Taşıma sözleşmesinde ağır kusurlu taşıyıcının sorumluluk sınırından yararlanamaması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1231 E. 2025/911 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalZamanaşımı
Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Taşıma sözleşmesi kapsamında eşyanın zıyaında, taşıyıcının zayi nedenine ilişkin delil sunamaması ve zayi sebebini açıklayamaması halinde taşıyıcı ağır kusurlu (pervasızca davranış) kabul edilir ve TTK'nın 886. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulma veya sınırlı sorumluluk hallerinden yararlanamaz. Taşıyıcının pervasızca davranışı nedeniyle zamanaşımı süresi TTK'nın 855/5. maddesi uyarınca bir yıl değil üç yıl olarak uygulanır. Tazminata esas emtia değeri, TTK'nın 880. maddesi gereğince eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre, kullanım süresine bağlı değer kaybı indirimi yapılarak hesaplanır.
Ele alınan sorunlar
Taşıyıcının kargonun zıyaında sorumluluktan kurtulup kurtulamayacağı → ret
İddia: Davalı vekili, kargo aracının çalınması nedeniyle emtianın kaybedildiğini, bu hususta kusurunun bulunmadığını, dolayısıyla sorumluluğunun sınırlı olması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın teslim alınmasından teslimine kadar geçen sürede zıyadan sorumludur. TTK'nın 876. maddesine göre taşıyıcı, en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı sebeplerden zıya meydana gelmişse sorumluluktan kurtulur. Somut olayda davalı, emtianın kaybına ilişkin olarak taşıma aracının çalındığını ileri sürmüş, ancak bu hususta herhangi bir delil sunmamış; ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde yapılan araştırmada da olaya ilişkin bir soruşturma bulunmadığı anlaşılmıştır. Kargonun zıyaı taşıma sırasında meydana gelmiş olup davalı taşıyıcı zayi nedenine ilişkin bir açıklama da yapamadığından, davalı taşıyıcının emtianın kaybında ağır kusurlu olduğu kabul edilmelidir. Davalı tarafından sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak nitelikte bir delil sunulmamıştır. Davalının emtianın kaybına pervasızca davranışı ile sebebiyet vermesi nedeniyle TTK'nın 886. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulma hallerinden yararlanması mümkün değildir; taşıma sırasında kargonun kaybı sonucu oluşan zararda sorumluluk sınırlamasından yararlanamayacağının kabulü gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Islah edilen kısım için ileri sürülen zamanaşımı definin değerlendirilmesi → ret
İddia: Davalı vekili, ıslah edilen kısma ilişkin süresinde zamanaşımı defi ileri sürdüklerini, taşımanın 29.03.2018 tarihinde yapıldığını, ıslah dilekçesinin 23.12.2019 tarihinde sunulduğunu, TTK'nın 855. maddesi gereği bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'nın 855/1. maddesinde, bu kitap hükümlerine tabi taşımalarda diğer zararların bir yılda zamanaşımına uğrayacağı, ikinci fıkrasında bu sürenin eşyanın teslimi tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Beşinci fıkrasında ise eşyanın zayi olmasının taşıyıcının kasıtlı ya da pervasızca bir davranışından kaynaklanması halinde sorumluluğun üç yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda emtianın zayi olmasında davalı taşıyıcı ağır kusurlu olduğundan, uygulanması gereken üç yıllık zamanaşımı süresine göre ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Tazminata esas emtia değerinin hesaplanma yöntemi → ret
İddia: Davacı vekili, bilirkişinin %33 değer kaybı tespitinin araştırmaya dayanmadığını, yabancı para üzerinden alınan cihazların değerinin kayıp tarihindeki kur üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, dava tarihindeki değerin esas alınması gerektiğini ileri sürmüş; davalı vekili ise cihazların kullanılmış ve arızalı olması nedeniyle bedelin buna göre belirlenmesi gerektiğini, aksi halde 7 adet cihazın taşıma tarihindeki piyasa değeri üzerinden hesap yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'nın 880. maddesi gereğince tazminata esas alınacak değer, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanmalıdır. Davacı tarafından sunulan faturaya göre taşıma konusu cihazlar 1.180-USD+KDV üzerinden toplam 11.140-USD bedelle satın alınmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, cihazların ekonomik ömrünün 3 yıl olduğu ve bir yıl süreyle kullanılmış olmalarına göre yapılan değer kaybı indirimi sonucunda zayi tarihindeki toplam değerinin 16.783,74-TL olduğu bildirilmiştir. Bu değer, cihazların kalan ömrüne göre dosya kapsamına uygun bulunmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Islah edilen kısma faiz başlangıç tarihinin belirlenmesi → ret
İddia: Davalı vekili, ıslah edilen kısıma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava haksız fiil hükümlerine dayalı açıldığından zararın doğumu anı kaybın gerçekleştiği tarih olup, ıslah edilen kısım bakımından da temerrüt ihtarı esas alınarak faize hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Taşıyıcının zayi nedenine ilişkin delil sunamaması halinde ağır kusurlu/pervasızca davranış kabul edilerek sorumluluk sınırlamasından yararlanamayacağı ve bu durumda TTK 855/5 gereği üç yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı yönündeki değerlendirme, benzer taşıma sözleşmesi uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- TTK'nın 855/1. maddesi uyarınca taşıma sözleşmesinden kaynaklanan diğer zararlarda zamanaşımı süresi bir yıldır; ancak eşyanın zayi olmasının taşıyıcının kasıtlı ya da pervasızca bir davranışından kaynaklanması halinde TTK'nın 855/5. maddesi uyarınca sorumluluk üç yılda zamanaşımına uğrar.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma sözleşmesi↗ sorumluluktan kurtulma↗ sınırlı sorumluluk↗ pervasızca davranış↗ ağır kusur↗ zamanaşımı↗ ıslah↗ temerrüt↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1231
KARAR NO 2025/911
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/11/2021
NUMARASI 2018/681 Esas - 2021/1160 Karar
DAVA
Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkiline ait 8 adet el terminalinin bakım için dava dışı ... şirketine gönderildiğini, cihazların bakımı yapıldıktan sonra müvekkiline ulaştırması için davalı şirkete teslim edildiğini, ancak dava konusu cihazların teslim edilmediğini, davalıya sorulduğunda kargo aracının çalındığının belirtildiğini, davalı şirkete başvurulduğunda sınırlı sorumlu olduğunu ve sadece 377-TL ödeyeceğini bildirdiğini, teslim edilmeyen cihazların o tarihte fatura değerinin 11.140-USD olduğunu, davalının pervasızca davranışı nedeniyle teslim edilmeyen cihazların tam değerinin tazmini gerektiğini belirterek, 10.000-TL'nin olay tarihinden itibdren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
TALEP ARTIRIM Davacı vekili 24.12.2019 tarihli dilekçesiyle, dava değerini artırarak 63.259,60-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; gönderi içeriği ürünün bedeli belli olduğundan davacının belirsiz alacak davası açma hakkı olmadığını, ancak kısmi dava açabileceğini, müvekkilinin dava dışı ... şirketi ile imzaladığı sözleşme gereği bu şirkete ait taşımaların müvekkilince yapıldığını, ...'inn davacıya gönderdiği ürünlerin taşımanın yapıldığı aracın çalınması nedeniyle davacıya teslim edilemediğini, davacının 02.04.2018 tarihli tazmin talebi üzerine sınırlı sorumluluk gereği kayıp edilen gönderinin brüt ağırlığının 6,5 kg olması nedeniyle kg başına 8,33 özel çekme hakkı karşılığında KDV dahil 377-TL ödenebileceğinin bildirildiğini, dava konusu cihazların kullanılmış olması nedeniyle yeni gibi değerledirilemeyeceğini, müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının pervasızca davranış iddiasının dayanağı bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; TTK'nın 875. maddesi kapsamında taşıyıcının teslim aldığı yükü aynı şekilde teslim etmekle yükümlü olduğu, taşıyıcının bu sorumluluktan kurtulabilmesi TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, TTK'nın 886. maddesine göre ise zararın oluşmasında ihmalinin bulunduğu ispat edilen taşıyıcının, sorumluluktan kurtulma veya sınırlı sorumluluk hallerinden faydalanamayacağı, kargonun kaybolmasında kusurun tamamının davalıda olduğu ve ağır kusurlu olduğu, bu sebeple davalı tarafın gerçek zarardan sorumlu olduğu,TTK'nın 880. maddesi hükmü gereğince, eşyanın taşıma için alındığı yer ve zamandaki değerinin esas alınması gerektiği, bu kapsamda söz konusu 8 adet el terminalinin piyasa rayiç değerinin 16.783,74-TL olarak tespit edildiği, bu miktar yönünden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.783,74-TL'nin davalıya başvuru tarihi olan 02/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; bilirkişinin %33 değer kaybı tespitinin herhangi bir araştırmaya dayanmadığını, ayrıca raporda yabancı para üzerinden satın alınan cihazların değerinin kayıp tarihi üzerinden fatura tarihindeki kur dikkate alınarak hesaplanmasının hatalı olduğunu, cihazların kaybedilmesi nedeniyle cihazların dava tarihindeki değerinin dikkate alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacı vekilinin ıslah edilen kısma ilişkin ileri sürdükleri zaman aşımı definin mahkemece karara bağlanmadığını ,taşımanın 29.03.2018 tarihinde yapıldığını, davacının 23.12.2019 tarihinde ıslah dilekçesi sunduğunu, TTK'nın 855. maddesi gereği bir yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, taşınan cihazlar kullanılmış ve arızalı olması nedeniyle bedelin buna göre belirlenmesi gerektiğini, davacının pervasızca davranış iddiasının dayanağının bulunmadığını, kargo aracının çalınmasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, aksi halde ise 7 adet cihazın taşıma tarihindeki piyasa değerinin 1.182,50-TL olarak kabulü ile ancak 14.726,96-TL üzerinden hüküm tesis edilebileceğini,ıslah edilen kısıma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında zayi edilen emtia bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK.nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur.
Somut olayda; davacıya ait 8 adet el terminali cihazının bakım yapan ... firmasınca davacıya teslim edilmek üzere taşıma sözleşmesi kapsamında 29.03.2018 tarihinde davalı taşıyıcıya teslim edildiği, emtianın davalı tarafından alıcı davacıya teslim edilmeyerek kaybedildiği, davalı tarafından emtianın kayıp nedenine ilişkin olarak taşıma aracının çalındığının ileri sürüldüğü, ancak buna ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gibi mahkemece ilgili C. Başsavcılıkları nezdinde yapılan araştırmaya göre de olaya ilişkin herhangi bir soruşturma bulunmadığı anlaşılmıştır.Bu halde kargonun ziyaı taşıma sırasında meydana gelmiş olup, davalı taşıyıcı tarafından zayi nedenine ilişkin bir açıklama da yapılamadığına göre, davalı taşıyıcı, taşıma konusu emtianın kaybında ağır kusurlu kabul edilmelidir.
Bu kapsamda davalı tarafından, sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak nitelikte bir delil de sunulmamıştır. Davalının, emtianın kaybına pervasızca davranışı ile sebebiyet vermesi nedeniyle, TTK'nın 886. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulma hallerinden yararlanması da mümkün değildir. O halde davalının taşıma sırasında kargonun kaybı sonucu oluşan zararda, sorumluluk sınırlamasından yararlanamayacağının kabulü gerekmektedir. Davalı vekilince ıslah edilen kısım bakımından süresinde zaman aşımı defi ileri sürülmüştür. TTK'nın 855/1. maddesinde; bu kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem haklarının on yılda, diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrayacağı;
ikinci fıkrasında bu sürenin, eşya taşımasında eşyanın gönderilene teslimi, yolcu taşımasında yolcunun varma yerine ulaşması, eşyanın tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış olması halinde ise eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Hükmün beşinci fıkrasında ise eşyanın zayi olmasının, geç teslim edilmesinin veya hasara uğramasının taşıyıcının kasıtlı ya da pervasızca bir davranışından kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumluluğun üç yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda da emtianın zayi olmasında davalı taşıyıcı ağır kusurlu olduğundan, uygulanması gereken 3 yıllık zaman aşımı süresine göre ıslah tarihi itibariyle zaman aşımı süresi dolmamıştır.
Davalının sorumluluğunun belirlenmesi amacıyla tazminata esas alınacak değerin, TTK'nın 880. maddesi gereğince eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanması gerekmektedir. Bu kapsamda davacı tarafından sunulan faturaya göre taşıma konusu cihazların davacı tarafından 1.180-USD+KDV üzerinden toplam 11.140-USD bedelle satın alınmıştır. Hükme esas alınan 14.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda, cihazların ekonomik ömrü 3 yıl olup cihazların bir yıl süreyle kullanılmış olmasına göre yapılan değer kaybı indirimi sonucunda zayi tarihindeki toplam değerinin 16.783,74-TL olduğu bildirilmiştir. Bu değer, cihazların kalan ömrüne göre dosya kapsamına uygun bulunmuştur.
Dava haksız fiil hükümlerine dayalı açıldığından zararın doğumu anı kaybın gerçekleştiği tarih olup , ıslah edilen kısım bakımından da temerrüt ihtarı esas alınarak faize hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Alınması gereken 1.146,50-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 286,63-TL harcın mahsubu ile kalan 859,87-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/06/202
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73170 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi