Fatura konusu taşıma hizmetinin ispatı ve BA/BS beyanının etkisi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1522 E. 2025/1571 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; fatura ve davacının defter kayıtları tek başına, yasal delillerle desteklenmedikçe alacağın varlığını kanıtlamaz. Ancak faturanın davalı tarafça BA bildirimiyle vergi dairesine beyan edilmesi ve TTK 21/2'deki 8 günlük itiraz süresi geçtikten sonra iade faturası düzenlenmiş olması, hizmetin ifa edildiğinin kanıtlanmasında davacı yararına değerlendirilir.
Ele alınan sorunlar
Fatura konusu taşıma hizmetinin ifa edildiğinin ispatı → ret
İddia: Davalı vekili, dayanağı kanıtlanamayan faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasının ve süresinde itiraz edilmemesinin akdi ilişkiyi kanıtlamadığını, mahkemenin ara kararıyla davacıya taşıma hizmetinin verildiğini gösteren yazılı delil sunması için süre verildiği halde davacının delil sunmadığını, bir günde 3.390 ton malzeme teslimin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura konusu hizmetin davalıya verildiğini uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamak zorundadır. Takip dayanağı 20/02/2018 tarihli faturada '3.329 ton İstanbul Tekirdağ nakliye bedeli' açıklaması bulunmaktadır. Davalı, hizmetin verilmediğini ileri sürerek 16/07/2020 tarihli iade faturası düzenlemiş, davacı ise 22/07/2020 tarihli ihtarla buna itiraz etmiştir. Mali müşavir bilirkişi raporuna göre fatura davacının defterlerinde kayıtlıdır; davalının defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte davalının dosyaya sunduğu BA kayıtlarında faturanın Şubat 2018 döneminde beyan edildiği ve davalının faturaya itiraz etmediği görülmüştür. Davacının BS kayıtlarında da fatura aynı dönemde beyan edilmiştir. Davalı, faturayı 28/03/2018 tarihinde BA formuyla vergi dairesine bildirmiş, TTK'nın 21/2. maddesindeki 8 günlük itiraz süresi geçtikten sonra 16/07/2020 tarihinde iade faturası düzenlemiştir. Takip dayanağı faturanın davalı tarafça BA bildirimiyle vergi dairesine beyan edilmiş olması gözetildiğinde, davacının fatura konusu hizmeti davalıya verdiğini kanıtladığı ve fatura bedeli kadar alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Fatura konusu hizmetin ifasının ispatında, tarafın faturayı BA formuyla vergi dairesine bildirmiş olmasının ve TTK 21/2'deki 8 günlük itiraz süresi geçtikten sonra iade faturası düzenlenmiş olmasının, hizmetin verildiğinin kanıtı olarak değerlendirilmesi yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ispat külfeti↗ BA/BS bildirimi↗ ticari defter kaydı↗ TTK 21/2 itiraz süresi↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1522
KARAR NO 2025/1571
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/03/2022
NUMARASI 2021/60 Esas - 2022/153 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 29/01/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/10/2025
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verdiği taşıma hizmeti için düzenlediği 20/02/2018 tarihli 149.272,38-TL (KDV hariç 126.502-TL) fatura bedelinin ödenmediğini, 149.272,38-TL asıl alacak ve 26.022,47-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 175.294,83-TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul 33. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibinin başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, taraflar arasında mal teslimi yapılmadığını, taşımanın soyut iddia niteliğinde olduğunu, taşınan emtianın kime teslim edildiğinin belli olmadığını, faturanın müvekkilince iade edildiğini ve davacının iddia ettiği gibi 3.329 ton taşıma yapılmış olamayacağını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre takip dayanağı 20/02/2018 tarihli faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, faturanın davacının BS, davalın da BA formlarında bildirildiği, davalının faturayı 8 günlük süresinden sonra 16/07/2020 tarihli faturayla iade ettiği, davacının davalıdan fatura bedeli kadar alacağının bulunduğu, ancak takipten önce temerrüdün oluşmadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının 149.272,36-TL asıl alacak için iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, fazla istemin reddine; asıl alacağın %20'si oranında 29.854,47-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, dayanağı kanıtlanamayan faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasının ve süresinde itiraz edilmemesinin akdi ilişkiyi kanıtlamadığını; mahkemenin ön inceleme duruşmasının ara kararında davacı vekiline faturaya konu taşıma hizmetinin verildiğini gösteren yazılı delillerin sunulması için süre verilmesine karar verildiğini, fakat davacının delil sunmadığını; bir günde 3.390 ton malzemeyi teslimin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu mahkemenin de kabul ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Davaya konu icra takibinin dayanağı olan 20/02/2018 tarihli ve KDV dahil 149.272,38-TL (KDV hariç 126.502-TL) bedelli faturada "3.329 ton İstanbul Tekirdağ nakliye bedeli" açıklaması yazılıdır.
Davalı, kendisine böyle bir hizmet verilmediğini belirterek söz konusu fatura için 16/07/2020 tarihli iade faturası düzenlemiştir. Davacı da, noterden davalıya gönderdiği 22/07/2020 tarihli ihtarla iade faturasına itiraz emiştir.Yargılama aşamasında alınmış mali müşavir bilirkişi raporunda, söz konusu faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde ise kayıtlı olmadığı ancak davalının bilirkişi incelemesi için dosyaya sunduğu 15/11/2021 UYAP havale tarihli dilekçesinin ekindeki (s.8-10) BA kayıtlarında, faturanın Şubat 2018 döneminde beyan edildiğinin görüldüğü ve davalının faturaya itiraz etmediği görüşü belirtilmiştir. Ayrıca dosyaya getirtilmiş davacının BS kayıtlarında, davaya konu faturanın Şubat 2018 döneminde beyan edildiği belirlenmiştir.
Davalı 20/02/2018 tarihli faturayı 28/03/2018 tarihinde BA formuyla vergi dairesine bildirmiştir. Davalı TTK'nın 21/2. maddesinde düzenlenmiş 8 günlük itiraz süresinden sonra, 16/07/2020 tarihli ve davacının kabul etmediği iade faturasını düzenlemiştir. Bu nedenle ve takibe dayanak faturanın davalı tarafça BA bildirimiyle vergi dairesine beyan edildiği gözetildiğinde, fatura konusu hizmeti davalıya verdiğini kanıtlamış olan davacının fatura bedeli kadar davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 10.196,80-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2,550-TL harcın mahsubu ile kalan 7.646,80-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 89-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/10/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73287 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi