İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1156 E. 2013/19592 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
serbest süre↗ bekleme ücreti↗ şirket müdürü↗ taşıma sözleşmesi↗ feragat↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflar arasında akdedilen sözleşmesinin 7.5 maddesi gereğince, 24 saatlik serbest süreyi aşan beklemeler için beher gün başına 100 Euro'dan toplam 19.800,00 Euro'nun davalıdan istenebileceği, 31.08.2009 tarihli yazıda imzası bulunan Kemal Kayaözü isimli kişinin davacı şirket yetkilisi olmadığı, dolayısıyla belgenin şirket açısından bağlayıcılığının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin 19.800,00 Euro üzerinden devamına, icra takip tarihinden itibaren takip talebinde talep edildiği gibi faiz işletilmesine ve takip talebindeki diğer koşullarla takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesinden kaynaklanan 2009 yılı bekleme ücretinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı taraf, diğer savunmalarının yanı sıra davacının 31.08.2009 tarihli yazısı ile bekleme ücretinden feragat ettiğini savunmuştur. Her ne kadar davacı taraf, bu yazıda imzası bulunan Kemal Kayaözü isimli şahsın anılan hususta şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığını belirtmiş ve dosya içeriğinden de bu şahsın gerçekten de şirket müdürü olmadığı anlaşılmış ise de, şayet davalı tarafça iddia edildiği gibi sözleşme ilişkisinde davacı şirketi Kemal Kayaözü temsil etmiş, sözleşme görüşmeleri ve diğer işlemler bu kişi tarafından yerine getirilmiş ise, davacının daha sonra bu hususu ileri sürmesinin Medeni Kanun'un 2. maddesi ile bağdaşmayacağı açıktır. Bu itibarla, mahkemece davalıdan belirtilen hususlarda delilleri istenip, sonucuna, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10587 E. 2013/16453 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fesih
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı şirket hakkındaki davanın kabulü ile şirketin «fesih» ve tasfiyesine, diğer davalı gerçek kişiler hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 47.532,00 EURO’nun tahsiline ilişkin verilen karar davalı ... ve Kemal’in temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17628 E. 2014/1911 K.
Ortak:bekleme ücreti
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan 2009 yılı «bekleme ücretinin» tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, bekleme ücretinden «gönderenin sorumlu» olduğu, belgelenen bekleme günlerinin toplam 14 araç için 606 gün olduğu, beher gün «bekleme ücretinin» UND Uluslararası Nakliyeciler Derneği'nin belirlediği 150 USD bedelinin bekleme ücreti bedeli olarak kabul edilmesi gerektiği, zira davacı tarafın fazlaya ilişkin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gönderici sorumluluğu
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, bekleme ücretinden «gönderenin sorumlu» olduğu, belgelenen bekleme günlerinin toplam 14 araç için 606 gün olduğu, beher gün «bekleme ücretinin» UND Uluslararası Nakliyeciler Derneği'nin belirlediği 150 USD bedelinin bekleme ücreti bedeli olarak kabul edilmesi gerektiği, zira davacı tarafın fazlaya ilişkin …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17570 E. 2014/6980 K.
Ortak:bekleme ücreti
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan 2009 yılı «bekleme ücretinin» tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… e, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca davalının Hollanda'dan yüklenen malı davalıya «teslim» ettiği, davalının hem gönderilen hem de «taşıtan» olduğu, davacının davalıdan talep edebileceği «bekleme ücretinin» 3.800 Euro olduğu, bekleme süresinden doğan alacağı «kusur» veya zarar şartına bağlı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 3.800 Euro üzerinden devamına, alacak likit olduğundan 3.566,80 TL «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan · icra takibine itiraz · taşıyıcı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · kusur · teslim
Benzer bu kararda… e, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan anlaşma uyarınca davalının Hollanda'dan yüklenen malı davalıya «teslim» ettiği, davalının hem gönderilen hem de «taşıtan» olduğu, davacının davalıdan talep edebileceği «bekleme ücretinin» 3.800 Euro olduğu, bekleme süresinden doğan alacağı «kusur» veya zarar şartına bağlı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 3.800 Euro üzerinden devamına, alacak likit olduğundan 3.566,80 TL «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, davacı «taşıyıcının», davalı «taşıtan» tarafından hazırlanması gerekli belgelerin hazırlanmaması nedeniyle gümrükte beklediği süreye dayalı gecikme bedelinin tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında kararlaştırılmış taşıma süresi ve bekleme halinde ödenecek ücret konusunda yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece hükmedilen gecikme bedeli sözleşmeden kaynaklanan bir ücret olmayıp, davalının taşıma için hazırlaması gereken belgeleri hazırlamaması nedeniyle davalının uğradığı zararın giderilmesine yönelik bir tazminat olduğundan davacının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17282 E. 2015/2656 K.
Ortak:bekleme ücreti
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan 2009 yılı «bekleme ücretinin» tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından taşınan emtianın davalı tarafından alınmaması üzerine «bekleme ücretine» ilişkin faturanın düzenlendiği, davalı emtianın taşıma sırasında hasarlandığının 7 gün içinde davacıya «ihtar» etmediği gibi zeytinlerin taşıma sırasında zarar gördüğünün «denetime elverişli» şekilde ispat da edilmediği, bu nedenle «takas mahsup» talebinin yerinde görülmediği, davacının 10 gün bekleme ücretini hak ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, faizin takip tarihinden itibaren yürütülmesine, asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, davalı tarafından taşıtılan emtianın davalı tarafça alınmaması ve taşıma aracının gümrükte beklemesi nedeniyle oluşan «bekleme ücretinin» tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında bekleme halinde ödenecek ücret konusunda yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas-mahsup · takas · denetime elverişlilik · mahsup · ihtar · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından taşınan emtianın davalı tarafından alınmaması üzerine «bekleme ücretine» ilişkin faturanın düzenlendiği, davalı emtianın taşıma sırasında hasarlandığının 7 gün içinde davacıya «ihtar» etmediği gibi zeytinlerin taşıma sırasında zarar gördüğünün «denetime elverişli» şekilde ispat da edilmediği, bu nedenle «takas mahsup» talebinin yerinde görülmediği, davacının 10 gün bekleme ücretini hak ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, faizin takip tarihinden itibaren yürütülmesine, asıl alacağın % 40'ı oranında «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece hükmedilen gecikme bedeli sözleşmeden kaynaklanan bir ücret olmayıp, davacının uğradığı zararın giderilmesine yönelik bir tazminat olduğundan davacının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12452 E. 2011/10997 K.
Ortak:serbest süre · bekleme ücreti · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasında akdedilen sözleşmesinin 7.5 maddesi gereğince, 24 saatlik «serbest süreyi» aşan beklemeler için beher gün başına 100 Euro'dan toplam 19.800,00 Euro'nun davalıdan istenebileceği, 31.08.2009 tarihli yazıda imzası bulunan Kemal Kayaözü isiml …
Dava, taraflar arasında akdedilen «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan 2009 yılı «bekleme ücretinin» tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece davalıdan belirtilen hususlarda delilleri istenip, sonucuna, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… acı tarafa açıklattırılması, davacının isteminin tam olarak hangi tarihlere ilişkin olduğunun belirlenmesi, şayet 20.07.2007 tarihi ile 27.07.2007 tarihi arasındaki «bekleme ücreti» talep edilmiş ise, 24.07.2007 tarihli yazı ile yukarıda anılan sözleşmenin tadil edilmiş sayılamayacağının gözetilmesi, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen 72 saatlik «serbest sürenin» de değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin yükleme yapmak için teyit beklemesine rağmen teyit almadan ve davalının «rızası» olmadan yükleme yaptığı, bu durumda davacının «bekleme ücreti» talep etmesinin mümkün olmadığı, davalının bekleme ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın ve tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Zira, taraflar arasında düzenlenen «nakliye sözleşmesinde», taşımaya konu emtianın 20.07.2007 tarihinde yükleneceği, taşıma süresinin 12 gün olduğu, yükleme ve boşaltmada 72 saat «serbest sürenin» olacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliye sözleşmesi · demuraj · eş rızası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin yükleme yapmak için teyit beklemesine rağmen teyit almadan ve davalının «rızası» olmadan yükleme yaptığı, bu durumda davacının «bekleme ücreti» talep etmesinin mümkün olmadığı, davalının bekleme ücretinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın ve tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «demuraj» ücretinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Zira, taraflar arasında düzenlenen «nakliye sözleşmesinde», taşımaya konu emtianın 20.07.2007 tarihinde yükleneceği, taşıma süresinin 12 gün olduğu, yükleme ve boşaltmada 72 saat «serbest sürenin» olacağı düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1156 E. , 2013/19592 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.10.2012 tarih ve 2010/261-2012/231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirket ile aralarında akdedilen 10.07.2008 tarihli sözleşme gereğince üzerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, davalı şirketçe 01.06.2009 tarihli yazı ile sözleşmenin 10.07.2009 tarihinde sona ereceğinin bildirildiğini, fesih tarihi itibariyle davalı şirketten navlun ücretlerinin alınmış olduğunu, ancak 2009 senesi içerisinde taşıma yapan araçların bekleme ücretlerinin davalı şirkete yapılan tüm başvurulara rağmen ödenmediğini, tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile müvekkili lehine %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile aralarında bekleme ücretlerinin alınmaması hususunda mutabakat bulunduğunu ve bu mutabakatın davacı tarafça kendilerine gönderilen 31.08.2009 tarihli yazı ile de teyit edildiğini, bekleme ücretlerine ilişkin taraflarına herhangi bir hesap tablosu gönderilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında akdedilen sözleşmesinin 7.5 maddesi gereğince, 24 saatlik serbest süreyi aşan beklemeler için beher gün başına 100 Euro'dan toplam 19.800,00 Euro'nun davalıdan istenebileceği, 31.08.2009 tarihli yazıda imzası bulunan Kemal Kayaözü isimli kişinin davacı şirket yetkilisi olmadığı, dolayısıyla belgenin şirket açısından bağlayıcılığının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin 19.800,00 Euro üzerinden devamına, icra takip tarihinden itibaren takip talebinde talep edildiği gibi faiz işletilmesine ve takip talebindeki diğer koşullarla takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesinden kaynaklanan 2009 yılı bekleme ücretinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı taraf, diğer savunmalarının yanı sıra davacının 31.08.2009 tarihli yazısı ile bekleme ücretinden feragat ettiğini savunmuştur. Her ne kadar davacı taraf, bu yazıda imzası bulunan Kemal Kayaözü isimli şahsın anılan hususta şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığını belirtmiş ve dosya içeriğinden de bu şahsın gerçekten de şirket müdürü olmadığı anlaşılmış ise de, şayet davalı tarafça iddia edildiği gibi sözleşme ilişkisinde davacı şirketi Kemal Kayaözü temsil etmiş, sözleşme görüşmeleri ve diğer işlemler bu kişi tarafından yerine getirilmiş ise, davacının daha sonra bu hususu ileri sürmesinin Medeni Kanun'un 2.
maddesi ile bağdaşmayacağı açıktır. Bu itibarla, mahkemece davalıdan belirtilen hususlarda delilleri istenip, sonucuna, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/730232300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz