Senet iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17201 E. 2013/15142 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muhatap banka↗ zayi nedeniyle çek iptali↗ çek iptali davası↗ kıymetli evrak↗ çek iptali↗ cy/cy şerhi↗ zayi↗ kesin süre↗ iptal davası↗ bono↗ çek↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, tensip tutanağının 3 nolu bendinde "TTK'nın 671/2 maddesi gereğince iptalini istediği çekle ilgili olarak muhatap banka şubesinin ismini çek hesap numarasını ve çek numarasını bildirmesi için iki hafta kesin süre verilmesine bu süre içerisinde bilgiler verilmediğinde iptali istenen kıymetli evrak belirsiz nitelikte görüleceğinin ve buna göre karar verileceğinin ihtaren bildirilmesine," şeklinde şerh düşüldüğü, verilen iki haftalık kesin süre içinde davacı vekilinin herhangi bir beyanda bulunmadığı, bu durum itibariyle zayi nedeniyle çek iptali davası hakkında karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle senet iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu kıymetli evrakın çek olmayıp emre muharrer bono olduğu dava dilekçesi içeriği ve ekinde sunulan 15.05.2012 tarihli senet tevdi bordrosu ile sabit olmakla, mahkemece yasayla öngörülen gerekli incelemenin yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2135 E. 2013/3600 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, tensip tutanağının 3 nolu bendinde "TTK'nın 671/2 maddesi gereğince iptalini istediği çekle ilgili olarak «muhatap banka» şubesinin ismini «çek» hesap numarasını ve çek numarasını bildirmesi için iki hafta «kesin süre» verilmesine bu süre içerisinde bilgiler verilmediğinde iptali istenen «kıymetli evrak» belirsiz nitelikte görüleceğinin ve buna göre karar verileceğinin ihtaren bildirilmesine," şeklinde «şerh» düşüldüğü, verilen iki haftalık kesin süre içinde davacı vekilinin herhangi bir beyanda bulunmadığı, bu durum itibariyle «zayi nedeniyle çek iptali davası» hakkında karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu «kıymetli evrakın» «çek» olmayıp emre muharrer «bono» olduğu dava dilekçesi içeriği ve ekinde sunulan 15.05.2012 tarihli senet tevdi bordrosu ile sabit olmakla, mahkemece yasayla öngörülen gerekli incelemenin yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaTalep «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkin olup İcra İflas Kanunu'nun 45/.... ve «167». maddeleri hükümleri gereğince, rehinle temin edilmiş olsa bile alacağı «çek», poliçe veya emre muharrer senede dayalı ise alacaklının bu senetlere istinaden takip yapmasına engel bir durum yoktur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · ipotek · ihtiyati haciz · haciz · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alacağın «ipotekle» «teminat» altına alındığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Talep «ihtiyati haciz» kararına itiraza ilişkin olup İcra İflas Kanunu'nun 45/.... ve «167». maddeleri hükümleri gereğince, rehinle temin edilmiş olsa bile alacağı «çek», poliçe veya emre muharrer senede dayalı ise alacaklının bu senetlere istinaden takip yapmasına engel bir durum yoktur.
Somut olayda «ihtiyati haciz» talebinin dayanağı emre muharrer senet olup, mahkemece itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, alacağın rehinle «teminat» altına alındığından söz edilerek itirazın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14030 E. 2017/2072 K.
Ortak:zayi nedeniyle çek iptali · çek iptali · zayi · kesin süre · çek · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, tensip tutanağının 3 nolu bendinde "TTK'nın 671/2 maddesi gereğince iptalini istediği çekle ilgili olarak «muhatap banka» şubesinin ismini «çek» hesap numarasını ve çek numarasını bildirmesi için iki hafta «kesin süre» verilmesine bu süre içerisinde bilgiler verilmediğinde iptali istenen «kıymetli evrak» belirsiz nitelikte görüleceğinin ve buna göre karar verileceğinin ihtaren bildirilmesine," şeklinde «şerh» düşüldüğü, verilen iki haftalık kesin süre içinde davacı vekilinin herhangi bir beyanda bulunmadığı, bu durum itibariyle «zayi nedeniyle çek iptali davası» hakkında karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeniyle senet iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu «kıymetli evrakın» «çek» olmayıp emre muharrer «bono» olduğu dava dilekçesi içeriği ve ekinde sunulan 15.05.2012 tarihli senet tevdi bordrosu ile sabit olmakla, mahkemece yasayla öngörülen gerekli incelemenin yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · usulden reddi · ilan · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece «kesin süre» içinde «ilan» bedeline ilişkin makbuz dosyaya «ibraz» edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiş ise de temyiz dilekçesi ekinde sunulan makbuzda, paranın ilgili banka hesabına süresinde yatırıldığı görülmekle, «ara» kararın süresinde yerine getirildiği anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, 19/03/2015 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulüne uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuzu «ibraz» etmek üzere iki haftalık süre verildiği, verilen süre içinde makbuz sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceğinin belirtildiği, tensip tutanağının davacı tarafa 15/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça dosyaya ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırıldığına ilişkin makbuz ibraz edilmediği, davanın dinlenilmesi için Sicil Gazetesi'nde ilanın yapılması gerekli olduğu, verilen «kesin süre» içinde davacı tarafça ilan bedeline ilişkin makbuzun dosyaya ibraz edilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 19/03/2015 tarihli tensip tutanağında, dava konusu çekler ile ilgili Ticaret Sicil Gazetesi'nde usule uygun «ilan» yaptırılması yönünde ilan bedelinin ilgili banka hesap numarasına yatırılması ve yatırıldığına ilişkin makbuzun dosyaya «ibrazı» için iki haftalık süre verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1301 E. 2016/3565 K.
Ortak:bono · çek
İncelediğiniz karardaDavaya konu «kıymetli evrakın» «çek» olmayıp emre muharrer «bono» olduğu dava dilekçesi içeriği ve ekinde sunulan 15.05.2012 tarihli senet tevdi bordrosu ile sabit olmakla, mahkemece yasayla öngörülen gerekli incelemenin yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, tensip tutanağının 3 nolu bendinde "TTK'nın 671/2 maddesi gereğince iptalini istediği çekle ilgili olarak «muhatap banka» şubesinin ismini «çek» hesap numarasını ve çek numarasını bildirmesi için iki hafta «kesin süre» verilmesine bu süre içerisinde bilgiler verilmediğinde iptali istenen «kıymetli evrak» belirsiz nitelikte görüleceğinin ve buna göre karar verileceğinin ihtaren bildirilmesine," şeklinde «şerh» düşüldüğü, verilen iki haftalık kesin süre içinde davacı vekilinin herhangi bir beyanda bulunmadığı, bu durum itibariyle «zayi nedeniyle çek iptali davası» hakkında karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borçlulardan ... yönünden; «bononun» vadesinde ödenmediği, rehinle temin olunmadığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne diğer borçlu ... yönünden ise, borcun «ipotekle» «teminat» altına alındığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Talep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, İcra İflas Kanunu'nun 45/2. ve «167». maddeleri hükümleri gereğince, rehinle temin edilmiş olsa bile alacağı «çek», poliçe veya emre muharrer senede dayalı ise alacaklının bu senetlere istinaden takip yapmasına engel bir durum yoktur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · ipotek · ihtiyati haciz · haciz · teminat
Benzer bu karardaMahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borçlulardan ... yönünden; «bononun» vadesinde ödenmediği, rehinle temin olunmadığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne diğer borçlu ... yönünden ise, borcun «ipotekle» «teminat» altına alındığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Talep «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, İcra İflas Kanunu'nun 45/2. ve «167». maddeleri hükümleri gereğince, rehinle temin edilmiş olsa bile alacağı «çek», poliçe veya emre muharrer senede dayalı ise alacaklının bu senetlere istinaden takip yapmasına engel bir durum yoktur.
Somut olayda «ihtiyati haciz» talebinin dayanağı emre muharrer senet olup, mahkemece borçlu ... yönünden de ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, alacağın rehinle «teminat» altına alındığından söz edilerek red kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11411 E. 2018/6082 K.
Ortak:kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, tensip tutanağının 3 nolu bendinde "TTK'nın 671/2 maddesi gereğince iptalini istediği çekle ilgili olarak «muhatap banka» şubesinin ismini «çek» hesap numarasını ve çek numarasını bildirmesi için iki hafta «kesin süre» verilmesine bu süre içerisinde bilgiler verilmediğinde iptali istenen «kıymetli evrak» belirsiz nitelikte görüleceğinin ve buna göre karar verileceğinin ihtaren bildirilmesine," şeklinde «şerh» düşüldüğü, verilen iki haftalık kesin süre içinde davacı vekilinin herhangi bir beyanda bulunmadığı, bu durum itibariyle «zayi nedeniyle çek iptali davası» hakkında karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · dava şartı yokluğu · usulden reddi · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, ilk inceleme tensip tutanağıyla davacıya tercüme ve «tebligat» ücretlerini yatırması için 2 haftalık «kesin süre» verildiği, ancak davacının «ara» kararı yerine getirmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeni ile davanın «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17201 E. , 2013/15142 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada İzmir 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.10.2012 tarih ve 2012/555-2012/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, keşidecisi ... olan 30.11.2012 keşide tarihli 3.000 TL bedelli senedin müvekkili bankanın İzmir Şubesi'nde kaybedildiğini ileri sürerek, anılan senedin iptaline ve ödeme yasağı konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, tensip tutanağının 3 nolu bendinde "TTK'nın 671/2 maddesi gereğince iptalini istediği çekle ilgili olarak muhatap banka şubesinin ismini çek hesap numarasını ve çek numarasını bildirmesi için iki hafta kesin süre verilmesine bu süre içerisinde bilgiler verilmediğinde iptali istenen kıymetli evrak belirsiz nitelikte görüleceğinin ve buna göre karar verileceğinin ihtaren bildirilmesine," şeklinde şerh düşüldüğü, verilen iki haftalık kesin süre içinde davacı vekilinin herhangi bir beyanda bulunmadığı, bu durum itibariyle zayi nedeniyle çek iptali davası hakkında karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, zayi nedeniyle senet iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu kıymetli evrakın çek olmayıp emre muharrer bono olduğu dava dilekçesi içeriği ve ekinde sunulan 15.05.2012 tarihli senet tevdi bordrosu ile sabit olmakla, mahkemece yasayla öngörülen gerekli incelemenin yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731265800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz