Taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3073 E. 2013/19725 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nezaret görevi↗ kanuni rehin hakkı↗ rehin hakkı↗ izafeten dava↗ istifa↗ ticari işletme↗ acente↗ rehin↗ acentelik↗ olumsuz oy↗ temerrüt faizi↗ havale↗ ıslah↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “sigortalı emtianın bir kısmının yükleme öncesi hasarlı olduğu, sağlam olarak yüklenen bir kısım emtiadaki hasarın ise yükün sağlam şeritlerle bağlanmaması ile geminin ambar şekline uygun istiflenmemesinden kaynaklandığı, buna göre istif hatasından dolayı meydana gelen zarar nedeniyle davalı taşıyanın nezaret görevini ihlal ettiği, bu nedenle yükleme ve istifi gerçekleştiren diğer davalı MMZ Onur Boru AŞ. ile birlikte müşterek kusurunun olduğu değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, istif hatasından kaynaklanan zararda davalı taşıyanın nezaret görevini ihlal etmesi ve taşımanın FIOS kaydı ile yapılması nedeniyle yükleme ve istifin 2 numaralı davalı tarafından gerçekleştirilmesi sebebiyle davalıların hasardan sorumlu oldukları, buna göre davalı taşıyanın %25, istiflemeyi yapan 2 nolu davalının ise %75 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 24.418,76 TL'nin 1 nolu davalının, 73.256,29 TL'nin 2 nolu davalının sorumluluğu altında olmak üzere toplam 97.675,05 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 04.11.2003 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davaya konu taşımayı yapan gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesis edilmesi de talep edildiği halde bu talep yönünden mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar tesis edilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, 6762 sayılı TTK’nın 119/2. maddesi hükmüne göre, acentenin acentelikte bulunduğu veya akdettiği mukaveleden doğan uyuşmazlıklardan dolayı, ilgili kişilerin, acente aleyhine (müvekkili namına) dava açması mümkün bulunmaktadır. Bundan maksat, Türkiye Cumhuriyeti içinde merkez ve şubesi olmayan ticari işletmelerin takip ve dava edilmesindeki zorluğu ortadan kaldırmak ve hak sahibinin Türkiye’de mukim acente aracılığıyla hakkını istihsal etmesine imkan tanımaktır. Aksinin kabulü halinde, TTK.nun 119. maddesi hükmünü işletmek mümkün olmayacaktır. Dairemiz’in yerleşmiş içtihatları da bu doğrultudadır.
Dava dilekçesinde de davalı olarak Plovdiv Navigation Maritime Bulgare’ye izafeten Balkan And Black Sea Denizcilik Ltd. Şti. ve Statü Gemi Kiralama Ltd. Şti. gösterilmiş olup, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere anılan şirketler acente olup haklarında bir hüküm de tesis edilmediğine göre lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7745 E. 2014/15768 K.
Ortak:nezaret görevi · istifa · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda… verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “sigortalı emtianın bir kısmının yükleme öncesi hasarlı olduğu, sağlam olarak yüklenen bir kısım emtiadaki «hasarın» ise yükün sağlam şeritlerle bağlanmaması ile geminin ambar şekline uygun istiflenmemesinden kaynaklandığı, buna göre «istif» hatasından dolayı meydana gelen zarar nedeniyle davalı «taşıyanın» «nezaret görevini» ihlal ettiği, bu nedenle yükleme ve istifi gerçekleştiren diğer davalı MMZ Onur Boru AŞ. ile birlikte müşterek kusurunun olduğu değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, istif hatasından kaynaklanan zararda davalı taşıyanın nezaret görevini ihlal etmesi ve taşımanın FIOS «kaydı» ile yapılması nedeniyle yükleme ve istifin 2 numaralı davalı tarafından gerçekleştirilmesi sebebiyle davalıların hasardan sorumlu oldukları, buna göre davalı taşıyanın %25, istiflemeyi yapan 2 nolu davalının ise %75 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 24.418,76 TL'nin 1 nolu davalının, 73.256,29 TL'nin 2 nolu davalının sorumluluğu altında olmak üzere toplam 97.675,05 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı rucuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 04.11.2003 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile davaya konu taşımayı yapan gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesis edilmesi de talep edildiği halde bu talep yönünden mahkemece olumlu veya «olumsuz» bir karar tesis edilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece gerek hükme esas alınan 13/08/2012 ile 24/05/2013 tarihli bilirkişi raporlarında ve gerekse de 18/11/2012 tarihli bilirkişi raporunda, oluşan «hasarın» «istif» ve ambalaj hatasından kaynaklandığı belirlenmiştir.
Dairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklemenin gönderene ait olduğu durumda dahi, «taşıyıcının» yüklemede «nezaret görevinin» bulunması nedeni ile yükleme ve «istif» hususunda göndereni uyarmayan davalı taşıyıcının olayda «müterafik kusuru» olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış , davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve 13/08/2012 ile 24/05/2013 tarihli bilirkişi raporlarına göre, emtiadaki «hasarın» ambalajlamadan kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · müterafik kusur · rücuen tazminat · taşıyıcı · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaDairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklemenin gönderene ait olduğu durumda dahi, «taşıyıcının» yüklemede «nezaret görevinin» bulunması nedeni ile yükleme ve «istif» hususunda göndereni uyarmayan davalı taşıyıcının olayda «müterafik kusuru» olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış , davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» talebine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5620 E. 2014/12814 K.
Ortak:istifa · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda… verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “sigortalı emtianın bir kısmının yükleme öncesi hasarlı olduğu, sağlam olarak yüklenen bir kısım emtiadaki «hasarın» ise yükün sağlam şeritlerle bağlanmaması ile geminin ambar şekline uygun istiflenmemesinden kaynaklandığı, buna göre «istif» hatasından dolayı meydana gelen zarar nedeniyle davalı «taşıyanın» «nezaret görevini» ihlal ettiği, bu nedenle yükleme ve istifi gerçekleştiren diğer davalı MMZ Onur Boru AŞ. ile birlikte müşterek kusurunun olduğu değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, istif hatasından kaynaklanan zararda davalı taşıyanın nezaret görevini ihlal etmesi ve taşımanın FIOS «kaydı» ile yapılması nedeniyle yükleme ve istifin 2 numaralı davalı tarafından gerçekleştirilmesi sebebiyle davalıların hasardan sorumlu oldukları, buna göre davalı taşıyanın %25, istiflemeyi yapan 2 nolu davalının ise %75 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 24.418,76 TL'nin 1 nolu davalının, 73.256,29 TL'nin 2 nolu davalının sorumluluğu altında olmak üzere toplam 97.675,05 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı rucuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 04.11.2003 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile davaya konu taşımayı yapan gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesis edilmesi de talep edildiği halde bu talep yönünden mahkemece olumlu veya «olumsuz» bir karar tesis edilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Davalı sigorta şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mümeyyiz davalı, diğer davalı olan «taşıyıcı» ile arasında imzalanan poliçe hükümleri gereğince yükleme/«istif» hatasından kaynaklanan hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş olup gerçekten de taraflar arasındaki CMR Sigorta Poliçesinin (Umumi Hükümler) kısmının «teminat» dışı halleri düzenleyen 3/u bendinde “… emtianın yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının neden olduğu «ziya» ve «hasarlar» ile birbirini etkileme özelliği olan emtianın yanlış yükleme ve/veya istiflenmesi sonucu oluşan hasarlara dayalı talepler….teminat dışıdır” hükmü gereğince davalı CMR sigortacısının istif hatasından kaynaklanan «rizikolara» teminat vermediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece de, «hasarın» yükleme/«istif» hatasından kaynaklandığı kabul edildiğine göre, davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… tüm dosya kapsamına göre, emtianın gönderen tarafından araca yüklendiği, varillerin baş aşağı yüklenmiş olmaları nedeniyle nakliye sırasında hasarlandıkları, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeye nezaret etmesi gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle % 50 oranda kusurlu bulunduğu, zarar tutarının 6.607,50 TL olduğu, davalının «kusur oranına» göre bunun 3.303,75 TL'sinden sorumlu tutulması gerektiği, bu tutarın CMR 23/3. maddesindeki «sınırlı sorumluluk» miktarının çok altında kaldığı, «taşıyıcının sorumluluğunun» kaynağı yükleme ve «istif» değil yükleme ve istife «nezaret borcu» olduğundan bu borca aykırılığın CMR sigortası kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, 6.607,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret borcu · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · kusur oranı · ziya · riziko · taşıyıcı · kusur
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, emtianın gönderen tarafından araca yüklendiği, varillerin baş aşağı yüklenmiş olmaları nedeniyle nakliye sırasında hasarlandıkları, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeye nezaret etmesi gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle % 50 oranda kusurlu bulunduğu, zarar tutarının 6.607,50 TL olduğu, davalının «kusur oranına» göre bunun 3.303,75 TL'sinden sorumlu tutulması gerektiği, bu tutarın CMR 23/3. maddesindeki «sınırlı sorumluluk» miktarının çok altında kaldığı, «taşıyıcının sorumluluğunun» kaynağı yükleme ve «istif» değil yükleme ve istife «nezaret borcu» olduğundan bu borca aykırılığın CMR sigortası kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, 6.607,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıl …
2- Davalı sigorta şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mümeyyiz davalı, diğer davalı olan «taşıyıcı» ile arasında imzalanan poliçe hükümleri gereğince yükleme/«istif» hatasından kaynaklanan hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş olup gerçekten de taraflar arasındaki CMR Sigorta Poliçesinin (Umumi Hükümler) kısmının «teminat» dışı halleri düzenleyen 3/u bendinde “… emtianın yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının neden olduğu «ziya» ve «hasarlar» ile birbirini etkileme özelliği olan emtianın yanlış yükleme ve/veya istiflenmesi sonucu oluşan hasarlara dayalı talepler….teminat dışıdır” hükmü gereğince davalı CMR sigortacısının istif hatasından kaynaklanan «rizikolara» teminat vermediği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9304 E. 2013/22677 K.
Ortak:istifa · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda… verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “sigortalı emtianın bir kısmının yükleme öncesi hasarlı olduğu, sağlam olarak yüklenen bir kısım emtiadaki «hasarın» ise yükün sağlam şeritlerle bağlanmaması ile geminin ambar şekline uygun istiflenmemesinden kaynaklandığı, buna göre «istif» hatasından dolayı meydana gelen zarar nedeniyle davalı «taşıyanın» «nezaret görevini» ihlal ettiği, bu nedenle yükleme ve istifi gerçekleştiren diğer davalı MMZ Onur Boru AŞ. ile birlikte müşterek kusurunun olduğu değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, istif hatasından kaynaklanan zararda davalı taşıyanın nezaret görevini ihlal etmesi ve taşımanın FIOS «kaydı» ile yapılması nedeniyle yükleme ve istifin 2 numaralı davalı tarafından gerçekleştirilmesi sebebiyle davalıların hasardan sorumlu oldukları, buna göre davalı taşıyanın %25, istiflemeyi yapan 2 nolu davalının ise %75 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 24.418,76 TL'nin 1 nolu davalının, 73.256,29 TL'nin 2 nolu davalının sorumluluğu altında olmak üzere toplam 97.675,05 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı rucuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 04.11.2003 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile davaya konu taşımayı yapan gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesis edilmesi de talep edildiği halde bu talep yönünden mahkemece olumlu veya «olumsuz» bir karar tesis edilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» CMR.17/4c maddesi gereğince; yükleme ve istifleme, boşaltma hatasından meydana gelmişse, «taşıyıcının» artık hasardan sorumlu tutulmasının söz konusu olamayacağı, CMR.17/4c maddesindeki halin varlığının ispatının ise taşıyıcıya ait olduğu, aracın kaza geçirmediği, ekspertiz raporunda hasarın yükleme ve «istif» hatası kaynaklı olacağı görüşüne varıldığı, yükleme ve istiflemenin gönderene ait olması halinde taşıyıcının yükleme ve istiflemeye nezaret etme, uyarma, «şerh» düşme yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi halinin müeyyidesinin hasarın tamamından sorumluluk değil, gönderen ile birlikte mütefarik sorumluluk hali olduğu, CMR …
Mahkemece, yukarıda özetlendiği gibi her iki davalı bakımından da taşımada «istifin» gönderilene ait olduğu, istif hatasından kaynaklanan «hasar» nedeniyle davalıların kusurlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veilmiştir.
Öte yandan, diğer davalı CMR «sorumluluk sigortacısı» ise, CMR sorumluluk poliçesinde «istif» hatasından kaynaklanan «hasar» nedeniyle meydana gelen zararların «teminatdışı» olduğu savunmasında bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret yükümlülüğü · taşıma senedi · sorumluluk sigortası · teminat kapsamı · riziko · cy/cy şerhi · taşıyıcı · kusur
Benzer bu karardaBu nedenle CMR «sorumluluk sigorta poliçesinin» de «ibrazının» sağlanması suretiyle CMR sorumluluk sigorta poliçesinde böyle bir hükmün bulunup bulunmadığı dolayısıyla «rizikonun» «teminat kapsamında» olup olmadığı değerlendirilerek davalı ... şirketinin sorumluluğunun irdelenmesi gerekirken bu davalı bakımından da yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» CMR.17/4c maddesi gereğince; yükleme ve istifleme, boşaltma hatasından meydana gelmişse, «taşıyıcının» artık hasardan sorumlu tutulmasının söz konusu olamayacağı, CMR.17/4c maddesindeki halin varlığının ispatının ise taşıyıcıya ait olduğu, aracın kaza geçirmediği, ekspertiz raporunda hasarın yükleme ve «istif» hatası kaynaklı olacağı görüşüne varıldığı, yükleme ve istiflemenin gönderene ait olması halinde taşıyıcının yükleme ve istiflemeye nezaret etme, uyarma, «şerh» düşme yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi halinin müeyyidesinin hasarın tamamından sorumluluk değil, gönderen ile birlikte mütefarik sorumluluk hali olduğu, CMR …
9. maddesine göre «taşıma senedine» çekince koyan ve alıcıyı bilgilendiren taşımacının CMR.17/4/c maddesi gereğince zaten hasardan hiçbir şekilde sorumlu olamayacağı, bu nedenle her iki davalının da olayda her hangi bir «kusurlarının» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre; taşıma hukukunda «istif», gönderene ait olsa bile «taşıyıcının» bu istiflemeye «nezaret yükümlülüğü» vardır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/434 E. 2010/5967 K.
Ortak:nezaret görevi · istifa · taşıyan · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda… verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “sigortalı emtianın bir kısmının yükleme öncesi hasarlı olduğu, sağlam olarak yüklenen bir kısım emtiadaki «hasarın» ise yükün sağlam şeritlerle bağlanmaması ile geminin ambar şekline uygun istiflenmemesinden kaynaklandığı, buna göre «istif» hatasından dolayı meydana gelen zarar nedeniyle davalı «taşıyanın» «nezaret görevini» ihlal ettiği, bu nedenle yükleme ve istifi gerçekleştiren diğer davalı MMZ Onur Boru AŞ. ile birlikte müşterek kusurunun olduğu değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, istif hatasından kaynaklanan zararda davalı taşıyanın nezaret görevini ihlal etmesi ve taşımanın FIOS «kaydı» ile yapılması nedeniyle yükleme ve istifin 2 numaralı davalı tarafından gerçekleştirilmesi sebebiyle davalıların hasardan sorumlu oldukları, buna göre davalı taşıyanın %25, istiflemeyi yapan 2 nolu davalının ise %75 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 24.418,76 TL'nin 1 nolu davalının, 73.256,29 TL'nin 2 nolu davalının sorumluluğu altında olmak üzere toplam 97.675,05 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı rucuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 04.11.2003 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile davaya konu taşımayı yapan gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tesis edilmesi de talep edildiği halde bu talep yönünden mahkemece olumlu veya «olumsuz» bir karar tesis edilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından taşıma «sigorta poliçesiyle» sigortalı çelik boru emtiasının davalı yükleten-gönderen davalı sorumluluğunda davalı Polidiv firmasının «donatanı» olduğu gemiye yüklenerek «istif» edildiği, yükleme ve istiften dolayı yüke gelen «hasar» sorumluluğunun da sözleşmeye göre yükleten davalıya ait bulunduğu, her ne kadar TTK'nun 975 nci maddesi uyarınca kaptanın yüklemeye «nezaret görevi» mevcut ise de bu nezaretin istifin ve yükün geminin denize elverişliliğini etkilememesine dikkat etmekle sınırlı olduğu, yüklemeye nezaretin istifin, yükün hasar ve «ziya» uğraması ihtimalini ortadan kaldıracak şekilde yorumlanamayacağı, yüklemenin veya istifin kötü yapılmasından doğan bir yük hasarından bahsedilemeyeceği, seferde «taşıyanın» kusurundan dolayı meydana gelmiş bir hasarın olmadığı, davalı taşıyanın bir sorumluluğunun bulunmadığı, bir kısım hasarın yükün gereği veçhile hazırlanmamış ve tertiplenmemiş olmasından kaynaklandığı, bu durumun «sigorta teminatı» dışı olduğu, davacının bu kısım zararı ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, «alacağın temlikinin» olmadığı, dava dışı «sigorta ettirenin» davalı yükleten-gönderene karşı sahip olduğu tazminat talep hakkına halef bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üz …
2-Davacı vekilinin karar düzeltme istemine gelince,Dairemizin 2008/2979 E,2009/7007 K sayılı ilamında da vurgulandığı üzere meydana gelen «hasarın» bir kısmının «istif» hatasından da kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Dosyada yer alan ve «taşıyan» /«donatan» adına tanzim edilmiş iki adet «konşimento» ve ön bağlantı metinleri dikkate alındığında davalı MMZ-Onur Boru Profil Üretim San.ve Tic.AŞ’nin yükleten olduğu görülmektedir.Dosyada mevcut bağlantı teyidinde y …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konşimento · donatan · sigorta teminatı · sigorta ettiren · alacağın temliki · ziya · temlik · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından taşıma «sigorta poliçesiyle» sigortalı çelik boru emtiasının davalı yükleten-gönderen davalı sorumluluğunda davalı Polidiv firmasının «donatanı» olduğu gemiye yüklenerek «istif» edildiği, yükleme ve istiften dolayı yüke gelen «hasar» sorumluluğunun da sözleşmeye göre yükleten davalıya ait bulunduğu, her ne kadar TTK'nun 975 nci maddesi uyarınca kaptanın yüklemeye «nezaret görevi» mevcut ise de bu nezaretin istifin ve yükün geminin denize elverişliliğini etkilememesine dikkat etmekle sınırlı olduğu, yüklemeye nezaretin istifin, yükün hasar ve «ziya» uğraması ihtimalini ortadan kaldıracak şekilde yorumlanamayacağı, yüklemenin veya istifin kötü yapılmasından doğan bir yük hasarından bahsedilemeyeceği, seferde «taşıyanın» kusurundan dolayı meydana gelmiş bir hasarın olmadığı, davalı taşıyanın bir sorumluluğunun bulunmadığı, bir kısım hasarın yükün gereği veçhile hazırlanmamış ve tertiplenmemiş olmasından kaynaklandığı, bu durumun «sigorta teminatı» dışı olduğu, davacının bu kısım zararı ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, «alacağın temlikinin» olmadığı, dava dışı «sigorta ettirenin» davalı yükleten-gönderene karşı sahip olduğu tazminat talep hakkına halef bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üz …
2-Davacı vekilinin karar düzeltme istemine gelince,Dairemizin 2008/2979 E,2009/7007 K sayılı ilamında da vurgulandığı üzere meydana gelen «hasarın» bir kısmının «istif» hatasından da kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Dosyada yer alan ve «taşıyan» /«donatan» adına tanzim edilmiş iki adet «konşimento» ve ön bağlantı metinleri dikkate alındığında davalı MMZ-Onur Boru Profil Üretim San.ve Tic.AŞ’nin yükleten olduğu görülmektedir.Dosyada mevcut bağlantı teyidinde y …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3073 E. , 2013/19725 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2011 tarih ve 2010/500-2011/463 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/11/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan Plavdiv Moritime Ltd. Şti. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın Türkiye’den Hollanda’ya kusurlu şekilde taşındığını, bu hasardan davalı MMZ Onur Boru A.Ş’nin gönderen-yükleten, diğer davalıların taşıyan olarak sorumlu bulunduklarını, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, 104.070.119.919 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Balkan & Black Sea Den. A.Ş vekili, müvekkilinin hiçbir zaman taşıma yapan ‘Trakia’ gemisine acentelik hizmeti vermediğini, husumet düşmediğini, esasen davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
Davalı Statü Gem. Kir. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkiline husumet düşmediğini, sigortalı emtianın taşınması için yükleme limanında taşıyana izafeten konişmento imzalamakla görevinin sona erdiğini, davanın TTK.nun 1167 nci maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, emtianın hasarlı şekilde yüklendiğini, bu hususun gemi kaptanınca ayrıca belirtildiğini, aynı zamanda hasarın emtianın mahiyetinden kaynaklandığını açıklayarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Navigation Maritime Bulgare vekili, tahkim itirazında bulunarak davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, müvekkilinin yükün hasarlı şekilde teslim edildiğinin konişmentoya açıkça kayıtlandırdığını, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin fios ve serbest istif/trim şartı uyarınca yükleme ve tahliyede meydana gelen yük hasarından sorumlu bulunmadığını, esasen tazminat isteminin miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, emtianın satıcısı olduğunu, alıcı ile bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava dışı alıcının mal bedelini tam olarak ödediğini, davacının müvekkilinden bir talep hakkı olmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “sigortalı emtianın bir kısmının yükleme öncesi hasarlı olduğu, sağlam olarak yüklenen bir kısım emtiadaki hasarın ise yükün sağlam şeritlerle bağlanmaması ile geminin ambar şekline uygun istiflenmemesinden kaynaklandığı, buna göre istif hatasından dolayı meydana gelen zarar nedeniyle davalı taşıyanın nezaret görevini ihlal ettiği, bu nedenle yükleme ve istifi gerçekleştiren diğer davalı MMZ Onur Boru AŞ. ile birlikte müşterek kusurunun olduğu değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, istif hatasından kaynaklanan zararda davalı taşıyanın nezaret görevini ihlal etmesi ve taşımanın FIOS kaydı ile yapılması nedeniyle yükleme ve istifin 2 numaralı davalı tarafından gerçekleştirilmesi sebebiyle davalıların hasardan sorumlu oldukları, buna göre davalı taşıyanın %25, istiflemeyi yapan 2 nolu davalının ise %75 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 24.418,76 TL'nin 1 nolu davalının, 73.256,29 TL'nin 2 nolu davalının sorumluluğu altında olmak üzere toplam 97.675,05 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacı vekili tarafından 04.11.2003 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davaya konu taşımayı yapan gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesis edilmesi de talep edildiği halde bu talep yönünden mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar tesis edilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, 6762 sayılı TTK’nın 119/2. maddesi hükmüne göre, acentenin acentelikte bulunduğu veya akdettiği mukaveleden doğan uyuşmazlıklardan dolayı, ilgili kişilerin, acente aleyhine (müvekkili namına) dava açması mümkün bulunmaktadır. Bundan maksat, Türkiye Cumhuriyeti içinde merkez ve şubesi olmayan ticari işletmelerin takip ve dava edilmesindeki zorluğu ortadan kaldırmak ve hak sahibinin Türkiye’de mukim acente aracılığıyla hakkını istihsal etmesine imkan tanımaktır. Aksinin kabulü halinde, TTK.nun 119. maddesi hükmünü işletmek mümkün olmayacaktır. Dairemiz’in yerleşmiş içtihatları da bu doğrultudadır.
Dava dilekçesinde de davalı olarak Plovdiv Navigation Maritime Bulgare’ye izafeten Balkan And Black Sea Denizcilik Ltd. Şti. ve Statü Gemi Kiralama Ltd. Şti. gösterilmiş olup, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere anılan şirketler acente olup haklarında bir hüküm de tesis edilmediğine göre lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin tüm ve davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 217,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Plovdiv Navigation Maritime Bulgare'den alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 3.553,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731056800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz