Esas sözleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12982 E. 2013/19637 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esas sözleşme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, %51 oranında pay çoğunluğuna sahip olan ortağın tek başına gündem maddeleri oluşturup, bu konularda tek başına karar almasının mümkün olmadığı, alınan kararların nitelikleri itibariyle de kanuna, esas sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3470 E. 2019/3011 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sermaye artırımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «sermaye artırımına» ilişkin kararın afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9777 E. 2015/9673 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutabakat metni · teminat çeki · imza inkarı · delillerin toplanmaması · mutabakat · çek · menfi tespit · dava sebebi
Benzer bu karardaHer ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda takibe dayanak çekin «teminat çeki» olduğu kabul edilmiş ise de, davalı vekili müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, çekin ayrıntılı olarak açıkladığı alacak kalemlerine istinaden alındığını, borcun ödenmemesi üzerine takibe konulduğunu savunarak, «imzası inkar» edilmeyen 26.06.2012 tarihli borç «mutabakatı metninin» de aralarında bulunduğu delillerini dosyaya «ibraz» ettiğine göre, tarafların tüm «delilleri toplanarak» alanında uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, afaki yorumlara dayalı bilirkişi raporuna itibar edi …
Mahkemece, davalının davacıdan alacağının mevcut olmadığı, bu sebeple 19/09/2011 tarihli sözleşme kapsamında «teminat» amacıyla verilen 50.000,00 TL «çek» «sebebi» ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince davalıya «teslim» edildiği iddia olunan «teminat» çekine dayanılarak davalı tarafça başlatılan icra takibine yönelik «menfi tespit» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7900 E. 2014/16561 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu genel kurul kararlarından şirket taşınmazının pay sahibi F.e 700.000,00 TL'ye satışına ilişkin satış işleminin ana «sözleşmeye aykırılığından» söz etmenin mümkün olmadığı ancak dosyaya sunulan farklı değerlendirme raporları baz alındığında taşınmazların oldukça düşük bedelli, şirketin hakim ortağına satış …
A.Ş'ye ortak olması «sebebi» ile ayrı ayrı her iki şirketin genel kurullarında alınan kararların iptalini talep etmiştir.
A.Ş'nin 30.03.2011 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların iptaline ilişkin olduğu gözetilmek suretiyle her bir genel kurulda alınan kararlar ayrı ayrı değerlendirilip tartışılmak ve iptal edildiği takdirde iptal «sebebi» de gösterilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12982 E. , 2013/19637 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.12.2011 gün ve 2011/439-2011/677 sayılı kararı bozan Daire’nin 18.03.2013 gün ve 2012/5474-2013/5200 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 15.01.2010 tarihinde toplanan ortaklar kurulunda sözlü tartışma nedeniyle karar alınmadan toplantının sona erdiğini, diğer ortağın herhangi bir karar alınmamasına rağmen müvekkilinin yokluğunda sözde bir genel kurul kararı yazarak bu kararı tescil ve ilan ettirdiğini, bu kararla müvekkilinin müdürlük görevinden azledilerek...'ın kendisini tek başına müdür olarak atadığını ve şirket merkezinin nakline karar verildiğini, gündemde yer almayan konuların hukuka aykırı olarak karara bağlandığını, kararın hükümsüzlüğünün tespitini ve iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, toplantının TTK'nın 538/son kapsamında tüm ortakların hazır bulunduğu umumi heyet toplantısı olarak gerçekleştiğini, böyle bir toplantıda tüm konuların görüşülebileceği, alınan kararlarda bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, %51 oranında pay çoğunluğuna sahip olan ortağın tek başına gündem maddeleri oluşturup, bu konularda tek başına karar almasının mümkün olmadığı, alınan kararların nitelikleri itibariyle de kanuna, esas sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731076000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz