YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2365 E. 2013/19958 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki dinlenilme hakkı↗ mazeret↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ savunma hakkı↗ kısıtlılık↗ kazanılmış hak↗ tüzel kişilik↗ tebligat↗ iltibas↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı markası ile davalının 182864 ve 2002/14355 nolu markalarının benzer olduğu, diğer markaların ise benzer olmadığı, davalının benzer olan markalarının ilgili olduğu emtialar ile davacı marka başvurusundan çıkartılan emtiaların aynı veya benzer olduğu, dolayısıyla bu emtialar bakımından aralarında KHK m. 8/I-b anlamında iltibas bulunduğu, tüzel kişiliği farklı olan bir kişiye ait markanın davacıya herhangi bir hak bahşetmediği, her bir markanın diğerinden bağımsız değerlendirilmesi gerektiği ve davacının tescil ettirdiği diğer markaların kazanılmış hak bahşetmediği sürece bu başvuru bakımından bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı vekili, 26/06/2012 tarihli celseye mazeret bildirmiş, mazeret mahkemece kabul edilmiş duruşma 11/07/2012 tarihine ertelenip, davacıya duruşma gününü bildirir acele tebligat çıkarılmış, ancak; duruşma gününü içeren tebligat davalıya, duruşma tarihinden sonra 20/07/2012 tarihinde tebliğ olunmuştur. Bu durumda, davacı vekili son celsede savunma yapma imkanı bulamamış ve hukuki dinlenilme hakkını kullanamamış olduğundan, savunma hakkının kısıtlanması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1270 E. 2013/18287 K.
Ortak:mazeret
İncelediğiniz kararda1-Davacı vekili, 26/06/2012 tarihli celseye «mazeret» bildirmiş, mazeret mahkemece kabul edilmiş duruşma 11/07/2012 tarihine ertelenip, davacıya duruşma gününü bildirir acele «tebligat» çıkarılmış, ancak; duruşma gününü içeren tebligat davalıya, duruşma tarihinden sonra 20/07/2012 tarihinde tebliğ olunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, 22.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiği halde usulüne uygun davetiye ile duruşma günü bildirilmeden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, davanın 12/06/2012 tarihli duruşmada takip edilmemesi nedeniyle «işlemden kaldırıldığı», işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren de HMK'nın 150. maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde «yenilenmediği», gerekçesiyle davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», karar verilmiştir.
Mahkemece, 22.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiği halde usulüne uygun davetiye ile duruşma günü bildirilmeden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10476 E. 2016/5047 K.
Ortak:mazeret · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda1-Davacı vekili, 26/06/2012 tarihli celseye «mazeret» bildirmiş, mazeret mahkemece kabul edilmiş duruşma 11/07/2012 tarihine ertelenip, davacıya duruşma gününü bildirir acele «tebligat» çıkarılmış, ancak; duruşma gününü içeren tebligat davalıya, duruşma tarihinden sonra 20/07/2012 tarihinde tebliğ olunmuştur.
Bu durumda, davacı vekili «son» celsede savunma yapma imkanı bulamamış ve «hukuki dinlenilme hakkını» kullanamamış olduğundan, «savunma hakkının kısıtlanması» doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı vekilinin 24/12/2014 tarihli celsede de davayı takip etmemesi nedeniyle 2. kez işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 320/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı tarafça 24/12/2014 tarihli celsede de 2. kez «takipsiz» bırakıldığından bahisle hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 22/12/2014 tarihinde UYAP sistemi üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderildiği anlaşılmakla, işbu mazeret dilekçesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılıp, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · takipsizlik kararı · işlemden kaldırma · ortaklar kurulu kararı · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · olumsuz oy · geçersizlik
Benzer bu karardaDavacı tarafça, imzasını taşımayan «ortaklar kurulu» kararı ve «yetkisiz» vekaletnameye bağlı pay devirlerinin hukuken «geçersiz» temel ilişkiye dayanmaları sebebiyle iptali ve «kaydın» eski hale getirilmesi istemi ile açılan davada, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı tarafça 24/12/2014 tarihli celsede de 2. kez «takipsiz» bırakıldığından bahisle hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 22/12/2014 tarihinde UYAP sistemi üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderildiği anlaşılmakla, işbu mazeret dilekçesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılıp, bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın 04/09/2014 tarihinde «işlemden kaldırıldığı», davacı vekilinin 24/12/2014 tarihli celsede de davayı takip etmemesi nedeniyle 2. kez işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 320/«son» maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11611 E. 2016/8322 K.
Ortak:mazeret
İncelediğiniz kararda1-Davacı vekili, 26/06/2012 tarihli celseye «mazeret» bildirmiş, mazeret mahkemece kabul edilmiş duruşma 11/07/2012 tarihine ertelenip, davacıya duruşma gününü bildirir acele «tebligat» çıkarılmış, ancak; duruşma gününü içeren tebligat davalıya, duruşma tarihinden sonra 20/07/2012 tarihinde tebliğ olunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı gibi «mazeret dilekçesi» de göndermediği için «dosyanın işlemden kaldırıldığı», bu tarihten itibaren üç aylık yasal sürede de dosyanın «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi uyarınca 22/08/2014 tarihi itibariyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, 22.05.2014 tarihli celsede, davacılar vekilinin katılmadığı ve «mazeret» de bildirmediği gerekçesiyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, üç aylık yasal sürede de dosya «yenilenmediği» için «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak, davacılar vekilinin sunduğu belgelere göre, duruşma günü Isparta Mahkemeleri aracılığıyla «mazeret dilekçesi» sunulduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · hisse devrinin iptali · dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · hisse devri · açılmamış sayılma · olumsuz oy
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı gibi «mazeret dilekçesi» de göndermediği için «dosyanın işlemden kaldırıldığı», bu tarihten itibaren üç aylık yasal sürede de dosyanın «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi uyarınca 22/08/2014 tarihi itibariyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, 22.05.2014 tarihli celsede, davacılar vekilinin katılmadığı ve «mazeret» de bildirmediği gerekçesiyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, üç aylık yasal sürede de dosya «yenilenmediği» için «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacı vekilinin «mazeretinin» değerlendirilmesi ve olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, şirket hisselerini devralan davalının hisse bedellerini ödememesi nedeniyle «hisse devrinin iptali» istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Kıymetli evrak iptal | Çek iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4008 E. 2014/10056 K.
Ortak:mazeret
İncelediğiniz kararda1-Davacı vekili, 26/06/2012 tarihli celseye «mazeret» bildirmiş, mazeret mahkemece kabul edilmiş duruşma 11/07/2012 tarihine ertelenip, davacıya duruşma gününü bildirir acele «tebligat» çıkarılmış, ancak; duruşma gününü içeren tebligat davalıya, duruşma tarihinden sonra 20/07/2012 tarihinde tebliğ olunmuştur.
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkin olup; mahkemece; davacı vekilinin elektronik ortamda gönderdiği 16/10/2012 tarihli mesleki «mazeret dilekçesine» rağmen, duruşmaya mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle; 17/10/2012 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı verilerek ve usulüne uygun olmayan işlemden kaldırma kararı esas alınarak 3 ay sonra dosyanın «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · kıymetli evrak iptali · dosyanın işlemden kaldırılması · kıymetli evrak · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkin olup; mahkemece; davacı vekilinin elektronik ortamda gönderdiği 16/10/2012 tarihli mesleki «mazeret dilekçesine» rağmen, duruşmaya mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle; 17/10/2012 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı verilerek ve usulüne uygun olmayan işlemden kaldırma kararı esas alınarak 3 ay sonra dosyanın «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4197 E. 2014/10881 K.
Ortak:mazeret
İncelediğiniz kararda1-Davacı vekili, 26/06/2012 tarihli celseye «mazeret» bildirmiş, mazeret mahkemece kabul edilmiş duruşma 11/07/2012 tarihine ertelenip, davacıya duruşma gününü bildirir acele «tebligat» çıkarılmış, ancak; duruşma gününü içeren tebligat davalıya, duruşma tarihinden sonra 20/07/2012 tarihinde tebliğ olunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece yukarıda anılan gerekçe ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, 20/06/2012 tarihli duruşmadan sonra davacı tarafın yokluğunda yapılan ve davalı vekilinin «mazereti» nedeniyle ertelenen 15/01/2013, 16/04/2013 ve 10/09/2013 tarihli duruşmaların davacı tarafa bildirilmediği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava dosyasının müracaata kaldığı tarihten itibaren üç ay içerisinde taraflarca «yenilenmediği» gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece 10/09/2013 tarihli duruşmaya davacı tarafın gelmemesi nedeniyle verilen «işlemden kaldırma» kararı sonucu üç ay içerisinde «yenilenmeyen» dava için verilen «açılmamış sayılma» kararı yerinde olmamış hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, 20/06/2012 tarihli duruşmadan sonra davacı tarafın yokluğunda yapılan ve davalı vekilinin «mazereti» nedeniyle ertelenen 15/01/2013, 16/04/2013 ve 10/09/2013 tarihli duruşmaların davacı tarafa bildirilmediği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2365 E. , 2013/19958 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.07.2012 tarih ve 2011/29-2012/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 18, 24 ve 25. sınıflar için yaptığı Z şekil marka başvurusunun 24 ve 25. sınıfta yer alan emtialar bakımından hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini, müvekkili ile merkez-şube ilişkisi içinde olan ... adına 89/006030 nolu Z şekil markasının tescilli olduğunu, ayrıca müvekkilinin yaptığı 2009/54075 nolu Z and Co şekil marka başvurusunun 18, 24 ve 25. sınıftaki emtialar için kabul edildiğini, redde gerekçe markalar ile başvuru konusu markanın benzer olmadığını ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili; davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; markaların benzer olduğunu, davacı markasının müvekkili markalarının serisi olarak algılanabileceğini, tescilli diğer “Z” ibareli markaların işbu dava ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkili markalarının tanınmış marka olduğunu, davacı markasının tescilinin müvekkili markalarının tanınmışlığından faydalanması sonucunu doğuracağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı markası ile davalının 182864 ve 2002/14355 nolu markalarının benzer olduğu, diğer markaların ise benzer olmadığı, davalının benzer olan markalarının ilgili olduğu emtialar ile davacı marka başvurusundan çıkartılan emtiaların aynı veya benzer olduğu, dolayısıyla bu emtialar bakımından aralarında KHK m. 8/I-b anlamında iltibas bulunduğu, tüzel kişiliği farklı olan bir kişiye ait markanın davacıya herhangi bir hak bahşetmediği, her bir markanın diğerinden bağımsız değerlendirilmesi gerektiği ve davacının tescil ettirdiği diğer markaların kazanılmış hak bahşetmediği sürece bu başvuru bakımından bir etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı vekili, 26/06/2012 tarihli celseye mazeret bildirmiş, mazeret mahkemece kabul edilmiş duruşma 11/07/2012 tarihine ertelenip, davacıya duruşma gününü bildirir acele tebligat çıkarılmış, ancak; duruşma gününü içeren tebligat davalıya, duruşma tarihinden sonra 20/07/2012 tarihinde tebliğ olunmuştur. Bu durumda, davacı vekili son celsede savunma yapma imkanı bulamamış ve hukuki dinlenilme hakkını kullanamamış olduğundan, savunma hakkının kısıtlanması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731813700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz