşıyıcı fiili taşıyıcı

Atıf yapılan mevzuat: CMR Konvansiyonu — CMR Konvansiyonu 32/1CMR Konvansiyonu 32/2CMR Konvansiyonu 23CMR Konvansiyonu 29CMR Konvansiyonu 17/2 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1472 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/507

KARAR NO 2025/578

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/04/2021

NUMARASI 2018/844 Esas - 2021/621 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/04/2025

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili;müvekkilinin... AŞ'nin sigortacısı olduğunu, ilgili sigorta poliçesinin ... ile birlikte düzenlendiğini ve müşterek sigorta (koasürans) niteliğindeki poliçe kapsamında müvekkilinin payının %50 olduğunu, sigortalı ...'ye ait tekstil emtiasının İstanbul'dan Moskova'ya taşınması işinin 01.06.2015 tarihli sözleşme ve 24.02.2016 tarihli ek protokol tahtında davalı ... tarafından üstlenildiğini, iki farklı araca yüklenen emtianın 18.07.2016 tarihinde hırsızlığa uğradığını, müvekkilinin sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya kendi payı oranında 154.361,08-USD sigorta ödemesi yaparak haklarına halef olduğunu, diğer pay sahibi sigortacılar .. tarafından sigortalıya 92.616,64-USD ve...

tarafından ise 61.744,43-USD ödeme yapıldığını, ayrıca ekspertiz için müvekkilince 1.688-USD eksper ücreti ödendiğini, bu ödemeler sonrasında diğer pay sahipleri olan ... ve ...'ın ilgili sigorta poliçesi kapsamında yaptıkları ödemeye binaen sahip oldukları tüm hak ve alacakları 01.12.2016 tarihinde müvekkiline temlik ettiklerini,müvekkilinin sigortalı ve diğer sigortacıların haklarına halef olduğunu, sigortalının 28.07.2016 tarihli ve müvekkilinin Hollanda'daki temsilcisinin 20.09.2016 tarihli ihtarnamesine rağmen davalının zarar miktarını ödemediğini, oluşan zarardan CMR hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu, ödenen bedelin tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının İstanbul Anadolu ...

İcra Dairesinin ... sayılı icra takibine yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, taşımanın dava dışı firmalarca gerçekleştirildiğini, müvekkilinin taşıyıcı olduğuna dair bir belge bulunmadığını, müvekkilinin taşıyıcı sıfatı bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, mevcut taleplerin müvekkilinin CMR sigortacısı olan ...Sigorta'ya yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun CMR Konvansiyonunun 23/3. maddesi uyarınca sınırlı olduğunu, olası tazminatın bu maddedeki taşıyıcı sorumluluğunu belirten miktara göre hesaplanması gerektiğini, ancak davacının belirttiği miktarın neye göre hesaplandığının belli olmadığını, CMR'nin 17. maddesine bağlı olarak zarar taşıyıcının kaçınamayacağı durumlardan ve önleyemeyeceği sonuçlardan kaynaklandığından, müvekkilinin sorumluluğunun ortadan kalktığını, sorumluluğun ortaya konulması açısından yurt dışındaki soruşturma dosyasının celbedilmesi gerektiğini, süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, davacı tarafın talep ettiği alacağın likit olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dava dışı sigortalı ...’ye ait ürünlerin Türkiye’den Moskova’ya taşınması sırasında 18/07/2016 tarihinde çalındığı, alınan bilirkişi raporlarında, hasar tespit raporuna göre sigortacının sorumluluğunun 303.924,22-USD olduğu,müşterek sigortacıların sigortalıya 308.722,15-USD ödeme yaptıkları, davalının kurtuluş beyyinesi getiremediğinin mütalaa edildiği, davacı ... şirketi ile dava dışı sigorta şirketleri ... şirketlerinin müşterek sigortacı olduğu, davacının kendi payına düşen hasar bedeli olarak çalınan emtia için ... şirketine 154.361,08-USD, ... şirketinin 92.616,64-USD ve...şirketinin de 61.744,43-USD ödediği, sigortalıya toplamda 308.722,15-USD ödemenin 03/10/2016 tarihinde yapıldığı, diğer iki sigortacı şirketin, rücu haklarını 01/12/2016 tarihinde davacı sigortacıya temlik ettikleri, bu tespitlere göre davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, 01/06/2015 tarihinde yapılan taşıma sözleşmesinin ardından, yükün taşıyıcıya 13/07/2016 tarihinde teslim edildiği, 60 gün sonrasının 11/09/2016 tarihine denk geldiği, bu tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı, icra takibi 17/07/2017 tarihinde yapılmış olmakla 1 yıllık sürenin dolmadığı, kesilen zamanaşımı tekrar işlemeye başlamışsa da 1 yıl dolmadan 16/07/2018 tarihinde dava açıldığı,alacağın zamanaşımına uğramadığı, davalı taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak bir durumun varlığını ileri sürmediği davalının zarardan sorumlu olduğu, CMR’nin 29.

maddesi gereğince hasarın taşıyıcının kötü hareketinden veya isteyerek kötü harekete eşdeğer kusurlu hareketinden kaynaklanmadığı hallerde taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olacağı, somut olayda ... plakalı kamyonun şoförünün, aracın sık sık arıza yaptığını, tamir edip devam ettiğini, ...’dan yola çıktıktan sonra bir kadının Kiev’e gitmek istediğini, yürüyen kamyona tırmandığını, bir şey yapamadığını, araç tekrar arıza yapınca uyumaya karar verdiğini ve yol kenarına çekip, 100 gr votka içip uyuduğunu, uyandığında yükün ve bir miktar parasının çalındığını beyan ettiği, ... plakalı kamyonun şoförünün de hiç polis memuru olmayan bir güzergahta polis memuru tarafından çevrildiğini, ...marka bir aracın kendisini takip ettiğini, şüphe duyduğunu, akşam yemeği için ...köyünde aracını park edip yemek yemeye gittiğini, döndüğünde aracın, içindeki yükle birlikte çalındığını gördüğünü beyan ettiği, her iki kamyon şoförünün beyanlarından, zararı önleme imkanlarının olduğu, en azından güvenlikli otoparkta araçlarını park edebilecekleri, gerekli özeni göstermemeleri, yükün güvenliği için gerekli tedbirlerin alınmaması sonucu hırsızlık olaylarının gerçekleştiğinin anlaşıldığı, bu nedenle ağır kusurlu sayılan davalının, zarardan CMR'nin 23 maddesindeki sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı,eksper raporunda hasarın 303.994,22-USD olduğunun tespit edildiği, sigorta şirketlerinin sigortalıya toplamda 308.722,15-USD ödeme yaptıkları, icra takibinde ise 305.994,22-USD ödeme ile 1.688-USD ekspertiz masrafı toplamı 307.682,22-USD alacak talep edildiği, dolayısıyla hasar tutarı olan 303.994,22-USD ile davacının yaptığı 1.688-USD ekspertiz masrafının (toplamda 305.682,22 USD) talep edilebileceği, icra takibinde işlemiş faiz talebinin de bulunduğu, her iki tarafın tacir olduğu eldeki davada, davacının 21/09/2016 tarihinde e-posta atmasının usulünce ihtarname sayılamayacağı, kaldı ki sigorta şirketleri 03/10/2016 tarihinde sigortalısına ödeme yapmakla en erken bu tarihte halef olacaklarından, bu tarihten önce yapılan ihtarın öneminin bulunmadığı,TTK’nın 1472.

maddesi gereğince halefiyet ilkesine dayalı olarak ödeme yapan sigorta şirketinin, ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi isteyebileceği, ödeme tarihinden itibaren işleyen faizin mahkemece 12.017,92-USD olarak hesaplandığı, buna göre takibin 305.682,22-USD asıl alacak, 12.017,92-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 317.700,14-USD üzerinden devamına karar vermek gerektiği, ayrıca somut uyuşmazlıkta kusur ve tazminat tutarı incelemeyi gerektirdiğinden ve alacak likit olmadığından, davacının icra inkar tazminatı talebinin uygun görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 305.682,22-USD asıl alacak, 12.017,92-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 317.700,14-USD üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine, icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, ancak mahkemece zamanaşımı definin dikkate alınmadığını, davacının kendi payı oranında 154.361,08-USD ödeme yapmış olmasına rağmen mahkemece bu ödeme dikkate alınmadan 307.682,22-USD bedele hükmedildiğini, taşıma işi müvekkilince gerçekleştirilmediğinden mevcut taleplerin fiili taşıyıcılara yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle müvekkili aleyhine açılan davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin basiretli bir şekilde davranarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, taleplerin müvekkilinin CMR sigortacısı olan ... Sigorta'ya yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğu sınırlı olmasına rağmen mahkemece sorumluluk sınırını aşan bedele hükmedilmesinin hatalı olduğunu, olayın taşıyıcının kaçınamayacağı durumlardan kaynaklanması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun ortadan kalktığını, talep edilen zarar bedelinin hangi kritere göre hesaplandığının belirlenmediğini, yurt dışındaki soruşturma dosyasının getirtilmemesinin hatalı olduğunu, süresinde hasar ihbarı yapılmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı ile dava dışı sigorta şirketlerince nakliyat emtia sigortası ile sigortalanan emtianın taşıma sırasında çalınması sonucunda dava dışı sigortalıya ödenen emtia bedelinin rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma Türkiye-Rusya arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir.

Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava ... varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Somut olayda; davacı ile dava dışı iki sigorta şirketince müşterek sigorta (koasürans) şeklinde düzenlenen nakliyat emtia sigortası ile sigortalanan dava dışı sigortalı ... firmasına ait emtianın Türkiye'den Rusya'ya taşınması işinin davalı taşıyıcı tarafından üstlenildiği, emtianın iki ayrı kamyon ile yola çıktığı, ancak emtianın taşınması sırasında bir kamyonda bulunan emtianın tamamı ile diğer kamyondaki emtia ile kamyonun 18.07.2016 ve 22.07.2016 tarihlerinde çalındığı, davacı ... şirketince yaptırılan ekspertiz sonucunda 305.994,22-USD olarak tespit edilen çalınan emtia bedelinden 2.000-USD tenzili muafiyet indirimi ile çalınan emtia bedelinin 303.994,22-USD olarak belirlendiği, tespit edilen emtia bedelinin 03.10.2016 tarihinde 154.361,08-USD davacı tarafından, 92.616,64-USD ...

tarafından, 61.744,43-USD Starstone tarafından olmak üzere toplam 308.722,15-USD olarak sigortalıya ödendiği, sigortalı tarafından düzenlenen temliknameler ile emtia bedelinden kaynaklanan hak ve alacağın davacı ile dava dışı sigorta şirketlerine temlik edildiği, ayrıca dava dışı iki sigorta şirketinin de ödemeden kaynaklanan rücu haklarını davacı ... şirketine temlik ettikleri, buna bağlı olarak davacının tüm emtia bedeli bakımından sigortalının haklarına halef olduğu, emtianın çalındığı hususunun 28.07.2016 tarihinde dava dışı sigortalı tarafından süresinde davalı taşıyıcıya ihbar edildiği, davalının da 29.07.2016 tarihli cevabi ihtarnamesinde CMR Konvansiyonu hükümlerince sorumlu olduklarını kabul ederek CMR sigortacısına başvuru yapıldığının bildirildiği, ödenen emtia bedelinin tahsili için davacı...

şirketince davalı taşıyıcı aleyhine 17.07.2017 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, davalının süresinde borca itirazı üzerine ise 16.07.2018 tarihinde işbu dava açılmıştır. Uyuşmazlık konusu taşıma, davalı taşıyıcı ile sigortalı arasında akdedilen taşıma sözleşmesi kapsamında gerçekleştirilmiş olup, taşımaya ilişkin navlun faturalarının da davalı tarafından düzenlendiği görülmekle davalı akdi taşıyıcı sıfatına haizdir. Davacı ... şirketi, yaptığı hasar ödemesi ile sigortalı ve dava dışı müşterek sigortacılar tarafından düzenlenen temliknameler gereği ödenen tüm emtia bedeli bakımından yasal ve akdi halef sıfatını taşımaktadır. Bu nedenle davalının husumete dair itirazları yerinde değildir.

Bu doğrultuda davalı akdi taşıyıcı, fiili taşıyıcıların fiil veya ihmali nedeniyle emtianın kaybı veya hasara uğraması nedeniyle oluşacak zarardan, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.Davalı tarafça yasal süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür.CMR'nin 32/1. maddesine göre; bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve şu tarihlerde başlar: a) Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, b) Tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra, kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60.

günde, CMR'nin 32/2 maddesine göre ise; bu konudaki yazılı bir istem, taşıyıcı bunu yazılı olarak geri çevirip, ona ilişkin belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteler.Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde, zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlar. İstemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa aittir.Zarar gören tarafından yapılacak yazılı istemin zamanaşımı süresini ertelemesi için, olayı genel olarak ortaya koyması, taşıyıcının talepten sorumluluk sebebi ile tazminat miktarı hakkında değerlendirmede bulunabilmesine imkan verecek bilgiyi içermesi yeterli olup, tazminat miktarının tam olarak belirtilmesi gerekmez.

Ancak duran zamanaşımı süresinin tekrar işlemeye başlayabilmesi için taşıyıcının cevabında talebin açıkça reddedilmesi, talep sahibine hakkını davada ileri sürmek dışında başka bir seçenek bırakılmaması gerekir.Sigortalının 28.07.2016 tarihli ihtarnamesi ile zamanaşımı durmuş olup, istem davalı taşıyıcının 29.07.2016 tarihli ihtarname ile açıkça reddedilmediğinden, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlamamıştır. Bu durumda olayda davalı taşıyıcının özen yükümlüğünü ihlalden doğan hareketinin bilerek kötü hareket olarak kabul edilmemesi halinde dahi takip ve dava tarihi itibariyle istem zamanaşımına uğramamıştır. Kaldı ki aşağıda açıklanacağı üzere olayda davalı taşıyıcı ağır kusurlu olduğundan, işbu dava 3 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Bu nedenle davalı vekilinin zamanaşımı defi yerinde görülmemiştir. Ziya ve hasar halinde tazminatın hesaplanmasına ilişkin CMR'nin 23. maddesine göre; emtianın kısmen veya tamamen kaybı halinde tazminat, emtianın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve tarihteki değerine göre hesaplanır. Ancak kısmi kayıp halinde, sorumluluk miktarının tespitinde kaybedilen kısmın ağırlığına göre taşıyıcının sorumlu olduğu miktar belirlenmelidir. Bu durumda tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogram başına 8,33 SDR tutarını aşamaz. CMR'nin 29. maddesinde ise, "hasar taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurdan ileri gelmiş ise, taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahutta kanıt yükünün karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden faydalanamaz" denilmek suretiyle taşımacının sınırsız sorumluluk halleri sayılmıştır.Somut olayda taşıma iki ayrı araçla gerçekleştirilmiştir.İlk araç sürücüsü ifadesinde;

aracın sık sık arıza yaptığını, tamir edip devam ettiğini, ...’dan yola çıktıktan sonra bir kadının ...’e gitmek istediğini söyleyerek, yürüyen kamyona tırmandığını, bir şey yapamayıp yola devam ettiğini, araç tekrar arıza yapınca uyumaya karar verdiğini ve yol kenarına çekip, 100 gr votka içip uyuduğunu, uyandığında yükün ve bir miktar parasının çalındığını beyan ettiği, diğer araç sürücüsünün ise; daha önce hiç polis memuru olmayan bir güzergahta polis memuru tarafından çevrildiğini, bundan şüphe duyduğunu, ... marka bir aracın kendisini sürekli takip ettiğini, 100 km daha gittikten sonra akşam yemeği için ... köyünde aracını park edip yemek yemeye gittiğini, döndüğünde aracın içindeki yükle birlikte çalındığını gördüğünü beyan etmiştir.Her iki kamyon şoförünün beyanlarından,ilk araç sürücüsünün araca bir kadın tırmanmasına rağmen müdahale etmeyerek yola devam ettiği, aracı terk etmemiş olsa da aracı güvenli bir yere park etmeden ve alkol alarak uyuduğu, diğer araç sürücüsünün ise kendisini bir aracın takip ettiğini fark etmesine,durumdan şüphelenmesine rağmen aracı terk ederek yemeğe gittiği, dolayısıyla sürücülerin zararı önleme imkanlarının olduğu, en azından araçlarını güvenli bir otoparkta çekebilecekleri ve ilgili güvenlik güçlerinden yardım isteyebilecekleri, bunu yapmadıkları ve yükün güvenliği için gereken tedbirleri almamış olmaları nedeniyle hırsızlık olaylarının gerçekleştiği, bu nedenle olayda ağır kusurlu oldukları sabittir.

Olayın gerçekleşme şekli sürücü ifadeleri ile açıkça ortaya konulmuş olmakla, yurt dışındaki soruşturma dosyalarının getirtilmesi ve sonuçlarının beklenilmesi de uyuşmazlığa bir yenilik katmayacaktır. Olayda CMR'nin 17/2 maddesi kapsamında herhangi bir sorumluluktan kurtulma hali de söz konusu değildir. Bu durumda davalı taşıyıcı, CMR'nin 23 maddesindeki sınırlama ile bağlı olmaksızın oluşan tüm zarardan sorumludur.Zarar miktarı ise CMR'nin 23. maddesine göre, emtianın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve tarihteki değerine göre hesaplanacaktır. Bu kapsamda somut olayda düzenlenen ekspertiz raporunda zarar miktarı, 2.000-USD tenzili muafiyet indirimi sonucunda 303.994,22-USD olarak belirlenmiştir.

Mahkemece alınan kök bilirkişi raporunda da zararın 303.994,22-USD olduğu bildirilmiş olup, belirlenen miktar sigortalının düzenlediği satış faturaları içeriğine ve dosya kapsamına uygundur. Davalı taşıyıcının olayda ağır kusurlu olduğu da tespit edilmiş olmakla, mahkemece davalının tüm zarar miktarından sorumlu tutulması yerindedir. Davalı vekilinin sorumluluğa ve zarar miktarına yönelik olarak ileri sürdüğü istinaf nedenleri de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, davacının sigortalısının zararını tazmin ettiği oranda sigortalının haklarına halef olduğu , davalı taşıyıcının hasarın meydana gelmesinde ağır kusurlu kabul edilmesi gerektiğinden istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 105.428,79-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 26.437,9‬0-TL harcın mahsubu ile kalan 78.990,89‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 17,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.15/04/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73576 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.