6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Esas sözleşme değişikliği

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2111 E. 2013/15128 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esas sözleşme değişikliği esas sözleşme müktesep hak ticari işletme sermaye artırımı ticaret sicili yönetim kurulu kararı temsil

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 385TTK 388

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, genel kurul çağrısının usulsüz olduğu iddiasının yerinde olmadığı, zira ticaret sicil gazetesinde ve ulusal gazetede gerekli ilanların yapıldığı, davetiyenin 02/11/2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacının da vekili aracılığıyla toplantıda hazır olduğu, davacının paylarını bölerek iki ayrı bağımsız vekille temsil ettirmesi talebinin yerinde olmadığı, bir ortağın kendisini ancak müşterek hareket etmek kaydıyla birden çok temsilci ile temsil ettirebileceği, genel kurulun yönetim kurulu üyelerini her zaman değiştirebileceği, görev süresinin dolmamış olmasının önemli olmadığı, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılması ihtiyacının çağrıyı yapan organa ait olduğu, görev süresinin dolmuş olmasının yeterli sebep olduğu, esas sözleşmenin 13/d maddesinde yapılan değişikliğe gelince şirket esas sözleşmesinde sözleşme tarihlerinin hangi nisapla yapılacağı hususunda özel bir hüküm bulunmadığı, esas sözleşme değişikliğinin eski TTK 388. maddesindeki nisaplara uyularak yapılabileceğini, sermaye arttırımının da tüm ana sözleşme hükümleri gibi eski TTK'nın 388/f-3 maddesi gereğince sermayenin 1/2'sini temsil eden ortakların katıldığı toplantıda çoğunluk oyları ile değiştirebileceği, iptali talep edilen kararda bu çoğunluğun sağlandığı, 13/d maddesi hükmünün eski TTK'nın 385. maddesi anlamında bir müktesep hak oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Ancak, davalı şirketin ana sözleşmesinin 13/d maddesi ''Ancak şirketin mali yapısını ve mal varlığını etkileyecek kararlar ile sermaye artırımı kararlarında ortakların %75'inin toplantıya katılmaları ve toplam sermayenin %75'inin olumlu oyu ile karar almaları halinde yapılabilir'' hükmünü haiz bulunduğundan, Dairemizin yerleşmiş uygulaması gereğince ana sözleşmenin bu hükmünün de sözleşmede gösterilen nisaplara uyularak değiştirilmesi gerekmektedir ( […] ERİŞ, Ticari İşletme ve Şirketler, Cilt 3, s 2815 vd-24.03.1994 T., E 6147-K 2195, 02.05.94 T., E 6802 -K 3773). Somut uyuşmazlıkta, ana sözleşme hükmü %75 nisapla değiştirilmediğinden bu hususta alınan karar yok hükmündedir. Bu itibarla, mahkemece davacının bu hususa ilişkin isteminin kabulü gerekirken, bu husustaki istemin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Esas sözleşme değişikliği

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18729 E. 2014/3656 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1646 E. 2020/5407 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/2111 E.  ,  2013/15128 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.09.2012 tarih ve 2011/527-2012/626 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin 25/11/2012 tarihli genel kurulunun toplantı çağrısının usule uygun yapılmadığını, müvekkilinin belirli payla vekaleten toplantıya katılmasının engellendiğini, gündemin 7. maddesinde yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine ilişkin kararın, 6. maddesinde esas sözleşmenin 13/d maddesinin değiştirilmesine ilişkin kararların kanun, esas sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek yok hükmünde sayılması, bunun kabul görememesi halinde iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, genel kurul çağrısının usulsüz olduğu iddiasının yerinde olmadığı, zira ticaret sicil gazetesinde ve ulusal gazetede gerekli ilanların yapıldığı, davetiyenin 02/11/2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacının da vekili aracılığıyla toplantıda hazır olduğu, davacının paylarını bölerek iki ayrı bağımsız vekille temsil ettirmesi talebinin yerinde olmadığı, bir ortağın kendisini ancak müşterek hareket etmek kaydıyla birden çok temsilci ile temsil ettirebileceği, genel kurulun yönetim kurulu üyelerini her zaman değiştirebileceği, görev süresinin dolmamış olmasının önemli olmadığı, genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılması ihtiyacının çağrıyı yapan organa ait olduğu, görev süresinin dolmuş olmasının yeterli sebep olduğu, esas sözleşmenin 13/d maddesinde yapılan değişikliğe gelince şirket esas sözleşmesinde sözleşme tarihlerinin hangi nisapla yapılacağı hususunda özel bir hüküm bulunmadığı, esas sözleşme değişikliğinin eski TTK 388.

maddesindeki nisaplara uyularak yapılabileceğini, sermaye arttırımının da tüm ana sözleşme hükümleri gibi eski TTK'nın 388/f-3 maddesi gereğince sermayenin 1/2'sini temsil eden ortakların katıldığı toplantıda çoğunluk oyları ile değiştirebileceği, iptali talep edilen kararda bu çoğunluğun sağlandığı, 13/d maddesi hükmünün eski TTK'nın 385. maddesi anlamında bir müktesep hak oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Ancak, davalı şirketin ana sözleşmesinin 13/d maddesi ''Ancak şirketin mali yapısını ve mal varlığını etkileyecek kararlar ile sermaye artırımı kararlarında ortakların %75'inin toplantıya katılmaları ve toplam sermayenin %75'inin olumlu oyu ile karar almaları halinde yapılabilir'' hükmünü haiz bulunduğundan, Dairemizin yerleşmiş uygulaması gereğince ana sözleşmenin bu hükmünün de sözleşmede gösterilen nisaplara uyularak değiştirilmesi gerekmektedir ( […] ERİŞ, Ticari İşletme ve Şirketler, Cilt 3, s 2815 vd-24.03.1994 T., E 6147-K 2195, 02.05.94 T., E 6802 -K 3773). Somut uyuşmazlıkta, ana sözleşme hükmü %75 nisapla değiştirilmediğinden bu hususta alınan karar yok hükmündedir. Bu itibarla, mahkemece davacının bu hususa ilişkin isteminin kabulü gerekirken, bu husustaki istemin de reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) nolu bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731184100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.