6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İç kaynaklardan sermaye artırımı kararına iptal davası reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/856 E. 2025/917 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ticari şirket (genel)istinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

Sermaye artırımını olağan genel kurulda kendisi öneren bir ortağın, dokuz ay sonra yapılan ve ortaklara ek yükümlülük getirmeyen, hisseleri oranında ortakların doğrudan yararlandığı iç kaynaklardan sermaye artırım kararına itiraz etmesi, TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz; yönetim kurulu beyanı, mali müşavir raporu ve bağımsız denetçi raporu ile TTK 457 ve 462. maddelerdeki doğrulama şartları sağlanmışsa ve zararlandırma kastı ispatlanamamışsa, iç kaynaklardan sermaye artırımı kararının iptali istemi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

TTK 462, 515 ve ilgili genelge kapsamında finansal doğrulama ve bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği → ret

İddia: Davacı, ilk derece mahkemesinin TTK 462, TTK 515 ve Ticaret Bakanlığı Genelgesi bakımından değerlendirme yapmadığını; iç kaynaktan karşılanan tutarın şirkette gerçekten var olup olmadığının ve bunu doğrulayan onaylanmış bilanço ile yönetim kurulu beyanının bulunup bulunmadığının belirsiz olduğunu, bu beyanın kendisine tebliğ edilmediğini ve genel kurulda paylaşılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 457. maddesi yönetim kurulunun sermaye artırımına ilişkin açık, eksiksiz, doğru ve dürüst bir beyan hazırlamasını; TTK 462/1-2. maddeleri iç kaynaklardan yapılan artırımda kullanılan tutarın şirket bünyesinde gerçekten var olduğunun onaylanmış yıllık bilanço ve yönetim kurulunun yazılı beyanıyla doğrulanmasını, bilanço tarihi üzerinden altı aydan fazla süre geçmişse yeni bilanço çıkarılmasını öngörmektedir. Davalı, bu hususta şirket yönetim kurulu beyanını, 24/01/2018 tarihli mali müşavir raporunu ve 05/03/2018 tarihli bağımsız denetçi raporunu dosyaya sunmuştur. Bu belgelerin varlığı karşısında, iç kaynağın gerçekliğinin doğrulanmadığı veya beyan/bilanço şartlarının yerine getirilmediği yönündeki iddia yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sermaye artırımını önceden öneren ortağın aynı nitelikteki sonraki karara itirazının dürüstlük kuralı (TMK 2) ile bağdaşıp bağdaşmadığı → ret

İddia: Davacı, kararın haklı sebebe dayanmadığını, olağan genel kurul öncesinde bir ay kala olağanüstü toplantı yapılmasının iyiniyet kuralına aykırı olduğunu, artırım gerekçelerinin incelenmeden sadece kendi önceki beyanına dayanılarak karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: 29/05/2017 tarihli olağan genel kurulun 5. gündem maddesinde davacı, şirketin kar yedeklerinin ve satın alma bütçesinin büyüklüğünü göz önünde tutarak sermayenin 8.000.000-10.000.000-TL seviyesine çıkarılmasını önermiş; 11. gündem maddesinde de bu öneri üzerine yönetim kurulunun çalışma yapıp tek maddelik olağanüstü genel kurul toplaması teklifini, kurumsal yapının yeniden yapılandırılması halinde destekleyeceğini belirtmiştir. Bu genel kuruldan yaklaşık dokuz ay sonra icra edilen olağanüstü genel kurulda, sermaye olağanüstü yedeklerden karşılanarak, ortaklara ilave bir yük getirmeden ve hisseleri oranında onların da doğrudan yararlandığı şekilde 1.822.000-TL'den 20.000.000-TL'ye çıkarılmıştır. Sermaye artırımını bizzat öneren davacının, dokuz ay sonra alınan ve kendisine ilave bir yük getirmeyen benzer nitelikteki karara itiraz etmesi, TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralı ile bağdaşmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kararın davacı ortağı zararlandırma kastıyla alınıp alınmadığı → ret

İddia: Davacı, haklı sebebe dayanmayan sermaye artırım kararıyla kendisine zarar verilmeye çalışıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Sermaye artırımının olağanüstü yedeklerden karşılanması nedeniyle ortaklara ek bir yükümlülük getirmediği, ortakların payları oranında bedel ödemeden artırımdan yararlandığı ve aynı genel kurulda ayrıca kar payı dağıtımına da karar verildiği görülmüştür. Davaya konu edilen kararın davacı ortağı zararlandırmak kastıyla alındığı iddiası ispatlanamamış olup kararın iptalini gerektirecek kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı bir yön bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sermaye artırımını kendisi öneren bir ortağın, benzer nitelikteki ve kendisine ilave yük getirmeyen sonraki artırım kararına itirazının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı yönündeki tespit ile TTK 457 ve 462. maddelerindeki beyan/doğrulama şartlarının somut belgelerle (yönetim kurulu beyanı, mali müşavir raporu, bağımsız denetçi raporu) sağlandığının kabulü bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iç kaynaklardan sermaye artırımı genel kurul kararının iptali yönetim kurulu beyanı dürüstlük kuralı (TMK 2) iyiniyet

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 457TTK 462/1TTK 462/2TTK 515 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/856

KARAR NO 2025/917

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/12/2021

NUMARASI 2018/621 Esas - 2021/1235 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/06/2025

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %49,2 oranında pay sahibi olduğunu, 1.822.000-TL olan şirket sermayesinin 1.822.000 paya bölündüğünü, her payın 1-TL değerinde olduğunu, ...'ın 900.068, müvekkilinin 896.400, ...'nun 7.288, ...'in 7.288, ...'nun 3.668, ...'in 3.644 ve ...'nun 3.644 adet pay sahibi olduğunu; şirketin 26/02/2018 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan 4 nolu karar ile sermaye artırımının iç kaynaklardan yapılmasına karar alındığını;şirketin müvekkiline finansal konularda bilgi vermediğini, kararının usulüne uygun alınmadığını, haklı sebebe dayanmayan bu kararla müvekkiline zarar verilmeye çalışıldığını; 2017 yılı olağan genel kurul toplantısı yapılacağı belliyken bir ay öncesinden olağanüstü toplantı yapılmasının iyiniyet kuralına aykırı olduğunu,zira olağan toplantıda da sermaye artırımı yapılabileceğini ileri sürerek, kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı kararın iptaline karar verilmesi talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili,sermaye artırımının eski yıllara ait karlardan sağlanan olağanüstü yedekler kullanılarak iç kaynaklardan bedelsiz olarak yapıldığını, kaldı ki genel kurulca kâr dağıtımının da yapılarak ortakların haklarının gözetildiğini; genel kurul öncesinde gerekli tüm finansal bilgi belgelerin verildiğini; şirketin 29/05/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında davacının sermaye artırımı yapılması önerisinde bulunduğunu, şirketin bu öneri doğrultusunda sermaye artırımını gündemine aldığını ve menfaatine olacağı değerlendirilerek genel kurul toplantısı yapıldığını, sermaye artırımında davacının pay oranında değişiklik olmadığını hak kaybına uğramadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, bilirkişi raporunda davaya konu kararla şirket sermayesinin artırılması dışında bilançoda bir değişiklik olmadığı, şirketin 2018 yılı satış hacmindeki artışın %18,4, 2017 yılında %16,9oranda olduğu ve sermaye artırımının doğrudan satışlar ve karlılık üzerinde bir etkisinin gözlemlenmediği, sermaye artırım gerekçesi olarak 2014 yılında alınan banka kredisinin 42 taksitinin önceki sermaye yapısıyla ödendiği, geri kalan 18 taksitlik kredi borcu için artırıma gitmenin gerçekçi olmadığı, davacının şirketin finansal durumuna ilişkin bilgi almaya yönelik soru yöneltmediği, artırım bedelsiz olduğundan ortaklara bedel ödemeden artırım sonucu sahip oldukları paylara ilaveten ayrıca kar dağıtımı yapılacağına karar verildiği;

iptali istenen 26/02/2018 tarihli olağanüstü genel kuruldan yaklaşık bir yıl önce yapılan 29/05/2017 tarihli olağan genel kurulun 5. maddesinde, sermayenin artırılması talebinin davacı tarafından önerildiği, davaya konu olağanüstü genel kurulda sermayenin iç kaynaklardan artırılması yoluyla oy çokluğu ile karar alındığı; bir yıl önce sermaye artırımı talep eden davacının bir yıl sonra yapılan toplantıda alınan sermaye artırımı kararı için oylamada olumsuz oy kullanması ve muhalefetini tutanağa geçirtmesinin TMKnın 2 maddesi ile bağdaşmadığı; sermaye artırımının amacının ekonomik krizlerde yaşanan dalgalanmalardan daha güçlü çıkmak olduğu, iç kaynaklardan yapılmış artırımın ortaklara ilave yükümlülük getirmediği ve ortaklara mevcut haklarına ilave olarak kar payı dağıtılacağı yönünde karar alındığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, mahkemece sermaye artırımına ilişkin TTKnın 462, şirketin finansal tabloları ile mali durumuna ilişkin TTK 515 ve sermayenin karşılıksız kalıp kalmadığının tespitini içeren Ticaret Bakanlığı’nın 23/01/2013 tarih ve ... nolu Genelgesi bakımından değerlendirme yapılmadığını; iç kaynaklardan sermaye artırımının yapılabilmesi için TTKnın 462/2'ye göre kullanılan iç kaynağın şirkette gerçekte var olup olmadığı ve varlığı belirlenirse bu kaynağın artırımında kullanılan miktarda var olup olmadığının bilançolarda ve yönetim kurulu beyanında doğrulanması,doğrulayan bilanço tarihiyle raporların tarihi arasında en çok altı ay bulunmasının zorunlu olduğunu, davaya konu toplantıda iki şartın da yerine getirilmediğini;

iç kaynaklardan karşılanan tutarın şirkette olup olmadığı, onaylanmış yıllık bilanço ve yönetim kurulunun açık yazılı beyanının olup olmadığının müphem olduğunu; böyle bir beyan var ise müvekkiline tebliğ edilmediği gibi olağanüstü genel kurulda paylaşılmadığını; şirketin finansal tabloları paylaşılmadan olağanüstü genel kurulda karar alınmasının dürüst resim ilkesine aykırılık teşkil ettiğini; kararın dürüstlük kuralı ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu; şirketin artırım gerekçeleri incelenmeden sadece müvekkilinin önceki beyanı esas alınarak verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, anonim şirket olağanüstü genel kurulu toplantısında alınan sermaye artırım kararının iptali istemine ilişkindir.Sermaye artımına ilişin 4. Nolu karar ile, şirketin mevcut 1.822.000-TL olan sermayesinin 20.000.000-TL'ye artırılması, artırılan 18.178.000-TL'nin tamamının olağanüstü yedek akçelerden karşılanmasına, anasözleşmenin 6. maddesinin tadiline, davacı ve dava dışı ortağın 900.068 ret oyuna karşılık 921.932 oyla kabul edildiği; davacının maddeye ilişkin itirazlarını tutanağa kaydettirdiği görülmüştür.Aynı toplantıda alınan 3.nolu karar ile 2018 yılı içinde 3.000.000-TL net karın ortaklara dağıtılmasına karar verilmiştir.Alınan bilirkişi kurulu kök raporunda şirketin yurtdışı satışlarının 2016 yılında 55.788.847,62-TL, 2017 yılında 77.209.436,51 TL ve 2018 yılında 116.515.659,24-TL olduğu, 2018 yılındaki artışın kur artışından kaynaklandığı;

2014 yılında kullanılmış toplam ödeme tutarı 1.777.716-Euro olan kredinin 42 taksidinin ödendiği,kalan 18 taksidi için sermaye artırım gereksiniminin gerçekçi bulunmadığı; her ortağın genel kurulda soru sormak yoluyla bilgi alabileceğini ancak toplantıda görüşleri ifade eden davacının şirket finansal durumu hakkında soru sormadığının görüldüğü ve ortakların payları oranında bedel ödemeden yapılmış sermaye artırımının ortakların menfaatlerini ihlal etmediği görüşü bildirilmiştir.Ek raporda ise, aynı genel kurulda toplam 3.000.000-TL net kar dağıtımı kararı verildiği, sermaye artırımının olağanüstü yedeklerden yapılmasının kar dağıtımı yapılmasına engel olmadığı; şirketin gelecek yıllarda artırılan bu sermayenin bir kısmına ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle azaltılmasına karar verilmesi ve azaltılan bu tutarın ortaklara iade edilmesi halinde ise, şirketin ve ortakların ilave bir vergisel yükümlülükle karşı karşıya kalmayacağı kanaati bildirilmiştir.29/05/2017 tarihinde icra edilmiş olağan genel kurul toplantısının 5 nolu gündem maddesinde davacının söz alarak, şirketin kar yedeklerinin 18.000.000-TL ve satın alma bütçesinin 80.000.000-TL civarında olduğunu, satın almanın yıllık on kere dönüştüğü dikkate alındığında, 1.822.000-TL olan sermayenin 8.000.000-TL ile 10.000.000-TL seviyesine çıkarılmasının gerçekçi bir rakam olduğu önerisinde bulunduğu;

11 nolu gündem maddesinde de ortaklardan ...'nin davacının söz konusu önerisi üzerine sermayenin 15.000.000-TL'ye çıkarılmasını, bunun için yönetim kurulunun çalışma yaparak tek maddelik olağanüstü kurul toplanmasını teklif ettiği, davacının da söz alarak şirketin kurumsal yapısının yeniden yapılandırılması halinde mutabakatla bu öneriyi destekleyeceğini belirttiği görülmüştür. Bu genel kuruldan yaklaşık dokuz ay sonra icra edilmiş olağanüstü genel kurulda, şirket sermayesi 20.000.000-TL'ye çıkarılmıştır.TTK'nın sermaye artırımına ilişkin "Yönetim kurulunun beyanı" başlıklı 457. maddesinde "(1) Yönetim kurulu tarafından sermaye artırımının türüne göre bir beyan imzalanır. Beyan, bilgiyi açık, eksiksiz, doğru ve dürüst bir şekilde verme ilkesine göre hazırlanır.

(2) Beyanda; ... b) İç kaynaklardan yapılan sermaye artırımının hangi kaynaklardan karşılandığı, bu kaynakların gerçekliği ve şirket malvarlığı içinde varoldukları konusunda garanti verilir. ..."; "İç kaynaklardan sermaye artırımı" başlıklı 462. maddesinin 1. ve 2. fıkraları "(1) Esas sözleşme veya genel kurul kararıyla ayrılmış ve belirli bir amaca özgülenmemiş yedek akçeler ile kanuni yedek akçelerin serbestçe kullanılabilen kısımları ve mevzuatın bilançoya konulmasına ve sermayeye eklenmesine izin verdiği fonlar sermayeye dönüştürülerek sermaye iç kaynaklardan artırılabilir. (2) Sermayenin artırılan kısmını, iç kaynaklardan karşılayan tutarın şirket bünyesinde gerçekten varolduğu, onaylanmış yıllık bilanço ve yönetim kurulunun vereceği açık ve yazılı bir beyanla doğrulanır.Bilanço tarihinin üzerinden altı aydan fazla zaman geçmiş olduğu takdirde, yeni bir bilanço çıkarılması ve bunun yönetim kurulu tarafından onaylanmış olması şarttır." hükümlerini içermektedir.

Davalı bu husustaki, şirket yönetim kurulu beyanını, 24/01/2018 tarihli mali müşavir raporunu ve şirketin finansal tablolarının incelendiği 05/03/2018 tarihli bağımsız denetçi raporunu dosyaya sunmuştur.Eldeki davada da, davaya konu ettiği toplantıdan yaklaşık dokuz ay önce yapılmış toplantıda davacının şirketin sermayesinin artırılmasını teklif ettiği gözetildiğinde, olağanüstü yedeklerden karşılanmak ve ortaklara bir yük getirmeden ve hisseleri oranında onların da doğrudan yararlandığı şekilde 1.822.000-TL olan şirket sermayesinin 20.000.000-TL'ye çıkarılmasına yaptığı itirazın iyiniyet ilkesiyle bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır. Davaya konu edilen kararın davacı ortağı zararlandırmak kasdıyla alındığı iddiası ispatlanamamış olup kararın iptalini gerektirecek kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf nedenleri kabul edilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,7‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 04/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73192 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.