İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18866 E. 2013/17269 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme emri tebliği↗ imzaya itiraz↗ ödeme emri↗ itirazın iptali davası↗ kötüniyet tazminatı↗ iptal davası↗ iflas↗ kötüniyet↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Mersin 6. İcra Müdürlüğünün 2009/11179 esasında davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 4.300,00 TL alacak için ilamsız takipte bulunulduğu, ödeme emrinin borçlu davalı şirkete 04.01.2010 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından yetkiye, borca ve imzaya itiraz edildiği ve takibin durduğu, dosyanın yetkisizlikle bilahare Fethiye İcra Müdürlüğüne gönderildiği, Fethiye 2. İcra Müdürlüğünün 2010/5800 esas sayılı takip dosyasında ödeme emrinin borçlu davalı şirkete tebliğ edilemediği, davalı şirket tarafından her hangi bir itirazın da bulunmadığı, dolayısıyla itirazın iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava itirazın iptali davası olup, dava tarihi itibariyle takibin yapıldığı Fethiye 2. İcra Müdürlüğünde davalı aleyhine yapılan takipte davalıya ödeme emri tebliğ edilmediği gibi yine dava tarihi itibariyle davalının takibe itirazı da yoktur. İcra İflas Kanununun 67/2. maddesi gereğince icra takibinde haksız ve kötüniyetli bulunan alacaklı kötüniyet tazminatına mahkum edilir. Mahkemece takip dosyasında ödeme emrinin davalı şirkete tebliğ edilemediği, davalı şirket tarafından her hangi bir itirazın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğine göre usulünce açılmış bir itirazın iptali davasının olmadığı, davacının icra takibinde haklı ya da haksız olup olmadığının, kötüniyetli bulunup bulunmadığının bu aşamada belirlenmediği nazara alınmaksızın davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2702 E. 2013/2920 K.
Ortak:ödeme emri · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik · İtirazın İptali
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2009/11179 esasında davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 4.300,00 TL alacak için ilamsız takipte bulunulduğu, «ödeme emrinin» borçlu davalı şirkete 04.01.2010 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından yetkiye, borca ve «imzaya itiraz» edildiği ve takibin durduğu, dosyanın «yetkisizlikle» bilahare Fethiye İcra Müdürlüğüne gönderildiği, Fethiye 2.
İcra Müdürlüğünün 2010/5800 esas sayılı takip dosyasında «ödeme emrinin» borçlu davalı şirkete tebliğ edilemediği, davalı şirket tarafından her hangi bir itirazın da bulunmadığı, dolayısıyla itirazın iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğünde davalı aleyhine yapılan takipte davalıya «ödeme emri tebliğ» edilmediği gibi yine dava tarihi itibariyle davalının takibe itirazı da yoktur.
Benzer bu karardaSigorta A.Ş. tarafından takip yapılmış, icra müdürlüğünce «yetkisizlik» kararı verilmiş, davacı vekilinin talebi üzerine 04.03.2011 tarihinde alacaklı olarak Yapı Kredi Sigorta A.Ş. yazılmak suretiyle davalı hakkında yeniden takip «ödeme emri» düzenlenmiştir.
Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen «ödeme emri» ekinde sunulan vekaletnamede davacı vekilinin aynı zamanda ... ...
Bu durumda davalı hakkında düzenlenen 04.03.2011 tarihli «ödeme emrinin» «maddi hatanın düzeltilmesi» olarak kabul edilip, ayrıca talebin «rücu davası» niteliğinde olmasına göre, «zamanaşımı» süresinin de taraflar arasındaki ilişkiye göre belirlenip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu davası · maddi hatanın düzeltilmesi · maddi hata · sigorta sözleşmesi · rücu · hasar · zamanaşımı
Benzer bu karardaBu durumda davalı hakkında düzenlenen 04.03.2011 tarihli «ödeme emrinin» «maddi hatanın düzeltilmesi» olarak kabul edilip, ayrıca talebin «rücu davası» niteliğinde olmasına göre, «zamanaşımı» süresinin de taraflar arasındaki ilişkiye göre belirlenip hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Dava, «sigorta sözleşmesi» sonucu «rücu» isteminden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. ...
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı hakkında icra takibinin 04.03.2011'de yapıldığı, «hasarın» ise ....02.2007 tarihinde meydana geldiği, ...
1268. maddesi gereğince iki yıllık «zamanaşımı» süresinin geçtiği gerekçesiyle, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18866 E. , 2013/17269 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/06/2012 tarih ve 2010/518-2012/423 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete taşıma hizmeti verdiğini, yapılan taşımalara ait fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine karşılıksız çıkan ve davalı tarafından verilen çeke dayalı olarak Mersin 6. İcra Müdürlüğünün 2009/11179 esas sayılı takip dosyasında ilamsız icra takibinde bulunduklarını, davalının yetkiye, borcun aslına ve ferilerine itirazı nedeniyle anılan takibin durduğunu, dosyanın yetkili Fethiye İcra Dairesine gönderildiğini ve Fethiye 2. İcra Müdürlüğünün 2010/5800 esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığını ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %40 'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Fethiye 2. İcra Müdürlüğünün 2010/5800 esas sayılı takip dosyasının derdest olduğunu, öncesinde Mersin İcra Müdürlüğünde icra takibi başlatıldığını, icra takibine karşı yetkiye ve borca itiraz edildiğini, itiraz dilekçesinin davacıya 13.01.2010 tarihinde tebliğ edildiğini, 2010 yılı Haziran ayında dosyanın yetkili Fethiye İcra Müdürlüğüne gönderildiğini, yetkisizlik itirazına karşı süresinde yetkili İcra Müdürlüğüne dosyanın gönderilmesi talep edilmediğinden takibin açılmamış sayılması gerektiğini, müvekkili şirkete ödeme emri tebliğ edilmediğini ve müvekkili şirketin takibe itiraz etmediğini, takibin durmadığınısavunarak, davanın reddini istemiş; davacının %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Mersin 6. İcra Müdürlüğünün 2009/11179 esasında davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 4.300,00 TL alacak için ilamsız takipte bulunulduğu, ödeme emrinin borçlu davalı şirkete 04.01.2010 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından yetkiye, borca ve imzaya itiraz edildiği ve takibin durduğu, dosyanın yetkisizlikle bilahare Fethiye İcra Müdürlüğüne gönderildiği, Fethiye 2. İcra Müdürlüğünün 2010/5800 esas sayılı takip dosyasında ödeme emrinin borçlu davalı şirkete tebliğ edilemediği, davalı şirket tarafından her hangi bir itirazın da bulunmadığı, dolayısıyla itirazın iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava itirazın iptali davası olup, dava tarihi itibariyle takibin yapıldığı Fethiye 2. İcra Müdürlüğünde davalı aleyhine yapılan takipte davalıya ödeme emri tebliğ edilmediği gibi yine dava tarihi itibariyle davalının takibe itirazı da yoktur. İcra İflas Kanununun 67/2. maddesi gereğince icra takibinde haksız ve kötüniyetli bulunan alacaklı kötüniyet tazminatına mahkum edilir. Mahkemece takip dosyasında ödeme emrinin davalı şirkete tebliğ edilemediği, davalı şirket tarafından her hangi bir itirazın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğine göre usulünce açılmış bir itirazın iptali davasının olmadığı, davacının icra takibinde haklı ya da haksız olup olmadığının, kötüniyetli bulunup bulunmadığının bu aşamada belirlenmediği nazara alınmaksızın davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/730284100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz