Sonradan sunulan protokolün savunmanın genişletilmesi sayılmaması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1262 E. 2025/921 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık
★ EmsalHak düşürücü süre
Davacının nitelemesi: Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İtirazın iptali davasında, cevap dilekçesinden sonra sunulan ve borcu sona erdiren nitelikte olan bir ödeme belgesi (protokol), yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve iddia/savunmanın genişletilmesi yasağına tabi tutulamaz; bu nedenle mahsup talebi kabul edilebilir. Buna karşılık kötü niyet tazminatı talebi, İİK 67 uyarınca cevap veya cevaba cevap dilekçesiyle ileri sürülmesi gereken bir taleptir; süresinden sonra ve karşı tarafın muvafakati olmaksızın ileri sürülen kötü niyet tazminatı talebi savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olup reddedilmelidir. İtirazın iptali davasında faiz türü, icra takip talebindeki faiz türüne bağlıdır; takipte faiz türü belirtilmemişse dava dilekçesindeki talebe bakılmaksızın yasal faiz uygulanır.
Ele alınan sorunlar
Dilekçe teatisinden sonra ibraz edilen ödeme protokolünün iddia/savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olup olmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, davalının cevap dilekçesini ıslah etmeden, sonradan verdiği dilekçeyle protokol sunarak borcun bir kısmının ödendiğini ileri sürmesinin ve bu protokole dayalı mahsup yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Alacağın tamamen veya kısmen ortadan kalkması sonucunu doğuran, borcu sona erdiren bir belgenin yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkündür; bu nitelikteki bir belge sonradan sunulsa da iddia veya savunmanın genişletilmesi yasağına tabi tutulamaz. Protokolde davacı şirket yetkilisine ait olduğu imza incelemeleriyle (grafolog bilirkişi ve ATK raporları) tespit edilen imza bulunduğundan ve protokolde tekne satış bedelinin 170.500-TL'lik kısmının davacı tarafça tahsil edildiği açıkça kabul edildiğinden, mahkemece takip ve dava konusu alacaktan bu miktarın mahsup edilerek kalan alacağa hükmedilmesi yerindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Dilekçe teatisi tamamlandıktan sonra talep edilen kötü niyet tazminatının kabul edilebilirliği → kabul
İddia: Davacı vekili, davalının cevap dilekçesinde talep etmediği kötü niyet tazminatını sonradan talep ettiğini ve buna hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK'nın 67. maddesine göre kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için yazılı yargılama usulüne tabi davada cevap veya cevaba cevap dilekçesiyle talepte bulunulması gerekir. Davalı vekilinin dilekçe teatileri aşamasından sonra kötü niyet tazminatı talebinde bulunması savunmanın genişletilmesi niteliğindedir ve davacı tarafın buna açık muvafakati bulunmamaktadır. Protokol gereği alacağının bir kısmını tahsil eden davacının, tahsil ettiği alacağı da takip konusu yapması nedeniyle reddedilen kısım bakımından takipte kötü niyetli olduğunun maddi anlamda kabulü gerekse de, süresinde talep edilmeyen kötü niyet tazminatı isteminin usulden reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İtirazın iptali davasında asıl alacağa işletilecek faiz türünün belirlenmesi → ret
İddia: Davacı vekili, dava dilekçesinde alacağa avans faizi işletilmesini talep ettiği halde mahkemece yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İtirazın iptali davası, başlatılan icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. İcra takibinde davacı tarafça takip talebinde faiz türü belirtilmemiştir. Takip talebinde faiz türü belirtilmediğinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine hükmedilmesi yerindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Reddedilen kısım bakımından davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin tarifeye uygunluğu → ret
İddia: Davacı vekili, davanın reddedilen kısmı bakımından karşı taraf (davalı) lehine, müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretinden daha fazla vekalet ücreti hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İcra takibinde talep olunan alacak maddi tazminata ilişkin olmadığından AAÜT'nin 13/3. maddesinin uygulanmaması gerekir. Reddedilen kısım bakımından davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti miktarı bakımından tarifeye aykırılık bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Borcu sona erdiren nitelikte bir belgenin (ödeme protokolü) dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra sunulabileceği ve bunun iddia/savunmanın genişletilmesi yasağına tabi tutulamayacağı ile buna karşılık kötü niyet tazminatı talebinin İİK 67 gereği süresinde (cevap veya cevaba cevap dilekçesiyle) ileri sürülmesi gerektiği yönündeki tespitler, benzer itirazın iptali davalarında emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- İİK'nın 67. maddesine göre, kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için yazılı yargılama usulüne tabi davada cevap veya cevaba cevap dilekçesiyle talepte bulunulması gerekir; dilekçe teatileri aşamasından sonra ileri sürülen kötü niyet tazminatı talebi savunmanın genişletilmesi niteliğindedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı↗ kötü niyet tazminatı↗ icra inkar tazminatı↗ protokol↗ imza incelemesi↗ avans faizi↗ yasal faiz↗ AAÜT 13/3↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1262
KARAR NO 2025/921
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/03/2022
NUMARASI 2018/93 Esas 2022/160 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin 12/09/2014 tarihli fatura ile 318.600-TL bedelle davalı şirkete tekne sattığını ancak bedelini alamadığını,Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine faturaya dayalı başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini ,takibin durduğunu, davalının faturaya itirazı olmadığını, ödeme belgesi ibraz etmediğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili şirket tarafından davacıdan tekne satın alınmadığını, davacı tarafın ana sözleşmesine göre davalının tekne alıp satma işi yapmasının söz konusu olmadığını, ayrıca alacak likit olmayıp icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalı tarafça tekne satış ilişkisi kabul edilmemekle birlikte, 16.04.2019 tarihli dilekçede, taraflar arasında düzenlenen 11/11/2014 tarihli satış protokolünde satış bedelinin 170.500-TL'sinin davacı tarafça tahsil edildiği, kalanın teknenin satışından sonra ödeneceğinin taraflarca kabul edildiğinin ileri sürüldüğü, davacı tarafça inkar edilen protokol altındaki imzanın yaptırılan imza incelemesi ile davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğunun tesbit edildiği,protokolde teknenin davalıya 12.09.2014 tarihli fatura ile 270.000-TL+KDV (48.600-TL) bedel ile satıldığı,170.500-TL'sinin davalıdan tahsil edildiği, kalan 99.500-TL ve KDV bedeli olan 48.600-TL'sinin davalının tekneyi satışından sonra tahsil edileceğinin kabul edildiği, buna göre tekne satış bedelinin 170.500-TL'sinin davacı tarafından davalıdan tahsil edildiği, dolayısıyla davacının kalan alacağı 148.100-TL olup, bu bedelin muaccel hale gelmesinin ise teknenin davalı tarafından satılması şartına bağlandığı, yapılan keşif ve ticari defter incelemesi sonrası düzenlenen 04/03/2022 tarihli bilirkişi raporu ile davalı vekili tarafından keşif heyetine inceletilen teknenin dava konusu tekne olmadığı, davalının ticari defter kayıtlarına göre teknenin 08/10/2015 tarihli fatura ile dava dışı ...
firmasına satıldığının tespit edildiği,alıcının 2 yıl sonra satış faturasının bir kısmı için iade faturası düzenlemesinin protokoldeki satış koşulunun gerçekleşmesine engel teşkil etmediği, protokolde bakiye bedel için muacceliyet koşulunun takip tarihinden önce gerçekleştiği,davacının tekne satışından kalan 148.100-TL alacağı davalıdan talep etmekte haklı olduğu, kabul edilen alacak belirli ve likit olduğu,tahsil ettiği 170.500-TL bedel yönünden takip başlatmakla kötüniyetli sayıldığı gerekçesiyle,davalının takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 148.100-TL'ye takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek devamına, fazla istemin reddine, %20 oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, %20 oranda hesaplanan kötü niyet tazminatının davacıdan tahsil edilerek davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; davalının cevap dilekçesini ıslah etmeden cevabını değiştirerek verdiği ikinci cevap dilekçesinde,protokol sunarak borcun bir kısmının ödendiğini ileri sürdüğünü ve cevap dilekçesinde talep etmediği kötü niyet tazminatı talep ettiğini, mahkemece, taraflarınca kabul edilmeyen protokol esas alınarak alacaktan mahsup yapılarak ödendiği ileri sürülen miktar üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,ödeme yapılmadığı gibi davalının ödeme belgesi ibraz etmediğini, dava dilekçesinde alacağa avans faizi işletilmesini taleplerine rağmen, mahkemece yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davanın reddedilen kısmı bakımından karşı taraf lehine müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretinden daha fazla vekalet ücreti verilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, tekne satımı nedeniyle düzenlenen fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça düzenlenen tekne satımı nedeniyle düzenlenen 318.000-TLbedelli faturaya dayalı olarak davalı aleyhine ilamsız takibe itiraz üzerine açılan itirazı davasında davalı tarafça cevap dilekçesinden sonra ibraz edilen protokol gereğince alacağın 170.500-TL'sinin davalı tarafça davacıya ödendiği, davacının 148.100-TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle, bu miktar alacağa itirazın iptaline ve kabul edilen alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine , ayrıca reddedilen kısım bakımından davacının takipte kötü niyetli olduğu kabul edilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.
Davalı tarafça süresinde sunulan cevap dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan bir protokolden bahsedilmemiş ve delil olarak da protokole dayanılmamış olup, dilekçeler aşamasından yaklaşık bir yıl sonra sunulan 26.09.2018 tarihli dilekçe ile protokol gereği borcun kısmen ödendiği ileri sürülerek, taraflarca akdedilen 11.11.2014 tarihli protokol ibraz edilmiştir.Protokolde, açıkça tekne satış bedelinin 170.500-TL'sinin davacı tarafça davalıdan tahsil edildiği, kalan 99.500-TL+48.600-TL KDV'nin davalı tarafça teknenin satışından sonra tahsil edileceği kabul edilmiştir. Protokolde davacı şirkete atfen atılan imza davacı tarafça inkar edilmişse de, mahkemece yaptırılan imza incelemeleri sonucunda grafolog bilirkişi ile ATK tarafından düzenlenen raporlarda imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğu belirlenmiştir.
Alacağın tamamen veya kısmen ortadan kalkması sonucunu doğuran, borcu sona erdiren bir belgenin yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün olup, sonradan sunulan bu nitelikteki belgenin iddia veya savunmanın genişletilmesi yasağına tabi tutulamaz.Mahkemece takip ve dava konusu alacaktan,protokolde ödendiği kabul edilen kısmın mahsubu ile kalan alacağa hükmedilmesi yerinde olup aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davalı tarafça süresinde sunulan cevap dilekçesinde kötü niyet tazminatı da talep edilmemiş olup, yine dilekçeler aşamasından yaklaşık bir yıl sonra sunulan 26.09.2018 tarihli dilekçe ile kötü niyet tazminatı talep edilmiştir. İİK'nın 67. maddesine göre, kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için, yazılı yargılama usulüne tabi davada cevap veya cevaba cevap dilekçesiyle talepte bulunulması gerekir.Davalı vekilinin dilekçe teatileri aşamasından sonra kötü niyet tazminatı talebinde bulunması savunmanın genişletilmesi niteliğinde olup, davacı tarafın da açık muvafakati bulunmamaktadır.
Bu nedenle protokol gereği alacağın bir kısmını tahsil eden davacının, tahsil ettiği alacağı da takip konusu yapması nedeniyle reddedilen kısım bakımından takipte kötü niyetli olduğunun kabulü gerekir ise de, süresinde talep edilmeyen kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Davacı tarafından icra takibinde davacı tarafça takip talebinde faiz türü belirtilmemiş, dava dilekçesinde ise alacağa avans faizi işletilmesi talep edilmiştir. İşbu dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, başlatılan icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Takip talebinde de faiz türü belirtilmediğinden, mahkemece asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine hükmedilmesi yerindedir.
İcra takibinde talep olunan alacak ;maddi tazminata ilişkin olmadığından AAÜT'nin 13/3. maddesinin uygulanmaması gerekir.Reddedilen kısım bakımından davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti miktarı bakımından tarifeye aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden karar verilerek "davanın kısmen kabulüne, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine" karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2022 Tarih 2018/93 Esas 2022/160 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 148.100-TL asıl alacak üzerinden ve bu tutara takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek devamına, fazla talebin reddine, İtirazın iptaline karar verilen alacak üzerinden %20 oranda hesaplanan 29.620-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 10.116,71-TL karar harcından, davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılan 3.847,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6.268,81 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, Davacı tarafça ödenen 3.879,30 -TL peşin harçların davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 329,63 TL posta gideri, 4.000-TL bilirkişi ücreti, 700-TL keşif masrafı olmak üzere toplam 5.029,63-TL yargı giderinin, davanın kabulü oranında hesaplanan 2.321,20-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 18.019,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı lehine takdir olunan 20.147,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 131,40-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 61-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.04/06/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/73169 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi