6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Terkin talebi konusuz kalmışsa ihtimale dayalı kabul kararı verilemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2334 E. 2025/891 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

Ticaret unvanının esaslı unsuru aynı olan ve iştigal sahaları örtüşen tarafların unvanları arasında üçüncü kişiler açısından karışıklığa yol açacak bir iltibas varsa, bu durum TTK 52 kapsamında ticaret unvanına tecavüz teşkil eder ve terkin talebi haklıdır. Ancak dava sırasında davalı, dava konusu ibareyi unvanından çıkararak sicile tescil ettirmişse, terkin talebi konusuz kalır; bu halde davalının ileride yeniden tecavüz etme ihtimaline dayanarak ihtiyati/ihtimale bağlı bir kabul hükmü kurulamaz, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Davacının dava tarihi itibarıyla haklı olması, yargı gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmasını gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Ticaret unvanının iltibasa sebebiyet verip vermediği → kabul

Gerekçe: TTK 52 uyarınca ticaret unvanının ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullanılması halinde hak sahibi tespit, yasaklama, değiştirme veya silinme talep edebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulaması gereğince bu tür davalarda, silinmesi talep edilen unvanın ek alıp almadığı, tarafların iştigal sahalarının benzer olup olmadığı, unvanların genel görünüm itibarıyla benzer olup olmadığı ve bu benzerliğin üçüncü kişiler açısından karışıklığa neden olup olmayacağı incelenir. Somut olayda davacı şirketin aynı zamanda tescilli markasının sahibi olduğu, tarafların iştigal alanlarının (makine ve otomotiv) ortak olduğu, davalının terkinden önceki unvanının esaslı unsurunun da aynı ibare olup eklenen ekin ayırıcı unsur oluşturmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle taraf unvanlarındaki ortak ibare üçüncü kişiler açısından karışıklığa neden olacağından davalının bu unvanı kullanması ticari dürüstlüğe aykırıdır ve ticaret unvanına tecavüz teşkil eder.

Gerekçe kaynağı: özgün

Derdestlik itirazı → ret

İddia: Davalı vekili, marka haklarına tecavüze ilişkin başka bir davanın derdest olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Derdest olduğu ileri sürülen dava marka haklarına tecavüze ilişkin olup, eldeki dava ticaret unvanına tecavüze ilişkindir; bu nedenle derdestlik nedeniyle davanın reddi gerektiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Unvan değişikliği sonrası davanın konusuz kalıp kalmadığı ve bu halde davanın esası hakkında nasıl karar verilmesi gerektiği → kabul

İddia: Davalı vekili, dava konusu ibarenin unvandan çıkarılıp tescil edildiğini, davanın konusuz kaldığını, buna rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp konusu kalmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Davalı tarafça sunulan 25.02.2020 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi nüshası ve sicil kaydı ile unvanındaki dava konusu ibarenin değiştirildiği ve tescil edildiği anlaşıldığından, davacının bu ibarenin ticaret sicilinden silinmesi talebi konusuz kalmıştır. Davalının unvanından dava konusu ibare çıkartılarak sicilden terkin sağlandığından davanın tümüyle konusuz kaldığının kabulü gerekir. Davacının sonuç talebi ortadan kalktığı halde, davalının ileride unvana tekrar tecavüz etme ihtimalini bertaraf etmek amacıyla davacı lehine (ihtimale dayalı) hüküm kurulması gerektiğine ilişkin gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı dava tarihi itibarıyla haklı olduğundan yargı gideri ve vekalet ücretinden davalı sorumludur. İlk derece mahkemesince açıklanan hususlar dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Dava sırasında davalının unvanındaki dava konusu ibareyi çıkararak sicile tescil ettirmesi halinde terkin talebinin konusuz kaldığı ve bu durumda ileride tekrar tecavüz etme ihtimaline dayalı olarak davanın kabulüne karar verilemeyeceği, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği yönünden emsal niteliktedir; kararda dairenin kendi önceki içtihadına ve bunu onayan Yargıtay 11. HD ilamına atıf yapılmıştır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı iltibas haksız rekabet terkin konusuz kalma TTK 52

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 52 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2334

KARAR NO 2025/891

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/10/2022

NUMARASI 2019/65 Esas 2022/963 Karar

DAVA

Ticari Ünvanın Korunması

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; tarafların birebir aynı işi yaptığını, müvekkilinin 13/02/2012 tarihinde, davalının ise 15/01/2019 tarihinde kurulduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının "..." kök sözcüklü olarak devamında "otomotiv ve makine" şeklinde devam ettiğini, davalının ticaret unvanının ise "..." olup "makine ve otomotiv" şeklinde devam ettiğini, davacının "..." markasının 10/07/2017 tarih ve ... numarası ile 06,07,09,11,12,37,40 ve 42 sınıflarında tescilli, davalının ise 22/01/2019 tarihinde ... sayılı "..." ibareli 07 ve 37 sınıflarda marka başvurusunun bulunduğu ve işbu başvurunun 23/01/2019 tarihinde reddedildiğini, davalının, müvekkili şirketin taklidi olan bir firma olduğunu, bu anlamda TTK hükümlerine göre ticaret unvanının terkini ve sicilden terkini gerektiğini, davalının "..." ticaret unvanının ticaret sicilden terkinine, davalının eylemleri sonucunda oluşan haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkil şirket ortaklarından ...'un babası ...'un davacı şirketin kurucu ortağı olduğunu, bu davanın ikame edilme sebebinin de davacı şirketin diğer ortağı ...'ın ...'a karşı olan husumeti olduğunu, tarafların birebir aynı işi yapmadıklarını, aynı iş kolunda yer almaları gereği doğal olarak aynı ve benzer işleri de yaptıklarını, bu nedenlerle davacının ticaret unvanının terkini, haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi talepli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalının unvanının ana unsurundaki ... ibaresinin karışıklığı ortadan kaldırmaya yeter derecede olmayacağı ve ... ana unsurlu davalı unvanının davacı unvanı ile ilbasa sebebiyet vereceği, davalının davanın açılmasından sonra ticaret unvanında değişikliğe giderek unvanını ... San ve Tic. Ltd. Şti olarak değiştirmesi dikkate alındığında Yargıtay'a göre Ticaret unvanının iltibasa sebebiyet vermesi nedeniyle açılan haksız rekabet ve unvanın silinmesi davasında, dava devam ederken davalının silinmesi istenilen ibareyi ticaret unvanından çıkartması halinde davanın konusuz kalması nedeniyle reddi kararı verilemeyeceği, bu halde davalı şirketin değiştirdiği ismi yeniden kullanarak haksız rekabete devam etme ihtimaline karşı davacının davalı tarafın hukuka aykırı eylemlerini önleyici bir ilamla yasaklatma engelleme olanağı elde etmekte hukuki bir yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...

sicil numaralı ''... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi''nin ticaret unvanındaki ''...'' ibaresinin ticaret unvanından ve ticaret sicil kayıtlarından silinmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davalı vekili; dosyaya sunulan ticaret sicil gazetesi ve 24.05.2021 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkil şirketin ... sicil no ile ... San. Ltd. Şti unvanı ile kuruluşunun tescil edildiği daha sonra 25.02.2020 ticaret unvanının ... San. ve Tic. Ltd. Şti olarak değiştirildiği ve tescil edildiğini, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/226 E. 2021/229 K. Sayılı ilamında yer alan 1 numaralı kararı ile '' -Davalının davacıya ait ... tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti ile, bu tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, davacı markasındaki ayırt edici unsur olan "..." ibaresini markasal olarak ihtiva eden davalıya ait ürünlerin üretim, satış, ithal ve ihracının durdurulmasına, reklam ve tanıtım vasıtalarında ve tabelalarda kullanılmasının men'ine, -https://...com/ alan adının terkinine, hüküm özetinin ilanına'' şeklinde kurulan karara karşı her ne kadar konusuz kaldığı gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de verilen hükmün gereğinin davalı şirket tarafından yerine getirildiğini, davacının taleplerinin derdest olduğu ve davanın konusuz kaldığı dikkate alınmadan davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak konusu kalmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticaret unvanı aleyhine tecavüzün tespiti, unvanın kullanılmasının yasaklanması ve ticaret sicilinden silinmesi istemlerine ilişkindir. TTK’nun 52. m.“(1)Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması halinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.

(2)Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir.” hükmünü haiz olup, tacirler için büyük önemi haiz, ticari işletme devri ve ticari işletme rehnine konu olan ticaret unvanı, bu hali ile kendine has özel koruma tedbirlerine tabi tutulmuştur. Bu türden açılan davalarda Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulaması gereğince, silinmesi talep edilen şirkete ait ticaret unvanının ayrıca ek alıp almadığı, tacirlerin iştigal sahalarının benzer olup olmadığı, unvanların genel görünüm itibari ile benzer olup olmadıkları ve bu benzerliklerin üçüncü kişiler açısından karışıklığa neden olup olmayacağı hususları incelenip değerlendirilmektedir.

Somut olayda, dosya kapsamında mevcut sicil kayıtları incelendiğinde,“ ...” unvanına sahip davacı şirketin aynı zamanda TPE nezdinde tescilli “...” markasının da sahibi olduğu, davacı şirket ile davalı şirketin “makine ve otomotiv" iştigal alanlarının ortak olduğu ve davalının terkinden evvel unvanının esaslı unsuru da “...” olup ayrıca ... eki var ise de ayırıcı unsur olamadığı, dolayısıyla taraf unvanlarındaki ... ibaresi nedeniyle üçüncü kişiler açısından karışıklığa neden olacağı ve davalının bu ticaret unvanını kullanmasının ticari dürüstlüğe aykırı olduğu açık olup, davalının eylemi ticaret unvanına tecavüz teşkil etmektedir. Dolayısıyla davacı taraf, davalı unvanının ... ibaresinin sicilden silinmesi talebinde haklıdır.

Bununla birlikte 10.3.2020 tarihli dilekçe ile davalı tarafça, unvanındaki “...” ibaresinin “...” olarak değiştirildiğine ve ticaret siciline tescil edildiğine dair Ticaret Sicili gazetesinin 25.2.2020 tarihli nüshası ile sicil kaydını sunmuş olup, davacının ... ibaresinin ticaret sicilinden silinme talebi konusuz kalmıştır. Derdest olduğu ileri sürülen dava marka haklarına tecavüze ilişkin olup derdestlik nedeniyle davanın reddi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davalının unvanından dava konusu edilen ibare çıkartılarak sicilden terkin sağlandığından, davanın tümüyle konusuz kaldığının kabulü gerekmektedir. (Dairemizin 2018/1175 esas, karar sayılı ilamı ve bu kararı onayan Yargıtay 11.HD'nin 2020/1529 esas, 2021/1124 karar sayılı ilamı) Davacının sonuç talebi ortadan kalktığı halde;

davalının ileride unvana tecavüz etme ihtimalini bertaraf etmek için davacı lehine hüküm verilmesi gerektiğine ilişkin gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Davacı dava tarihi itibariyle haklı olduğundan, yargı gideri ve vekalet ücretinden davalı sorumludur. İlk derece mahkemesince açıklanan hususlar dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2022 tarihli 2019/65 Esas 2022/963 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına” İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 615,40-TL karar harcından, peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile 571‬-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafça ödenen 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 TL peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 95,20- TL harç ile tebligat bilirkişi gideri olarak yapılan 1.015,50-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davalı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 02/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73228 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.