Şirketin feshi ve tasfiyesi | Maddesine dayalı olarak davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10388 E. 2013/19613 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişilik haklarına saldırı↗ kişilik hakları↗ ticari işletme↗ pasif husumet yokluğu↗ pasif husumet↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ limited şirket↗ ibraz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;davalı-karşı davacının, davalı şirkete muhasebe ve mali müşavirlik hizmeti verdiği, bu hizmeti sırasında ticari işletmeler ile aynı yerde hizmet verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu halde; davalı şirket ile aynı yerde faaliyetine devam ettiği, bu sırada İstanbul SMMM.O.'ndan anılan uyarı yazısının tebliğ edildiği, ortaklara ödenmiş gözüken 18.600 TL'ye ilişkin belgenin ibrazı istenildiği halde; davalı-karşı davacı vekili tarafından ibraz edilen 26.10.2009 tarihli dilekçede söz konusu belgenin sunulmasının mümkün olmadığının belirtildiği, bu bağlamda; muhasebe işlemlerinin belgeye dayalı olarak yasa gereği yapılması zorunlu olduğu halde davalı-karşı davacının yaptığı işlemi belgeleyemediği ve böylece muhasebecilik hizmeti verirken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, tarafların karşılıklı güven duygusunu yitirdiği gerekçesiyle davalı Deva Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti’nin TTK. 549/4.maddesi uyarınca fesih ve tasfiyesine, davalı şirkete mali müşavirlik hizmeti karşılığı talep edilen ücretin ise davalı-karşı davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden talep edildiğinden ve davalı şirket ortağı olan davacının anılan sözleşmeye taraf olmaması ve şirket borcunun şirket ortaklarından talep edilememesi nedeniyle davacıya talep yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bu talebin pasif husumet yönünden reddine, muhasebe işlemlerinin belgeye dayalı olarak yasa gereği yapılması zorunlu olduğu halde davalı-karşı davacının yaptığı işlemi belgeleyemediği ve böylece muhasebecilik hizmeti verirken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, bu durumun davacıda şüpheler yarattığı, davacının ise duyduğu şüpheyi dava dilekçesinde iddia ve savunma kapsamında dile getirdiği, davacıda, davalı-karşı davacıya hakaret, kasıt ve iradesinin bulunmadığı, BK.49.maddesi kapsamında söz konusu beyanların davalı-karşı davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olmadığı gerekçesiyle de davalı-karşı davacının manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı-karşı davacı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı-karşı davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışından kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl dava, 6762 sayılı TTK'nın 549/4. maddesine dayalı olarak davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından şirket tüzel kişiliği yanında şirketin diğer ortağı olan davalı-karşı davacı ...'e de husumet yöneltilmiştir. Bu durumda mahkemece, davanın niteliği itibariyle kendisine husumet düşmeyen şirket ortağı davalı-karşı davacı ... yönünden asıl davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, aleyhine hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2438 E. 2011/6455 K.
Ortak:fesih
İncelediğiniz kararda549/4.maddesi uyarınca «fesih» ve tasfiyesine, davalı şirkete mali müşavirlik hizmeti karşılığı talep edilen ücretin ise davalı-karşı davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden talep edildiğinden ve davalı şirket ortağı olan davacının anılan sözleşmeye taraf olmaması ve şirket borcunun şirket ortaklarından talep edilememesi nedeniyle davacıya talep yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bu talebin «pasif husumet» yönünden reddine, muhasebe işlemlerinin belgeye dayalı olarak yasa gereği yapılması zorunlu olduğu halde davalı-karşı davacının yaptığı işlemi belgeleyemediği ve böylece muhasebecilik hizmeti verirken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, bu durumun davacıda şüpheler yarattığı, davacının ise duyduğu şüpheyi dava dilekçesinde iddia ve savunma kapsamında dile getirdiği, davacıda, davalı-karşı davacıya hakaret, kasıt ve iradesinin bulunmadığı, BK.49.maddesi kapsamında söz konusu beyanların davalı-karşı davacının «kişilik haklarına saldırı» mahiyetinde olmadığı gerekçesiyle de davalı-karşı davacının manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
2- Asıl dava, 6762 sayılı TTK'nın 549/4. maddesine dayalı olarak davalı «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece TTK’nun 549/4. maddesi gereğince «haklı nedenle fesih» istenebileceği gerekçesiyle «şirketin feshine» karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 18.10.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı ... yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı nedenle fesih · şirketin feshi
Benzer bu karardaMahkemece TTK’nun 549/4. maddesi gereğince «haklı nedenle fesih» istenebileceği gerekçesiyle «şirketin feshine» karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 18.10.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı ... yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10654 E. 2013/9374 K.
Ortak:fesih · limited şirket
İncelediğiniz kararda2- Asıl dava, 6762 sayılı TTK'nın 549/4. maddesine dayalı olarak davalı «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerekmektedir.
549/4.maddesi uyarınca «fesih» ve tasfiyesine, davalı şirkete mali müşavirlik hizmeti karşılığı talep edilen ücretin ise davalı-karşı davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden talep edildiğinden ve davalı şirket ortağı olan davacının anılan sözleşmeye taraf olmaması ve şirket borcunun şirket ortaklarından talep edilememesi nedeniyle davacıya talep yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bu talebin «pasif husumet» yönünden reddine, muhasebe işlemlerinin belgeye dayalı olarak yasa gereği yapılması zorunlu olduğu halde davalı-karşı davacının yaptığı işlemi belgeleyemediği ve böylece muhasebecilik hizmeti verirken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, bu durumun davacıda şüpheler yarattığı, davacının ise duyduğu şüpheyi dava dilekçesinde iddia ve savunma kapsamında dile getirdiği, davacıda, davalı-karşı davacıya hakaret, kasıt ve iradesinin bulunmadığı, BK.49.maddesi kapsamında söz konusu beyanların davalı-karşı davacının «kişilik haklarına saldırı» mahiyetinde olmadığı gerekçesiyle de davalı-karşı davacının manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının talebinin «şirketin feshine» yönelik olduğu, ancak mal varlığı itibariyle «iflas» koşulları bulunup, şirketin iflasının istenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, «limited şirketin» «haklı nedenlerle fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Ancak, mahkemece, davalı şirketin «iflas koşullarının» bulunduğu saptanmıştır.
Tespit olunan bu husus, «fesih» ve «tasfiye» için TTK'nın 549. maddesindeki haklı «sebebi» de oluşturur.
Bu itibarla, mahkemece, «fesih» ve tasfiyeye karar verilebileceği düşünülmeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas ön koşulu · haklı nedenle fesih · peşin karar harcı · şirketin feshi · ek tasfiye · iflas · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının talebinin «şirketin feshine» yönelik olduğu, ancak mal varlığı itibariyle «iflas» koşulları bulunup, şirketin iflasının istenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, «limited şirketin» «haklı nedenlerle fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.Ancak, mahkemece, davalı şirketin «iflas koşullarının» bulunduğu saptanmıştır.
Tespit olunan bu husus, «fesih» ve «tasfiye» için TTK'nın 549. maddesindeki haklı «sebebi» de oluşturur.
Bu itibarla, mahkemece, «fesih» ve tasfiyeye karar verilebileceği düşünülmeden yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz «peşin harcın» isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3793 E. 2013/4283 K.
Ortak:fesih · limited şirket
İncelediğiniz kararda2- Asıl dava, 6762 sayılı TTK'nın 549/4. maddesine dayalı olarak davalı «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerekmektedir.
549/4.maddesi uyarınca «fesih» ve tasfiyesine, davalı şirkete mali müşavirlik hizmeti karşılığı talep edilen ücretin ise davalı-karşı davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden talep edildiğinden ve davalı şirket ortağı olan davacının anılan sözleşmeye taraf olmaması ve şirket borcunun şirket ortaklarından talep edilememesi nedeniyle davacıya talep yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bu talebin «pasif husumet» yönünden reddine, muhasebe işlemlerinin belgeye dayalı olarak yasa gereği yapılması zorunlu olduğu halde davalı-karşı davacının yaptığı işlemi belgeleyemediği ve böylece muhasebecilik hizmeti verirken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, bu durumun davacıda şüpheler yarattığı, davacının ise duyduğu şüpheyi dava dilekçesinde iddia ve savunma kapsamında dile getirdiği, davacıda, davalı-karşı davacıya hakaret, kasıt ve iradesinin bulunmadığı, BK.49.maddesi kapsamında söz konusu beyanların davalı-karşı davacının «kişilik haklarına saldırı» mahiyetinde olmadığı gerekçesiyle de davalı-karşı davacının manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, dava dışı «limitet şirketin» ...’nın 549/1 b.4 gereğince «fesih» ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin karara esas aldığı bilirkişi raporunda dava dışı «limitet şirkete» ait banka kayıtları dosyada bulunmasına rağmen, bilirkişi heyeti tarafından incelenmediği gibi, davacı tarafın bu hususa ilişkin olarak bilirkişi raporuna yapmış olduğu ciddi itirazları dikkate alınmamıştır.
Mahkemece, dava dışı «limitet şirkete» ait banka hesap kayıtlarının incelenmesi için dosyadaki bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak inceleme yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararı · kâr payı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, şirketten kâr «payı» alınmasının «ortaklar kurulu» kararına bağlı olduğu, her zaman bu konuda karar alınmasının mümkün bulunduğu, ...’nın 549/4 maddesindeki haklı sebeplerin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava dışı «limitet şirkete» ait banka hesap kayıtlarının incelenmesi için dosyadaki bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak veya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak inceleme yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10388 E. , 2013/19613 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret (Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 05/11/2009 tarih ve 2008/16-2009/749 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı - karşı davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı ortak ...'in 1998 yılından itibaren 20 yıl süre ile şirket müdürü olarak çalıştığını, diğer ortak olan ...'ın ise davacının oğlu olup ortaklık payı dışında davalı şirkette fiili görevi ve bağlantısının bulunmadığını, davalının, davalı şirkete muhasebe ve mali müşavirlik hizmeti verdiği, hizmeti sırasında ticari işletmeler ile aynı yerde hizmet verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu halde; davalı şirket ile aynı yerde faaliyetine devam ettiğini, bu sırada İstanbul SMMM Odası’nın 19.04.2007 tarihli uyarı yazısı ile davalı şirket ile aynı ofiste faaliyetin yürütülmesinin mesleki kurallara uygun olmadığı gerekçesiyle davalı ...'e iş yerini 31.12.2007 sonuna kadar ofisten ayrılması için uyarı verildiğini, bunun üzerine davalı ...'in SMMM olarak mesleki faaliyetinin zarar görmemesi adına ortaklar olarak 2007 Temmuz ayında sigortacı acenteliği faaliyetini başka bir ofiste sürdürmesinin gündeme geldiğini, ancak ortaklar arasında ortaya çıkan tartışma sonucunda müşterek çalışmanın devam edemeyeceği anlaşıldığından ortaklığın sona erdirilmesinin gündeme geldiğini, bunun üzerine davalı ...'in ilk önce kendi hisselerini devretmek istediğini, fakat daha sonra bu düşünceden vaz geçerek kendisinin ve davalı ...'ın üzerindeki hisseleri devralarak ortaklığı sona erdirmek istediğini, bu doğrultuda 02.07.2007 tarihli yazılı öneri sunulduğunu ve sonuçta bütün hisselerin davalı ...'e bila bedel devredilmesinin kararlaştırıldığını, buna rağmen davalı ...'in tüm iyi niyetli girişimlerine rağmen doğrudan şahsını hedef alan hakaret içerikli yazılarla dayanaksız bahaneler ileri sürerek şirket hisselerinin devri doğrultusunda olumlu bir işlem içerisine girmemekte direngenlik gösterdiğini, davacı tarafından kendi payına düşen şirkete ait vergi borcu olan 2.164,00 TL'nin 14.08.2007 tarihinde yatırılmasına karşın davalı ...
tarafından Vergi Dairesine ödenmediğinin tespit edildiğini, ayrıca davalı ...'in muhasebe kayıtlarında düzmece işlemlere yer verdiği, ya da evrakta sahtecilik işlemleri
yaptığı kuşkusu uyandığını, davalı ...'e şirket hesabına tevdi edilen ve vergi tutarının Vergi Dairesine ödenmeme nedenini açıklaması talebi ile gönderilen yazıya verdiği cevapta davacının şirkette herhangi bir vergi borcu bulunmadığını, verginin vergi mevzuatı gereğince kendisi tarafından ödeneceği şeklinde davacıyı sorumluktan kurtarmayan bir yanıt verdiğini, ancak şirketin vergi borcunun halen ödenmemiş olup 03.01.2008 tarihi itibariyle gecikme faizi dahil vergi borcunun 3.050 TL'ye ulaştığını, davalı ...'in halen hisse devir işlemini yapmaya yanaşmadığını, hisse devrinin gerçekleşmesi için kendisine ödenmediği iddia ettiği dört yıllık muhasebe ücreti ile davacıya ait olan aracın KDV'sinin ödenmesini talep ettiğini, dolayısıyla davalı ...'in haksız iyi niyetten yoksun anlaşmazlık yaratarak şirketin sorumluluğunu şirket ile ilişkisi fiilen sona eren ortaklar üzerine yıkmaya ve haksız menfaat elde etmeye çalışmak, usulsüz muhasebe kayıtları düzenlemek ve ödemek üzere kendisine tevdi edilen vergiyi de ödemeyip kendince tasarruf etmek suretiyle emniyeti suistimal davranış ve uygulamalar içine girdiğinden bahisle;
ortaklar arasında amaç, birlik, anlayış ve güven ilişkisi kalmadığını ileri sürerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının şirkete ve müvekkile olan borçlarını ödemeksizin ve yükümlülüklerini yerine getirmeksizin iş bu davayı açtığını, şirketin fesih ve tasfiyesi için davacının haklı bir nedeni bulunmadığını, davacının şirketteki hisse oranı dikkate alındığında davacı ve diğer dahili davalının müvekkiline 3.993,84 TL ödemesi gerektiğini, davalı şirket ile müvekkili arasında 22.06.2002 tarihli muhasebe ve mali müşavirlik hizmeti için sözleşme yapıldığını, davacı tarafa ait aracın davalı şirkete kiralandığını, kiralama sonucunda davacı tarafın uyarılara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının müşterilerine ait sigorta poliçelerinden doğan borçları mevcut iken hissesini devretmek istemesinin şirket faaliyetine zarar verecek nitelikte olduğunu, davalı şirketin herhangi bir geçici vergi borcu bulunmadığını,ortaklardan alacaklar hesabında görünen 18.600 TL'lik meblağın ortakların karları olup davacının kar payı üzerinde gelir vergi stopajı ödemek istememesinden dolayı kasada bulundurulan para olduğunu, kaldı ki;
kar payının bir kısmının davacıya ait olduğunu, bu işlemlerin davacının isteği ve bilgisi dahilinde yapıldığını, davacının sigorta komisyonlarını ınternet bankacılığı aracılığıyla tahsil ettiğini, Ocak komisyonlarını şirkete ödemediğini, davacının uzlaşma savunmasına giderek kendisine düşen yükümlülüklerin ifasından kaçınmak amacıyla kötü niyetli olarak şirketin feshini ve tasfiyesini talep ettiğini savunarak davanın reddini mali müşavirlik hizmet bedeli olan 3.993,84 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ve KDV'si ile birlikte davacıdan tahsilini, ayrıca davacının dava dilekçesinde müvekkilinin usulsüz muhasebe kayıtları düzenlediği, evrakta sahtecilik yaptığı yönünde gerçeğe aykırı ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde müvekkiline elem verici, onun itibarını sarsıcı suçlamada bulunduğunu ileri sürerek 15.000 TL manevi tazminatın davacıdan tahsilini karşı dava olarak talep ve dava etmiştir.
Dahili davalı ... davalı ...'in tuttuğu şirket defter ve kayıtlarında, davalı şirkete 6.200 TL borçlu olarak gösterildiğini, ancak şirkete böyle bir borcunun olmadığını, şirket kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını, davacı talebinin kabulü ile ortağı olduğu davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;davalı-karşı davacının, davalı şirkete muhasebe ve mali müşavirlik hizmeti verdiği, bu hizmeti sırasında ticari işletmeler ile aynı yerde hizmet verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu halde; davalı şirket ile aynı yerde faaliyetine devam ettiği, bu sırada İstanbul SMMM.O.'ndan anılan uyarı yazısının tebliğ edildiği, ortaklara ödenmiş gözüken 18.600 TL'ye ilişkin belgenin ibrazı istenildiği halde; davalı-karşı davacı vekili tarafından ibraz edilen 26.10.2009 tarihli dilekçede söz konusu belgenin sunulmasının mümkün olmadığının belirtildiği, bu bağlamda; muhasebe işlemlerinin belgeye dayalı olarak yasa gereği yapılması zorunlu olduğu halde davalı-karşı davacının yaptığı işlemi belgeleyemediği ve böylece muhasebecilik hizmeti verirken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, tarafların karşılıklı güven duygusunu yitirdiği gerekçesiyle davalı Deva Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd.
Şti’nin TTK. 549/4.maddesi uyarınca fesih ve tasfiyesine, davalı şirkete mali müşavirlik hizmeti karşılığı talep edilen ücretin ise davalı-karşı davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden talep edildiğinden ve davalı şirket ortağı olan davacının anılan sözleşmeye taraf olmaması ve şirket borcunun şirket ortaklarından talep edilememesi nedeniyle davacıya talep yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bu talebin pasif husumet yönünden reddine, muhasebe işlemlerinin belgeye dayalı olarak yasa gereği yapılması zorunlu olduğu halde davalı-karşı davacının yaptığı işlemi belgeleyemediği ve böylece muhasebecilik hizmeti verirken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, bu durumun davacıda şüpheler yarattığı, davacının ise duyduğu şüpheyi dava dilekçesinde iddia ve savunma kapsamında dile getirdiği, davacıda, davalı-karşı davacıya hakaret, kasıt ve iradesinin bulunmadığı, BK.49.maddesi kapsamında söz konusu beyanların davalı-karşı davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde olmadığı gerekçesiyle de davalı-karşı davacının manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı-karşı davacı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı-karşı davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışından kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl dava, 6762 sayılı TTK'nın 549/4. maddesine dayalı olarak davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından şirket tüzel kişiliği yanında şirketin diğer ortağı olan davalı-karşı davacı ...'e de husumet yöneltilmiştir. Bu durumda mahkemece, davanın niteliği itibariyle kendisine husumet düşmeyen şirket ortağı davalı-karşı davacı ... yönünden asıl davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, aleyhine hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı karşı davacı ...'e iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/730281400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz