Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7365 E. 2022/449 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açığa imza↗ isticvap↗ bekletici mesele↗ imza incelemesi↗ icra hukuk mahkemesi↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/126 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda takibe konu senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun belirlenmesi karşısında bu senet nedeniyle borcun ortadan kalktığına ilişkin usule uygun bir delil sunulmadığı, bekletici mesele yapılan Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2017/207 sayılı dosyasında imzanın kötüye kullanılması suçundan beraat kararı verildiği, istinaf başvurusunun reddedilerek kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine ve itiraz nedeniyle takip durmuş olmakla takip konusu asıl alacak üzerinden %20 inkar tazminatının kabulü ile 900,00 TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibine konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasına dayalı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/126 E. 2013/611 K. sayılı dosyasında yapılan imza incelemesi sonucunda imzanın davacıya ait olmadığının tespit edilmesi ve Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/207 E. 2018/272 K. sayılı dosyasında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan davalının beraat etmesi dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece davacı isticvap edilerek huzurda imza örnekleri alınıp, resmi kurumlardan da tanzim tarihinden önce ve sonra atılmış davacıya ait imza örnekleri getirtilerek imza incelemesi yapıldıktan sonra, deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15207 E. 2013/20170 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin keşide yeri · para borcu · keşide yeri · yerleşim yeri · ihtiyati hacze itiraz · yetki itirazı · ihtiyati haciz · yetki
Benzer bu karardaAleyhine «ihtiyati haciz» kararı istenen şirketin «yerleşim yeri» Mersin olduğu gibi, «çekin keşide yeri» de Mersin'dir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati hacze konu «çekin keşide yerinin» Mersin olması nedeniyle Mersin Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, 26/08/2009 tarihinde, ihtiyati hacze konu «çek» alacaklısı şirketin muamele merkezinin İstanbul Ticaret Mahkemeleri «yetki» alanında bulunduğu, çeke ilişkin borcun «para borcu» sayılması ve BK 73.maddesine göre götürülecek borçlardan olması nedeniyle İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle, «yetki itirazının» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 21/04/2009 tarihinde, «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7365 E. , 2022/449 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.02.2020 tarih ve 2017/915 E. - 2020/98 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine Mersin 3. İcra Müdürlüğü’nün 2013/1197 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığını ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini ve davalının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/126 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda takibe konu senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun belirlenmesi karşısında bu senet nedeniyle borcun ortadan kalktığına ilişkin usule uygun bir delil sunulmadığı, bekletici mesele yapılan Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2017/207 sayılı dosyasında imzanın kötüye kullanılması suçundan beraat kararı verildiği, istinaf başvurusunun reddedilerek kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine ve itiraz nedeniyle takip durmuş olmakla takip konusu asıl alacak üzerinden %20 inkar tazminatının kabulü ile 900,00 TL icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibine konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasına dayalı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/126 E. 2013/611 K. sayılı dosyasında yapılan imza incelemesi sonucunda imzanın davacıya ait olmadığının tespit edilmesi ve Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/207 E. 2018/272 K. sayılı dosyasında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan davalının beraat etmesi dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece davacı isticvap edilerek huzurda imza örnekleri alınıp, resmi kurumlardan da tanzim tarihinden önce ve sonra atılmış davacıya ait imza örnekleri getirtilerek imza incelemesi yapıldıktan sonra, deliller hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/733846400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz